50 yaşından sonra yeni bir dil öğrenebilirsin.
Spora başlayabilir kas yapabilirsin..
Resim heykel yapabilir,
Dünyayı gezebilirsin.
Yeni bir meslek edinebilirsin.
İnsan her yaşta gelişip değişebilir.
Ama arkadaş bu yaşta hala “kendini arayamazsın”
Adeta bunu meslek haline getiren bir çağda yaşıyoruz. Her durakta yeni bir öğreti, her köşede yeni bir rehber, her ay yeni bir ritüel… Sanki hayat, yaşanacak bir gerçeklik değil de çözülecek bitmeyen bir bilmeceymiş gibi.
Bence İnsan kendini dağlarda, inzivalarda, törenlerde dizinlerde değil; verdiği kararların sonuçlarında bulur.
Kendini en çok ararken değil; severken, üretirken, sorumluluk alırken, hayal kırıklıklarıyla olgunlaşırken ve verdiği sözlerin arkasında dururken tanır.
Reflective Essays/Zamanpur
Toplumsal barış, “öteki”ni düşman olarak değil, kendi kimliğimizin tamamlayıcısı olarak görebildiğimiz ölçüde mümkündür.
“Öteki yoksa ben de yokum” önermesi barış kültürünün kurucu cümlesidir.
Çünkü kim olduğumuz, aslında kime karşı kim olmadığımızla ilgilidir. Kendimizi karşıtlarımızla tanımlarsak, "tamamlanmamış" bir benlikten/kimlikten söz ediyoruz demektir.
Social peace is only possible to the extent that we see the “other” not as an enemy, but as a complement to our own identity.
The statement “If the other does not exist, neither do I” is a foundational sentence of any culture of peace.
Because who we are is shaped not only by who we are, but by who we are not.
If we define ourselves solely in opposition to others, then we are speaking of an incomplete self—a fragmented identity.
Dünyada ve Türkiye'de 1980'lerde yeşeren ve adım adım içselleştirilen neoliberal orta sınıf kültürü, otoriterleşme ve eşitsizlik trendinin tersine çevrilememesinde önemli bir rol oynuyor. Bu apati, mevcut düzenin en sofistike ideolojik araçlarından biri haline gelmiş durumda. ++