Bir gün Muâz bin Cebel -radıyallâhu anh-, Resûlullah sallâllahu aleyhi ve sellem Efendimiz’e, hangi ameli işlemenin daha hayırlı olacağını sormuş ve bu meyanda pek çok amel-i sâlih saymıştı.
Fakat Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, her seferinde:
“–İnsanlar için bundan daha hayırlısı vardır.” buyurmuştu.
Muâz -radıyallâhu anh-:
“–Anam, babam Sana kurban olsun, insanlar için bunlardan daha hayırlı olan nedir?” diye sorunca Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ağzını gösterdi ve:
“–Hayır konuşmayacaksa susmak!” buyurdu.
Muâz -radıyallâhu anh-:
“–Konuştuklarımızdan dolayı hesâba mı çekileceğiz?” diye tekrar sorunca da Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Muâz’ın dizine hafifçe vurarak şöyle buyurdu:
“–Allah hayrını versin ey Muâz!
İnsanları yüzüstü Cehennem’e sürükleyen, dillerinin söylediğinden başka nedir ki?
Kim Allâh’a ve âhiret gününe inanıyorsa, ya hayırlı söz söylesin veya sussun, zararlı söz söylemesin!
Sizler hayırlı söz söyleyerek kazançlı çıkınız; zararlı söz söylemeyerek rahat ve huzura kavuşunuz.”
(Hâkim, IV, 319/7774)
Rasûlullah (sav) otururken bir adam yemek yiyordu.
Adam son lokmaya kadar besmele çekmedi. Son lokmayı ağzna götürürken
"بِسْمِ اللَّهِ أَوَّلَهُ وَآخِرَهُ"
(başında ve sonunda Bismillah) dedi.
Bunun üzerine Peygamber (sav) güldü ve buyurdu ki:
++
Andolsun ki sizi biraz korku, biraz açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz eksiltme ile imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele.
(Bakara Suresi, 155)
Resûlullah(ﷺ) şöyle buyurmuştur:
"Günlerinizin en üstünü Cuma günüdür. O gün bana çok salât ve selâm getirin. Çünkü sizin salât ve selâmlarınız bana sunulur."
[Ebû Davud, Salât: 201]
#HayırlıCumalar
Resûlullah(ﷺ) şöyle buyurmuştur:
"En hızlı kabul edilen dua, bir müminin mümin kardeşine gıyabında (arkasından) ettiği duadır."
[Ebû Davud, Salât, 364]
Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Takva ehli kimseler için zenginliğin bir zararı yoktur.”
(İbn Mâce, Ticâret, 1.)
“İyi insan için, iyi mal ne güzeldir!”
(İbn Hanbel, IV, 197.)
Resûlullah (asm) şöyle buyurmuştur:
“İnsanın her eklemi için her gün (vermesi gereken) bir sadaka borcu vardır. İki kimse arasında adaletle hükmetmen sadakadır. Bineğine binmesi için bir kimseye yardım etmen yahut yükünü yüklemen sadakadır. Güzel/iyi söz, sadakadır. Namaza giderken atılan her adım, sadakadır. İnsanlara sıkıntı veren şeyleri yoldan kaldırman da sadakadır.”
(M2335 Müslim, Zekât, 56; B2989 Buhârî, Cihâd, 128)
Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu:
“Biriniz yemek yediğinde, ‘Allah’ım, bu yemeği bize bereketli kıl ve bize ondan daha iyisini yedir!’ desin.” (Ebû Dâvûd, Eşribe, 21)
Mâlik (b. Huveyris) radıyallahu anh anlatıyor: Biz yaşça birbirine yakın bir grup gençle
Hz. Peygamber sallâllahu aleyhi ve sellem'e geldik ve onun yanında yirmi gün kaldık. Allah Resûlü sallâllahu aleyhi ve sellem çok merhametli ve şefkatli idi. Ailelerimizi özlediğimizi ya da —dönmeyi— arzuladığımızı anlayınca geride kimleri bıraktığımızı
sordu, biz de anlattık. Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Ailelerinizin
yanına dönün. Onlarla ikamet edin. Onlara, (öğrendiklerinizi) öğretin ve
onlardan (dinin gereklerini yapmalarını) isteyin.
Benim nasıl namaz kıldığımı gördüyseniz siz de namazı öyle kılın. Namaz (vakti) geldiğinde içinizden biri
sizin için ezan okusun.
En büyüğünüz de size imam olsun.”
(Buhârî, Ezân, 18)
Ümmü’d-Derdâ radıyallahu anh anlatıyor:
“Ebu’d-Derdâ radıyallahu anh öfkeli bir şekilde yanıma geldi.
Kendisine;
–Seni öfkelendiren nedir? diye sordum.
Şu cevabı verdi:
–Vallâhi, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in ümmeti hakkında, cemaat hâlinde namaz kılmalarından başka bir şey bilmiyorum. (Bu insanlar niçin cemaatle namaz husûsunda ihmalkâr davranıyorlar.)”
(Buhârî, Ezân, 31)
Abdullah bin Mes‘ûd radıyallahu anh şöyle demiştir:
“Vallâhi ben, nifâkı bilinen bir münafıktan başka namazdan geri kalanımız olduğunu görmemişimdir. Allâh’a yemin ederim ki; (Hasta) bir adam iki kişi arasında ayakta sallanır hâldeyken bile namaza getirilir ve onların iki taraflı desteğiyle safta durdurulurdu.”
(Müslim, Mesâcid, 256-257)
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem
"… Namaz kılmanın kendilerine ağır geleceğini söyleyen Sakîf kabilesinin temsilcilerine şöyle demiştir:
”Namazsız bir dinde hayır yoktur.”
(Ebu Dâvud,Harac, 25-26.)
Ebu Mûsâ el-Eş’ârî radıyallahu anh anlatıyor:
"Ben (bir gün) Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme abdest suyu getirdim.
Peygamber aleyhisselam abdest aldı, namaz kıldı ve sonra da şöyle dua etti:
اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي ذَنْبِي، وَوَسَعْ لِي فِي دَارِي، وَبَارِكْ لِي فِي رِزْقي
Allâhümmağfir lî zenbî ve vessi lî fî dârî ve bârik lî fî rızkî.
(Allah'ım! Günahımı bağışla, Evimde benim için genişlik ver. Rızkımı bereketli kıl.)
Ahmed bin Hanbel, el-Müsned, 32/344
Bir gün Allah Resûlü aleyhisselam,
“Her Müslüman'ın sadaka vermesi gerekir.” buyurdu.
Bunu duyanlar bir an için şaşırdılar.
Çünkü aralarında zengin olmadıkları için mal ile sadaka veremeyenler de vardı.
Hemen sordular:
“(Sadaka verecek mal) bulamayana ne dersin?”
Allah Resûlü, “Eliyle(emek verir) çalışır.
Hem kendisi faydalanır, hem de sadaka verir.” buyurdu.
Sahâbe tekrar,
“Ya buna gücü yetmezse ne dersin?”diye sordular.
“İhtiyaç sahibi, darda kalmış ve mazlum kimselere yardımcı olur.”
Sahâbe tekrar,
“Ya buna gücü yetmezse ne dersin?”
diye sorunca Resûlullah, iyiliği veya hayrı ister.
“Bunu da yapmazsa ne dersin?” diye dördüncü kez sorunca
“Kötülükten uzak durur.
Bu da bir sadakadır.” buyurdular.
(Müslim, Zekât, 55)
💢Peygamberimizi (ﷺ) dişleri gözükecek kadar güldüren adam😂
💢Ebu Hureyre (ra) anlatıyor;
Bizler, Nebi (ﷺ)’in yanında oturduğumuz bir sırada, bir adam geldi ve:
−Ya Rasulallah! Ben helak oldum, dedi. Rasulullah (ﷺ) ona şöyle buyurdu:
−“Neyin var?”
O adam:
−Oruçlu iken eşimle cinsel ilişkiye girdim dedi. Rasulullah (ﷺ) şöyle buyurdu:
−“Azat edecek bir köle bulabilir misin?”
Adam:
−Hayır, dedi. Rasulullah (ﷺ) şöyle buyurdu:
−“İki ay peş peşe oruç tutabilir misin?”
Adam:
−Hayır, dedi. (Daha 30 gün sabredemedim) Rasulullah (ﷺ) şöyle buyurdu:
−“Altmış fakire yemek yedirme imkânı bulabilir misin?”
Adam:
−Hayır dedi. Ebu Hureyre (ra) dedi ki:
−Nebi (ﷺ) bir süre bekledi. Biz de o hal üzere bekler iken bir ara Nebi (ﷺ)’e içerisi hurma dolu bir kap getirildi. Nebi (ﷺ) şöyle buyurdu:
−“O soru soran kimse nerededir?”
Adam:
−Benim dedi. Rasulullah (ﷺ) şöyle buyurdu:
−“Bunu al yoksullara tasadduk et!”
Adam:
−Benden daha yoksul olana mı vereceğim? Ya Rasulallah! Allah’a yemin ederim ki, Medine'nin şu iki kara tepesi arasında benim ailemden daha fakir ve yoksul bir aile bulamazsın dedi. Bu söz üzerine Nebi (ﷺ) dişleri gözükene kadar güldü. 😂
Sonra şöyle dedi;
−“İyi öyleyse, bunu ailene yedir.”
📚Buhari 1804, 1805.