FETÖ’cü Öz, rahmetli Kozioğlu’na babamı sormuştu.
Kaşif Kozinoğlu dosyası yeniden gündemdeyken, FETÖ’nün merhum babam Prof. Dr. Haydar Baş’a neden ve ne ölçüde düşmanlık beslediğini gösteren bir olayı hatırlatmak gerekir.
FETÖ’cü savcı Zekeriya Öz, Kozinoğlu’na “Haydar Baş’la herhangi bir akrabalığınız mevcut mu?” diye soruyor.
Kozinoğlu ise mahkemeye sunduğu savunmasında bu sorunun arkasındaki amacı açıkça ifade ediyor:
“Değil Haydar Baş, BTP’li tek bir tanıdığım dahi yoktur. Bu iddianın sebebi beni Fethullah Gülen cemaatine hedef göstermek istemeleridir.”
Bir insanı Haydar Baş ile ilişkilendirmek, FETÖ’nün hedefi olmak için yeterliydi.
BTP yine doğru yerde duracak ve doğru olanları millete anlatmaya devam edecektir.
Aradan geçen yıllar Prof. Dr. Haydar Baş’ın haklılığın ispatı oldu.
Türk devleti ve milleti için çok mücadeleler verildi ve çok bedeller ödendi.
Bugün bize düşen, bu mücadeleyi unutmamak ve bize bırakılan mirasa sahip çıkmaktır.
Ne mutlu bize ki böyle kutlu bir mirasın sahibiyiz.
Ne mutlu bize ki Bağımsız Türkiye davasının neferleriyiz.
1 litre mazot 100 lirayı geçti, artık 3 haneli rakamı konuşuyoruz.
“Ben hep 50 liralık alıyorum, zamlar beni etkilemiyor.” diyenlere kötü haber; bir zamanlar depoyu dolduran 100 lira ile artık 1 litre bile mazot alınamıyor.
Üstelik zamlar sürecek ve fiyatlar daha da yükselecek.
Durum gerçekten vahim, özellikle de çiftçi açısından!
Artan fiyatlar çiftçinin üzerindeki maliyet yükünü artırıyor.
Örneğin 2026 yılında Toprak Mahsulleri Ofisi buğday alım fiyatını ton başına 16.500 TL olarak belirledi. Bu hesaba göre çiftçi 1 litre benzin almak için 6 kg'den fazla buğday satmak zorunda.
Gübre, elektrik, ilaçlama, işçilik gibi temel giderleri de eklediğimizde çiftçi için durum, az önce de ifade ettiğimiz gibi vahim.
Mazota yapılan zam aynı zamanda zincirleme zam demek!
Mesela nakliye ücretlerinin artması demek, yani çarşı pazarda fiyatların artması demek.
Fahiş gıda operasyonu yaparak fiyat düşürmeye çalışan iktidarımızın meseleye bu açıdan da bakmasını tavsiye ediyoruz.
Türkiye bunu hak etmiyor.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, vatandaşına çok daha iyi koşullar sağlamak zorundadır ve bu imkân da vardır.
Yeter ki kaynaklar doğru kullanılsın, yandaşa ve yabancıya akıtılmak yerine Türk halkının hizmetine sunulsun.
Türk halkı hak ettiği müreffeh yaşama ancak ve ancak Milli Ekonomi Modeli ile ulaşabilir.
Bu bakımdan çare Milli Ekonomi Modeli'ni parti programı yapan Bağımsız Türkiye Partisi'dir.
Tatil bitti, yeni bir döneme giriyoruz.
2026-2027 eğitim-öğretim yılı başlıyor. Öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve elbette biz velilere yeni dönemin hayırlı olmasını diliyorum.
Okullar ne yazık ki sorunlarla açılıyor!
Ülkemizde eğitimin sorunları malum; fırsat eşitliği, boş geçen dersler, kalabalık sınıflar, temizlik, güvenlik sorunları, atanmayan öğretmenler ve elbette ekonomik şartlar ilk anda sayabileceğimiz sorunlar.
Verilen eğitimin niteliği, içeriği ayrıca konuşulması gereken bir durum.
Saydığımız ve saymadığımız bu sorunların çözümü şart!
Bu sorunları çözmek için samimi bir irade gerek. Ortada samimiyet olduğu sürece çözülemeyecek hiçbir sorun yok. Ancak çeyrek asırlık bir iktidarda hâlâ temel sorunların konuşuluyor olması, sorunların çözümü konusunda bir samimiyet sorgulaması yapmamıza neden olmaktadır.
Eğitim stratejik bir alandır!
Bir milletin kaderi eğitim sistemiyle doğrudan bağlantılıdır.
Mustafa Kemal Atatürk, 25 Ağustos 1924 tarihinde Ankara'daki Öğretmenler Birliği Kongresi'nde “Öğretmenler; Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister” diyerek eğitimin hedefini veciz bir şekilde ortaya koymuştur.
Ebedî liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş da eğitimin amacını “önce kendisinin, sonra ailesinin ve nihayetinde ise milletinin ve devletinin yararına nesiller yetiştirmek” olarak tarif etmiştir.
Bağımsız Türkiye Partisi olarak eğitimi, az önce de ifade ettiğimiz gibi ülkemizin bekasını yakından ilgilendiren stratejik bir alan olarak görüyoruz.
Tekraren tüm öğretmen, öğrenci ve velilerimizin yeni eğitim-öğretim yılını tebrik ediyor, başarılarla dolu bir eğitim yılı temenni ediyorum.
En son yaptığımız telefon görüşmemizde bu hafta yemek yiyelim diye konuşmuştuk.
Akşamına gözaltı haberi gelmiş ve 5 aydan uzun süredir hukuksuz bir süreci takip ettik.
Yemek randevumuzu en kısa zamanda hayata geçirelim sayın Genel Başkan @umitozdag
Tekrar çok geçmiş olsun 🫡
Genel Başkanımız Hüseyin Baş’ın yaptığı konuşmalar birilerini çok rahatsız ediyor!
Yüce milletimize Genel Başkanımızın bir konuşmasını daha sunuyoruz ve yorumu aziz Türk milletine bırakıyoruz.
Sizce rahatsız oldukları şey TÜRK olmak mı?
#HüseyinBaşSusturulamaz
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş: “Türkiye'de eleştirmenin bile suç sınırında kabul edildiği bir ortam oluşmuş. Bunlar bizi yıldıramaz, baskılayamaz. Biz suç işlemeden anayasanın bize tanımladığı hakkımızla siyasetimizi yapıyoruz. Eleştirilerimizi yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz.”
“Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak.
Halbuki, biz sussak, tarih susmayacak.
Tarih sussa, hakikat susmayacak.”
Bugünler de geçecek çalışmaya devam.
“Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak.
Halbuki, biz sussak, tarih susmayacak.
Tarih sussa, hakikat susmayacak.”
Bugünler de geçecek çalışmaya devam.
📍Suriye’de ne kazandık?
📍Emeklinin maaşı mı arttı, alım gücü mü yükseldi. Enflasyon mu düştü?
📍Suriye’ye demokrasi getirmeyi bırak, önce kendi ülkene demokrasi getir.
Türk siyasi tarihinde terörü bitirmek bahanesiyle teröristi muhattap almak konusunda hiç bu kadar ittifak olmamıştı.
Meclisin tamamı ne yazık ki millet aleyhine iş yapıyor.
Ardeşen’im, iki parti arasına sıkışmana gerek yok! Liyakati, projeyi, tecrübeyi esas alacak ve hakkını savunacak bir yönetim geliyor. Koltukta oturmaya değil, sizlere hizmet etmeye geliyorum! @huseyinbas_BTP@BTP_Parti#Rize#Ardeşen