Şu an ekrana bakıyorsun ve beynin sana şunu söylüyor: her şeyi kontrol edersem hayatım, ilişkilerim, kariyerim kusursuz olur. Tebrikler, bu bir yalan.
Fizik laboratuvarları şunu gösteriyor: bir sistemi ne kadar çok izlersen o sistem o kadar donar. Kuantum Zeno etkisi denen garip bir durum var. Radyoaktif bir atomu sürekli ölçümlemeye başlarsan, onun bozunma olasılığını sıfırlarsın. Yani gözlemlemek, onun zamanını dondurur; sistem hareket edemez hale gelir. Her ölçüm, parçacığın dalga fonksiyonunu başlangıç haline sıfırlar. Sen o atoma bakarak değişimini engellersin. Toronto Üniversitesi’nde yapılan deneyler, ışığın ve atomların bizim anladığımız zaman algısıyla hareket etmediğini bile kanıtladı; negatif zaman ölçümleri bile var.
Ama dehşet verici olan şu: biz bu fizik kuralını her gün kendi hayatımızda yaşıyoruz, farkında olmadan. Sürekli takıntılı şekilde “ne olacak” diye beklediğin o telefon neden gelmiyor, o iş neden bir türlü olmuyor? Çünkü sen o hayatı her saniye mikroskoba koyup gözlemliyorsun ve onu kuantum düzeyinde felç ediyorsun. Bir şeyin üzerine çok düştüğünde, onun doğal akışında evrilmesini ve güzelleşmesini engelliyorsun. Hayatı çok fazla kurcalamak, olasılık dalgalarını sürekli sıfırlamak demek. Her endişelendiğinde sistemi başa sarıyorsun. “Seyredilen çaydanlık hiç kaynamaz” lafı, anneanne hurafesi değil; evrenin çalışma prensibi. Eğer bir şeyin gerçekleşmesini istiyorsan, ona bakmayı bırakmalısın. Bazen sadece gözü kapatıp akışa bırakmak gerekir.
Çünkü evren, sen ona sırtını döndüğünde kendi sihrini yaratır. Gerisi sadece senin zihninin yarattığı gereksiz bir dekorasyon.
Kadın erkek eşitliğinden ziyade erkek düşmanlığını benimseyen bu hastalık. Türk aile yapısına en büyük düşmanlardan biridir. Kadın ve erkeğin eşit değil birbirini tamamlayan bir yapıda olduğunu idrak edememiş. Kariyer yapınca da iyice kendini erkekliğe soyundurmuş ara bir form
Toxic feminism Türkiyenin başına gelmiş en büyük kötülüklerden biri olabilir. Özellikle genç kızları tesiri altına alan bu hastalık yaşı 30 a gelen kadınlar tarafından ne kadar gereksiz olduğu sonradan anlaşılmaktadır. Anlayamayanlar zaten malesef çoktan projeye kurban gitmiştir
— Ozan Güven'i protesto eden vatandaş, olayın tamamını anlattı:
Dün gece gittiğim mekanda bir kadın arkadaşım bana gelip "Ozan Güven burada, ne yapalım?" diye sordu.
Ben önce Mehmet Aslantuğ ve bir kadın arkadaşıyla oturduğu masasına yeltendim ama tuvalete gitti.
Masasına geri dönüp Mehmet Aslantuğ'a fail Ozan Güven'i ve hatta onun arkadaşı olan kendisini de güvenli alanlarımızda istemediğimizi, oradaki şiddet mağduru kadınları varlığının tetiklediğini ve toplumsal olarak cezalandırmak istediğimizi söyledim.
Fakat bunun üzerine Mehmet Aslantuğ "Abartmayın çocuklar, tadımızı kaçırmayın" gibi son derece geçiştirmeye yönelik sözler sarf etti.
Kendilerinin bu çabasının nafile olduğunu, zaten apaçık bir faille aynı masayı paylaşmanın kendisinin sözünü tamamen değersiz kıldığını, eğer arkadaşını alıp gitmezse mekandan kovulacaklarını söyledim.
Bunun üzerine "Siz burada yetkili birisi misiniz?" dedi. Dedim ki sokaklarda gayet yetkiliyiz kadınlar olarak, mekanın da sahibiyiz, yanlarından ayrıldım.
Yeniden yanlarında gidip bu kez Ozan Güven ve yanındaki kadına mekanı terk etmemeleri halinde protesto edileceklerini söyledim.
Kendisi son derece özgüvenli bir halde önce rest çekti, sonra da "fotoşop hepsi" falan diye tuhaf şeyler geveledi.
Kendisine aynı zamanda avukat olduğumu, dosyaya da gayet hakim olduğumu ve bir yargı dosyası olmasa dahi inandığımız/gördüğümüz şeyin Heniz Bulutsuz'un hali ve beyanı olduğunu belirttim, çıkmaları için son kez uyardım.
En ufak bir hareketlilik olmayınca da mekandakilere seslenerek aramızda bir şiddet faili olduğunu ve onu burada barındıramayacağımızı söyledim.
Mekanda protesto alkışları ve sloganları yükselmeye başladı. Bu sırada mekan işletmesiyle de dışarı çıkarmaları yönünde konuştuk.
Çıkmayı reddettiğini, kapı kontrolünde bir şekilde gözden kaçtığını ve ona servis yapmayacaklarını iletti.
Yaklaşık 1 saatin sonunda kendileri sloganlarla dışarı çıkmak zorunda kaldı, fakat bu süreçte arkadaşı Mehmet Aslantuğ sık sık yanımıza gelerek "itidal" çağrısında bulundu ve "hukuken cezasını ödüyor" gibi şeyler söylemeye devam etti.
@TolgaYasar13@bpthaber Yok yok Yağız için inanılmaz bir kamçı ve hedef bence Magnus. Hatta Magnusa denk geldiği için bir şans onun için. Bu çocuk daha 15 yaşında bu unutulmamalı. Bir gün Magnusu da yenecek
@TORUKMAKTO_1 Yorumlarda yalan diyen arkadaşlar yurt dışına hiç çıkıp tc kızının halini görmemiş sanirim. Şöyle bir örnekle anlatiyim. Bir arkadaşa arkadaşı, bir kız var italyada o da senin gibi türkiyeden italyaya okumaya gitti tanıştırayım mı seninle dedi. Bizim arkadaşta olur dedi+
@haluktatar Çin İHA sının fiyatına bir sıfır koymayı unutmuşlar. Yalan haberlerle algı yapmayın be kardeşim. Ayrıca askeri operasyonel başarı konusunda TB2 kendini kanıtlamıştır. Ancak çininkini ben bir savaşta görmedim duymadım bilmiyorum.
@yormayiin İlgi ihtiyacımın doruklarında denk geldin o yüzden şans verdim ancak şuanda artık daha üst klasmandan kişilerden ilgi almam gerekiyor diyememiş ahahahah
@Statikoo@grok böyle bir araştırma varsa da diğer bu konu hakkında yayınlanan makalelere baktığında doğru mu bu sonuç. Örneğin o yaşla artan kötü spermler yumurtaya ulaşmadan avlanmıyorlar mı veya da gerçekten sağlıklı spermlere göre daha hareketli ve daha mı güçlüler