Bir hakikati itibarsızlaştırmanın en etkili ve kalıcı yöntemi o hakikati, düşmanlarının 'iyi' eleştirmesi değil mensuplarının 'kötü' temsîl etmesidir. Kötü temsîl hakikati 'misâl' olmaktan yani 'örnek' alınmaktan çıkartır çünkü... (İhsan Fazlıoğlu)
Hindistanda 300 milyon Müslümana işkence edip görüntüleri paylaşan putperestler,Hindistan tarafından cezalandırılmak şöyle dursun ödüllendiriliyor. "Mahmud'un fethettiği yerde Allah'tan başkasına secde edilemez" diyerek Hind kıtasına İslam mührünü vuran Gazneli Mahmud,neredesin?
Komedi adı altında Mustafa Kemal Atatürk'ün şahs-ı manevisi rencide edildiğinde yeri göğü inletip gereğini yapın diyenlerle;
Komedi adı altında Alevi vatandaşlarımız rencide edildiğinde yeri göğü inletip gereğini yapın diyenler;
Komedi adı altında İslamın kutsallarına hakaret edildiğinde, bir bakıyorsunuz ne var bunda ifade hürriyeti deyip, utanmadan üzerine iktidarı suçluyorlar.
Hadi oradan ikiyüzlüler!
Soldaki fotoğraflar, Gazi Koşusu’ndan, sağdaki fotoğraf dün benim de bizzat katıldığım Bosna’nın Müslüman oluşunun 516. yılının kutlandığı Ayvazdede Şenlikleri’nden…
Hangisi biziz?
Ve biz kimiz?
YOK OLUYORUZ!
Gönüllü acentalar, gönüllü köleler, celladına âşık tasmalı çekirgeler, bizi sömürge ülkesi haline getirmek için can atıyorlar!
Bu ülke dışarıdan fiilen işgal edilmedi, içeriden zihnen işgal altında!
Bu toplum devşirmelerin çocuklarımızı mankurtlaştırarak ülkeyi elimizden almalarına asla izin vermeyecek!
Bu kölelik düzeni yıkılacak!
CÜBBELİ’nin bu videoda yerlere göklere sığdıramadığı “Lâlekâî” denen adam hocasının ağzından İmam Ebû Hanîfe’ye “müşrik” diyen, Allah Teala’nın semada olduğunu Ehl-i Sünnet akidesi olarak propaganda eden bir bid’atçıdır.
Cübbeli, Ehli Sünnet alimlere, Müslümanlara, hocalara ve ihvanı kirama hakaret ederken böyle adamları övgüye boğuyor.
“Kaya uçurumdan yuvarlanıyor. Bunun sonu; param parça olmaktır. Allah dostlarına dil uzatanın akibeti rezili rüsyav olmaktır”
Ne hikmetse İslam'a ve dini değerlere hakaret edilince bunların aklına hemen "ifade özgürlüğü" geliyor. Aynı hoşgörüyü kendi kutsalları, ideolojileri veya benimsedikleri değerler söz konusu olduğunda ise göremiyorsunuz. Tam bir ikiyüzlülük!
İslami değerleri alaya alan Deniz Göktaş'a sahip çıkan CHP'li Özgür Özel, milyonlarca vatandaşın hassasiyetini bir kez daha görmezden geldi.
#diyanet#milsen
Adam kalkıyor Kur'an ile dalga geçiyor, dinimizle alay ediyor, onun adı espri oluyor, mizah oluyor. Biz İngiliz şapkasını eleştiriyoruz, ülke düşmanı oluyoruz.
Tabii tabii, sevsinler.
Keşke hiç girmeseydin bu işe @Ebsofuoglu adaş!
“Efendi hazretlerimiz ölmedi, bazı ihvanına görünüyor, alenen onlara bilgiler veriyor. Bazı ihvanlar Efendi https://t.co/3tv7raHt9o direk görüyor. Şu anda görüşme yapıyor. Efendi hz. talimatlarını beyan ediyor bize. Efendi hz. bizi yürütüyor. Şu anda Efendi hz. kesinlikle zâhiren de talimat veriyor bize. Biz Efendi hz. ne talimat veriyorsa onu yapıyoruz. Hiç Efendi’den ayrı bir şey yapmıyoruz” demedi mi Cübbeli hocan?
“Efendi’nin ruhuna şekle bürünme izni verilmiştir” demedi mi?
Efendi’nin Allah Teala tarafından konuşturulduğunu söylemedi mi?”
Bunları ve daha fazlasını elbette biliyorsun.
Sonra, “İsteyenlere, arzu edenlere tasarruf var” diyorsun. “(Sahabe) münâcât ederlerse (Efendimiz (s.a.v)’den) cevaplarını alırlar. Efendimiz (s.a.v) tasarrufta bulunur. Ama kime? İsteyene” diyorsun.
Ben de sana sorayım şimdi: Beni Saide gölgeliğinde hilafete kimin geleceğini tartışan Sahabe, böyle hayatî bir meselede Efendimiz (s.a.v)’e münâcâtı nasıl oldu da akıl edemedi?
Binlerce kişinin öldüğü Cemel vakasında Hz. Aişe ve Hz. Ali (r.anhuma) birbirlerine kılıç çekerken meseleyi Efendimiz (s.a.v)’e götürmeyi nasıl atlamış olabilirler?
Daha sonra Hz. Ali ile Hz. Mu’âviye (r.anhuma) arasında cereyan eden ve en az 60.000 müslümanın canına mal olan Sıffin savaşında ve sonrasındaki Hakem olayında neden Efendimiz (s.a.v)’e münâcât etmek kimsenin aklına gelmedi?
Hz. Hüseyin’in itirazlarına rağmen Hz. Hasan hilafeti Hz. Mu’âviye’ye devrederken ve sonrasında Hz. Hüseyin (r.anhuma) Kerbela’ya giderken dedelerine neden sormadılar?
Soruları uzatabilirim. Ama sadede geleyim:
“Herkes kendi tercihlerinin sonucunu yaşar” diye tekrar edip duruyorsun ya,
aslında ne söylediğini kendin de bilmiyorsun. Mesela araya sıkıştırdığın kıssaya göre Medine’deki dilencileri kovmak isteyen vali münâcât mı etti de Efendimiz (s.a.v)’i rüyasında gördü? ( Bu arada; İslamî ilimlere yabancı olmadığını söylüyorsun; bu olayın kaynağını lütfet de hep beraber aydınlanalım.)
Elin değmişken şunu da bi netleştir sana zahmet: Abdullah b. Zübeyr (r.a) münâcât etti mi etmedi mi? Etti ve Efendimiz (s.a.v)’i rüyasında gördü diyeceksen kaynak da zikrediver..
Bütün bunlar bir yana, Efendi hz.lerinin vefatıyla baş gösteren ihtilafta Cübbeli hocan hangi konuşmasında işbu “münâcat” meselesini bahse konu etti?
Sen de biliyorsun ki bu “münâcât” keşfi, senin durumdan vazife çıkarırken uydurduğun bir masal. Hocan Efendi hz.lerinin kendilerine doğrudan talimatlar verdiğini söylüyor, sen “münâcât” diyorsun.
Meselenin “münâcât”la kaim ve onunla alakalı olmadığını Cübbeli’nin yukarıya aldığım ifadeleri açıkça göstermiyor mu?
Kimi, neden aklamaya çalışıyorsun?
Dedim ya, keşke hiç girmeseydin bu konuya.
Bu “derin” mevzua malzeme olmasaydın…
İnna lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.
İlim dünyamızın önemli simalarından biri olan Selman en-Nedvî hocamız vefat etmiş...
İnşallah geride bıraktığı ilim, irfan ve sadakat mirası, kıyamete kadar ilim yolcularına ışık tutmaya devam edecektir. Rabbimizden niyazımız; kendisine engin rahmetiyle muamele etmesi, makamını âli, kabrini cennet bahçelerinden bir bahçe eylemesidir.
Ruhu şâd, mekânı cennet olsun...
Dinimiz İslam’la, kitabımız Kuran’la ve biricik önderimiz peygamberimizle dalga geçen, bunları alaya alan herkes sonuçlarına katlanır. Müslüman halkımız kimliğimizin özü olan bu değerlerimizin aşağılanmasına asla izin vermez.
Senin de benim de hiçbir hak ve özgürlüğümüz indimde, Allah'tan ve Kur'andan daha fazla hürmete layık değil.
Bunlarla dalga geçmene sessiz kalıp hürmet duymamamız için hiçbir şeye hürmet hissimizin kalmaması lazım. O halde senin hak ve özgürlüklerine hürmet edilmesinden banane ? Bunu niye umursayalım?
Sen en fazla hürmet duyduğum şey hakkında gebeş gebeş konuşabiliyorsan, senin hürmetin ayaklar altında çiğnense -ki çiğnenmeli- en fazla 'sert bir şaka olmuş ama çok komikti' deriz.
DİKAKT; Deniz Göktaş, sıradan bir espri değil; Kuran, Din ile dalga geçmiş ve haliyle Allah ile de dalga geçmiştir ( haşa)
Lütfen şirke varan konuşmayı normalleştirmeyelim.
Konu bu kadar basit değil.
Çok güzel hareketler de Rahip esprisi için özür dilenip yayın kaldırıldı.
Konu islam dini olunca neden espri diye bakışıyor.
Son zamanların en kaliteli içeriği!
Youtuber Yahya Lafatan, cemaati bulunmayan Fatih Kirazlı Mescit Camii'ne 100 kişilik grupla gitti
Gençleri karşısında gören imam:
"Elhamdülillah gençleri görünce çok mutlu olduk, Allah sayılarınızı artırsın."
Lisede arkadaşın biri din kültürü öğretmenimize "Adamın biri sokakta körkütük sarhoş olmuş, Allah'a küfür ediyordu. Alkol içmesi günah ama bilinci yerinde olmadığı için bu küfür küfür sayılır mı?" Demişti.
Hoca da "O bilinçsizlik falan değil... Sen hiç sarhoş olup da sokakta kendi anasına küfür eden gördün mü?" demişti...
Allah'ın 4 kitabının dalgasını geçip buna mizah diyen anasıyla ilgili espri yapsın.
Ama Egemen Bağış, bakara makara dedi...
Deniz Göktaş'a bir Egemen Bağış'a iki...