Rize'de yol çökmesinin görüntüsü!
"Parayla mühendislik diploması verilirse ne olur" sorusunun çok açık bir cevabı olmuş.
@YuksekogretimK@adalet_bakanlik
📢 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğrenciler için hazırlanan yeni müfredatta ‘Kurtuluş Savaşı’ ifadesinin yer almayacağını söyledi.
🗣️ “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı.”
⭕ ‘Kurtuluş Savaşı’ ifadesinin yerine ‘Milli Mücadele’ kavramı kullanılacak.
(Hürriyet - Ebru Karatosun)
AKP'li eski Bakan Hüseyin Çelik'ten 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin dikkat çeken açıklamalar:
“15 Temmuz benim açımdan kapanmış, tüm soruları yanıtlanmış bir dönem değildir.
Bu işin iki önemli muhatabı vardı. Biri dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, biri dönemin MİT Başkanı Hakan Fidan. Bu insanlar niye gelip ifade vermediler?
165 tane general atıldı. Bunların hepsi FETÖ'cü falan değildi herhalde, değil mi?
Görünen yüzü var, bir de görünmeyen yüzü var. Demek ki bu görünmeyen yüzünün bilinmesi istenmiyor. Bu kadar basit.”
(OnlarTV)
@ajansmuhbir1923 Püsküllü gibilerini kendine şiar edinen birini "Milli Eğitim Bakanı' yaparsan, elbette bu ifadelerde bulunur.
Vatan'ın emperyalist devletlerce Sevr antlaşması ile işgal edildiğini bilmemesi imkansız. Aksini düşünmek bile istemiyorum.
Emekli bir albay, görevdeki en genç teğmenden daha yüksek maaş alabiliyorken; emekli bir astsubayın, görevdeki en genç astsubayın neredeyse yarısı kadar maaşa mahkûm edilmesi ciddi bir adaletsizliktir.
Bu tablo ortadayken, bu eşitsizliğin konuşulmasını engellemek yerine çözüm üretmek gerekir. Paylaşımlarınızı neden yorumlara kapatıyorsunuz? Farklı görüşlerden mi çekiniyorsunuz?
Gerçekler artık gizlenemeyecek kadar açıktır. Mızrak çuvala sığmıyor. Sorunları görmezden gelmek ya da tartışmayı engellemek, yaşanan mağduriyeti ortadan kaldırmaz. Aksine, sessiz kalındıkça adalet beklentisi daha da büyür.
Eleştiriye kapalı olmak yerine, bu haklı talepleri dinlemek ve çözüm üretmek herkesin ortak sorumluluğudur. @hulusiakarmedya@RTErdogan@dbdevletbahceli@cahitKoca20
Gazeteci Murat İde: (12 vatandaşımızı yakarak öldüren terörist Çetin Arkaş’ın ‘Pişman değiliz’ sözleri hakkında)
“Mesele bir teröristin pişman olup olmaması değil;
O laflardan sonra, devletin onu doğduğuna pişman etmemesidir!”
Eyy yüce Türk milleti;
Peygamber ocağı olarak bildiğimiz Türk Silahlı Kuvvetleri’nde, görevi başında işini yapan bir astsubayın, amiri konumundaki bir general tarafından yakasından tutulduğu, hakarete uğradığı ve darp edildiği iddiası, yalnızca bir personel meselesi değildir. Bu olay, TSK’da disiplinin hukukla mı, yoksa güç ve zorbalıkla mı sağlanacağı sorusunu milletin vicdanına taşımıştır.
Daha vahimi ise şudur: Bu olay hukuka taşındığında, yapılan fiziki müdahalenin “disiplini sağlamak amacıyla” değerlendirildiği yönündeki karar, sadece bugünü değil, yarını da ilgilendiren son derece tehlikeli bir kapı aralamaktadır.
Eğer bir üstün, astına hakaret etmesi, yakasından tutması ve fiziki müdahalede bulunması “disiplin” adı altında meşrulaştırılırsa; o zaman disiplin, hukukî bir kavram olmaktan çıkar, güçlü olanın zayıf olana hükmettiği ilkel bir zorbalık düzenine dönüşür.
Bu anlayış kabul edilirse, yarın herhangi bir ast personel görevini yaparken kendini nasıl hukuk güvencesi altında hissedecektir? Hangi astsubay, hangi uzman çavuş, hangi erbaş, hangi er; “Benim de onurum, beden bütünlüğüm ve hukukî güvencem var” diyebilecektir?
Disiplin, astı ezmek değildir.
Disiplin, hakaret etmek değildir.
Disiplin, yakadan tutmak, itmek, tokatlamak, boğaz sıkmak hiç değildir.
Disiplin; hukukla, emir-komuta sorumluluğuyla, adaletle, liyakatle ve insan onuruna saygıyla sağlanır. Aksi halde ortaya çıkan şey disiplin değil, üniforma giymiş zorbalıktır.
Türk Silahlı Kuvvetleri, şahsi öfkenin, rütbe kibrinin ve güç gösterisinin sahnesi olamaz. Komutanlık; emrindeki personeli korkutarak değil, koruyarak, yöneterek, örnek olarak ve adaletle ayakta durarak yapılır.
Bugün bir astsubayın yakasına uzanan el, aslında sadece bir kişiye değil; hukuk devletine, askerî disiplinin ahlakına ve TSK’nın kurumsal onuruna uzanmıştır.
Bu karar, yarın başka üstlerin astlarına “disiplin sağlıyorum” diyerek bağırmasının, hakaret etmesinin ve fiziki müdahalede bulunmasının bahanesi haline gelmemelidir. Böyle bir yol açılırsa, kışlada hukuk susar, korku konuşur. Adalet çekilir, zorbalık düzen olur.
TSK’yı güçlü yapan şey, üstün astı ezmesi değildir. TSK’yı güçlü yapan şey; en alt rütbeden en üst makama kadar herkesin hukuk içinde, onurla ve güvenle görev yapabilmesidir.
Bir orduda astın hukuku yoksa, orada disiplin değil korku vardır.
Astın onuru korunmuyorsa, orada emir-komuta değil tahakküm vardır.
Güçlü olanın haklı sayıldığı yerde ise adalet değil, ilkel çağların karanlığı vardır.
Bu mesele sadece bir astsubayın meselesi değildir. Bu mesele; üniforma giyen herkesin insan onurunun, hukuk güvenliğinin ve görev emniyetinin meselesidir.
Türk milleti şunu bilmelidir:
Astsubaylar disipline karşı değildir.
Astsubaylar emre karşı değildir.
Astsubaylar hiyerarşiye karşı değildir.
Astsubaylar; hakarete, darba, keyfiliğe, rütbe zorbalığına ve hukukun “disiplin” adı altında eğilip bükülmesine karşıdır.
Bugün sorulması gereken soru açıktır:
Türk Silahlı Kuvvetleri hukukla mı yönetilecek, yoksa güçlü olanın astına el kaldırabildiği çağ dışı bir anlayışa mı teslim edilecektir?
Bu sorunun cevabı sadece mahkeme salonlarında değil; milletin vicdanında, hukukun namusunda ve TSK’nın geleceğinde verilecektir.
@RTErdogan@tcbestepe@tcsavunma@TBMMresmi@Akparti@AKPartiTBMMGrup@omerrcelik@herkesicinCHP@eczozgurozel@MHP_Bilgi@MhpTbmmGrubu@dbdevletbahceli@iyiparti@iyipartitbmm@MDervisogluTR@SaadetPartisi@devapartisi@GelecekPartiTR@trthaber@cnnturk@ntv@Haberturk@ahaber@halktvcomtr@tele1comtr@HaberGlobal@tv100@tgrthabertv@ulusalkanal @sozcutelevizyonu @Hurriyet@milliyet@Sabah@gazetesozcu@cumhuriyetgzt@yenisafak@KararHaber@evrenselgzt@AydinlikGazete@milligazetecom@t24comtr
⚠️ Hüseyin Çelik’ten AKP’lileri kızdıracak ‘Abdülhamit’ sözleri:
• TRT’nin ‘Payitaht’ dizisi beni çok rahatsız etti.
• Devletin imkanlarıyla bir tarih dizisi hazırlıyorsunuz, bu ülkenin tarihiyle taban tabana zıt bir dizi. Elbette birilerini rahatsız eder.
• Hayatı boyunca neredeyse Cuma selamlığı dışında sarayın dışına çıkmamış Abdülhamid, elinde silahla düşman kovalıyor. İngiliz büyükelçisi tokatlıyor.
• Öyle bir Abdülhamit yok. Yaşamadı.
• Bizde ilahlaştırma diye bir hastalık var.
• Muhafazakar camia, Kemalizm karşısında bir Hamidizm çıkardı. Ben ikisine de karşıyım.
• Ben, Sultan Abdülhamit’in sansürcülüğünü, para gözlüğünü ortaya koyduğum zaman Kemalistler dört köşe oluyor.
• Sultan Abdülhamit, Türk eğitimini modernize etmeye çalışan adamdır. Batılı okulları kuran adamdır. Bunları görmemezlikten gelmek nankörlük olur.
• Ama bunlarla beraber, Abdülhamit istibdatçıdır, kendisi gibi düşünmeyen adamlara hayat hakkı tanımayan adamdır.
• Sultan Abdulhamit’in İslamcı bir politikası var. Bizim muhafazakarlar o yüzden seviyor. Ama onunki samimi bir müminin Müslüman kardeşliğini öne çıkarmak için yaptığı bir İslamcılık değil.
• Pragmatik bir İslamcılık.
• Sultan Abdülhamit rom içiyordu. Torunları söylüyor. Saraya alınan içeceklerin listeleri var.
• Sultan Abdülhamit’in babası Abdülmecit de alkolik derecesinde içiyordu.
• Sultan Reşat hatıralarında ‘Pederim bize haber gönderirdi; Şehzadelerim toplansın işret etsinler’ diyor. İşret etmek, kafayı çekmek demek.
• Bunlar halife diye hatasız, günahsız demememiz lazım.
• Muhafazakar camianın tarih anlayışı iki kişiden gelir; Necip Fazıl Kısakürek ve Kadir Mısıroğlu.
• Necip Fazıl tartışmasız çok iyi bir şairdir. Ama çok kötü bir siyaset ideoloğudur. Raporları okuduğunuz zaman saçınızı başınızı yolarsınız.
• Kadir Mısıroğlu da eften püften bir adam değildi ama o da gerçeği ortaya koymaktan ziyade inandığı ideoloji için belge arayan bir adamdı.
• İttihatçı düşmalığı da var bu camiada. İttihatçılar Abdulahamit’i devirdiği için…
• İttihatçıları Türk ordusunu Almanlara teslim etmekle suçluyoruz ya bu teslimi Abdülhamit yapıyor.
• Sultan Abdülhamit öyle 7 düvele karşı savaşan birisi değil. Bir tane savaş var; Tesselya Harbi. Yunanistan, Osmanlı için sabah kahvaltısı olmayacak bir yer.
• Ufacık yer için Abdülhamit’e övgüler, Gazi ünvanı vermeler falan.
• Girit, Kıbrıs, Rumeli, Kuzey Irak kaybedilmiştir.
• Sultan Abdülhamit zamanında kaybedilen topraklar, bugünkü Türkiye’nin iki katından fazladır.
• Ekonomi felakettir. Abisi moratoryum ilan etmişti. Moratoryum devletin iflas etmesi demek.
• 40 defa dış borç alınmıştır Osmanlı’da, 20’si Abdülhamit zamanında.
• İskilipli Atıf’ın Sultan Abdülhamit’e yazdıklarını taşa yazsa taş çatlar. Tüm ulema Abdülhamit’e karşıdır.
• Milli Mücadele’yi küçümsemek aklı başında bir insanın yapacağı şey değil. Mustafa Kemal de Milli Mücadele’nin komutanıdır.
Kamuda bir kişinin aynı anda hem çalışan, hem de emekli maaşı alması gibi absürt bir uygulamanın ülkemizde sadece milletvekillerine tanınmış olması;
-“Adalet” ve “hakkaniyet” ilkelerine aykırı,
-Anayasanın “eşitlik” ilkesine aykırı,
-Kamu vicdanına aykırı,
-Tüm toplumun gözüne batan, rahatsız edici bir durum.
Bu hak, ya tüm kamu görevlilerine/devletten maaş alanlara uygulanmalı; ya da sadece milletvekillerine uygulanmasından vazgeçilmeli…
Sn. Bakan herhalde sonradan vatandaşlık verilen Suriyelilere ya da Afganistan’dan göçetmişlere hitaben böyle bir açıklama yapmış olmalı.
1945 yılında memuriyete girmiş bir babanın oğluyum. Ben de 1976 yılından 2007 yılına kadar kamuda sivil ve üniformalı olarak görev yaptım.
Devletin maaş ödemesini geciktirdiğini ya da ödeyemediğini ne babamdan duydum ne de kendim yaşadım.
@kamuhaberleri1 Sn Uraloğlu doğru söylemiyor. 35 yıldır memurum ve maaşların 1 gün dahi geciktiği zaman olmamıştır. Madem böyle bir iddiası var, belgeleri ile ıspatlaması gerekir.
@ayyuceturkestas@GencehanTetik@temadankara@temad01adana Sn vekilim, "Assubayların özlük haklarında iyileştirme yapıyoruz, tazminat haklarını veriyoruz ...vb" cümleler yıllardır ağızlara pelesenk olmuş ama gerçekleşen hiç bir vaat yok. Sanki görünmez bir güç, sözlerin yerine getirilmesini sürekli engelliyor!
Vatan için ömür verdiler, hakları için yıllardır bekletildiler!
Uzman erbaşından astsubayına kadar bu ülkenin kahramanları alkış değil, verilen sözlerin tutulmasını istiyor.
#UzmanErbaş#UzmanÇavuş#Astsubay
Vatan için ömür verdiler, hakları için yıllardır bekletildiler!
Uzman erbaşından astsubayına kadar bu ülkenin kahramanları alkış değil, verilen sözlerin tutulmasını istiyor.
#UzmanErbaş#UzmanÇavuş#Astsubay
Türk Silahlı Kuvvetlerimize ilişkin kanun teklifi görüşmelerinde açıkça ifade ettik:
Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yıllardır çözüm bekleyen temel sorunları yine bu teklifte yer almamıştır.
📌 Emekli astsubaylarımızın maaş adaletsizliğini,
📌 Astsubay tazminatı ve ek gösterge mağduriyetlerini,
📌 Zorlu görev bölgelerinde çalışan personelin ilave kademe taleplerini,
📌 Askerî sağlık sisteminin yeniden güçlendirilmesini,
📌 Askerî eğitim sisteminin geleceğini,
📌 Ve yıllardır hak arayan rütbeli vazife malullerimizin hak ettikleri gazilik unvanı ve özlük hakları artık gecikmeden teslim edilmesini dile getirdim.
📌Yine terörle mücadele sırasında yaralanıp Gazi sayılamayan 23 bin vatan evladı gazilik onurunu bekliyor.
Vatanı uğruna 14 kurşunla yaralanmış,
vücudunda 500 şarapnel parçasıyla
yaşamını sürdürmeye çalışan kahramanımızın hâlâ gazilik hakkı için mücadele etmek zorunda bırakılması,
ne vicdanla ne de devlet ciddiyetiyle bağdaşmaktadır.
Bir an önce bu mağduriyetin giderilmesini bekliyoruz. @TmsyGaziler@ErtugrlGaziTmsy
TBMM Genel Kurulu’nda TSK personelimizin sorunları hakkında dile getirdiğim hususlar👇
📌 TSK personelinin maaş, tazminat, özlük hakları ve çalışma koşullarına ilişkin kronik sorunları bu kanun teklifinde yine çözümsüz bırakılmıştır.
📌 Teklif hazırlanırken TESUD, TEMAD, TEMUD ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının görüşleri alınmamıştır.
📌 Askerî hekim açığı, yasaklarla değil; özlük haklarının iyileştirilmesi ve askerî sağlık sisteminin güçlendirilmesiyle çözülebilir.
📌 GATA'nın kapatılması ve askerî sağlık sistemindeki yapısal değişiklikler bugün yaşanan sorunların temel nedenlerinden biridir.
📌 Hekimlere getirilen meslek icrası yasağı, çalışma hakkını ve kamu hizmetine girme hakkını zedeleyen, Anayasa'ya aykırı bir düzenlemedir.
📌 Uzman erbaşlarımızın yıllardır beklediği sosyal ve ekonomik haklara yönelik somut çözümler bu teklifte yer almamaktadır.
📌 Emekli subay ve astsubaylarımızın tazminat mağduriyetleri, binbaşılarımızın makam ve görev tazminatı sorunu ile astsubaylarımızın özlük haklarına ilişkin mağduriyetleri devam etmektedir.
📌 TSK'da görev yapan sivil personelin talepleri yine görmezden gelinmiştir.
📌 Terörle mücadelede yaralanmasına rağmen gazi sayılmayan kahramanlarımızın mağduriyeti artık daha fazla ertelenmemelidir!
Emekli nir Albay, görevde ki en genç Teğmen'den fazla maaş alıyor. Emekli bir Astsubay ise görevde ki en genç Astsubayın yarısı kadar maaş alıyorsa en büyük engellerden biri de sizsiniz. Paylaşımınızı neden yoruma kapatıyorsunuz? Mızrak artık çuvala sığmıyor anlayın artık.
Aynı cephede omuz omuza görev yapan kahramanlarımız, emeklilikte aynı adaleti göremiyor.
Dağda, hudutta, karakolda canını ortaya koyan uzman erbaşlarımız ve astsubaylarımız yıllardır verilen sözlerin tutulmasını bekliyor. Devlet, canını siper eden evladına vefasızlık yapamaz.
#UzmanÇavuş #UzmanErbaş #Astsubay