SEVGİLİ HALKIM,
Bir kez daha söylüyorum. Deprem dirençli kentler oluşturmak sadece “Kentsel dönüşümle olmaz”. Kentin bileşenleri olarak bütünsel bir anlayışla yönetim, halk, altyapı, yapısoku, ekosistem-çevre ve ekonomiyi depreme hazırlamak gerekir. Sadece kentsel dönüşüm müteahhitlik projesinden öteye gitmez.
Kentin önce gerçek mikro-bölgeleme çalışmasını yapacaksın. Bu verilerin ışığı altında alt ve üst yapıyı planlayacak ve elden geçireceksin. Uygun olmayan zeminleri yeşil alanlara dönüştüreceksin, ekonomiyi depreme karşı güçlendireceksin. Sokağa inip 6 bileşenle ilgili olarak nonstop çalışacaksın. Bu çalışmalarda yerel yönetim ve hükümet etkili olarak iş ve güç birliğinde olacak ve işin yetkilisi olacaklardır.
Türkiye’nin en büyük işi kentleri depreme hazırlamak olmalıdır. Gerçek varoluş sorunu budur. Diğerleri daha sonra da yavaş yavaş olur. Sevgiyle.
Görüldüğü üzere bu işin kaderle duayla alakası yok. Sağlam örülen duvar kaderdir, doğru yapılan kolon duadır. Aksi halde müslüman Hasan yapınca yıkılır, gavur Hans yapınca böyle sağlam kalır.
#California#Earthquake#tsunami#deprem
Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca’nın Pendik’te yapmış olduğu açıklamayı hayretler içinde izledik. Bu ülkenin hemşireleri olarak bu ifadenin ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz. Biz bu filmi daha önce de seyrettik.
#SağlığaYatırımSeçimeDeğil
SMA hastalığı nedir? Ne tür tedavileri var?
Bugün 28 Şubat nadir hastalıklar günü anısına bir flood:
👉Spinal Musküler Atrofi (SMA) kas zayıflığına sebep olan nörodejeneratif kalıtsal bir hastalıktır.
👉Yaş ve belirtiye göre 5 farklı tipi var: SMA 0, 1, 2, 3, 4.
@OguzhanUgur Sayın Oğuzhan Uğur, cenazelerin tek tek bakilarak tespit edilmeye calisildigini görüyoruz. Bunun icin applikasyon gelistirilmeli, kişinin yüz ve farkli bolgelerinden resimler cekilip app icerisine eklenmeli ve defnedilmeli. Bölgede bulunanlar kuduz,tetanoz ve ishalden korunmali.
Nihat Hatipoğlu: “Bilim adamlarının sözü, bizim için dini bir emir gibidir.
Geçmişte dinlemediğimiz için bunlar başımıza geldiyse buna kader demeyeceğiz.”
Maalesef böyle devam ederse olacak durum şu: ilk 48-72 saat insanların çırpınışlarıyla geçecek. İlk anda kurtarılması mümkün binlerce can seferberlik ilan edilmeyip tüm kaynak kullanılmadığı için ölecek. Sonra mucize haberleri gelecek. Medya onları başarı gibi çekecek ve satacak.
Üzüleceğimiz twit atma Haluk!
Üzüleceğimiz twit atma Haluk!
Tamam da bir kişi daha çıktı enkazdan!
Buna mi sevineyim?
Yüzlerce kişinin attığı mesajlarda ki “annem göçük altında , çocuğum içerde, bebekler var orda lütfen yardımmn” çoğlıklarına gözümü mü kapayayım?
Olmuyor işte :(