Yılmaz Güney’in eşi Fatoş Güney:
▪️ Kürtçe eğitim olmalı.
▪️ Türkiye’de 20 milyonun üzerinde Kürt vatandaşı var.
▪️ Onların da anadillerini öğrenmeleri, konuşmaları en büyük hakları. 21. yüzyılda çözümlenmesi lazım.
▪️ 40 yıl önce, yarınların güzel günlerine olan inancımızla direndik.
Füsun Demirel’den Kürtçe konser çağrısı
Oyuncu Füsun Demirel, Koma Amed ve Kardeş Türküler’in 30 Eylül’de Harbiye’de düzenleyeceği konser için Kürtçe bir çağrı yaptı.
“Stenbol, hun amade ne?” mesajını paylaşan Demirel, “İstanbul, hazır mısın?” diyerek dinleyicileri konsere davet etti
SON İTİRAF
Bugün kamuoyuna yansıyan gelişme, Gülistan Doku dosyasında yıllardır karartılmaya çalışılan gerçeğin son itirafıdır.
Amerika'da tutuklu bulunan Umut Altaş'ın FBI'a verdiği belirtilen ifadesinde, bu dosyanın seyrini değiştirecek iki cümle var:
"Cinayete tanık oldum, cesedi bagajda taşıdık."
Aynı ifadede, katil Mustafa Sonel'in "Biz ailece devletiz, bize hiçbir şey yapamazlar" dediği aktarılmaktadır.
Bu itiraf ortaya çıkmadan hemen önce, Tuncay Sonel'in kendi sosyal medya hesabından yaptığı tehditkar paylaşımı dehşet içinde okumuştuk. Yargıyı hiçe sayan, suçsuz olduklarını ve elini kolunu sallayarak dışarı çıkacaklarını ima eden bu paylaşım; sadece aileye ve konuya duyarlı gazetecilere değil, dosyada tutuklu bulunanlara ve soruşturmayı yürüten savcı ile hakimlere de verilmiş açık bir gözdağıydı.
Artık tablo nettir:
Gülistan'a ne olduğunu bilen, cesedinin nerede olduğunu bilen, bu süreçte Vali Sonel ile iş birliği yaparak dosyayı karartmaya çalışan herkes bu suçun ortağıdır.
Dosyadaki bu yeni itiraf ışığında hiç kimsenin susma hakkı kalmamıştır. Doku Ailesi'ne kızlarının kemiklerinin teslim edilmesinin zamanı gelmiştir.
Bu cinayeti ve örtbası organize eden kim olursa olsun yargılanmaktan kurtulamayacaktır. Her suskun gün, suça iştirakin en açık kanıtıdır. Yardım ve yataklık, delil karartma ve cinayeti örtbas etme fiilleri, Ceza Kanunu'na göre faille aynı ağırlıkta suçlar olduğunu biliyoruz. Bunun gereğinin yapılacağına inanıyoruz.
Adalet yerini bulana kadar aileyle dayanışma içinde bu sürecin takipçisi olmaya ve "Gülistan Doku nerede?" diye sormaya devam edelim.
Ferhat Tunç
Bi wefata #MehdîZana , em gelekî xemgînin.
Giraniya sirgûnê di demên wiha de hasretê girantir dike. Kêk Mehdi, îro tu gihîştî axa ku te hasreta wê dikişand.
Nav û bîra te dê her tim di dilê gelê Kurd de bimîne.
Serê malbata Zana û gelê me sax be. Oxir be.
AMEDSPOR forması giyerek gezmenin Beşiktaş-Fenerbahçe-Galatasaray-Göztepe-Gençlerbirliği-Sivasspor-Trabzon-Başakşehir vb. takımların formasını giyip gezmekten ne farkı olabilir?
Kim ne giyeceğini size mi soracak?
Hayata ve spora keşke beyninizle bakabilseniz!
Acının coğrafyasında onurlu duruşun tarihini yazanlardan, Kürt halkının hak ve özgürlük mücadelesinin büyük emekçilerinden Mehdi Zana’yı yitirmenin derin üzüntüsü içindeyim. Lise yıllarından beri tanıdığım Mehdi abinin anısı önünde saygı ve minnetle eğiliyor, ailesine ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum. Bunca bedeli bilgelikle işleyip değerli bir miras bırakan güzel insan, uğurlar olsun…
Diyarbakır'ın eski Belediye Başkanı Mehdi Zana'nın vefatını üzüntüyle öğrendik.
Ömrü zorluklarla, uzun yıllar cezaevi ve sürgünle geçen Mehdi Zana, Diyarbakır halkının hafızasında her zaman yer etmiş bir isimdi.
Başta ailesi, eşi Leyla Zana, evlatları ve tüm sevenleri olmak üzere, halkımıza başsağlığı diliyorum.
Mehdi abimiz nur içinde yatsın.
#MehdiZana
Amed Spor’un dünkü maçını sosyal medya üzerinden takip ettim. Bir kez daha gördüm ki Amed Spor, bir futbol kulübü olmanın çok ötesinde bir anlam taşıyor artık.
Yıllardır belki de unutulmaya yüz tutmuş bir coşku, bir sevinç... Dün sahada yeniden hayat buldu. Erzurumspor karşısında alınan 3-0’lık galibiyetle Amed Spor, ligin en güçlü adaylarından biri olduğunu bir kez daha ilan etti.
Futbol; kardeşliktir, dayanışmadır. Irkçılığı, nefreti ve şiddetin her türlüsünü reddeder. Dün sahada gördüğümüz de tam olarak buydu: Dil, ırk ayrımı yapmadan sadece başarıya, güzel oyuna odaklanan bir futbol. Ayıran değil, birleştiren; ötekileştiren değil, kaynaştıran bir ruh.
Dün en çok içime dokunan ise bir Erzurumspor taraftarının sosyal medyada paylaştığı video oldu. Şöyle diyordu:
“Formamla Diyarbakır sokaklarında gezerken, Erzurum’da görmediğim ilgi ve sevgiyi gördüm. Çaya davet edildim, yemek yerken ücret alınmadı ve dahası...”
İşte Amed’in, Amed Spor’un Türkiye’de yarattığı fark tam da budur.
Hoşgörünün, empatinin, misafirperverliğin hakim olduğu bir kültür kazanırsa, kazanan Türkiye’nin kendisi olur.
Bir kez daha #AmedSpor’un varlığıyla gurur duydum.
Ferhat TUNÇ
Kürt müziğinin yaşayan efsanesi: Dengbêj Kazo
Serhat bölgesinin gür sesi, gerçek adıyla Kazım Buzoba, 1950 yılında Van’ın Gövelek köyünde dünyaya geldi.
Dengbêjlik geleneğinin güçlü olduğu sanatçı bir ailenin içinde büyüyen Kazo, bu kadim mirası küçük yaşlardan itibaren benimsedi.
Dedesi Ecemê Kının, Zor Hüseyin Paşa’nın divanında kilamlar söyleyen önemli bir dengbêjdi. Van halkı, ailenin müziğe olan yatkınlığını anlatmak için, “Kazo’nun evindeki tavuklar dahi dengbêjdir” diyecek kadar güçlü bir benzetme yapardı.
Genç yaşlarında Hecî Ebdülkerim ve Tahiro gibi önemli dengbêjlerle birlikte köy köy dolaşarak kilamlarını seslendiren Kazo, yaklaşık 50 kasetin oluşmasına katkı sundu.
Aynur Doğan
1975 yılında Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde dünyaya gelen Aynur Doğan, Alevi-Kürt kültürel geleneğinden ve Kurmancî halk müziğinden beslenen güçlü bir sanatçıdır.
Geleneksel Kürt ezgilerini çağdaş müzik anlayışıyla buluşturan Aynur Doğan, kendine özgü sesi ve yorumuyla Kürt müziğini uluslararası sahnelere taşıdı. Yo-Yo Ma ve Silk Road Ensemble gibi dünyaca tanınan müzisyenlerle gerçekleştirdiği çalışmalarla da adından söz ettirdi.
2017’de Berklee College of Music tarafından Master of Mediterranean Music Award, 2021’de ise WOMEX Artist Award ile onurlandırıldı.
Bugün Aynur Doğan, Kürt müziğinin dünyaya açılan en güçlü kadın seslerinden biri olarak kabul ediliyor.
Anadolu’da kurtlar bir belalıdır demiş ve devam etmiş büyük usta Yaşar Kemal
Bir kurt, koyun veya keçi sürüsüne dalar…
Sadece bir tanesini alır götürür ancak bütün sürüyü parçalar…
Kurt dalmış sürüden artık hayır yoktur...
Koyundan, keçiden başka geçimi olmayan Anadolu köylüsü, eğer sürüsüne böylesine kurt girmişse çöker, biter, açlıkla karşı karşıya kalır…
Bu nedenle kurt gittikten sonra, sabah olduğunda sürü sahipleri gördükleri manzara karşısında donar kalır ve içleri kurda karşı kinle, öfkeyle dolar…
Bu durumda köylü, kurttan öcünü almak ister…
Atlarına binerler, köpeklerini, iplerini alırlar, kurt avına çıkarlar…
Kurtları intikam için diri yakalamaktır en büyük amaçları…
Usulünü de bilirler ve sonuçta kurtları diri diri yakalarlar…
Kin bağladıkları, öç almak istedikleri kurda bir fiske bile vurmazlar…
Kurdu hiç incitmezler…
Yalnız sağlam bir telle ya da kirişle kurdun boğazına bir çıngırak takarlar ve kurdu okşayarak, sırtını sıvazlayarak ve sevecenlikle öperek salıverirler…
Boğazı çıngıraklı kurt sevinerek, koşarak ayrılır köylülerden…
Ancak çıngıraklı kurt hiçbir canlıya yaklaşamaz çünkü çıngırak sesini duyan her hayvan önceden kaçar, kurt ise boğazında çıngırak, bozkırlar boyunca, dağlar boyunca boşu boşuna koşar durur…
Sonunda kurt dağlarda açlıktan önce yavaş yavaş zayıflar, sonra zayıflıktan güçsüz düşer ve sonunda bağıra, bağıra, bağıra ölür…
Bu, insan aklına gelen işkencelerin, zulümlerin en korkunçlarından birisidir…
Kurt ancak aç kalınca anlar boynuna çıngırak geçirilirken kendisini okşayanların, sırtını sıvazlayanların ve kendisini sevencenlikle öpenlerin niyetini…
Ancak çoktan iş işten geçmiştir…
Yaşar Kemal, zilli kurt
Sosyal medyada seslendirdiği Kürtçe “Weylo” performansıyla gündem oldu
Duygulu yorumu ve etkileyici sesiyle kısa sürede binlerce kişinin beğenisini toplayan performans, sosyal medyada hızla yayılarak viral hale geldi.
Weylo, Kürt halk müziğinde hüzünlü bir ağıt olarak bilinir. Anlatılan yaygın hikâyeye göre şarkı, 1990'lı yıllarda Şanlıurfa ve çevresinde yaşanan töre cinayetlerinden esinlenmiştir.
Rivayete göre Rabia ve Şemse isimli genç kızlar töre gerekçesiyle öldürülürken, en küçükleri olan Gönül de zorla evlendirildiği kişiden kaçıp sevdiği adama gitmesi nedeniyle ailesinin hedefi haline gelir. Gönül'ün boğularak Fırat Nehri'ne atılmak istendiği, ancak son anda kurtulduğu ve yaşadığı acıları bir ağıda dönüştürdüğü anlatılır.
Şarkıda geçen:
“Weylo weylo weylo dayê xeribim dayê…”
sözleri, bir annenin ve genç bir kadının çaresizliğini, gurbeti, yalnızlığı ve uğradığı haksızlığı dile getiren bir yakarış olarak yorumlanır.
Ancak bu hikâyenin ne kadarının tarihsel olarak doğrulanmış olduğu konusunda bağımsız ve resmî kaynaklar sınırlıdır. Günümüzde şarkının öyküsü daha çok halk arasında anlatılan bir ağıt hikâyesi olarak bilinmektedir. Buna rağmen eser, töre cinayetleri, zorla evlilikler ve kadınların maruz kaldığı baskılar konusunda güçlü bir sembol haline gelmiştir.
Bu nedenle Weylo yalnızca bir türkü değil; birçok kişi için kadınların yaşadığı acıları ve özgürlük arayışını anlatan toplumsal bir hafıza eseridir.
Yıl 1993...Felix ve eşi Maria, daha iyi bir hayat kurabilmek umuduyla Gana’dan Avrupa’ya doğru yola çıkmaya karar verdiler. Ceblerindeki son parayı insan kaçakçılarına verip tehlikeli bir yolculuğa adım attılar.
Ancak yolculuk hiç de umdukları gibi gitmedi. Büyük Sahra Çölü’nü geçerken acımasız kaçakçılar onları kamyondan aşağı attı. Felix ve Maria, kızgın kumların üzerinde günlerce susuz ve yemeksiz yürümek zorunda kaldı. O günlerin acısı Felix’in ayaklarında öyle derin izler bıraktı ki, o yanık izlerini bugün bile hala taşıyor.
Günler süren ölüm kalım savaşının ardından binbir güçlükle İspanya sınırına ulaştılar. Fakat çileleri bitmemişti; sahte belgeler yüzünden sınır dışı edilmek üzereydiler. Tam her şey bitti derken, bir avukat hayatlarını değiştiren o tavsiyeyi verdi: "Eğer Ganalı olduğunuzu söylerseniz sizi geri gönderirler. O dönem iç savaşın sürdüğü Liberya’dan geldiğinizi söyleyin." Bu sayede İspanya’ya sığınma hakkı kazanıp paçayı kurtardılar.
İspanyol hükümeti onları Bask Bölgesi'ne yerleştirdi. Orada, Iñaki adındaki bir kilise papazı bu çaresiz çifte kol kanat gerdi, onlara sahip çıktı. Çift, kendilerine yardım eden bu iyi kalpli papazın adını ilk çocuklarına verdi.
Felix ve Maria'nın iki oğlu oldu: Büyük olan Iñaki ve küçük kardeş Nico. İki kardeş de futbol topunun peşinden gitti ve Bask bölgesinin köklü kulübü Athletic Bilbao’nun altyapısında yetişti. İkisi de muazzam birer futbolcu oldu. Yıllar sonra büyük kardeş Iñaki, köklerine sadık kalıp anne babasının memleketi Gana Milli Takımı'nı seçti. Küçük kardeş Nico ise doğup büyüdüğü İspanya adına oynamayı tercih etti.
Bugün 24 yaşında olan Nico Williams, İspanyol futbolunun altın jenerasyonunun en parlak yıldızlarından biri. Euro 2024 finalinde ağları sarstı, ardından 2026 Dünya Kupası finalinde kupayı getiren galibiyet golünün asistini yaptı.
Çölün ortasından başlayıp dünya futbolunun zirvesine uzanan bu hikayede Nico, kazandığı altın madalyayı dünyadaki en büyük kahramanına, yani çölleri aşarak kendilerine bu hayatı hediye eden annesi Maria'ya ithaf ediyor.🤍🙏🏻
🔴 Kürtçe Müzik Eşliğinde Türkiye'nin En Tatlı Dansı Gerçekleşti!
➡️ İstanbul/Beşiktaş'ın Ortaköy Semtinde bir grup Kürt amatör müzik yaparken tatlı anlar yaşandı.
➡️ Miniklerden oluşan bir dans grubu Kürtçe müziğe eşlik ederken ortaya güzel anlar çıktı!