“İsrail çölün ortasında geliştirdiği projelerle gelmiş bize tohum satıyor.
Çölde yapıyor bu işi, çölde!…
Bunu Tevrat okuyarak yapmadı.
Eğitime yatırım yaparak başardı.”
— Prof. Dr. Mustafa Öztürk
ÜRDÜNLÜ BİR DOKTORUN FACEBOOK’TA YAZDIĞI İBRETLİK BİR YAZI!
İngiliz bir arkadaşıyla başkent Amman’ın Kavaysime bölgesinde gezerken, İngiliz arkadaşı köprülere hayran kalmış ve bu hayranlığını şöyle dile getirmiş:
— “Ecdadınız gerçekten çok çalışmış, çok harika mühendislermiş. Çok güzel köprüler yapmışlar. Bravo atalarınıza!”
Ürdünlü doktor:
— “Hayır, bizim ecdadımız değil. O köprüleri Türkler yapmış.” demiş.
El Sahravi bölgesine varınca tarihî demiryollarını görmüş ve şaşkın bir şekilde:
— “Ecdadınız gerçekten çok büyük insanlarmış ki demiryolunun önemini o zamanlarda anlamışlar ve bu bölgede demiryolu inşa etmişler. Medeniyet ulaşımla başlar üstadım.” demiş.
Ürdünlü doktor:
— “Hayır, bizim ecdadımız değil. Onları da Türkler yapmış.” demiş.
Yola devam etmişler. El Katrane Kalesi’ne varınca, kale önünde durmuş. Hem kalenin güzelliğine hayran kalmış hem de kente hayat veren su kanallarını ve su deposunu görünce çok beğenmiş:
— “Gerçekten ecdadınız müthiş zekâya sahipmiş. Şu su kanallarının güzelliğine bir bakın, şu su deposuna bakın, şu kalenin güzelliğine bakın üstadım.” demiş.
Ürdünlü doktor:
— “Hayır, bizim ecdadımız değil. Onları da Türkler yapmış.” demiş.
İngiliz biraz susmuş ve derin bir nefes aldıktan sonra:
— “Peki, sizin ecdadınız ne yapmış?” diye sormuş.
Ve Ürdünlü doktorun yanıtı:
— “Sizin ecdadınızla işbirliği yaparak Türkleri bölgeden kovmuşlar.”
— “… ??? …”
Yeni Parti’nin ve CHP’nin Atatürk’le alakasının kalmadığını size kanıtlayalımda bu konu kapansın.
Atatürk diyor ki;
- “Milli hudutlar içindeki Türk Milleti’ni, etnik kökenlerine göre ayrıştırmak birkaç düşman aleti beyinsiz, mürteciden başka hiçbir millet ferdi üzerinde üzüntüden başka bir tesir bırakmamıştır”.
- “Türk milletini etnik unsurlara ayrıştırma çabaları, milletin toplumsal düzenini bozmaya yönelik, bozguncu, alçak, vatansız ve milliyetsiz beyinsizlerin saçmalamalarındaki gizli ve kirli emellerdir”.
İslam’da kul kula kul olmaz. Allah birdir; ibadet, kulluk ve teslimiyet yalnız O’nadır.
Kur’an varken bir insanın aklını, iradesini ve bütün varlığını bir şeyhin, hocanın ya da tarikat önderinin önüne koyması nasıl bir inançtır?
Yıllarca alın teriyle biriktirdiği parasını, evini, malını mülkünü hiç tanımadığı insanların ellerine teslim etmek iman değil; aklı ve iradeyi başkasına teslim etmektir.
Allah insana akıl vermiştir. Aklını başkasına kiralayan, sonunda hem parasını hem özgürlüğünü kaybeder.
🤔
Ekrem İmamoğlu Rasim Ozan Kütahyalı Menzil #AdanaEmniyeti Alparslan Kuytul Arif Ahmet Denizolgun #TürkiyeHazırlanıyor Aziz Yıldırım #FBvOL
🇹🇷 Cihat Yaycı : Gazisine saygı göstermeyen, şehidinin emanetine ve ailesine sahip çıkmayan bir millet; vefasını, vicdanını ve milli hafızasını kaybeder.
Vefasını kaybeden millet ise önce onurunu, sonra geleceğini kaybeder.
Kazakistan'ın Mangışlak Yarımadası'nda yer alan ve Hun dönemine (MS 5-6. YY) tarihlenen Karakabak bölgesinde daha öncede bazı buluntular bulunan yerde bir kadına ait altın ayakkabı mücevherat bulunmuş.
Çoğu haber kanalı buluntuların Hun Türklerine ait olduğu kısmını belirtmiyor.
Osmanlıyı öven 8 değil, 80 dizi de çekseniz; İngiliz gemileriyle kaçanların ardından ülkeyi bağımsızlık mücadelesi veren Mustafa Kemal ve silah arkadaşları kurtarıyor.
İran, körfez ülkelerinde bulunan
ABD radarlarını yok ettikten sonra
iklimimiz geri geldi.
İklimi ALLAH'ın insanoğluna bahşettiği
şekilde yaşamaya başladık.
Çok şükür ALLAHıma...
📌Banu Avar, Anayasa’nın 42. maddesinin önemini, Kürtçenin resmî dil olması ve “Ana dilde eğitim” tuzağı ile BM Koruma Sorumluluğu yasasıyla Türkiye’nin nasıl bölüneceğini, Türk Milletine kurulan büyük tuzağı anlatıyor:
Anayasa’da diliniz olursa size Birleşmiş Milletler kale alıyor ve koruma kapsamına girip “Dilim var, ben ayrı bir memleket istiyorum, ayrı bir kendime özgü özerk yer istiyorum. Çünkü bana bakamıyor bu devlet, bana kötü davranıyor.” dediğiniz anda Birleşmiş Milletler “Ben devreye girerim ve o halkın isteklerini yerine getirmek üzere uluslararası komüniteyi toplarım.” diyor!
Bu tuzağa düşmemek için;
Anayasamızın ilk 4 maddesi ile 42. ve 66.maddeleri DEĞİŞTİRİLEMEZ…
Değiştirilmesi TEKLİF DAHİ EDİLEMEZ...
Bunu istemek ülkeyi bölmek demektir‼️
#anayasayadokunma
Dostlar, gerçekten bu müthiş yazıyı okumadan gecmeyin..
3.kez tekrar paylaşıyorum.
Bu güzel yazi için Türkiye Ilahiyatcilar Birliğine teşekkür ederim.
TÜRKİYE İLAHIYATÇILAR BİRLİĞİNDEN MÜTHİŞ BİR YAZI.....
Kadınlara dokununca bozulan abdest yetim hakkına dokununca neden bozulmuyor ?
Neden Kur'an-ı Kerim'de tam 292 yerde geçen HAK kelimesini kimse terennüm etmiyor?
Neden Kur'an-ı Kerim'de tam 130 yerde "salat" geçmesine ve 8-10 yerde "nüsuk" olarak tarif edilmesine rağmen tüm mealciler salat kavramını "namaz" olarak çevirmiş?
peygamberlere biat bile şartlı iken ( Mümtehine 12) neden büyük bir çoğunluk şeyhine, liderine, partisine sorgusuz, sualsiz teslim olmuş durumda ?
Neden cennetle müjdelenen (!) on sahabe arasında Hz Ebuzer, Hz Bilal yok ? Neden İslam tarihi Hz. Peygamber'in vefatından sonra neden hep iktidar savaşlarıyla dolu?
Neden cami, Kur'an kursu, dindar sayısı arttıkça bizim imanımız ve teslimiyetimiz azalıyor ?
Neden Sahabe elindeki Kur'an yaprakları ile dünyaya meydan okurken bu din bugün 2 milyar inananı ile gadre uğradı ?
Çoğunluğu demokrasi, doğruluk, hak, hukuk sananlar..... Hz.Lut ve Hz Nuh'un çevresinde kaç kişi vardı? Hz İbrahim neden tek başına idi ? Çoğunluk neredeydi?
Arı bal yapmam, Güneş doğmam, Gece kararmam, Kış üşütmem, Gündüz ışıtmam, Koyun süt vermem, İnek et vermem diyebilir mi ? Peki herşeyin hizmetine sunulduğu insan ona verilen AKIL nimeti ile Rahman'ın halifeliği görevinden neden kaçar ? Neden yukarıda saydıklarım ve bu konuda binlerce örnek verebileceğimiz Sünettullah'ta hiç bir varlık reddetme imkanına sahip değilken insan kendine sunulan bu "özgürce" seçim hakkını kendi aleyhine kullanmaktadır!
İbadet denilince hepsi birbirine karıştırılarak, namaz, oruç, abdest, camiye, kiliseye veya havraya gitmek, günah çıkartmak, yağmur duasına çıkmak vs. akla geliyor. Neden din denilince akla hak, hukuk, adalet, işgaller, zulümler, tecavüzler, yoksulluk, yolsuzluk, sokak çocukları, özürlüler, açlar, susuzlar, giderek artan boşanmalar, dağılan aileler, işsizler, zam, zulüm, işkence, plansız şehirleşme, trafik, gecekondu, sanat, edebiyat, şiir, felsefe, müzik, sinema, tarih, tabiat, uygarlık vs. vs… gelmiyor.
İslam tek ve HAK din değil mi?
Öyleyse bütün iyilik ve güzellikleri Müslümanların yapması gerekmez mi? Peki; bilim, teknoloji, sağlık, sanat, adalet ve insan haklarındaki güzellikleri niçin biz değil de Yahudi ve Hıristiyanlar yapıyor? Onlar birlik ve barış içinde çalışırken biz niçin sürekli birbirimizle uğraşıyoruz. Yoksa bizim dinimiz doğru din değil mi? “Ne demek olur mu bizim dinimiz İslam tabii ki tek din ve doğru din diyorsanız o zaman kendimize sormamız gerekmiyor mu? Niçin her halimizle dinimizi yalanlıyoruz?
NEDEN ? Bizim gibi ülkelerde siyasetin girdiği yerden akıl, mantık, basiret, feraset, ahlak, vicdan ve iman çıkıp gidiyor geriye sadece hırs, öfke, kin, nefret ve düşmanlık kalıyor!..
Din "insan için" gönderilmiştir! Dinidarlar ise insan "din için" gönderilmiştir zannediyorlar! Din "insanı korumak ve mutlu etmek" için gönderilmişken dinidarlar NEDEN "dini korumaya ve dini mutlu etmeye" çalışıyorlar!..
Şu ateşe dayanıklı kefen üreten din bezirganları neden üşüyen çocuklara sıcak tutan elbiseler üretemiyor ?
Her gün onlarca cenazeye rağmen, sönen onca ocağa rağmen, dağlanan onca yüreğe rağmen bu kanın durması ; huzur ve sükunetin gelmesi, barışın tesis edilmesi adına ; ASIL ADI BARIŞ OLAN VE KENDİNİ BU DİNİN TEMSİLCİSİ SANAN ne Diyanet, ne herhangi bir cemaat , ne bu amaçla kurulan STK lardan ve ne de herhangi bir tarikatten neden bir ses çıkmaz?
NEDEN ? İslam “gönül kazanma” diniyken “haşlama ve dışlama” dinine dönüştürüldü! “Gönül alması” gereken İslam korku saldı! Sevdirme dini “Haddini bildirme ve sindirme” dini oldu! “Sevgi gösterisi” olması gereken din “Gövde gösterisi” oldu ve din olmakla hiçbir ilgisi kalmadı!..
Tamam kardeş şeyhinin bir anda bir yerden diğer bir yere uçtuğunu aynı anda birkaç yerde olabileceğini söylüyorsun da, Hz. Muhammed (s.a.v) neden Mekke’den Medine’ye giderken mağarada üç gün saklandı bir yere uçamadı!? Neden Hz. Musa suda yürüyemedi denizin yarılmasını bekledi ya da Yakup Peygamber neden bir anda oğlu Yusuf’un yanına, kuyuya gidemedi?
Ku'ran denilince dinidarların aklına Allah'ın insanlığa mesajı ya da bize sunduğu hayat tarzı değil ölü kitabı, mezar kitabı, mevlit kitabı ya da dua kitabı akla geliyorsa!
Hatta Kur'an denilince akla ahenkli biçimde okunan ve mest olunan bir şiir veya şarkı akla geliyorsa! Kuran'ın ilahi bir mesaj ve yasa kitabı olduğunu bilen ilahiyatçılar ve tarikatlar ise O'nu uygulamaktan çok; O'nun üzerinden bir paye ve konum kazanma yoluna gitmişlerse!
Neticede on dört asırdan beri Kuran'ın ne olduğuna karar verememiş bir Müslümanlık ,Yaratan'ı zerre kadar önemsemeyen O'na inanmayan ama inanıyormuş gibi yapan bir gruptan başka bir şey değilse!
NEDEN ve KİMDEN ŞİKAYETÇİYİZ ?
Evliyalar, ermişler vs… için anlatılan kerametlerin Kur’an’da anlatılan peygamber kıssalarının bilmem kaç katı olduğunu düşündünüz mü ? Kalabalıklarıyla övünen bir “sürü” taraftarı var diye sevinen cemaatlerin ve tarikatların kan ağlayan İslam coğrafyasına koştuklarını gördünüz mü ? Veya onları kurtarmaya gelen evliyaların neden hapishanelerde mahkum edilen ve tecavüze uğrayan Müslümanları kurtarmaya girmiyorlar ?
İslami zihin, bilgi ister, evrensel bakış ister, bağımsız düşünme yeteneği ister ve en önemlisi de biraz da bunları elde ettirecek akıl ister... Ezberi olan, Bir fikre körü körüne bağlı olan, Geleneksel anlayışından ödün vermeye yanaşmayan, Geleceği yorumlamaktan korkan, Yaşadığı olumsuzlukların nedenini arama zahmetine girmeyen, Kendi öğretisinin dışında bir yorum getirenleri lanetleyen ve aşağılayan, öğretisindeki kusurları örtmek için bin bir bahane uydurmayı adet haline getirenlerin, "Her şeyimiz iyi de biz ve bizim gibi olanlar niye böyleyiz?" sorusunu kendine bir defa bile sormamış olanlar ve bu bağlamda neden-sonuç ilişkisini yaşam tarzı olarak benimseyemeyenler bu davetimizin muhatabı değillerdir.
TÜRKİYE İLAHİYATÇILAR BİRLİĞİ
Hassas bir şekilde ifade ediyorum, mevcut anayasal düzeni yıkmaya çalışıyorsunuz.
Milletin iradesini hiçe satıyorsunuz.
Ele başı yakalanmış, tükenmiş bir örgütü 24 yılda nasıl diriltip devletle pazarlık yapar hale getirdiğinizi anlatamıyorsunuz.
Çıkardığınız kanun anayasaya aykırıdır.
Attığınız adım tarihe ve milli vicdana meydan okumadır.
Yürüttüğünüz politika dış kaynaklıdır, ABD-İsrail projesidir.
Bunların hesabının ne kadar ağır olacağını siz de bildiğiniz için O yasaya kendinizi koruyacak bir güvence maddesi koydunuz.
✍️🏻Bu daha başlangıç, daha neler duyacak ve göreceksiniz! Ben çoğunuzun okumayacağını bilsem de birkaç şey yazıp bu konuyu kendimce kapatayım!
✍️🏻İlk defa bu şekilde ifade edeceğim ama...
Biz görevimizi layıkıyla yaptık! (1984-2010, sonra cezaevinde tıkıldığım için yokum)
Bu katillere o dağları dar ettik!
✍️🏻Elbette yurt içinden ve dışından böylesi büyük destek gören bir örgütü askeri açıdan yenseniz de, başta mali kaynakları olmak üzere her sahadaki desteğini kesmezseniz varlığına tamamen son veremezsiniz!
Bu sahalardaki çalışmayı da siyaset kurumu yapar! Ama yapılmamıştır, gerekçeler muhtelif!
✍️🏻Baştaki konuya dönersek, evet PKK dünyada en çok uluslararası desteğe sahip ve en fazla cana kıymış kanlı bir terör örgütüyken, hem 1996, hem de 1999'da askeri olarak yenildiğini kendi kaynaklarında bile ifade etmek durumunda kalmıştır!
Ama sonrasında hep bir biçimde cansuyu verilmiştir Türkiye içinden, dışından!
✍️🏻2002'den sonra yeniden toparlanmışlar, özellikle 2009 Habur rezilliği, sonrası "Analar ağlamasın" süreci ile büyük güç kazanmışlar, şehirleri bile kontrol edecek hale gelmişlerdi!
✍️🏻Durum içinden çıkılmaz hale gelince yine asker sahaya sürülmüş, pek çok şehit ve gazi verme pahasına PKK yine askeri açıdan mağlup edilmişti!
✍️🏻2023 yılında kesin bilgi olarak ifade edeyim ki, Türkiye içinde 35 ila 40 arası terörist kalmıştı. Kafalarını çıkartamıyorlar, bölgede hiçbir etkili eylem yapamıyorlardı!
✍️🏻Sonra birden 2024 yılında adı lazım değil sözde liderin çağrısıyla malum süreç başladı!
Şimdi "barış" çığlıklarıyla yapılanları Türk Halkı anlayacak ama iş işten geçmiş olduktan sonra mı, önce mi bilmem!
✍️🏻Bu zamana kadar ateş, hep ocağına düştüklerini yaktı, halkın AZIMSANMAYACAK KISMI sadece baktı, üzülür gibi yaptı, ama yeterince empati yapmadı! Bu anlamda yeterince umursamadığını söyleyebilirim!
✍️🏻İşte halkın oy verdiklerinin %88'i, bugün biraz da bu tavra güvenerek, halkın tepki göstermeyeceğini düşünerek PKK'lıları serbest bırakacak yasayı çıkarttı!
Son diyeceğim budur!
Artık sòz konusu olayı ben balkondan izleyeceğim...
✍️🏻Düşünün sosyal medyadaki bu konuyla ilgili tehlikeye dikkat çekme, gerçekleri anlatma girişimlerimize bile tepki, 300-500 kişiyi geçmiyor! Onlar da olayın nereye gittiğini en az benim kadar bilenler, ya diğerleri?
✍️🏻Toplumun büyük çoğunluğunun, yaşadığım/yaşadığımız acıların birazını yaşadığını gördüģümde yeniden meydana inerim...
Bu anlamda şimdilik sadece bu konuyla ilgili paylaşımlarıma son veriyorum...
Müsavat Dervişoğlu: "Hiç kimse benim elime (prompter) konuşacağım metni veremez!
Hiç kimse bana Atatürk'ün Topraklarında bölücü ite kurucu önder dedirtemez!
Mustafa Kemal damarımıza, Türk Bayrağı damarımıza bastılar, bu yüzden Türk milleti yeniden ayağa kalkacak, göreceksiniz...."
Böyle günlerde şu muhteşem konuşma için Müsavat Dervişoğlu'na bin teşekkür ediyorum. Lütfen tamamını izleyip paylaşalım.
Lütfen takip ediniz
@MDervisogluTR
#Süleymancılar
#VergiSGKYapılandırma
TÜRKİYE SURİYELİLEŞTİRİLDİ.
PKK MİLİTANLARI GÖRÜNÜRDE SİLAH BIRAKIYOR!..
PKK silah bırakacak deniliyor. Öyle mi...
Yasa uygulaması sırasında Askerlik Yasası gereği, 41 yaşını doldurmayan PKK'lılar askere alınacak.
Omuzlarına silah verilip doğal olarak silahlı eğitim de yaptırılacak.
Silah sıktıkları Mehmetçikle, bu sefer yan yana gece gündüz silahlı nöbet tutturulacak!
Tezkere bırakıp, orduda kalabilecek, devlet içinde silahlı güç olup, maaş da bağlanabilecek!
Aynen Suriye'de SDG gibi...
Militan sayısı az ise, etkisiz bir örgüt için o zaman neden böyle bir yasa çıkar!..
Militan sayısı çok ise, FETÖCÜ askerlerin yarattığı tehlike de unutulmuş gibi, bir de silahlı kuvvetler içine neden yerleştirilir!...
#TerörsüzTürkiye
#BağımsızCumhuriyet
#UlusDevletiSavunuyoruz
DEĞERLİ VATANDAŞLARIM,
Barış, demokrasi ve kardeşlik aldatmacası içinde, Müslümanlık kisvesi altında Türk düşmanlığı yapan emperyal ajanların her türlü dış destekle siyaseti esir alarak medya üzerinden büyük bir algı yönettiği, bunlara kanmış olan gafillerin vatan evlatlarına dil uzattığı, milli değerlerin yok sayıldığı son derece tehlikeli bir garabet süreçten geçiyoruz...
Milli çizgiden hiçbir zaman sapmamış, şimdilik oy oranı düşük, partisi küçük olsa bile içi Atatürk sevgisi dolu yüreği çok büyük olan partilere düşen tarihi görev asla yadsınamaz!
Bu partilerin Atatürk çizgisinde, birlik ve beraberlik duygusu içinde kuracakları milli bir ittifaka olan ihtiyaç her zamankinden fazladır.
Her kim bu ittifaka karşı olursa ve muhalefet partisi olduğu halde bu birliktelikten imtina ederse kesinlikle sarayın adamıdır ve kripto muhalefettir...
Derdi vatan olan seçmen kardeşlerim tercihini bu gerçekleri göz önünde bulundurarak yapmalıdır zira yapılacak bu tercih, köprüden önce son çıkıştır!
#İttifak #Atatürk #Cumhuriyet #UlusDevlet