İzmir Katip Çelebi Üniversitesi rektörlüğüne atanan Prof. Dr. Mustafa Balcı [@MustafaBALLCI] hocamızın ziyaretlerinden büyük mutluluk duydum. Üniversitelerarası Kurul Genel Sekreteri olduğu dönemde mesai arkadaşlığı yaptığımız, dostluğunu her daim hissettiğimiz ve çalışkanlığına yakından şahit olduğumuz kıymetli hocamıza muvaffakiyetler dilerim.
📌 COP31 Akademik Heyetimizle ilk toplantımızı gerçekleştirdik.
🌍 Üniversitelerimizin COP31 kapsamında sunduğu 3.373 proje ve akademik katkının değerlendirme sürecini başlatmış bulunuyoruz.
Bilimsel niteliği yüksek, somut çözümler ve güçlü çıktılar ortaya koyabilecek çalışmaları belirleyerek Türkiye’nin bilimsel birikimini COP31’e taşıyacak nitelikli bir akademik program oluşturmaktayız.
COP31’in yükseköğretim kurumlarımız için aynı zamanda yeni uluslararası ortaklıkların, ortak araştırmaların ve kalıcı akademik ağların başlangıcı olacağına inanıyoruz.
Türkiye’nin bilimsel birikimini COP31’e en güçlü şekilde yansıtmak üzere katkı sunan Akademik Heyetimizin kıymetli hocalarına teşekkür ediyorum.
📌 Son üç yılda iş gücü piyasasının ihtiyaçlarını, teknolojik gelişmeleri ve ülkemizin stratejik önceliklerini gözeterek açtığımız istihdam odaklı 58 programa bu yıl 16 bin 406 öğrencimiz yerleşti.
Gençlerimizin yeni nesil mesleklere yönelik gösterdiği güçlü ilgi, yükseköğretimde attığımız dönüşüm adımlarının ne denli doğru bir karşılık bulduğunu gösteriyor.
Özellikle sağlık ve dijital teknolojileri buluşturan programlarımız yoğun talep gördü: Tıbbi Veri İşleme Teknikerliği’ne 1042, Ofis Teknolojileri ve Veri Yönetimi’ne 1014, Veri Bilimi ve Analitiği’ne 902, Büyük Veri Analistliği’ne 661, Yenilenebilir Enerji Teknikerliği’ne ise 659 öğrenci yerleşti.
En büyük memnuniyet kaynaklarımızdan biri de ilk kez öğrenci alan yapay zekâ odaklı disiplinler arası programlarımızın, en başarılı adayların ilk tercihleri arasında yer alması oldu.
Bu yıl ilk kez açılan ‘İşletme ve Yapay Zekâ’ programına yerleşen öğrencilerimizin 10'u ilk 1000, 7'si ilk 500 ve 1’i ilk 100 başarı sırasında yer almaktaydı. Benzer şekilde ‘Felsefe ve Yapay Zekâ’ ile ‘Tarih ve Yapay Zekâ’ programlarımız da dereceye giren öğrencilerimiz tarafından tercih edildi.
Gençlerimiz dünyadaki dönüşümü çok yakından ve doğru takip ediyor. Biz de üniversitelerimizi, onların yeteneklerini geliştiren, önlerinde yeni imkânlar açan ve T��rkiye’nin ihtiyaç duyacağı nitelikli insan kaynağını yetiştiren dinamik yapılar hâline getirmeye kararlılıkla devam ediyoruz.
Yükseköğretim ailemize katılan tüm öğrencilerimizi bir kez daha tebrik ediyor; başarı dolu bir gelecek diliyorum.✨
📌 Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın tensipleriyle rektörlük görevine atanan hocalarımızı Yükseköğretim Kurulumuzda ağırlayarak mazbatalarını takdim ettik.
Her üniversitemizin kendi potansiyelini, güçlü olduğu alanları ve bulunduğu bölgenin imkânlarını doğru değerlendirerek bunları stratejik bir avantaja dönüştürmesini önemsiyoruz.
Üniversitelerimizin kendi yetkinlikleriyle farklılaşan ve ürettiği değerle öne çıkan kurumlar hâline gelmesi, #Yükseköğretim2030 vizyonumuzun temel yaklaşımlarından biri. Bu anlayışla yükseköğretimimizin bilimsel kapasitesini ve uluslararası etkisini hep birlikte daha ileri taşıyacağız.
Yeni görevlerinin rektörlerimiz, üniversitelerimiz ve yükseköğretim camiamız için hayırlı olmasını diliyor; rektör hocalarımıza başarılar temenni ediyorum.
📌 2026-YKS yerleştirme sonuçlarına göre bir yükseköğretim programına yerleşmeye hak kazanan adaylarımız için kayıt süreci başlamıştır.
Üniversite hayatına adım atmaya hazırlanan gençlerimize özellikle hatırlatmak isterim ki başarı sıralamaları, puanlar ve kontenjanlar her yıl değişiyor. Bu nedenle bu yıl yerleştiğiniz üniversite ve programı geleceğiniz adına kıymetli bir fırsat olarak görmenizi ve kayıt yaptırmakta tereddüt etmemenizi özellikle tavsiye ediyorum.
Elektronik kayıt işlemlerinizi 26 Ağustos Çarşamba gününe kadar e-Devlet üzerinden gerçekleştirebilir; üniversite kayıtlarınızı ise 28 Ağustos Cuma gününe kadar tamamlayabilirsiniz.
Önünüzdeki bu yeni dönemi kendinizi geliştireceğiniz, yeni imkânlarla buluşacağınız ve geleceğinize yön vereceğiniz güçlü bir başlangıca dönüştürmenizi diliyorum. ✨
Sevgili öğrenciler,
🌍 COP31 Türkiye sürecinde üniversitelerimizin akademik birikimini, sizlerin enerjisi ve katkısıyla buluşturuyoruz.
COP31 Genç Akademi Takımı’na katılabilir ve üniversiteniz tarafından Yükseköğretim Kurulumuza bildirilen akademik proje veya etkinliklerde görev alabilirsiniz.
İklim, sürdürülebilirlik ve çevre alanlarında yürütülecek akademik çalışmalarda aktif rol üstlenmek isteyen tüm öğrencilerimizi COP31 Genç Akademi Takımı’nın bir parçası olmaya davet ediyorum.
Başvuru için son tarih 26 Ağustos!
🔗 https://t.co/j1FKuH3SFE
#COP31BilimDiplomasisi
Bir mikrobiyolog (kardeşiniz/arkadasiniz/teyzeniz/bazen de gıcık olduğunuz bir birey) olarak size bir bilgi vermeye devam edeyim:
Bu sefer mesela Ozempic’in yaptığı işlerin bir kısmını, çok daha eski ve çok daha doğal bir gıdanın yaptığını söylesem?
Adı: Kuru fasulye.
Kuru fasulye; yüksek miktarda lif, dirençli nişasta ve bitkisel protein içerir. Bunlar sindirimi yavaşlatır, kan şekerinin daha kontrollü yükselmesine yardımcı olur ve bağırsak bakterilerinin ürettiği kısa zincirli yağ asitleri üzerinden GLP-1 gibi tokluk sinyallerini etkileyebilir.
İşte tamda burada Ozempic ile ilginç bir kesişme var. Ozempic’in etken maddesi semaglutid, GLP-1 reseptörlerini taklit ederek iştahı azaltır, mide boşalmasını yavaşlatır ve kan şekeri kontrolünü etkiler.
Kuru fasulye ise GLP-1’i ilaç gibi doğrudan taklit etmez. Fakat bağırsaklardaki sindirim ve fermantasyon süreçleri aracılığıyla vücudun kendi tokluk mekanizmalarını destekleyebilir.
Yani mesele sadece “kalori” değil tamam mı?
Bağırsak → mikrobiyota → hormonlar → beyin arasında çalışan doğal bir metabolik iletişim sisteminden söz ediyoruz.
Ve belki de burada çok daha büyük bir soru var: Büyük ilaç şirketlerinin yıllardır araştırdığı metabolik yolları, Anadolu mutfağı belki de yüzyıllardır biliyordu.
Biz ona kuru fasulye dedik 😎 Bilim ise yıllar sonra GLP-1 dedi 😉
Belki de geleceğin beslenme bilimi bize şunu yeniden hatırlatacak:
Bazı ilaçların hedeflediği metabolik yolların anahtarları, laboratuvarda değil; binlerce yıldır mutfağımızda olabilir.
Ozempic değildir. 😁
Gaz yapiyor falan da demeyin… Pişerken yarım çay kaşığı karbonat koyun. Oldu bitti! Afiyet olsun!
Minyatür görüneni değil, görmenin d��zenini tasvir etmektir: minyatürü "tasvir yasağının bir sonucu" olarak değil, "hayâlin sûrete üstün tutulduğu Muhammedî temaşa biçimi" olarak anlamanın çok daha kurucu ve özgün bir çerçeve sunacağı kanaatindeyiz
https://t.co/OgqvdGED3f
➕ "Çerçeve"nin yeni bölümünde; gündelik siyasette sıklıkla yanlış anlaşılan, dindarlık ya da statükoculukla karıştırılan "Muhafazakârlık" ideolojisini masaya yatırıyoruz.
▪️ Serimizin bu bölümünde Prof. Dr. Bekir Berat Özipek (@beratozipek) ile muhafazakârlığın Fransız Devrimi, Sanayi Devrimi ve Aydınlanma'ya tepki olarak doğan tarihsel köklerini ve temel ilkelerini konuştuk.
▪️ Muhafazakârlar değişime tamamen karşı mıdır, yoksa "Muhafaza etmek için değiştirmek zorundasınız" diyen Burke'ün temkinliliğini mi savunurlar?
▪️ Birey ve devlet karşısında ontolojik temel olarak ailenin, geleneğin ve nesiller arası bağın muhafazakârlık için önemi nedir?
🔗 Programın tamamı YouTube kanalımızda!
https://t.co/S2Tw9AxhZG
@TurkiyeArnavutu Osmanlı Devleti Arnavut ve Boşnakların da devletidir. 36 Arnavut sadrazamdan bahsedilir, Belgrad fatihi Ferhad Paşa merhum, muhteşem bir komutandır ve Arnavuttur.
Yetkili servis soygunundan bıktık be…
Aracımın 4x4 moduna geçişi arızalandı. Check 4wd yazıyor. Sonra da araç vitese geçmeyiverdi. Kapat aç deneye deneye vitese geçirdim, sanayiye gittim. Normalde götürdüğüm usta, şu an doluyum yarın getir, dedi. Başka da usta olmayınca yetkili servise götürdüm. Tamir yapmasak bile arıza tespitine 5500 tl alırız, deyip bir de kağıt imzalattılar. Neyse el mahkum bıraktım.
8 saat sonra aradılar, 120 bin tl masraf var, 4x4 geçiş sistemi bozulmuş, dediler. Parça da yurtdışından 1 aya gelirmiş. Gittim aldım aracı. Ertesi gün ustaya götürdüm. Lifte aldı aracı; yarım saate hazır istersen bekle, dedi.
Bunda bir parça var, çok fazla 4x4 moduna almazsan paslanıyor, onu söküp pasını zımparalayacağım, çözülecek, dedi. Bekledim yarım saat, arabayı verdi ve 500 tl aldı. Sadece 500 tl. Tekrar yazıyorum beş-yüz-te-le aldı.
Birisi ustalık yapmadan aracı lifte kaldırıp 5500 tl alıp çözüm üretmedennparça değişecek deyip 120 bin zarara uğratıyor. Diğer yanda usta yarım saatte 500 tl’ye arızayı gideriyor.
Yatacak yeriniz yok yetkili servisler!
KIBRIS'TA VE DOĞU AKDENİZ’DE DANANIN KUYRUĞUNUN KOPACAĞI KARAR ANI YAKLAŞIYOR
Rum yönetiminin kendi aklına göre parsellediği ve dev petrol şirketlerine peşkeş çektiği Doğu Akdeniz doğal gaz yataklarından, Kıbrıs Türklerinin de hakkı bulunan sözde 6. ve 10. Parsellerde yeni gelişmeler var
İtalyan ENI ve Fransız TotalEnergies şirketleri, Rum yönetiminin kendi keyfine göre parsellediği ve KRONOS adını verdiği sözde 6. Parselde nihai yatırım kararı aldı..
Şirketler üretimin 2028 yılında başlayacağını iddia etmesine karşın, bu teknik olarak mümkün görünmüyor.
Çıkarılacak doğal gazın borularla Mısır'a taşınarak orada ENİ petrol şirketine ait sıvılaştırma tesisinde sıvılaştırılması, Mısır'a ait DAMİETTA LNG TERMİNALİ üzerinden Avrupa’ya taşınması ve oradaki tesislerde tekrar gaz haline getirilerek tüketiciye ulaştırılması öngörülüyor. Fransız TotalEnergies, yataktan yılda yaklaşık 2,8 milyon ton sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) elde edileceğini ve üretimin iki şirket tarafından yarı yarıya pazarlanacağını açıkladı.
Kıbrıs sahillerinden Mısır'a doğru 185 km uzaklıktaki sözde Kronos yatağında çıkarılabilecek durumdaki rezervlerin 85 milyar metreküpü bulduğu tahmin ediliyor.
Mısır-Kıbrıs arasının yaklaşık 380 km olduğu dikkate alınırsa şirketlerin derin deniz dibinden yaklaşık 200 km boru hattı döşemesi gerekiyor ki, bunun 1-1.5 yıl içinde inşaası teknik olarak imkansız.
6. Parselin yarısı Türkiye'nin BM'de de tescil ettiği 200 millik kıta sahanlığı içinde yer alıyor.. Sondajlarda buna dikkat ettiler ve Türk Kıta Sahanlığı'ndan uzak durdular.
Ne ki, sondaj platformları Türk Kıta Sahanlığı dışında kurulsa bile, deniz dibinde doğalgaz yatağı birleşik olduğu için Türk Kıta Sahanlığı içindeki yataktan da gaz çekilmesi söz konusu olacak.
Bir başka deyişle, Türkiye'nin gazı da çalınacak. İsrail ile Rum yönetimi arasında da sözde 12. Parseldeki Afrodit yatağında benzer bir sorun yaşanmış ve İsrail, Rum yönetimini, kendisine ait birleşik yataktan gaz çalmakla suçlayarak kendisi ile bir anlaşma yapmaya zorlamıştı.
Hadi size süprizimden Küçük bir ip ucu vereyim; 10 dönüme ektiğimiz Ata tohumu buğdaylarımız 3 ton oldu. 3 tonun tamamını bu yıl 400 dönüme ekeceğiz. Sonrasında 1000 dönüme. Sonrası ise büyük bir dönüm noktası. Başarmak, istemek ve çalışmaktan gelir
🚨 BREAKING:
Francesca Albanese, UN Special Rapporteur:
"My credit card doesn't work, I can't pay bills or transfers; my health insurance was cancelled. I feel like Pablo Escobar—all because I said, 'Israel is committing genocide in Gaza.'"
Türkiye’mize teşekkür ederiz.
Çin Halk Cumhuriyeti, dünyadaki en güçlü propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerinden birini Türkiye’de yürütüyor. Bunun için büyük kaynaklar ayırdığı da anlaşılıyor.
Ancak, son iki hafta içerisinde yaşanan üç önemli gelişme, işgalci Çin’i büyük hayal kırıklığına uğratmış olsa gerek.
Çin, ilk olarak, bazı sosyal medya hesapları ve televizyon kanalları yoluyla Fatih: Fetihler Sultanı dizisinde aylar önce yer verilen Doğu Türkistan’la ilgili bir sahneyi yeniden gündeme getirerek, dizinin yayınlandığı tarihte kamuoyunda büyük yanlı uyandıran sahnenin etkisini yok etmeye çalıştı. Ancak, dizi yapımcısı Eyüp Gökhan Özekin yaptığı açıklamayla, yiğitçe bir duruş ortaya koyarak Çin’in ve Çincilerin hevesini kursağında bıraktı.
Bu vesileyle altını çizmeliyim ki, Çin, "Şecaat arzederken merd-i kıpti, sirkatin söyler” misali, dizideki sahnenin tarihi gerçeği yansıtmadığı, Yarkent Hanlığı’nın Fatih döneminde olmadığını ileri sürerken, o dönemlerde bir Türk hanlığının varlığını kabul ederek kendilerinin işgalci olduğunu teyit etmiş oldu.
İkinci olarak, Çin’in davetiyle bir grup gazetecinin Doğu Türkistan’a götürülerek belirlenmiş güzergahta dolaştırılıp yazdırılan propaganda yazılarına gösterilen tepkiler, Çin’in bu hamlesinin de eline yüzüne bulaşmasına, beklediğinin tam tersi bir tablonun ortaya çıkmasına yol açtı. İvan iken Wang olmaya yönelen bu iliştirilmiş gazetecilerin Çin’in gözüyle aktardığı sözde haber ve yorumlar, kamuoyunda büyük tepki çekti ve hem kendi mesleki kariyerleri büyük yara alırken toplumun her kesiminden gelen tepki, ortaya konulan yorum ve görüşlerle, Çin’in beklentilerine büyük darbe indirmiş oldu.
Son olarak, Almanya’da göz altına alınıp Çin’e iade edilen Arafat Adil adındaki Uygur genci, Türkiye’nin devreye girmesiyle, Pekin’den alınıp İstanbul’a getirildi. Sözün tam anlamıyla Adil, annesinin feryatlarına kulak veren Türkiye tarafından ejderhanın ağzından çekip çıkarıldı. Böylece, devletimiz, Uygurları yalnız bırakmayacağını, sahip çıkacağını dosta düşmana gösterdi.
Özetle, Doğu Türkistan Vakfı olarak hep söyleyegeldiğimiz, @Türkiye’nin Doğu Türkistan için önemi ve değeri, art arda yaşanan bu üç olayla bir kez daha gözler önüne serilmiş oldu. Ümit ederiz, bazı görmeyen gözler de görür hale gelir artık.
Elbette, Çin’in Türkiyemizin Doğu Türkistan’a desteğini zayıflatmak için oynayacağı oyunlar, sahneye süreceği figüranlar ve Bilge Kağan’ın tespitiyle “ipeği, gümüşü ve tatlı sözü”ne dayalı propaganda faaliyetleri sona ermeyecektir.
Ancak, inanıyoruz ki, her defasında Türkiye Türkleri kardeşlerini yine yalnız bırakmayacak, Çin’in hamlelerini hep boşa çıkaracaktır.
#Türkiye #DoğuTürkistan #kardeşlik #kamuoyu #Çin #propaganda #dezenformasyon
Eski bir UÇK komutanı...
Arnavutların en büyük düşmanı kim? sorusunu yönelten muhabire verdiği cevap, adeta tokat etkisi yaratıyor ve gazeteciyi şaşkına çeviriyor.
Sonuna kadar izlemenizi tavsiye ederim.
Doğu Türkistan'a giden gazeteciler "Satılmış kalemler gerçeği yazamaz!" sloganlarıyla Türkiye Çin Dostluk Vakfı önünde protesto edildi! Protestoda düzenlenen basın açıklamasında bu ziyarette önceden kurgulanmış yerlerin ve kişilerin bulunduğu söylendi. Protestoda söz konusu vakıf da geziyi düzenlemesi sebebiyle hedefteydi.