Erken Cumhuriyet döneminde düzenlenen güzellik yarışmaları hakkında önemli bir çalışma.
Işıl Kandolu, bu yarışmaları sadece magazinel olaylar olarak değil, yeni rejimin toplumsal ve kültürel dön��şüm projesinin bir parçası olarak inceliyor.
@iletisimyayin
https://t.co/R3eWts80b9
Bugün mesele BIST ya da dolar kuru değil.
Bugün mesele swap faizi, CDS, rezerv falan da değil.
Bugün mesele şu: Cumhuriyet ve demokrasi sandığın ve kurumların anlamı kaldığı sürece vardır.
O anlam aşınıyorsa, ekonomi zaten, hepimizin cebinden alarak, arkasından gelir.
Atatürk Samsun’a çıktığında ülke sadece işgal altında değildi. Ekonomi çökmüş, devlet dağılmış, halk yoksullaşmış, borçlar ve kapitülasyonlar ülkenin üzerine çökmüştü. Kurtuluş Savaşı sadece askeri değil, ekonomik bir bağımsızlık mücadelesiydi de.
https://t.co/qF8VCmoBz1
Applications are now open for a one year Cairo-based Arabic Intensive Programme that I'm directing. See the attached document for further details and please do get in touch if you're interested.
“Osmanlı Devleti'nin son döneminde, özellikle II. Meşrutiyet'in ilan edildiği 1908'den cumhuriyetin kuruluşuna değin, çalışanların hakları hangi gelişim evreleri geçirmiştir ve bu sürecin Türk iş hukukunun oluşumuna katkısı nasıl değerlendirilebilir?”
https://t.co/TMVGy3xN4n
Türkiye'de ÖSYM'nin yaptığı üniversite giriş sınavının adil olduğu yönünde yaygın bir iddia var. Ancak, yeni bir çalı��maya göre, ebeveynleri yükseköğretimli kişilerin tıp/diş hekimliği/eczacılıkta yer alma şansı düşük/orta eğitimli ebeveyne sahip kişilere göre 32 KAT DAHA FAZLA.
1. Gelen yoruma binaen. Okumadığım şeye yorum yapmak gibi bir gaflete düşmedim çok şükür. Benzer eleştirileri daha önce yapan bir çalışma linkini bırakmak istiyorum.
https://t.co/C4w0F4Jkep
Başkasının verisiyle tez yazılmaz derken kastettiğim buydu. İnsanlara kendinizi dindar olarak tanımlar mısınız yerine, dindarlığı tanımlayıp belirli maddeler halinde ölçmek daha isabetli sonuçlar verir. En azından aranan ile bulunan örtüşür.
4. Örnek vermek gerekirse Katar da huzurevi oranları ile yaşlı bakımı arasında bir ilişkiye bakılıyor. Ancak bu toplumlarda yaşlılara bakım evlerde yapıldığı için böyle kurumlara ihtiyaç olmuyor. İşte yöntem bilirseniz kendi kategorizasyonunuzu inşa edersiniz.
Başkasının verisiyle tez yazılmaz derken kastettiğim buydu. İnsanlara kendinizi dindar olarak tanımlar mısınız yerine, dindarlığı tanımlayıp belirli maddeler halinde ölçmek daha isabetli sonuçlar verir. En azından aranan ile bulunan örtüşür.
TGSS 2024 Araştırması bulgularıyla hazırlamış olduğumuz "Verilerle Türkiye'de İnanç ve Dindarlık" raporumuz yayınlandı.
Rapora aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.
https://t.co/2kfwS8wSJo
Arapca paylasimin 1 Nisan sakasi olarak yapildigini dusunuyorum :)
(Katar’in Amerikan üslerini topraklarından cikarma karari alan ilk Arap ulkesi oldugu paylasimi)
Boyle bir durum elbette soz konusu degil. Boyle bir adimi beklemek de ne yazik ki gercekci degil…
President Trump mocks Saudi Arabia’s Crown Prince Bin Salman:
“He didn’t think he would be kissing my ass, he really didn’t…and now he has to be nice to me….he better be nice to me, he’s gotta be..”
Bence haklılar. Her kim zamanında konvensiyonel silahlar yerine füzelere odaklanalım demişse akıllılık etmiş. Iran direnci zafer olarak sunacak. Ya ABD?
🔴İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi:
Tarihte hiçbir ülke, nükleer silahlara sahip en büyük güce karşı neredeyse bir ay direnip tek bir hedefini bile engellememiştir.
Bu, tüm insanlık için bir gurur kaynağıdır.
Matbaa da basıldığı bilinen ilk Arapça eser: Kitab Salat al-Sawa'i. Basım tarihi:1514. Her ne kadar Arap harfleri ile basım zor olsa da bizden yaklaşık 250 sene önce bu işi çözmüşler.
İran övmeye girişen bütün batılı yorumcular da önce bir Arapları gömüyor. O adamların da Endülüs'ü var, Avrupa rönesansını öncüleyen ve tıp, matematik ve felsefede alanındaki fikir adamlarının eserleriyle ona ilham veren bir rönesans dönemi var (8-13.yy).
Araplara önce bağımsızlık vaad edip, ayaklandırdınız, sonra hepsini aldatıp, milleti kendi çıkar hesaplarınıza göre cetvelle ülkelere böldünüz... Başlarına aynı Haşimi sülalesinden, başına geçtiği coğrafyaya, halka yabancı krallar getirdiniz, tutmayınca diktatörler koydunuz. Diktatöre kafasını kaldıran olduğunda hepsini yok ettiniz, darbeler yaptırdınız. Hele siz Fransızlar, güzelim Lübnan'ı mezhepçiliğe ve iç savaşlara mahkum eden bir yönetim ve hukuk sistemine mahkum ettiniz... En sonunda da asla kimse kafayı kaldıramasın, kana savaşa gark olsun diye yayılmacı İsrail'i bir bomba olarak bu coğrafyaya yerleştirdiniz... Hangi biri yahu, hangi biri? Eleştirecekseniz, sizden aldığı güç ve silahlarla devletimsilerinin başında, yüksek makamlarında duran yoz emirlikleri ve onların uşaklarını eleştirin. Bu coğrafyanın halkları hakkında ileri geri konuşmadan evvel ağzınızı çalkalayın bakalım önce.
Ben yemen hariç bütün gcc yi gezdim. Bu bölge hakikaten çok savunmasız. İranın taktiği işe yaramış gibi gözüküyor, Trump ın açıklamalarına istinaden. Ta en başında iş adamı mantığıyla bu kadar kaybı hesaplayabilmeliydi. Şu an zararın neresinden dönsek kardır diyorlar.
Trump'ın elektrik alt yapısı tehdidi hakkında birkaç şey söylemek istiyorum:
📌Öncelikle bu oldukça ciddiye alınması gereken bir tehdit. Elektirik altyapısına yönelik saldırılar İsrail'in çok istediği sistemik felç senaryosu için çok elzem ve 1991 Irak senaryosunun en önemli ayaklarından biriyidi. 10 günde Irak'ın neredeyse bütün kapasitesi bitirilmişti.
📌İran'ın elektrik şebekesi, 85.000 MW'ın üzerindeki kurulu gücü ve ağırlıklı olarak doğalgaz yakıtlı termik santrallerden oluşan yapısıyla görece merkeziyetçidir ancak coğrafi dağınıklığı, tüm sistemin tek bir vuruşla değil ancak sürdürülebilir ve çok sortili bir hava kampanyasıyla çökertilebileceği anlamına gelir.
📌Tam da bu sebeple İsrail, ABD hava gücüne ihtiyaç duymakta. Yoksa İsrail tıpkı petrol tesislerine yaptığı gibi bu konuda da ABD onayına ihtiyaç duymadan saldırı gerçekleştirebilirdi.
📌Belli ki Tahran, 1991'de Irak'ın enerji altyapısının sistematik biçimde imha edilmesinden kritik dersler çıkarmış ve yedek üretim kapasitesi, tesis sertleştirme ve bölgesel şebeke izolasyon kabiliyetlerine yatırım yapmış. Bu durum sistemi aynı anda ne savaşa dayanıklı ne de kolayca çökertilebilir kılmaktadır.
📌Washington'ın tehdidini hayata geçirmesi halinde daha belirleyici dinamik, İran'ın Körfez ülkelerine yönelik misilleme kapasitesi olacaktır. Zira Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt, Katar ve Bahreyn'in elektrik şebekeleri çok daha merkeziyetçi ve kırılgandır.
📌Bu ülkeler elektrik ve tuzdan arındırılmış içme suyunu aynı anda üreten az sayıda mega kapasiteli sahil tesisine bağımlıdır, dolayısıyla sınırlı sayıda isabetli vuruş bile milyonlarca insanı hem elektriksiz hem susuz bırakabilir.
📌DMO'nun füze stoğu hala yüzlerce kısa ve orta menzilli füze ile İHA kapasitesini korumaktadır. Körfez kıyıları 200-300 kilometre mesafededir ve Körfez ülkelerinin hava savunma kapasitesi bunu karşılayamaz.
📌Tüm bu faktörler İran'ın mevcut yıpranmış durumunda dahi bölgesel altyapıya orantısız hasar verme tehdidini inandırıcı biçimde sürdürebildiğini göstermektedir.
📌Bütün bu yaşananlar orta ve uzun vadede Körfez-ABD ilişkilerini, ABD-İsrail ilişkilerini ve Körfez-İsrail ilişkilerini derinden sarsacak gelişmelere gebe.
📌 Petrol ve elektrik altyapısını kaybetmiş bir İran ise kaybedecek pek az şey kalacağından çok daha cüretkar adımlar atmaya kalkabilir.