Dhy ile atandığım ilde cevval bir plastik cerrah vardı. Mikro cerrahi için uğraşıyordu. Saatlerce süren uzuv kayıpları ameliyatlarına giriyor ve elinden geleni yapıyordu. Genç bir kızın parmakları kopmuş onun ameliyatı sonrası 3 parmağını dikmiş. Başka merkeze gitse güdük kapatır geçerlerdi. Günlerce hasta ile uğraştı sonuçta sadece bir parmagin ucunda nekroze doku oldu. Hasta yakını şikayet üstüne şikayet etti, hastanede sürekli olay çıkarttı, kavga dövüş ile adamı rahat bırakmadı ailesi. O da bastı istifayı İstanbul'a gidip dolgu botoksa başladı. Bir ayda saatlerce amelyatlarda sürünüp ay sonunda alamadığı parayı bir günde cebine koydu. Sonrasında gelen her uzuv kesisi yakin ildeki üniversite hastanesine gönderildi. Güdük kapatılıp uğraşılmadı. Parası olan ise şu zamanın parası ile özel hastanelere 1 milyona yakın paralar döküp opere ettirdiler kendilerini.
Hep aklıma gelir bu olay. Cenc dinamik çabalayan hekimlerin tepesine çöken cahil cuhela ve onu koruyamayan yada korumak istemeyen sistem...
Otoskop olmadığı halde kalkıp başka yerde muayene eden, büyük bir sabırla ve özveri ile işini yapmaya çalışan bir hekime ve sisteme hakaret edilmiş videoda. Böyle provakötörlerden inanılmaz sıkıldık . Gereği yetkililerce yapılmalı @saglikbakanligi
Urfa merkezde, bir Suriyeli iş yeri açmış, fiş istediğinizde vermiyor. Yani vergi ödemiyor.
Sayın Mehmet Şimşek, neden Suriyelilerden vergi almıyorsunuz.?
Acil servis sizin konfor alanınız, hızlı poliklinik hizmetiniz ya da antibiyotik yazdırma bankonuz değildir.
Acil servis; hayati tehlikesi olan hastaların önceliklendirildiği yerdir.
Hekim sizi muayene etmiş, acil bir durum görmemiş ve uygun şekilde polikliniğe yönlendirmiş. Yani görevini yapmış.
Beğenmediğiniz şey tıbbi karar değil; sistemin kalabalığı, bekleme süresi ve sağlık hizmetine erişimdeki problemdir.
Bunun hesabını orada nöbet tutan hekime kesemezsiniz.
Mağduriyet başka şeydir, hadsizlik başka şeydir.
Sendikamızın hukuk birimi süreci titizlikle izleyecektir. @TEKsendika
Acil serviste çalışan bir doktor, derbi günü acilin boş kaldığını paylaştı:
🔹 “Şu an yeşil alandayız, sıfır hasta var. Meğer Galatasaray-Fenerbahçe maçı varmış.”
🔹 “Demek ki maç varken gelmiyorlarsa, çoğunun durumu acil değil.”
Tekirdağ’da, ildeki tek Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı meslektaşımızın, “randevusuz hasta bakmadığı” gerekçesiyle darp edildiğini ve burnunun kırıldığını üzüntü ve öfkeyle öğrendik.
Bu olay münferit değildir. Hekimler her geçen gün daha güvencesiz, daha savunmasız ve daha hedef hâline getirilmiş bir çalışma ortamına itilmektedir.
Randevu sistemi hekimlerin keyfî tercihi değil, sağlık hizmetinin düzenli, güvenli ve sürdürülebilir yürütülmesi için zorunlu bir işleyiştir. Bu işleyişin bedelini hekime şiddet olarak ödetmek kabul edilemez.
Sağlıkta şiddeti yalnızca kınamak yetmez. Caydırıcı, hızlı ve etkin yaptırımlar uygulanmadıkça; sağlık kurumlarında güvenlik gerçek anlamda sağlanmadıkça bu tablo değişmeyecektir.
Meslektaşımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, olayın takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiriyoruz.
🎙️ 6 Şubat depremlerinde yıkılan Rönesans Rezidans'ta ailesini kaybeden avukat Yeşim Toplu:
💬 “Biz aslında en çok enkazda sevdiklerimizin bedenlerini ararken yoruluruz diye düşünmüştük ancak adalet ararken kat be kat fazla yoruluyoruz”
İLK FIRSATTA SOLUĞU CİMER’DE, BİMER’DE ALAN VELİLER İÇİN;
Ben de bir VELİ ŞİKÂYET HATTI istiyorum.
Soracaklarım:
Çocuğunuza neden banyo yaptırmıyorsunuz?
Çocuğunuzun beslenmesine neden özen göstermiyorsunuz, her gün neden çikolatalı ekmek koyuyorsunuz?
Çocuğunuzun tırnaklarını neden kesmiyorsunuz?
Çocuğunuzun defter ve kitapları hâlâ neden kaplanmamış?
Veli toplantılarına neden katılmıyorsunuz?
Çocuğunuz ateşliyken, burnu akıyorken neden okula gönderdiniz?
Çocuğunuzla neden yeterince ilgilenmiyorsunuz?
Çocuğunuz bu kadar küfrü nereden öğrendi?
Çocuğunuza yetişkinlere yönelik televizyon dizilerini neden izletiyorsunuz?
Çocuğunuza şiddet içeren bilgisayar oyunlarını neden oynatıyorsunuz?
Çocuğunuzla neden oyun oynamıyorsunuz?
Çocuğunuza neden kitap okumuyorsunuz?
Çocuğunuzun arkadaşlarını neden tanımıyorsunuz?
Çocuğunuzun gözlerinin bozuk olduğunu neden fark etmediniz?
Çocuğunuza tuvalet alışkanlığını neden kazandırmadınız?
Çocuğunuzun kırtasiye ihtiyaçlarını neden karşılamadınız?
Çocuğunuzu neden dövdünüz?
Bu çocuk sizin çocuğunuz mu, yoksa benim mi?
Birbirinizden boşandınız, çocuğun ne suçu var?
En kıymetlinizi bize emanet ettiniz; o hâlde neden onların yanında öğretmenler hakkında dedikodu yapıp hakaret ederek moralimizi bozuyorsunuz?
“Çocukların sözlerden çok iyi örneklere ihtiyacı vardır.” sözünün gereğini neden yerine getirmiyorsunuz?
Sevgili Veli;
Elinizdeki cep telefonu ekranından gözlerinizi kaldırın ve etrafınıza bir bakın.
Sanal ortamda sevgilinize sarılıp dostunuza darılacağınıza, klavye mücahidi olup vatan kurtaracağınıza; evladınıza sarılın, eşinize sarılın… Öğretmenin gırtlağına sarılmadan önce.
Anne olun.
Baba olun.
Veli olun.
İyi insan olun.
Öğretmenlerin maalesef sahibi yok.
“Hakikat, hayatın öğretmenidir.”
Erhan Ziya SANCAR
Eğitimci — Yazar
El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele, ülkedeki çocuklara ücretsiz dizüstü bilgisayar dağıttı.
Dağıtım sırasında Bukele, “Kimse çalmadığında para herkese yetiyor” sözleriyle yolsuzluk olmadığında nelerin mümkün olduğuna dikkat çekti.
Bir KBB uzmanına 27 milyon TL icra takibi.
Alerjik rinit ve burunda polip tanısı olan hasta.
Ameliyat öneriliyor, ancak hasta kabul etmiyor ve farklı hastanelere danışmak için 4 yer dolaşıyor.
Aylar sonra menenjit tablosu gelişiyor.
Dava açılıyor.
Ve Tüm kusur ve sorumluluk o ilk hekime yükleniyor.
Gerekçe ise uluslararası kılavuzlarda standart olarak yer almayan ve yalnızca sınırlı sayıda özel laboratuvarda yapılabilen β-2 transferrin testinin istenmemiş olması.
Bizimle resmen alay ediyorlar
Misal‼️
Kibarca "Allah'a binlerce şükür emekliler aylıklarını zamanında alabiliyorlar" diyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'a, Ece Üner de aynı kibarlıkla cevap verdi.
Bu fotoğrafta sol tarafta gördüğünüz kişi Eser Karaca. Kahramanmaraş’ta özel bir hastanede hemşire olarak çalışıyordu. Boşandığı eski eşi için üç kez uzaklaştırma kararı aldırmıştı. Dördüncü uzaklaştırma kararının çıktığı gün, çalıştığı hastanede eski eşi tarafından pompalı tüfekle katledildi. Katilin adı Atilla Ayıntaplı.Demem o ki, uzaklaştırma kararları artık kadınlarımızı korumaya yetmiyor. Katillerin ne korkusu var ne de vicdanı.