Adalet isteyen ailelerin dayanışmasının önünde kimse duramaz!
Aile Dayanışma Ağı’nın sosyal medya hesabına erişim engeli getirdiler, yenisi açıldı.
Hep beraber takip edelim.
@turkcedusunuyor Mümlüm Gürses ve Muhterem Nur gibi örneklerimiz de var Münir Özkul ve Umman Özkul gibi de var. Değer gördüğün, kıymet verdiğin yerde misin ona bakacaksın. Gerisi teferruat, kasmayın. Vallahi gülünç oluyor😌
I was elected Mayor of Istanbul three times. When I became the leading democratic challenger to the government, my university diploma, a prerequisite for running for presidency, was annulled. I was arrested and placed in pre-trial detention.
Since then, they have tried repeatedly to silence me.
My voice, my image and even photographs of me have been restricted. My social media accounts have been blocked time and again.
Then they tried to silence me inside the courtroom itself. I was prevented from presenting my defence and even from questioning other defendants.
Now they are trying to silence that defence outside the courtroom as well.
My forthcoming book, Millet Şahidimdir — The Nation Is My Witness — contains much of the defence I was not allowed to deliver freely before the court. On 27 August, before the book could even be released, an Istanbul court ordered all printed and forthcoming copies to be seized and banned its distribution and sale.
Police were sent to printing houses and copies were confiscated.
Think about what this means, first they prevent a political prisoner from presenting his defence in court; then they prohibit the public from reading that defence.
This is not justice. It is censorship backed by judicial power.
But I will not be intimidated.
I will not be silenced.
I will not surrender.
Millions will read this book. My defence will be heard. The truth will reach the public including those who are trying so desperately to suppress it.
You can confiscate a book. You cannot confiscate the truth.
@yildirim0061@odatv Çok iyi yapmışsınız, tebrik ederim😌 Herkes ulema kesildi başımıza. 8-10 yaşında kız çocuklarını nikahladık diyen sapık zihniyete mi teslim edeceğiz İslamiyeti? Bu tipler dinden bile soğutuyor insanı. Kan bağı değil, can bağı bağlar kalpleri❤️
Bugün Silivri’de değişen yalnızca duruşma salonuydu. Ailelerin sevdiklerini görebilmek için dürbün kullandığı, avukatların müvekkilleriyle iletişim kurmakta zorlandığı bir salonda, adil yargılanmaya, adaletin sağlanacağına dair kaygılarımız daha da arttı.
Koca bir adliye salonu yapıldı ama adaletin en temel şartı yine sağlanamadı; milyonların Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun en temel hakkı olan savunmasını ne zaman ve ne kadar süreyle yapacağı belirsiz.
Görüyoruz ki 1,5 yıldır bizlere ve sevdiklerimize yaşatılan psikolojik baskı, biçim değiştirerek kaldığı yerden devam ediyor. Ama biz bir an olsun hak, hukuk ve adalet demekten vazgeçmeyeceğiz.
İnsanları birbirinden uzaklaştıran salonlara, temel hakları sınırlayan uygulamalara ve hukukun yok sayılmasına rağmen; adaletin herkes için eşit ve eksiksiz işlediği bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Silivri’de İBB duruşmalarının 2. celsesi başladı.
Mahkeme heyeti savunma yapmamı engellemeye devam etmiştir. “Susma hakkını kullandı.” şeklinde alınan uydurma karar sonrası; “uygun gördüğüm zamanda, makul bir sürede savunmayı alacağız.” ifadesi, yargı adına utanç verici, kibirli bir tutumun sonucudur.
“Naklen yayınlansın” önerisine tamam diyenler, çökmüş iddianame sonrası ortadan kayboldular.
İddianamenin sahibi saray zihniyetinin yargı kolları ve aparatları ile kurguladığı oyun milletimizin vicdanında da çökmüştür, yerle bir olmuştur.
“Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçu işleyenlerin, “savunma hakkı ve adil yargılanma hakkını ihlal” suçunu işleyenlerin, “anayasal düzeni bozma” suçunu makam, mevki, menfaat için işleyenlerin adil yargı önünde hesap verme zamanı yakındır.
Yüzyılın hukuksuzluğuna karşı mücadelemiz; Cumhuriyet, demokrasi ve adalet mücadelesidir.
@GezginDostBK@_EsraYilmaz__ @demokrasiihaber Ben okudum. Ama sorarım size Apo tüm bebekleri, şehitleri, gazileri eline silahını alıp teker teker mi öldürdü sizce? Geri kalan cümle örgüt üyeleri masum mu yani? Evet diyorsan kendi içinde sağlam bir mantığın var demektir. Diyemiyorsanız tekrar bir durum değerlendirmesi yapın
İspanya, İtalya, Almanya vb. Avrupa ülkelerinin vize randevularını bot yazılımlarla kapatan sözde vize şirketleri:
Vatandaşın ücretsiz olan vize randevu hakkını 250 Euro’dan 400 Euro’ya kadar satıyor. Siz aylarca bekleyi, alamazken bunlar sizin hakkınızı pazarlıyorlar.
Kısaca: Bir karaborsa sistemi kurmuşlar.
Bu şirketlerden randevu almazsanız randevu bulmanız neredeyse imkânsız. Randevular saniyeler içinde tükeniyor.
Bu korsan vize şirketleri yılda milyonlarca dolar kazanıyor.
Avrupa Birliği yetkililerine bu hafta gönderdiğim delillerin ardından inceleme başlatıldığını söylediler.
Umarım bu video bir ihbar olarak kabul edilir ve Türkiye’de bu kişiler hakkında soruşturma başlatılır.
Yaptığım bu çalışmaların gündem olması ve devamı için beni takip edip, videolarımı paylaşabilirsiniz.
@muratagirel Botlar hâlâ devrede. Herkesin görebildiği şeffaf bir başvuru sıralaması olmalı ve sırası gelen belgeleri ile gitmeli. Bu Deli Dumrul süreci acilen komple bitirilmeli.
@gazetesozcu Ben de iki kere göz ameliyatı geçirdim, o hareketten bir insan gözünü kaybetmez. Velevki kaybetme olasılığı var ameliyat sonrası hastane gözetiminde olması gerekmez miydi 3-5 gün adamcağızın.
SABAH ÇOK GÜLECEĞİZ...
Ben akşamdan başladım da... Kaçırmış olanlar vardır. Ağlanacak bir hal aslında, tabii..
"Parti sözcüsü basın şeyleri" bu tabloyu nasıl savunacaklar? Savunurken ne duruma düşecekler? Çekirdekleri alın, oturun ekran başına.
Bağımsız gazeteciliğin önemi bir kez daha çıkıyor ortaya.
2023’te rakibini PKK ile gizli iş birliği yapmakla suçla, “Bunları seçerseniz Apo’yu serbest bırakırlar” diyerek milleti korkut.
Aradan üç yıl geçsin…
Bugün, dün suçladıklarınla aynı süreçte buluşup PKK’lıları affetmek için yasal düzenleme yap.
Peki şimdi ne oldu ?
Dün söylediklerin mi yalandı, bugün yaptıkların mı?
Eğer bugün yaptığın doğruysa, 2023’te millete anlattıkların neydi?
Terörün bitmesini herkes ister. Benim itirazım buna değil.
Benim itirazım; “terörü bitiriyoruz” paketi ile sunulan ülkeyi bölünmenin eşiğine sürükleyen bir sinsi planın ilk adımının atılmasınadır.
Daha önce de “merak etmeyin, böyle olmayacak” denildi ve defalarca aldatıldınız.
“Hayır öyle değil” diyenlerin hepsi ileriyi göremeyen daha önce de defalarca aldatıldık diyenlerdir.
Devlet yönetiminde sizin saflığınızın bedelini millet ödemek zorunda değildir!
Bu ülke sizin deneme tahtanız, milletin iradesi de siyasi hesaplarınızın malzemesi değildir!
@SusluNora@bernalacin35_5 Benim bildiğim cenaze henüz gömülmedi ise “Allah taksiratını affetsin” denir, gömüldükten sonra da “Allah rahmet eylesin” denir
@gazetesozcu Dikkat çekmek için atılmış abartılı bir başlık örneği daha. Ayı insan yemez kardeşim o dediğin nadir olan bir şey, haber içeriğinde de böyle bir ifade yok zaten.