Tera’nın kapalı fonunda manüplasyon yapan 12 şerefsizin dışındaki;
7 şirkete ait 131 fondaki 511 bin mağdur fon yatırımcısına sesleniyorum!
AKP tarafından tuzağa düşürüldünüz!
17 Eylül operasyonundan, önceden haberi olup da, sistemden çıkış yapanlar tarafından dolandırıldınız.
Ortamı sizin dolandırılmanıza uygun hale getirenler, tabii ki kendi yarattıkları bu sorunu da çözmeyecekler.
Ölümü gösterip sıtmaya razı ederek, birikiminizin ya çoğunu ya da tümünü yok edecekler.
Sorunun çözümü nettir⬇️
AKP’nin iktidardan gitmesidir!
Zira birikiminizin tek kurtuluşu, paranızın zimmetine geçirenlerden geri alınmasıdır.
Onu da AKP yapamaz. Çünkü zaten bu rezilliğin dibine kadar batmıştır.
511 bin mağdur fon yatırımcısı’na sesleniyorum!
AKP’nin size attığı bu tokadı unutmayın!
Ve hep hatırlayın⬇️
YENİ Parti paranızın izini sürecek ve iktidara geldiğinde hortumlayanlardan tahsil edecek!
Timur Soykan, herkesin duvara asması, günde 10 kez okuması gereken tarihi bir konuşma yapmış. İnanılmaz güzel ve etkili…
*Herkes çok umutsuz, bir umutsuzluğa gömülüyoruz, öyle değil bu ülke
*Bakın, devlet gücünü elinde bulunduranlar o güçle bir şov yapıyorlar
*O yargıyı elinde tutanlar, o emanet koltukları kendilerinin malıymış gibi gösterip topluma karşı, halka karşı bir güç gösterisi yapıyorlar
*Üsküdar'da ve Bayrampaşa’da olduğu gibi, şimdi İBB’ye hazırlanıyorlar
*Bakın, o devlet gücünü kullananlar, güç gösterisi yapanlar kağıttan kaplan. Koltuklar gittiği anda hiçbir hükümleri yok
*Hatırlıyorsunuz değil mi? Bir İçişleri Bakanı vardı; kendini böyle devletin sahibi zanneden. Şimdi nerede? Sade suda takılıyor. Koltuk gitti mi hiçbir şey yok
*Bakanlıktı, bakanlık gitti mi heybetten eser kalmaz çünkü halkta karşılıkları yok. O halkın karşısında bunların, o kağıttan kaplanların halkın karşısına ördüğü duvarlar da kumdan kalelerdir. Halk bir üflese gider
*Halk ne bekliyor? Bakın, bir değişim istiyor. Halk 25 yıllık iktidarın yorgunluğu altında
*Çocuklar var, doğmuş AKP ile, 25 yaşına gelmiş AKP ile. Gençlerin başka talepleri var. Ülke için hayalleri var. Onlar da 'yurt dışına kaçayım, ben gideyim' hayaliyle yaşamıyorlar. Koşullar bunu zorluyor onlara
*Emekliler var, açlar çocuklarının eline bakıyorlar
*Bakın, bunlar sandıkta ne yapmaya çalışırsa çalışsın, bunlar ne yargı hamlesi yaparsa yapsın, toplum, halk iradesini ortaya koyar. Ülkenin yarısını hapse atamazlar, vatandaş sandığa gider, sandığı korur
*Ve iradesini koyduğu zaman bu yaşadıklarınızın hepsi, bakarsınız 'Ya ne kadar güçsüzlermiş aslında' dersiniz
*Evet, şimdi insanları cezaevine atarak korkutuyor gibi görünüyorlar. Hepsini hapsedemezler, tüm ülkeyi hapsedemezler, ülkenin yarısını hapsedemezler
*Onun için mesele sadece ah vah edip 'Umutsuzluk, umudumu kaybettim' falan demek değil. Mesele umut vermek, umudunu diri tutmak. Mesele mücadele etmek
*Bu ülke nasıl kuruldu yani?
Bu ülkede 'Aman İngilizler gelmiş, Fransızlar gelmiş, İtalyanlar gelmiş, ben umudumu kaybettim' mi dediler? 'Padişah İngilizlerle anlaşmış, İstanbul'u zaten teslim etmiş' mi dediler?
*Öyle dememişler yani, küsmemişler. Küsme yok! Vazgeçmek, pes etmek yok!"
Özgür Özel FON VURGUNU konusunda ağırlığını koymaya başladı.
Duruma hakim olduğunu net gösteriyor.
Terra Fon 948 kat değer kazanırken at oynatırken para kazananların isimleri açıklansın.
Bunlardan alınacak paralar vatandaşa ödensin.
Şimdi hesap verme vakti.
Erkan Çakır adlı dolandırıcıya CHP Spor Kurulu Güneydoğu Anadolu Bölge Başkanlığı verilmiş.
Makam önemsiz gelebilir.
Fakat bu kişinin CHP’den içeri sokulmaması gerekirdi.
Çakır, kurultay davasında asılsız bir ifade vermişti.
Hadi, bu neyse.
İzmir’de CHP’li belediyede çalışan iki kadını duygusal olarak istismar edip ve dolandırmakla suçlanıyor.
Özel hayata dair görüntülerini yayma tehdidiyle şantaj yaptığı kadınlardan biri kanser oldu.
İki davadan birinde şantajdan 20 ay ceza alıp tutuklandı. Diğer davada şantaj ve dolandırıcılıktan halen yargılanıyor.
Arınma böyle birşey olmasa gerek.
Üsküdar bu akşam önemli bir fotoğraf verdi.
İktidar, belediye binasını almış olabilir ama görünen o ki Üsküdar'ı alamamış.
Özgür Özel'in mitingindeki kalabalığın asıl mesajı da buydu bence.
Çünkü seçmenin iradesine rağmen kurulan her siyasi denklemde eksik kalan bir şey vardır: Meşruiyet.
Belediye meclisindeki sayıları değiştirebilirsiniz, başkanlık koltuğuna oturabilirsiniz, tabelayı da değiştirebilirsiniz.
Ama seçmenin verdiği kararı değiştirdiğinize seçmeni ikna edemezsiniz.
AKP açısından Üsküdar'daki asıl sorun belediyeyi nasıl aldığı değil; bundan sonra Üsküdarlıya o belediyenin gerçekten kendisine ait olduğunu nasıl anlatacağıdır!
‘Nezaketsiz’ demek Yargıtay’ın binlerce kararında belirtildiği gibi kesinlikle suç değildir!
Hakimin bunu bildiği halde kasten bunu ‘suç’ olarak nitelemesi ve Sayın İmamoğlu’na ceza vermesi, hakimin kendisinin suç işlemesinden başka bir şey değildir!
Bazı hakimler AKP nin Yargı Kolları gibi çalışmakta; Toplumsal barışımıza, Adalete ve İnsanlık onuruna aykırı davranmaktadırlar!
Bu durum ‘Hakim yanlış karar da verebilir’ denilerek geçiştirilemez! Çünkü bu kadar yanlış karar verebilecek kadar hukuk bilmemesi hayatın olağan akışına aykırıdır!
‘Adalet’ dağıtması gereken bu sözde hakimler, Kasten ‘Adalet’i yok ederek siyaseti dizayn etmeye çalışmaktadırlar!
19 Mart yeni nesil siyasi darbesi, ritmik ve dinamik bir hal almıştır!
Sandık geldiğinde, büyük Milletimiz, kendi iradesini yok sayanlara, emsali görülmemiş büyük bir tokat atacağından hiç şüphem yoktur! Sabır…
@ozgurozeliletsm@yenipartiyiz@CA_iletisim
Hani Avrupa bizi kıskanıyordu, Almanya çok kötüydü. Yıllardır Türkiye’de halka bunu anlatıyorsunuz da neden Almanya’dan vatandaşlık almaya çalışıyorsunuz?
KKTC'DEKİ FACİANIN NEDENLERİNE IŞIK TUTAN BİLGİLER...
Okyanusta uzakyol vardiya zabitliği yapmış eski bir denizci olarak, Girne açıklarında Filo Jet katamaranının alabora olmasını büyük bir üzüntü ve öfkeyle takip ediyorum…
Çünkü bu facia, denizcilik kurallarının çiğnendiği, göz göre göre gelen bir felakettir.
"High Speed Craft" (Yüksek Hızlı Gemi) sınıfı tekneler, klasik tek gövdeli ağır gemilerden çok farklı çalışır; Suyu kolayca yaran iki ince paralel gövde sayesinde sürtünmeyi minimuma indirip 35-40 knot gibi yüksek süratlere ulaşırlar. Su Jeti (Waterjet) Sistemi ile çalıştığından Pervane veya dümenleri yoktur. Suyu dipten emip arkadan yüksek basınçla püskürterek ilerlerler.
Bu teknoloji sakin denizde avantajlı olsa da fırtınalı denizde zaafiyeti büyüktür. Klasik bir gemi yalpalasa da omurgası sayesinde kendini doğrultabilir. Katamaranlar ise geniş yapıları nedeniyle kritik bir yatma açısını geçtiler mi alabora olurlar ve bir daha asla düzelemezler.
Dalgalı denizde kıç taraf havaya kalktığında su jetleri hava emer (ventilasyon), itme gücü aniden biter ve gemi dalgaların kucağında kontrolsüz kalır. Bu günde bu olmuştur. Denize açılma kararı köprü üstü mantığıyla tamamen hatalıdır…
KKTC de bir gün önce fırtına vardı, fırtınanın bitmesi demek denizin düzeldiği anlamına gelmez; fırtınadan kalan o sinsi ve yüksek enerjili "ölü dalgalar" (swell) devam eder, 3-3.5 metrelik bu dalgalarda hızlı bir katamaranı seyre kaldırmak felakete davetiyedir ve böyle de olmuştur, baş taraftaki kapaklar patlamış içeri su dolmuş, gemi hızla alabora olmuştur.
Ancak buradaki en büyük skandal sadece kaptanın kararı değildir. Bu kaza, KKTC'deki liman denetimlerinin, gemilerin tam kontrolünün ve denize elverişlilik (seaworthiness) süreçlerinin neredeyse sıfır, yani tamamen işlevsiz olduğunu açıkça gözler önüne sermiştir. Uluslararası standartlarda titizlikle yapılması gereken sörveyler ve hava muhalefeti kontrolleri KKTC'de layığıyla uygulanmamıştır.
Eğer uygulansaydı 26 yaşındaki bu yorgun jet gemisinin limandan çıkışına asla izin verilmezdi.
Suçluların bir an önce adalete hesap vermesi en büyük arzumdur ama sadece gemi personelinin değil, kimin hatası varsa…
Son olarak;
Yüksek Denizcilik Fakültesinde öğretilen ilk şey şudur:
“Deniz şakaya gelmez; kuralları hiçe sayan sisteme bedelini er ya da geç canla ödetir."
Bilin istedim…
(Cem Aykut)
@ORHANBURSALI@cumhuriyetgzt Lider olma illetine tutulan yanında yeraldığı KK’nu görmeyip, seçilmiş genel başkanı itham etmek, en iyi ifade ile epey bi aymazlık !!!
Bu hafta tıp alanında çok önemli 3 gelişme oldu:
1. Metastaz yapmış pankreas kanseri hastalarında yaşam süresini uzatan ve ölüm riskini %60 azaltan Daraxonrasib onaylandı.
2. Agresif bir cilt kanseri olan melanom için geliştirilen mRNA kanser aşısının başarılı olduğu açıklandı