Sosyal Güvenlik Kurumu, denetim faaliyetlerini iki farklı yapı aracılığıyla yürütmektedir. Bunlardan ilki, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı bünyesinde görev yapan Sosyal Güvenlik Müfettişleri; ikincisi ise il müdürlükleri bünyesinde görev yapan Sosyal Güvenlik Denetmenleridir.
Her iki meslek grubu da 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 59. maddesi uyarınca denetim ve inceleme yetkisine sahiptir.
Sosyal Güvenlik Denetmenleri; kayıt dışı istihdamın önlenmesi, sahte sigortalılık, sahte işyeri, muvazaalı boşanma, yaralanmalı iş kazaları, hizmet tespitine ilişkin incelemeler ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan, servislerce çözümlenemeyen birçok teknik ve hukuki dosyayı sonuçlandırmaktadır. Düzenledikleri raporlar; sigortalılık statüsünü, prim tahakkukunu, idari para cezalarını ve Kurumun alacaklarını doğrudan etkileyen hukuki sonuçlar doğurmaktadır.
Buna rağmen, Sosyal Güvenlik Denetmenleri bugün kurumsal yapılanmasını tamamlayamamış il müdürlüğü denetim servisleri bünyesinde görev yapmakta; görev, yetki ve sorumluluklarının ağırlığıyla bağdaşmayacak şekilde özlük hakları bakımından taşra personeli statüsünde değerlendirilmektedir.
Oysa denetim hizmetlerinin etkinliği, yalnızca kanuni yetkiyle değil; güçlü bir kurumsal yapı, mesleki bağımsızlık ve kariyer meslek güvencesiyle mümkündür.#sosyalgüvenlikdenetmenlerineişyapar #3sayılıcetvel #denetmen
Avrupa Birliği’nin 2025 Türkiye İlerleme Raporu’nda, Fasıl 19: Sosyal Politika ve İstihdam kapsamında Türkiye’nin en fazla gelişim göstermesi gereken alanlar arasında kayıt dışı istihdamla mücadele, çocuk işçiliğinin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliği, iş kazalarının azaltılması ve denetimde sosyal diyalog anlayışının güçlendirilmesi yer almaktadır.
Bugün bu alanların önemli bir bölümünde sahada görev yapan Sosyal Güvenlik Denetmenleri; kayıt dışı istihdamın tespiti, çocuk işçiliğiyle mücadele, iş kazalarının incelenmesi, sahte sigortalılığın önlenmesi ve sosyal güvenlik mevzuatının etkin şekilde uygulanması gibi kritik görevleri yerine getirmektedir.
Yaklaşık 2.500 kişilik denetim kadrosuyla Türkiye’nin 81 ilinde görev yapan Sosyal Güvenlik Denetmenleri, daha güçlü ve sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi için büyük bir özveriyle çalışmaktadır.
Böylesine stratejik ve hayati görevler üstlenen bu kariyer meslek grubunun, özlük hakları bakımından hâlâ hak ettiği konumda bulunmaması önemli bir çelişkidir. Güçlü bir sosyal güvenlik sistemi, ancak güçlü ve hak ettiği değeri gören bir denetim teşkilatıyla mümkün olacaktır.#denetmenneişyapar #denetmen #3sayılıcetvel
Avrupa’da değişen denetim anlayışı, yalnızca hata tespit eden ve yaptırım uygulayan klasik denetim modelinden uzaklaşarak; rehberlik eden, önleyici yaklaşımı benimseyen ve işçi, işveren ile kamu arasında sosyal diyaloğu güçlendiren çağdaş bir denetim modeline evrilmektedir. Bu anlayışın temel amacı, sorunları yalnızca tespit etmek değil; ortaya çıkmadan önlemek ve çalışma hayatında sürdürülebilir bir uyum kültürü oluşturmaktır.
Bu yeni yaklaşımda sahada görev yapan Sosyal Güvenlik Denetmenleri, devletin vatandaşla ve işverenle doğrudan temas kuran en önemli temsilcileri arasında yer almaktadır. Buna rağmen denetim faaliyetlerinin il müdürlükleri bünyesinde Denetmenler Servisi çatısı altında yürütülmesi birçok yapısal soruna neden olmakta, bu durum denetim süreçlerinin etkinliğini ve verimliliğini olumsuz etkilemektedir. Oysa mesleğin niteliğine uygun, uzmanlaşmış ve müstakil bir denetim yapılanması; denetim kaynaklarının daha verimli kullanılmasını, kamu hizmetlerinin daha hızlı, etkin ve koordineli yürütülmesini sağlayacaktır.
Sosyal Güvenlik Denetmenleri, yürüttükleri görevin niteliği, kullandıkları kamu gücü ve üstlendikleri denetim fonksiyonu dikkate alındığında yalnızca taşra teşkilatı personeli olarak değerlendirilmemelidir. Her ne kadar görev yerleri taşra teşkilatı olsa da, yürüttükleri denetim faaliyetleri ülke genelinde sosyal güvenlik sisteminin etkinliğini doğrudan etkileyen stratejik bir nitelik taşımaktadır. Bu nedenle, üstlendikleri görev ve sorumluluklarla uyumlu olarak 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne ekli (III) sayılı Cetvel kapsamında değerlendirilmeleri; denetim hizmetlerinin kurumsal kapasitesini güçlendirecek, kamu yönetiminde liyakat ve kariyer ilkelerini pekiştirecek, denetim hizmetlerinin etkinliğini artıracak ve mesleğin hak ettiği kurumsal statüye kavuşmasını sağlayacaktır. #dentmen #denetmenneişyapar #3sayılıcetvel
Sosyal Güvenlik Denetmenlerinin, denetim sonucunda hakkında işlem tesis edilen veya idari yaptırım uygulanan kişi ve işverenler tarafından, müstakil bir denetim birimimiz bulunmaması nedeniyle çalışma ortamımıza doğrudan ulaşılabilmesi mümkündür. Denetim yaptığımız işyerlerinin ilgililerinin ellerindeki tutanaklarla bulunduğumuz birime gelmesi; hem denetim görevinin bağımsız, tarafsız ve sağlıklı şekilde yürütülmesini zorlaştırmakta hem de zaman zaman can güvenliği açısından risk oluşturmaktadır. Bu nedenle dile getirdiğimiz “Sosyal Güvenlik Denetmenleri taşra teşkilatlanması içerisinde yer almamalıdır.” yönündeki değerlendirme; taşra teşkilatında görev yapan kamu görevlilerini küçümsemek amacıyla değil, denetim görevinin niteliğine uygun, güvenli, bağımsız ve kurumsal bir çalışma yapısına duyulan ihtiyacı vurgulamak amacıyla yapılmıştır.
Hiçbir şekilde taşra teşkilatında görev yapan kamu görevlilerini küçümsemek veya değersiz göstermek gibi bir düşüncemiz bulunmamaktadır. Tam aksine, ülkemizin her köşesinde fedakârca görev yapan tüm kamu personelinin emeğine saygımız sonsuzdur.
Amacımız, Derneğimizin tüzüğünde de açıkça yer aldığı üzere, Sosyal Güvenlik Denetmenliği mesleğinin tanınırlığını artırmak, kurumsal yapısını güçlendirmek ve meslektaşlarımızın özlük haklarının geliştirilmesi konusunda mücadele etmektir.
Bizim dile getirdiğimiz husus; Sosyal Güvenlik Denetmenlerinin yürüttüğü denetim faaliyetlerinin niteliğine uygun kurumsal yapılanma ve özlük haklarına kavuşturulması gerekliliğidir.
Bununla birlikte, temennimiz yalnızca kendi mesleğimiz adına değil; kamu hizmetinin etkinliğini artıracak şekilde tüm kamu görevlilerinin refah seviyesinin yükseltilmesi ve emeklerinin karşılığı olan özlük haklarına kavuşturulmasıdır.#denetmen #denetmenneişyapar
Sosyal Güvenlik Denetmenliği, KPSS A Grubu ile girilen kariyer bir denetim mesleğidir.
Mesleğe kabul edilen Denetmen Yardımcıları, yaklaşık üç yıl süren yetiştirilme sürecinden geçmektedir.
Denetmen Yardımcıları, altışar aylık refakat sürelerini başarıyla tamamladıktan sonra, uygun görülmeleri hâlinde, birinci yılın sonunda yapılan Yetki Sınavı’na katılmaktadır. Bu sınavda başarılı olanlar, denetim yetkisini alarak yetkili Denetmen Yardımcısı sıfatıyla görev yapmaya başlamaktadır.
Mesleğin üçüncü yılında ise Yeterlik Sınavı ve sözlü mülakatta başarılı olan Denetmen Yardımcıları, Sosyal Güvenlik Denetmeni unvanını almaya hak kazanmaktadır.
Böylesine uzun ve maliyetli bir yetiştirilme sürecine rağmen; özlük haklarının ve mali imkânların yetersizliği nedeniyle birçok deneyimli meslektaşımız meslekten ayrılmakta, yeni göreve başlayan Denetmen Yardımcıları ise daha iyi özlük haklarına sahip diğer kariyer mesleklere yönelmektedir.
Bu durum yalnızca yetişmiş insan kaynağının kaybedilmesine değil; yıllar içerisinde oluşturulan kurumsal hafızanın zayıflamasına, denetim kapasitesinin azalmasına ve sonuç olarak kamu hizmetinin etkinliğinin olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır.
Devlet, nitelikli denetim elemanı yetiştirmek için önemli ölçüde zaman, emek ve kamu kaynağı harcamaktadır. Bu nedenle yetişmiş insan kaynağının kurumda tutulmasını sağlayacak özlük politikalarının oluşturulması, yalnızca meslek mensuplarının beklentisi değil, aynı zamanda kamu yararının ve etkin kamu yönetiminin bir gereğidir.
Nitelikli insan kaynağını koruyamayan hiçbir denetim sistemi sürdürülebilir olamaz. Güçlü bir sosyal güvenlik sistemi, güçlü ve sürdürülebilir bir denetim kadrosuyla mümkündür.#denetmen #denetmenneişyapar
@memurlarnet SGK Denetmenlerini görmezden gelmenizi kabul etmiyoruz. Devletin mührünü taşıyoruz ama her ne hikmetse omurgadan sayilmiyoruz ! Kariyer mesleklere ve diğer memurlara orantılı iyileştirme olmadan çalışma barışı sağlanamaz.
Çalışma barışı ve ücret adaleti için kariyer meslek mensubu olarak 81 ilde yaptığı nitelikli işlerle kamu yararı sağlayan Sosyal Güvenlik Denetmenlerinin yapılacak düzenlemede kapsam dışı bırakılmasını KABUL ETMİYORUZ!
#375KHK#SosyalGüvenlikDenetmenleriNeOlacak
666 sayılı KHK neticesinde merkez unvanlı kariyer meslekler ve müfettişler özlüklerini 375 sayılı KHK'nın (III) sayılı cetvelinden almaya başladılar. Gelir Uzmanları, İl İstihdam Uzmanları, Mali Hizmetler Uzmanları, Vergi İstihbarat Uzmanları, İl Planlama Uzmanları, İl Göç Uzmanları, Ürün Denetmenleri, Gümrük ve Ticaret Denetmenleri, Sosyal Güvenlik Denetmenleri, Muhasebe Uzmanları, Milli Emlak Uzmanları ve Milli Emlak Denetmenleri gibi kariyer ilkelerine göre işe alınan meslek grupları ise özlüklerini 657 sayılı Kanuna ekli cetvele göre almaya devam ettiler.
666 sayılı KHK'nın ilk çıktığı 2011 yılından bu yana, bu KHK çıkmadan önce pek çoğu aynı özlük hakkına sahip bu meslek grupları arasındaki özlük farkı, 25 bin liraya ulaşmıştır. Tabiri caizse bir gecede taşra diye ötekileştirilen kariyer mesleklerle ilgili olarak 2011 yılından bu yana aradaki uçurumun kapanması için hiçbir şey yapılmamıştır.
Ancak günümüzde, "tüm kariyer mesleklerin" özlüklerinin çok geride kaldığı aşikar, bu nedenle "tüm kariyer mesleklerin" özlük hakları ile ilgili düzenleme yapılması elzem.
Son günlerde kamuoyunda çok fazla yer edinen "yetişmiş, nitelikli iş gücünün, özlük haklarının geride kalmış olması nedeniyle, kamuda durmak istemediği, istifa edip özel sektöre geçtiği" yönündeki tespit doğru ancak eksik bir tespit. Bu durum kurumların sadece merkez teşkilatlarının değil taşra teşkilatlarının da büyük sorunu.
Son yıllarda özlük haklarının yetersizliği ve sistematik olarak yapılan itibar suikasti nedeniyle bakanlıkların taşra teşkilatlarını ayakta tutan kariyer mesleklerin sınavlarına, açıklanan kontenjan kadar bile başvurunun olmadığı gün gibi ortada.
İstifa edip özel sektöre geçenler kadar, onlardan daha fazla kişinin başka kurumlara geçmesi ya da kontenjanların dolmaması da bakanlık teşkilatları için beka sorunu değil midir?
Çok somut bir örnek üzerinden ilerleyecek olursak; 2003, 2004 ve 2006 yıllarında gelir uzmanlığı, devlet gelir uzmanlığı ve vergi denetmenliği sınavı ortak yapılmış ancak yüksek puan alanlar gelir uzmanı yapılırken düşük puanlıların devlet gelir uzmanı ve vergi denetmeni yapılabildiği (ilgilileri tarafından Kurumdan Bilgi Edinme Kanunu kapsamında alınan belgelerle sabit) sonraki dönemlerde de yapılan sınavların (dönem dönem farklılıklar gösterse de) benzer niteliklerde olduğu, hatta Gelir İdaresi Başkanlığının merkez teşkilatındaki personel politikasının büyük çoğunluğunu geçici görevli gelir uzmanı çalıştırarak yürüttüğü bir ortamda birini bir diğerinden niteliksiz göstermeye çalışmak doğru yaklaşım mıdır? Nitekim benzer görevlendirmeler diğer bakanlıkların personel politikasında da mevcut.
Taşra diye nitelenen bazı mesleklerin ülke ekonomisinde oluşturduğu katma değer merkez diye nitelenen bazı mesleklerin oluşturduğu katma değerden fazla olabilmektedir. Bu nedenle, mesleklerin özlük haklarının sırf görev yaptığı coğrafyaya göre tasniflenmesi adaletin terazisini sarsmaktadır.
Yukarda da belirttiğim üzere, kariyer mesleklerin "tamamının" özlük problemi vardır ve ivedilikle düzeltilmelidir.
Bunun için, yapılması düşünülen reform çalışmalarında ilk olarak taşra kariyer mesleklerin de 14 yıl gecikme ile de olsa 375 sayılı KHK'daki (III) sayılı cetvele eklenmesi, akabinde tüm kariyer meslekleri kapsayan detaylı bir özlük düzenlemesi gereklidir.
Ezcümle, merkez/taşra ayırt etmeksizin bütün kariyer meslekler değerlidir ve istisnasız bütün kariyer mesleklere iyileştirme yapılması elzemdir.
#375KHK
@RTErdogan@_cevdetyilmaz@mustafaelitas@memetsimsek@mehmedmus@ahmetkilic16@MKalayci42@erkanakcay45@cevdetakaychp@55erhanusta
Kariyer meslekler arasındaki ayrışma 666 sayılı KHK ile başlamış olup bugün merkez taşra arasında 25.000 TL ilk bir maaş farkı uçurumuna neden olmuştur.
Çözüm ise gayet basittir Devlet Memurları Kanununun 36. Maddesinde sayılan tüm kariyer mesleklerin özlük haklarının 375 sayılı KHK’nin III sayılı cetveline dahil edilmesi ve daha sonrasında düzenlemenin mesleki nitelik, katlanılan idari ve mali sorumluluklar gibi kriterle yapılması gerekmektedir.
Yapılacak düzenleme ile:
Sgk Denetmenleri
Muhasebe Uzmanları
Gelir Uzmanları
İl Göç Uzmanları
İl Planlama Uzmanları
Ticaret Denetmenleri
Milli Emlak Denetmenleri
Milli Emlak Uzmanları
Mali Hizmetler Uzmanları’nın
mağduriyetleri ortadan kalkacaktır.
#375KHKdaAdalet
@ilhan_hatipoglu