🔴 Psikolog Fatih Reşit Civelekoğlu:
Herkesin bir silahı olacak.
Kusura bakmayın, kimse bana kızmasın.
Bugün birisi kapına dayandı diyelim, canını, namusunu nasıl koruyacaksın?
Polisi aradın cevap vermiyor, bekliyorsun gelen giden yok.
Eve silah sokma, çocuklar silahla oynamasın diyen karın sana “herif bir şey yap, malımız canımız tehlikede” diyecek.
Aylık 500.000₺ trade’den kazanıyor olsan bile evde boş oturma.
Evde sürekli oturan adama zamanla ne eşi ne de çevresi aynı saygıyı gösterir.
Ceketini al, saat 11 gibi evden çık. Üret, öğren, çalış, insanlarla görüş, spor yap. Akşam yemeği saatinde evine dön.
Erkek için amaçsızlık, işsizlikten daha tehlikelidir.
Başarının %90’ı ne derseniz, soğukkanlılık derim. İnsanlar kaygılanırken siz sakin olacaksınız, insanlar sizi kışkırtmak isterken siz gri bir kaya gibi sarsılmaz duracaksınız. Mesele süreçte kimin yapay bir şekilde avantajlı göründüğü değil, bitiş çizgisini kimin geçtiği, son sözü kimin söylediği, meseleyi kimin kendi lehine noktaladığıdır. Çürük meyveler, ağaçtan çabuk düşer. Kötü niyetli menfaat üzerine birleşen birlikler, çabuk çözünürler. Siz daima ahlak ve etik değerlerinizi korumalı, işleriniz adım adım, sakince ve sıra sıra ilerletmelisiniz. Böyle yaptığınızda havada esen rüzgarın bile size yardım etmeye başladığını göreceksiniz.
Nedense kanadı kırık kuş ile dervişin hikayesi aklıma geldi;
Bir derviş tarafından kanadı kırılan kuş, Hz Süleyman’a giderek dervişten şikayetçi olur. Hz Süleyman dervişe sorar:
-Neden kuşun kanadını kırdın?
•Ben ava çıkmıştım, o sırada bu kuşu gördüm. Yanına yaklaştım kaçmadı, bana teslim olacak diye düşünüp iyice yaklaştım. Tam yakalayacağım esnada kaçmaya çalıştı, kanadı kırıldı.
Hz Süleyman kuşa sorar:
-Neden kaçmadın?
•Dervişlik hırkası giymişti, zarar vermez diye kaçmadım.
Hz. Süleyman dervişin de kolunun kırılması hükmünü verir.
Kuş itiraz eder:
•Kolunu kırmayın, hırkasını çıkartın!
Onunla kandırıyor.
Bazılarının hırkasını sonsuza kadar çıkartmak lazım.
Fark ettiniz mi bilmiyorum, insan layık olmadığı şeyi üzerinde taşıyamıyor. Bilgi fazla gelirse kibirleniyor, zenginlik fazla gelirse görgüsüzleşiyor, güç fazla gelirse başkalarını aşağılıyor. Yani özne ile edim arasında bozulan o orantıyı saklayamıyor, mutlaka sızdırıyor dışarı.
Sabah ezanları hürmetine Rabbim bizi affeyle, bu ülkeyi yeniden İslam ile aziz eyle, küfrü zelil eyle, İslamı iman, ahlak, kardeşlik ve ahkam yönleriyle bir bütün olarak yaşamayı bizlere nasip ve müyesser eyle, dünya ve ahirette sıhhat ve afiyetler ihsan eyle. Amin ya Muin!
İçişleri Bakanımız Sayın @mustafaciftcitr bu hadsiz LBGT Gemisinin karasularımıza girişimi yasakladı, Türkiye’deki firmalarını da kapattı.
İşte böyle!
Bu ülke sahipsiz değil, iğrençliklere göz yumamayız.
Çocukken bu mevsimde bahçede veya tarlada çalışırdık. Öğlen arasında evden bohçayla bir tepsi yemek gelirdi. Bir ağaç gölgesine oturur, iştahla o yemeği yerdik. O sofralardaki her şey inanılmaz lezzetli gelirdi.
Alınterinin bir hediyesiydi galiba…
Nazar gerçektir. İnsanlara ballandıra ballandıra ilişkinizi, işinizi anlatmayın. Dualarınızın kabul olduğunu bile insanlara söylememeniz gerekir. Ya da rüyalarınız çıkıyorsa mesela, bunları da söylemeyin. Bunların hepsi nazar getirir.
Bugünden itibaren hayatı daha mütevazı sınırlar içerisinde yaşayın. Dili tutmak çok zor ama gerçekten dilini tutan kurtuldu.
İyi ve başarılı bir insan olmanın yolu:
Asla şeref-haysiyet ve ahlakından taviz verme.
Goygoyculara kulak asma
Senin değerini bilmeyenlere öfkelenme ama onlardan bir an önce uzaklaş.
Disiplinli ol.
Hak yeme ,Hakka inan dedikodulara cevap verme.”Fatih ol Bizans olma”
Nasibim için artık endişelenmiyorum. Çünkü kadere tam anlamıyla iman ediyorum. Benim için yazılana kim erişebilir?Allah'ın benim için seçtiğini elimden kim alabilir?
O yüzden çok rahatım. Nasıl, ne zaman veya kim diye düşünmüyorum. Çünkü Rabbim bilir, Rabbim kâfidir.
Eline nimet geçtiği zaman çok şükret,
Sakın az şükrederek Allah'ın nimetlerini elinden kaçırma...
Hz. Ali (r.a)
Not:
Dünyalıklar konusunda bardağın her zaman dolu tarafına bak ki şükredebilesin, dünyalıklar konusunda hep elinde "var" olanı gör ki hamdedebilesin...
“Hayattan kopma…”
108 yıl yaşayan İngiliz hekim ve immünoloji bilim insanı William Frankland, ölene kadar çalışmıştı. 100 yaşını geçtiği halde araştırmalar yayınlıyor, bu yaşta hasta tedavi ediyordu.
O’na, “uzun yaşamanın ve zihinsel olarak sağlıklı kalmanın sırrı nedir?” diye sorduklarında, “Beslenme, spor, stressiz hayat vb. şeyler” dememişti…
İki kelimeyle şunu demişti; “Hayattan kopma…”
Bunu çok iyi bilen bir hekim olarak, maalesef en verimli yaşımda (56 yaş) hayattan ve meslekten koptum… Ben yanlış yaptım, bunu siz yapmayın!..
Hastanede çalışırken, 4 yıl önceydi yanlış hatırlamıyorsam Suriyeli bir baba 6 yaşındaki kız çocuğunu endişeyle acile getirmişti. Çocuğun durumu Allah var, baya kötüydü. Tahlil falan derken çocuğa lösemi tanısı konuldu. Ama çocuk nasıl tatlı neyse çok iyi anlaştık. :)
Öldüğünüzde cenazenize 5-10 dakika dayanamayıp “Bitse de gitsek” diyip, Daha toprağınız kurumadan yarının planını yapan insanlar için, Zehir etmeyin hayatınızı.