Valahî filmimizde emeği geçen, destek veren, bizi yalnız bırakmayan herkese sonsuz teşekkürlerimizle.
“Anadil bir hak değildir zaten. Çok sevdiğim Profesör Kadir Cangızbay'ın güzel bir tanımlaması var; ‘anadil’ der, ‘karın gurultusu gibi bir şeydir, engelleyebilir misiniz onu’ der. Karnınızın gurultusunu engelleyebilir misiniz? Bu kadar doğal, bu kadar insani hatta bu kadar canlı varlığa has bir varoluş halidir, bir hak değildir.” Hrant Dink
📌Cizîr hayaliyle buluştu
◾️Cizîr’de 1992'deki katliama rağmen kutlanan “Serhildan Newrozu”ndan etkilenerek mücadeleye katılan ve tutuklandıktan 32 yıl sonra tahliye olan Soydan Akay, “hayalimdir” dediği Cizîr Newrozu’na 34 yıl sonra katılabildi.
https://t.co/6a2ImL3bux
Sinan Çiftyürek: Rojava’nın, Rojhilat’ın ve Güney’in kaderi birbirinden kopuk değil
🔶 DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, Rastî Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Filiz Deniz’e konuştu:
🔶ABD-İsrail ile İran savaşı artık yalnızca İran’la sınırlı okunamaz. İsrail komşu ülkelere dönük saldırılar da yürütüyor. Ama saldırının esas ağırlık merkezlerinden biri Kürdistan’dır.
🔶 Teokratik rejim savunulamaz. Kırk yedi yıldır Kürt ve İran halklarından milyonları sürgün eden, yüz binleri gözaltına alıp tutuklayan, on binlerin idamından sorumlu olan bir rejimden söz ediyoruz.
https://t.co/mF1UOSbNmb
📌Heidelberg’de Kürt film günleri
◾️Heidelberg bu yıl ilk kez Kürt Film Günleri’ne ev sahipliği yapıyor. 12-14 Aralık tarihlerinde yapılacak etkinliğin teması “Rojava ve Kürt kadınlarının direnişi” olacak.
https://t.co/gfORIW02Tg
@Filizdeniz1101 “Her insanın içinde doğduğu günden itibaren bir orkestra olduğuna inananlardanım.Farklı müzikal janrlara hakim,sağlam bir repertuarı olan kalabalık ve profesyonel bir orkestra.
Yazar Max Lucado “Orkestrayı yönetmek isteyen, sırtını kalabalığa dönmelidir, diyor. ”Alin Ozinian’dan
Bolu F Tipi Hapihanesinde çoğunluğu hasta olan 35 siyasi mahpusun tahliyesi idare ve gözlem kurulunun keyfi ve hukuka aykırı kararlarıyla engellenmektedir.
#BoludakiMahpuslaraSesVer
Bolu hapishanesinde koşullu salıverilme tarihi gelen hiçbir mahpus tahliye edilmemektedir. Koşullu salıverilme tarihi üzerinden 2 yılı aşkın süre geçmiş olmasına rağmen tahliye edilmeyen mahpusların bulunduğu hapishanede özgürlük ve güvenlik hakkı açıkça ihlal edilmektedir.
Bolu Hapishanesi İdare Gözlem Kurulu’nun keyfi uygulamalarına derhal son verilmesi ve tahliyesi engellenen mahpusların tahliye edilmesi için tüm demokratik kamuoyunu ses çıkarmaya davet ediyoruz.
Varto yazısının Türkçe çevirisi Mutlu Can dan..
VARTO’YA BİR YOLCULUK, HIDIR BAŞ VE ANDREW COLLINS’İN CENNET BAHÇESİ
Bu sene çocuklarımı alıp Gımgım’a (Varto) gittim, Hıdır Baş’ın (Çelik) evini ziyarete. Dêrsim’den koyulduk yola, Qisle (Nazımiye) ile Mazgêrd’in (Mazgirt) içinden Dep’e (Karakoçan) gittik. Çewlîg’de (Bingöl) biraz dinlendik ve Kanîreş (Karlıova) üzerinden Hıdır BAŞ’ın köyüne; Muska’ya ulaştık.
Hıdır Baş hiç bir araya gelmedik, ama telefonla epey muhabbetimiz oldu. Ne yazık ki Hıdır BAŞ, evvelki yıl hakka yürüdü. Hardo Dewrêş (Kutsal Toprak) acıtmasın, yeri Gülistan’da olsun.
Alevi halkımız arasında bizim dilimiz (Kirmanckî) en fazla Gımgım’da konuşuluyor. Orda dilimiz “yaşlıların dili” değil, henüz çocukların ve gençlerin. O nedenle her köyde şairler, ozanlar, yazarlar var. Gımgım’da dilimiz ve kültürümüz ölü değil, canlı. Ne mutlu bize ki henüz böylesi yeşil ağaçlarımız var ve biz gidip bu ağaçların gölgesinde muradımızı alıyoruz.
Şair ve ozanların arasında Hıdır BAŞ’ın yeri çok özeldir, ağırdır. Ben 2007 yılında Hıdır BAŞ’ın cemalini amatörane bir videoda gördüm. Hênîyê Xizir’ın (Hızır Çeşmesi) başında şiirler okuyordu. “Zaten senin için boynum büküktür, bir taş da sen vurma ey yârim..” O şiiri o anda aklıma koyup, eve gittim. O günden beridir de Bingöl Dağları, Hıdır BAŞ’ın o hali ve Hızır Çeşmesi’ni hiç unutmadım.
Hıdır BAŞ’ın evinde kaldık, hal hatır sorduktan sonra Hıdır Amcanın mezarına gittik. Hıdır BAŞ’ın oğlu Can Yoldaş babasının masasını gösterdi, kitapları, günlükleri üzerine epey bilgi verdi bana. Babası su içişinden misafirlere, komşulardan çoluk çocuğu idare etmeye; geçinmeye kadar her şeyi yazmış.
Kendi kendime “Bu insanın derdi neymiş, bu kadar şeyi kimin için yazmış?” Meleğinin emrindeymiş sanırsın, dedim.
Okumuş, yazmış, bestelemiş, her yeri ekmiş; yeşillendirmiş, bir de taşın üstüne bile ağaçlar dikmiş.
Can Yoldaş, böyle uzun uzun babasından söz ederken, Andrew Collins’in kitabını hatırladım; “Meleklerin Küllerinden – Günahkar Bir Irkın Yasaklanmış Mirası”. Sanırım 2010-2012 yıllarında okumuştum bu kitabı.
Bu kitapta, melekler, Hz. Adem’in oğlu Şit, meleklerin sır ve kerametleri üzerine, Êzidiler ve Aleviler üzerine bazı bilgiler bulunuyor.
Gözcüler vardır; onlar gelmiş ve Adem’in torunuyla söyleşip dost olmuşlar ve Hakk’ın sırrını aşikâr etmişler…
Ben kitaptan bahsedince Can Yoldaş dedi ki;
“O adam buraya geldi.”
Gerçekten de Andrew Collins Hıdır BAŞ’ın evine gelip, misafir olmuş. Ardından da İngiltere’ye gidip “Göbekli Tepe ve Tanrıların Doğuşu" kitabını yazmış, kitabından bir tane de Hıdır Amca’ya göndermiş. Kitabının sonunda (40. Bölüm) Hızır Çeşmesi’nden söz edip, bu bölgeye “Cennet Bahçesi” diyor.
Onun düşüncesine göre Büyük Aleksandır buraya gelmiş ve zemzem suyunu (ab-ı hayat) içmiş..
Hızır Çeşmesi’nde küçükçe bir ev yapılmış, halkımız oraya gidip rüyaya dalıyor. Andrew Collins bu eve bekleme odası diyor.
Doğrusu ben bir ziyarete gittiğim vakit, kendi kendime diyorum ki “Keşke etrafımda kimse olmasa da doyasıya kendimi/özümü dinlesem, bu ziyaretin melekleri gelip beni öte tarafa götürseler…”
Bu kitapta epeyce bilgi var, merak eden alıp okusun. Andrew Collins’in kitabında dediği gibi “Hızır Çeşmesi’nde Cennet Bahçesi’ni gördük, insan o dünyaya gidip geliyor.
16.07.2025
Her devirde Kerbelâ başka surette çıkar karşımıza.Feryat değişir belki, ama sızı bâki kalır. Ve o sızı, mazlumun dilinde kimi zaman “Yetiş ya Ali” kimi zaman da “Lebbeyk ya Ali” olur.
“Evliyalar serfirazı Hacı Bektaş-ı Veli Sen ganîsin, ver muradı Mehdi devran aşkına