SENDİKAL BARAJ İSTEYENLERİN DERDİ MEMUR DEĞİL, KENDİ KOLTUKLARI!
Yıllardır toplu sözleşme masasında kamu çalışanlarının beklentilerini karşılayamayan bazı sendikaların, bugün sendikal baraj için gösterdikleri çabayı ibretle izliyorum.
Memurun hakkını savunmak için bu kadar uğraşsaydınız belki bugün konuştuğumuz sorunların yarısı çözülmüş olurdu.
Siyasi partilere yaslanarak aldığınız üyeleriniz bile sizden hiçbir fayda görmüyor. Siyasi ilişkileriniz sayesinde büyüttüğünüz sendikal yapılarınızı, kamu çalışanlarının haklarını savunmak yerine kendi konumunuzu korumak için kullanıyorsunuz. Şimdi de sizden bağımsız hareket eden sendikaların önünü kesmeye çalışıyorsunuz.
Üstelik bunu sendikacılık adına yaptığınızı söylüyorsunuz.
Kamu çalışanlarının yıllardır biriken sorunları ortada. Maaşlar eriyor, çalışma koşulları ağırlaşıyor. Siz ise sendikal baraj peşinde koşuyorsunuz. İnsan ister istemez düşünüyor: Memurun hakkı söz konusu olduğunda neden bu kadar ısrarcı değilsiniz?
Siyasi destekle üye kazanmak kolay olabilir. Asıl mesele, o üyelerin karşısına çıkıp hangi hakları kazandırdığınızı anlatabilmektir.
Sendikal baraj talebiniz bana göre güçlü olduğunuzu değil, rekabetten rahatsız olduğunuzu gösteriyor.
Kamu çalışanlarının sendika değiştirmesini engelleyemiyorsanız kendi sendikacılığınızı sorgulayın. İnsanların tercihine kanun yoluyla m��dahale etmeye kalkmayın.
Şunu da açıkça ifade edeyim: Kamu çalışanları sizin siyasi ilişkilerinizin, sendikal hesaplarınızın ve yöneticilik koltuklarınızın güvencesi olmak zorunda değil.
Memurun hakkını koruyamayanların kendi koltuklarını korumak için gösterdiği bu mücadele, sendikacılığın ne hâle getirildiğinin en açık göstergesidir.
Sendikal baraj istemeyi bırakın. Önce yıllardır aidatını aldığınız insanlara ne kazandırdığınızın hesabını verin.
Öncü Eğitim Sen olarak 2026 AGS kapsamında en az 90 bin öğretmen ataması yapılması ve kontenjanların branşların gerçek ihtiyacına göre adil dağıtılması talebimizi MEB’e ilettik.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@RTErdogan#AdilBranşAgs50BinBahçeliden
Eğitimden tasarruf olmaz, ücretli öğretmenlikle eğitim dönmez. Öğretmen ihtiyacını geçici görevlendirmelerle karşılamaya çalışmak, ne yıllarını mesleğine hazırlanarak geçiren öğretmenlerin emeğine ne de öğrencilerimizin geleceğine hak ettiği değeri verir.
Öncü Eğitim Sen olarak çağrımız açık. Öğretmen atamalarını bütçeye yük olarak görmekten vazgeçin. Eğitime ayrılan kaynak, bu ülkenin geleceğine yapılan yatırımdır. 50 bin öğretmen ataması için gerekli bütçeyi ayırın, öğretmenlerin bekleyişini, öğrencilerin öğretmen ihtiyacını daha fazla ertelemeyin!
@Yusuf__Tekin@RTErdogan
#MehmetşimşekAGS50Bin
İstanbul Başakşehir’deki Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’nda bu sabah yaşanan bıçaklı saldırıda, Valilik açıklamasına göre 5 öğrencinin yaralandığını üzüntüyle öğrendim. Hastaneye kaldırılan öğrencilerimize acil şifalar diliyorum. Artan şiddet olayları için birlikte mücadele etmeliyiz ama maalesef sahada bunun karşılığı hala yok o nedenle tekrar ediyoruz.
1. Her okula en az bir rehber öğretmen/psikolojik danışman atanmalı; öğrenci sayısına göre ilave norm açılmalıdır.
2. Okullara yeterli sayıda eğitimli güvenlik personeli görevlendirilmeli, giriş ve ziyaretçi kontrolleri düzenli yapılmalıdır.
3. Tehdit, zorbalık ve şiddet bildirimleri için öğrencilerin güvenle başvurabileceği kanallar oluşturulmalı; her bildirim takip edilmelidir.
4. Risk altındaki öğrenciler için aile, okul ve ilgili uzmanların birlikte yürüttüğü destek ve takip planları hazırlanmalıdır.
5. Şiddeti önleme çalışmaları tek seferlik seminerlerle sınırlı kalmamalı; çatışma çözme ve duygu düzenleme becerileri yıl boyunca çalışılmalıdır.
6. Her okulun acil müdahale planı bulunmalı; personel ilk yardım ve kriz müdahalesi konusunda eğitilmelidir.
7. Şiddet yaşanan okullarda öğrencilere ve çalışanlara olay sonrası psikolojik destek sağlanmalıdır.
OKULLARIMIZDA GÜVENLİK BİR TERCİH DEĞİL, HAKTIR!
İstanbul Başak��ehir’de bir okulumuzda meydana gelen bıçaklı saldırıda öğrencilerimizin yaralanmasını büyük bir üzüntüyle öğrendik. Yaralanan öğrencilerimize acil şifalar, ailelerine ve eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Okullar; korkunun, tehdidin ve şiddetin değil, güvenin, eğitimin ve geleceğin mekânları olmalıdır.
Artık yalnızca yaşanan olayların ardından açıklama yapmak değil, şiddeti ortaya çıkmadan önce önleyecek kalıcı ve somut tedbirleri hayata geçirmek zorundayız.
Bizler eğitim çalışanlarının ve öğrencilerimizin güvenliğini ertelenebilir bir mesele olarak görmüyoruz.
Güvenli okul, nitelikli eğitimin ön koşuludur.
Öğrencilerimizin güvenliği için sorumluların harekete geçmesini beklemiyor, gerekli adımların bir an önce atılmasını talep ediyoruz.
Okullarımızda daha güvenli yarınlar için;
güvenli okul, güçlü eğitim, güvenceli gelecek!
#okul #güven #eğitim #gelecek #hak
Öğretmenler yalnızca bir gün hatırlanmayı değil; emeğinin, alın terinin ve mesleki sorumluluğunun karşılığını almayı hak ediyor.
Öncü Eğitim Sen olarak 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nde, eğitim çalışanlarının yıllardır çözüm bekleyen sorunlarını ve haklı taleplerini bir kez daha kararlılıkla gündeme getiriyoruz. Çünkü biliyoruz ki öğretmene verilen değer, eğitime verilen değerdir.
#5ekim #öğretmen #okul #eğitim #hak
Eğitim, ücretli öğretmenlik sistemiyle sürdürülemez! Öğretmenler güvenceli istihdam, öğrenciler kesintisiz eğitim istiyor. Öğretmen ihtiyacı kadrolu atamalarla karşılanmalı, branşlara adil dağılımla 50 bin öğretmen ataması yapılmalıdır.
#CbBranşlaraAdil50BinAtama
Öncü Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak; emeğin, adaletin ve hakkaniyetin yanında yer almanın en kıymetli duruş olduğuna inanıyoruz. Eğitim çalışanlarının kararlı sesi olma yolculuğumuzda aramıza katılarak zincirimize yeni bir halka ekleyen tüm değerli meslektaşlarımıza teşekkür ederiz.
#öncüvakti #eğitim #okul #hak #öğretmen
Öncü Eğitim Sen, bir ideale inanmanın, ortak bir hayali birlikte gerçeğe dönüştürmenin adıdır. Bu ideale inanarak aramıza katılan tüm eğitim çalışanlarına teşekkür ediyoruz. Siyasetten bağımsız, ilkeli ve eğitim çalışanlarının haklarını merkeze alan sendikacılık anlayışımızı büyütmek için tüm meslektaşlarımızı Öncü Eğitim Sen çatısı altında buluşmaya davet ediyoruz.
Güne yine bir okul saldırısı haberiyle uyandık. Manisa Turgutlu’da bir okulun önünde silahlı saldırı yaşanması ve öğrencilerimizin yaralanması artık üzerinde birkaç cümle kurup geçebileceğimiz bir olay değildir. Çocuklarımızın eğitim görmek için gittiği okulların kapısına kadar silahın ulaşabildiği bir yerde ciddi bir güvenlik sorunu var demektir. Her olaydan sonra “geçmiş olsun” deyip birkaç gün sonra unutmaya hakkımız yok. Buradan yetkililere ve tüm kamuoyuna açıkça çağrı yapıyoruz: Okullarda şiddeti kanıksamayın, çocuklarımızın ve eğitim çalışanlarının güvenliğini tesadüflere bırakmayın. Okul ve çevrelerinde etkili güvenlik tedbirleri artık ertelenmeden hayata geçirilmeli, silah ve şiddetin eğitim kurumlarının kapısına kadar ulaşmasına izin verilmemelidir. Bir sonraki saldırıda daha ağır bir tabloyla karşılaşmadan harekete geçilmelidir. Çünkü okul kapısında silah konuşuyorsa, yalnızca bir okulun değil hepimizin güvenliği tehdit altındadır. Yaralanan öğrencilerimize acil şifalar diliyoruz.
Öncü Eğitim Sen olarak bu talebin ilk günden beri takipçisi olduk. Eğitim camiasının haklı isteğini yerine getiren bakanlık şimdi tüm normları açmalı yer değişikliği için bekleyen öğretmenlerin haklı talepleri yerine gelmelidir.
@Yusuf__Tekin@cftcblnt@tcmeb
#TümNormlar2ilDışınaAçılsın
Öncü Eğitim Sendikasının Aydo Yazılım firmasıyla herhangi bir ilişkisi, sözleşmesi veya iş birliği bulunmamaktadır. Yaşanan süreç bir kez daha göstermiştir ki sendika üyelik ve üyelikten çekilme işlemleri, kişisel verilerin güvenliği ve işlemlerin şeffaflığı açısından doğrudan e-Devlet üzerinden gerçekleştirilmelidir. Kamu çalışanlarının sendikal tercihlerini güvenli, izlenebilir ve hiçbir aracı yapıya ihtiyaç duymadan kullanabilmesinin en doğru yolu budur.
Bilginin ve bilimin rehberliğinde aydınlık yarınları inşa edecek olan değerli eğitim ve bilim çalışanlarımızın, geleceğimizin teminatı sevgili öğrencilerimizin yeni eğitim-öğretim yılını büyük bir heyecanla karşılıyoruz.
Öncü Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak; mesleki onurumuzun yüceltildiği, emeğin ve alın terinin karşılığını eksiksiz bulduğu adil bir çalışma iklimini omuz omuza, büyük bir dayanışma içinde büyüteceğiz. Başarılarla dolu, sağlıklı, mutlu ve verimli bir eğitim dönemi geçirmenizi temenni ediyoruz.
#okul #eğitim #başarı #bilim #öncüvakti
Okullarda sorunlar büyüyor, öğrenciler destek bekliyor ama PDR normları hâlâ ihtiyacın çok gerisinde tutuluyor. Binlerce öğrenciyi birkaç psikolojik danışmana bırakmak ne gerçekçi ne de vicdanidir. Bakanlık artık oyalamayı bırakmalı, tüm okulların ihtiyacını karşılayacak norm düzenlemesini derhal yapmalıdır. Bu mesele ertelenecek değil, çözülecek bir meseledir.
@Yusuf__Tekin
#PDRNormuHemen
Öğretmenleri yıllarca ailesinden, eşinden, çocuğundan ayrı yaşamaya mahkûm eden bu sistem artık değişmeli. Boş normlar varsa öğretmenin önüne engel değil, tercih hakkı konulmalı. Mazeret üretmek değil çözüm üretmek zorundasınız. Tüm normlar açılarak ikinci il dışı yer değişikliği derhal yapılmalıdır.
@Yusuf__Tekin@RTErdogan
#SnCBisteğeBağlı2ildışı
ikinci il dışı yer değişikliği yapılmalı ve göstermelik birkaç kontenjanla değil, tüm boş normlar açılarak yapılmalı. İnsanlar yıllardır ailesine, memleketine, düzen kurduğu şehre yaklaşabilmek için bekliyor. Bu talebi daha fazla ertelemeyin, tüm boş normları öğretmenlerin tercihine açın ve gerçek bir yer değişikliği imkânı sağlayın.
@Yusuf__Tekin@tcmeb
#isteğebağlı2ilDışıBakanTekin
Öncü Eğitim ve Bilim Çalı��anları Sendikası’na katılmak, dijital altyapımızla artık çok daha kolay. Güçlü ve ulaşılabilir sendikacılık anlayışıyla eğitim çalışanlarımızın her an yanındayız.
“Haklarımız için birlikte, geleceğimiz için Öncü!” diyerek, daha güçlü bir eğitim hedefiyle sizleri de değişime öncü olmaya ve Öncü Eğitim Sen ailesine katılmaya davet ediyoruz. Gelişmelerden anında haberdar olmak için bizi @oncuegitimsen kullanıcı adıyla takip edebilirsiniz.
Öğretmene haftada birden fazla nöbet dayatılmasını kabul etmiyoruz. Dinlenme hakkını yok sayan, öğretmeni asli görevinin dışındaki yüklerle sürekli meşgul eden bu anlayış açıkça angaryadır. Öncü Eğitim Sen olarak, öğretmenlerimizin emeğini ve zamanını değersizleştiren bu uygulama sona erene kadar eylem kararımızı sürdüreceğiz.
Eğitim çalışanlarının devasa sorunları çözüm beklerken önlük standartlarının konuşulması, sahanın gerçeklerinden kopuktur. Öncü Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak yetkililere asıl gündemi hatırlatıyoruz:
1. Kariyer Basamaklarında Süre Şartı Yeniden Düzenlenmelidir: Uzman öğretmenlik için bekleme süresi 5 yıl, başöğretmenlik için ise 10 yıl olarak esas alınmalıdır. Ayrıca, öğretmenlik öncesinde kamuda geçirilen diğer hizmet süreleri de bu hesaba mutlak surette dahil edilmelidir.
2. Psikolojik Danışman Norm Sorunu Kalıcı Olarak Çözülmelidir: Günü kurtarmaya yönelik geçici ve yüzeysel düzenlemelerden vazgeçilmeli; her okulun ve öğrencinin psikolojik danışmanlık hizmetine kesintisiz erişimini sağlayacak kalıcı bir norm sistemi acilen hayata geçirilmelidir.
3. Ek Ders Ücretleri Emeğin Karşılığı Olacak Şekilde Güncellenmelidir: Mevcut ekonomik koşullar ve yüksek enflasyon altında ciddi ölçüde değer kaybeden ek ders ücretleri, eğitimcinin emeğini karşılamaktan çok uzaktır. Ek ders sistemi ve ücret katsayıları baştan sona yeniden düzenlenmelidir.
4. Eğitim Yöneticilerine Makam/Görev Tazminatı Ödenmelidir: Kurumların tüm yükünü omuzlayan okul müdürü ve müdür yardımcılarına, taşıdıkları ağır idari sorumluluğun ve mesainin doğrudan bir karşılığı olarak makam ve görev tazminatı hakkı tanınmalıdır.
5. 3600 Ek Gösterge Beklentisi Karşılanmalıdır: Eğitim-öğretim hizmetinin ayrılmaz bir parçası olan şef ve teknikerlerimizin yıllardır oyalandığı 3600 ek gösterge talebi, daha fazla mağduriyete yol açmadan derhal yasalaşmalıdır.
6. İkinci İl Dışı Atama Hakkı Verilmelidir: Öğretmenlerimizin aile bütünlüğü, giderek ağırlaşan yaşam koşulları ve yıllardır tayin bekleyen meslektaşlarımızın mağduriyetleri göz önünde bulundurulmalıdır. İvedilikle, mağduriyetleri giderecek yeterli kontenjanla donatılmış yeni bir il dışı yer değiştirme hakkı tanınmalıdır.
Önceliğimiz biçimsel tartışmalar değil; insan onuruna yaraşır geçim, güvenceli özlük hakları, adil bir kariyer sistemi ve iyileştirilmiş çalışma şartlarıdır.
#meb #önlük #eğitim #hak #özlük
Sayın Bakanım @Yusuf__Tekin,
Eğitim çalışanlarının çözüm bekleyen onlarca temel sorunu varken önlük standartlarının gündem yapılması eğitim camiasının gerçek beklentileriyle örtüşmüyor. Biz size asıl gündemi hatırlatalım
1. Uzman öğretmenlik için 5 yıl, başöğretmenlik için 10 yıl esas alınmalıdır. Öğretmenlik öncesinde kamuda geçirilen hizmet süreleri de hesaba katılmalıdır.
2. Psikolojik danışman normları günü kurtaran geçici düzenlemelerle değil, her okulun psikolojik danışmanlık hizmetine erişimini sağlayacak kalıcı bir sistemle çözülmelidir.
3. Ek ders ücretleri mevcut ekonomik koşullarda ciddi ölçüde değer kaybetmiştir. Ek ders sistemi ve ücretleri baştan sona yeniden düzenlenmelidir.
4. Müdür ve müdür yardımcılarına, taşıdıkları idari sorumluluğun karşılığı olarak ayrıca makam/görev tazminatı ödenmelidir.
5. Şef ve teknikerlerin yıllardır bekleyen 3600 ek gösterge talebi artık karşılanmalıdır.
6. Öğretmenlerin ikinci il dışı atama talebi karşılanmalı; aile bütünlüğü, yaşam koşulları ve yıllardır yer değiştirmeyi bekleyen öğretmenlerin mağduriyeti göz önünde bulundurularak yeterli kontenjanla yeni bir il dışı yer değiştirme hakkı verilmelidir.
Eğitim çalışanlarının önceliği önlük değil; geçim, özlük hakkı, kariyer, norm, yer değiştirme hakkı ve çalışma şartlarıdır.