ülkenin içinden geçtiği ekonomik darboğazda belirgin bir pay sahibi olduğunu ortaya koymaktadır. Kurumsal şeffaflık ve liyakat ilkelerinin zedelendiği bir yükseköğretim sisteminde ülke geneline teşmil edecek yapısal bir iyileşme olanaksızdır. @erolozvar@YuksekogretimK
Sayıştay’ın güncel denetim raporları; 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinin ardından yürürlüğe giren 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu temelinde faaliyetlerini sürdüren Yükseköğretim Kurulu ve üniversitelerin, kamu kaynaklarını ve bütçe olanaklarını verimli kullanmaktan uzaklaşarak++
özlük haklarını zedelemekte hem de öğrencilerin nitelikli eğitim alma ve kişisel gelişim imkânlarını kısıtlamaktadır. Sayıştay bulgularına yansıyan mali göstergeler, yeterli dış denetim mekanizmalarına tabi tutulmayan bu yapıların kamu bütçesi üzerinde oluşturduğu mali yükün++
@ibrahimguzeluni Gidin milletvekilleriyle görüşün işi siyasileştirin, mağduriyetleri dile getirin, önümüzde koskoca genel seçimler var, kitlenizin ve üyelerinizin oy potansiyellerini ortaya koyun. Siz kendinizi garanti gösteriyorsunuz ciddiye alır mı YÖK şu yazdığınız ucuz satırları
@unipersen Gidin milletvekilleriyle görüşün işi siyasileştirin, mağduriyetleri dile getirin, önümüzde koskoca genel seçimler var, kitlenizin ve üyelerinizin oy potansiyellerini ortaya koyun. Siz kendinizi garanti gösteriyorsunuz ciddiye alır mı YÖK şu yazdığınız ucuz satırları
@unipersen YÖK’e sorup merhamet dileneceğinize mağdur olan üyeleriniz için hukuki hazırlık yapıp YÖK’e dava açın. Temsilcileriniz yönetim kurulumuz dava açmayı düşünmüyorlar diye ılık bir tavır sergilediğinizi ima ediyorlar resmen
@KamanZeynel BAŞVURU KLAVUZUNDA 3 YIL ÇALIŞMA ŞARTI YOK İKEN, YÖK'ÜN AÇIKLADIĞI BECAYİŞ EMRİNDE DE BU ŞART YOK İKEN NEYE GÖRE BU ŞARTI EKLEDİNİZ !! SAYENİZDE ŞİMDİ EŞİMDEN AYRILMA NOKTASINA GELDİK, ÇOCUĞUM BABASIZ BÜYÜYOR @tcailesosyal@YuksekogretimK@erolozvar@RTErdogan@tcbestepe
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ’NDE 8 PERSONEL LİSTE DIŞI!
Yeni açıklanan listede Çukurova Üniversitesi’nden;
5 Sağlık Memuru, 1 Hizmetli ve 2 Hemşire olmak üzere 8 personel liste dışı bırakıldı.
Üstelik yeni eklenen tek bir personel dahi yok!
Sadece bir üniversitede 8 kişinin tayin umudu, aile düzeni ve gelecek planı yarım kaldı.
YÖK’E SORUYORUZ:
Şefler neden kapsamda yok?
“10 yaş farkı” kriteri neden başvuru öncesinde açıklanmadı?
“Kurumda 3 yıl çalışma şartı” neden başvuru kılavuzunda yer almadı?
Ve en önemlisi: Daha bizim bilmediğimiz, personele açıklanmayan kaç şart ve kriter var?
Başvuru öncesinde açıklanmayan kriterlerin süreç devam ederken karşımıza çıkarılması kabul edilemez.
İnsanlar hangi kurala göre değerlendirildiğini bilmek zorundadır.
Çukurova Üniversitesi’nde 8 personel neden liste dışı bırakıldı? Hangi kriter nedeniyle elendiler?
YÖK’ten tüm kriterlerin, dayanaklarının ve Çukurova Üniversitesi’ndeki liste değişikliğinin gerekçesinin açık ve şeffaf biçimde kamuoyuna açıklanmasını bekliyoruz.
Kurallar sonradan konulmaz!
İnsanların geleceği belirsiz kriterlerle belirlenmez!
ÜNİPERSEN olarak sürecin takipçisiyiz.
#ÇukurovaÜniversitesi #YÖK #Becayiş #ÜNİPERSEN
@YuksekogretimK@batikanaksoy@erolozvar@tcbestepe
#Önemli
Üniversite idari personeline merkezî tayin hakkı!
Yardımcı Hizmetler Sınıfı çalışanlarına ise GİH ve THS’ye, eğitim ve görev niteliklerine uygun geçiş hakkı!
Yıllardır biriken mağduriyetler için artık somut ve kalıcı çözüm istiyoruz.
#Önemli#ÜniversiteMerkezîTayin #YardımcıHizmetlerSınıfı
#200bin #1milyonaile #memur
YANLIŞ SİSTEM, HATALI EŞLEŞME, GERİ ÇEKİLEN LİSTELER…
YÖK’ÜN BECAYİŞ SÜRECİNDEKİ BU YANLIŞLAR SİLSİLESİNE KİM “DUR” DİYECEK?
Daha en başında üniversite idari personelinin gerçek tayin ve nakil sorununa çözüm üretmek yerine, personeli karşısına bir başka personeli bulmaya mecbur bırakan eksik ve yanlış bir becayiş sistemiyle yola çıkıldı.
ÜNİPERSEN olarak daha süreç başlamadan bu sistemin eksikliklerini söyledik, uyardık, çözüm önerilerimizi sunduk.
Ancak bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki YÖK, yalnızca sistemin kurgusunda değil, sonuçların açıklanmasında ve eşleştirmelerin sağlıklı şekilde gerçekleştirilmesinde de sınıfta kalmıştır.
Önce sonuçların açıklanacağı tarih konusunda kamuoyunda belirsizlik yaşandı. Ardından sonuçlara ilişkin bilgilerin, resmi ve eş zamanlı bir açıklama yapılmadan bir sendika tarafından yaklaşık bir gün önceden YÖK Genel Sekreteri Fotoğrafıyla duyurulması ciddi soru işaretleri doğurdu.
Üniversite idari personelinin tamamını ilgilendiren bir konuda neden herkesin aynı anda ulaşabileceği şeffaf bir bilgilendirme yöntemi tercih edilmedi?
Sonrasında e-Devlet üzerinden binlerce personelden toplanan tercihler doğrultusunda oluşturulan eşleşmeler üniversitelere gönderildi, personele sonuçlar bildirilmeye başlandı.
İnsanlar sevindi.
Ailelerine haber verdi.
Tayin planlarını yapmaya başladı.
Ve şimdi YÖK çıkıp özetle;
“Hatalı bilgi girişleri var, Sağlık Memurlarının mezuniyet alanlarını da dikkate almamız gerekiyor, eşleşmeleri güncelliyoruz; yayımladığınız sonuçları internet sitelerinizden kaldırın.” diyor.
Soruyoruz:
Hatalı bilgi girişleri sonuçlar oluşturulmadan önce neden kontrol edilmedi?
Sağlık Memurlarının mezuniyet alanlarının eşleşmesi gerektiği neden sistem kurulurken düşünülmedi?
Üniversitelere gönderilen listeler gerekli kontroller tamamlanmadan neden gönderildi?
Personelin hayatını değiştirecek sonuçların doğruluğu teyit edilmeden neden açıklama aşamasına geçildi?
Ve en önemlisi, bütün bunların sorumluluğunu kim üstlenecek?
Bu mesele bir Excel listesini güncellemekten ibaret değildir.
O listelerde insanların hayatları var!
Yıllardır ailesinden ayrı yaşayanlar var.
Eşine, çocuğuna kavuşmayı bekleyenler var.
Yıllardır memleketine dönebilmek için tayin bekleyenler var.
Dün “eşleştiniz” denilen personele bugün “listenizi kaldırıyoruz, yeniden bakacağız” demek, kabul edilebilir bir kamu yönetimi anlayışı değildir.
Devlet ciddiyeti; önce açıklayıp sonra düzeltmek değil, açıklamadan önce doğru yapmaktır.
Üniversite idari personeli YÖK’ün deneme tahtası değildir! Bir yanlışın üzerine başka bir yanlış ekleyerek bu süreç yönetilemez.
Başından beri yanlış kurgulanan sistem, belirsiz açıklama takvimi, tartışmalı bilgilendirme süreci, hatalı eşleşmeler ve nihayet üniversitelere gönderilmiş listelerin geri çektirilmesi…
YETER!
Üniversite idari personelinin yıllardır çözülemeyen tayin ve nakil hakkı artık günübirlik uygulamalarla, geçici çözümlerle ve “pardon, yeniden güncelliyoruz” anlayışıyla yönetilmemelidir.
YÖK’ü bu sürecin bütün aşamalarına ilişkin kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmaya davet ediyoruz.
Kimse yapılan idari hataların bedelini üniversite çalışanlarına ödetmeye kalkmasın.
BU YANLIŞLAR SİLSİLESİNİN BEDELİNİ İDARİ PERSONEL ÖDEMEYECEK!
ÜNİPERSEN olarak dün olduğu gibi bugün de gerçek, kalıcı ve hakkaniyetli bir tayin ve nakil sistemi kuruluncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
@erolozvar@YuksekogretimK@csgbakanligi@edipuzen@tcbestepe
Becayiş başvuruları yapıldı, binlerce üniversite çalışanı şimdi sonuçları bekliyor.
Belirsizlik sona ersin!
Eşleştirmeler ve sonuçlar açıklansın, atama süreci için net bir takvim kamuoyuyla paylaşılsın.
#Becayiş#ÜniversiteÇalışanları#BecayişSonuçlarıAçıklansın
@unipersen Tayin olabilecek personelin ev tutma, çocuğunun okul kaydı taşınma sorunlarının bir an evvel çözümü için YÖK zaman kaybetmemeli. #YÖKBecaişiAçıkla