Azerbaycan rejimi, başörtüsü yasaklarını eleştiren 7 Türk vatandaşı hakkında daha uluslararası yakalama kararı çıkarttı.
- Abdullah İmamoğlu Hoca (Köklü Değişim)
- Rıdvan Kaya (Özgürder)
- Fatih Tezcan
- Ahmet Şanlı
- Fahrettin Taşkaya
- Abdurrahman Tumer
- Alparslan Tanrıkulu
Bizi yanlış tanımışlar sanırım.
Ne attığımız tweetleri sileriz ne de sözümüzü geri alırız.
Hak neyse o!
Zalimlere boyun eğersek hakkı kim ayakta tutacak?
🔴GUARDİOLA'DAN GAZZE ÇAĞRISI
📍Dünyaca ünlü teknik direktör Pep Guardiola, Filistinli çocukların yaşadığı acıyı ve kayıpları hatırlatarak "Bu cehennem devam ediyor" diyerek dünyaya Filistin çağrısında bulundu.
🗣️ İlahiyatçı Abdullah İmamoğlu:
"Azerbaycan’da uygulanan başörtüsü yasağına karşı yaptığım konuşmalar nedeniyle, zalim Aliyev rejimi hakkımda uluslararası yakalama kararı çıkartmış.
Ne pahasına olursa olsun; reel siyasetin, iktidar hesaplarının, konjonktürün veya çıkar ilişkilerinin arkasına sığınmadan, sadece Allah rızası için zalimin zulmünü haykırmak, İslam’ın şiarlarını yükseltmek bizim için onurdur.
Bugün Azerbaycan’da başörtüsü zulmüne maruz kalan kardeşlerimizin yanında saf tutmayı, kadınlarımızın namusu ve başının tacı olan başörtüsüne sahip çıkmayı bize nasip eden Allah’a hamd olsun.
Bedeli ne olursa olsun haktan vazgeçmeyeceğiz."
Abdullah İmamoğlu'ndan Aliyev Rejimine Karşı Dik Duruş: "Bedeli Ne Olursa Olsun Haktan Vazgeçmeyeceğiz"
Aliyev yönetimi, Türkiye'den başörtüsü zulmüne karşı tepki gösteren isimler hakkında 'uluslararası yakalama kararı’ çıkardı:
• Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya
• İlahiyatçı Abdullah İmamoğlu
• Ahmet Şanlı
• Fahrettin Taşkaya Saral
• Abdurrahman Tumer
• Alparslan Tanrıkulu
• Fatih Tezcan
Başsavcılık, gerekli tedbirlerin uygulanması için Türkiye makamlarıyla iletişime geçtiklerini açıkladı.
Bu haberin üzerine Abdullah İmamoğlu, resmi hesabından bir açıklama yayınladı.
"Azerbaycan’da uygulanan başörtüsü yasağına karşı Köklü Değişim tarafından Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçiliği önünde düzenlenen basın açıklamasında yaptığım konuşmalar nedeniyle, zalim Aliyev rejimi hakkımda uluslararası yakalama kararı çıkarttı.
Aliyev rejimini ve bu zulmü eleştirmek, başörtüsünün yasaklanamayacağını, bilakis Allah’ın emri olduğunu hatırlatmak suç değil, bizim için şereflerin en büyüğüdür.
Ne pahasına olursa olsun; reel siyasetin, iktidar hesaplarının, konjonktürün veya çıkar ilişkilerinin arkasına sığınmadan, sadece Allah rızası için zalimin zulmünü haykırmak, İslam’ın şiarlarını yükseltmek bizim için onurdur.
Bugün Azerbaycan’da başörtüsü zulmüne maruz kalan kardeşlerimizin yanında saf tutmayı, kadınlarımızın namusu ve başının tacı olan başörtüsüne sahip çıkmayı bize nasip eden Allah’a hamd olsun.
Bedeli ne olursa olsun haktan vazgeçmeyeceğiz.
Allah bize yeter. O ne güzel vekildir."
Kapitalizmin başkentlerinde halklar isyanda...
Alemlere rahmet olana İslama bütün insanlığın ihtiyacı var diye okumak lazım bu yaşananları....
Dünya İslam nizamına muhtaç
Bir Müslüman bu sözleri sarf ettiği için yakalama kararı çıkarılıyor ve buna icabet ediliyorsa, dünyada bundan daha büyük şeref var mıdır ?
"Bu can bu tende olduğu müddetçe şereflerimize ilişmenize izin vermeyeceğiz"
#HicabAllahınEmridir
Fransa’nın Limoges kentinde öfkeli Fransızlar belediye binasını ateşe verdi.
Halk desteğinin %15 seviyelerine gerilediği Macron, Fransız halkı için tam bir hayal kırıklığına dönüştü. Ülkede, hayat pahalılığı ve ekonomik darboğazın tetiklediği sokak eylemleri bir aydır kesintisiz devam ediyor ve durulacak gibi de görünmüyor.
Liseliler, üniversite öğrencileri, Sarı Yelekliler ve işçi sendikalarının omuz omuza verdiği bu protestolarda şimdiye kadar 1.000’den fazla kişi yaralandı, 7.000’in üzerinde gözaltı ve tutuklama gerçekleşti. Çok sayıda kamu binası ve araç zarar gördü.
Hayat pahalılığı, yüksek enflasyon, kamu hizmetlerindeki kesintiler ve eğitim sistemindeki sorunlar nedeniyle biriken öfke sokaklara taşarken, bu dalga Belçika, İtalya, Avusturya, İrlanda, Yunanistan ve Almanya gibi diğer Avrupa ülkelerine de yayılıyor.
Fransa’daki bu çöküşün ardındaki en temel sebeplerden biri, şüphesiz ülkenin özellikle Afrika’daki sömürgelerini kaybetmiş olmasıdır. Yüzyıllardır sömürge düzeninden elde edilen ucuz zenginlik ve kaynaklarla sağlanan suni refah modeli, bu kaynakların kesilmesiyle birlikte yerini ağır bir ekonomik krize bıraktı.
Bu çöküş sömürgecilikten elde ettikleri gelirleri kaybetmeleri halinde ABD, İngiltere ve Avrupalı diğer sömürgeci ülkelerde de gerçekleşecektir.
Bugün insanlık aslında, açıkça sömürgeci dünya düzenini, küresel kapitalizmi ve onun getirdiği büyük gelir adaletsizliğini reddediyor. Geçmişte Doğu Blokuna üye sosyalist yönetimler sömürgecilik ve kapitalizmle mücadele etmek istese de başarılı olamadı ve kapitalizme yenik düştü.
Bugün insanlığın önünde kapitalizm ve sömürgecilikle mücadele edecek tek seçenek İslam'dır. Şayet Müslümanlar İslami hayatı yeniden başlatabilir, ulus devlet sınırlarını ortadan kaldırarak hilafet çatısı altında birleşebilir ve güçlü büyük bir İslam hilafeti kurabilirlerse, işte bu güç hem kapitalizmle hem de sömürgecilikle mücadele edecek, sömürgeciliği ortadan kaldıracak, yeni ve adil bir dünya düzeni kuracaktır.
O gün hem Müslümanlar hem de tüm insanlık için gerçek bir kurtuluş günü olacak ve insanlık o günü bir bayram olarak kutlayacaktır.
🔴 SON DAKİKA: Aliyev yönetimi, Türkiye'deki bazı isimler hakkında 'uluslararası yakalama kararı’ çıkardı:
• Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya
• İlahiyatçı Abdullah İmamoğlu
• Ahmet Şanlı
• Fahrettin Taşkaya Saral
• Abdurrahman Tumer
• Alparslan Tanrıkulu
• Fatih Tezcan
Başsavcılık, gerekli tedbirlerin uygulanması için Türkiye makamlarıyla etkileşim sağlandığını açıkladı.
Emanet yakar. Emanet sahibini buluncaya dek, emanetçiyi yakar durur.
Yönetim de emanettir. Yöneten ile Allah arasında kimse yoktur. Yöneten; Allah ile insanları kandırıp, iktidara gelir İslam’ı iktidara taşımaz, Allah’ın mülkünde Allah’a söz hakkı tanımazsa, Alemleri yoktan vareden Allah (ac)’nin yüzüne nasıl bakar?
Peki yöneticileri iktidara taşıyanlar! Onların durumu! Örneğin; Sizler yönetime talip olanları seçerken neye göre seçtiniz? Hangi kriteri gözettiniz? İktidara gelebilmek için İslam’i referansları kullanarak yönetime gelen liderler ile hangi akitleşmeyi gerçekleştirdiniz?
Örneğin; içki, kumar, faiz, fuhşiyat, yönetim, siyaset, iktisat, yargı, hadler (vb) Allah’ın indirdikleri ile hükmetmek bunlar üzerine bir anlaşma sağladınız mı?
Sözün Özü: Yönetim emanettir; “Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyenler zalimlerdir” der Rabbimiz. (Maide 45)
“Allah size, emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz Allah işitir ve görür.” (Nisa 58)
“Şüphesiz ki insanlar zalimi görüp de onun zulmüne engel olmazlarsa, Allah’ın kendi katından göndereceği bir azabı hepsine umumileştirmesi yakındır.” (İbni Mace)
Yerli gavurların İslam düşmanlığı, kültürel sömürgecilik yoluyla kendilerini mankurtlaştırıp siyasi köleler hâline getiren Batılı efendilerininkinden daha şiddetlidir.
Bu gibilerin en büyük argümanı laikliktir. Laiklerin ise içerisinde hayat nizamı barındırmayan diğer bâtıl dinlerle hiçbir sorunu yoktur.
Onları asıl kudurtan, insanlığı kula kulluktan kurtarıp sadece Âlemlerin Rabbi Allah’a kul olmalarını sağlamak için gönderilen İslam’dır.
"O zulmedenler, nasıl bir inkılapla devrileceklerini yakında bilecekler." (Şuarâ 227)
Bugün Allah'ın dinini kaim kılmaya çalışanları sürgün etmiyorlar mı?
Bugün bize boyun büktürenler, gün gelecek İslam ümmetinin önünde boyun bükecekler...