Rahmet okurken Mit personelini de analım.Çünkü onlar Şehit olduklarında cenaze töreni düzenlenmez Devlet erkanı uğurlamaz, haberler bahsetmez. Kimse bilmez şehit olduğunu mezar taşına sadece bir isim yazar Mehmetçik.Türk milletinin İsimsiz kahramanları ruhunuz şad olsun.🇹🇷
@iyipartiankara Bugün de çöpe attınız. Anladığımız hiç birinizi kaale bile almıyor @MDervisogluTR . Bölücü severin cenazesinde ne işi vardı? Ümit Duzdağ'dan hiç bir farkınız yok. Yüce TÜRK milleti hepinizi silkeler. Burada dursun bu kafayla %3 bile ALAMASSINIZ.
@YS_Turkoglu Hepsini çöpe attınız. Yahu,siz kimsiniz? Genel Başkanın bu bölücü severin cenazesine nasıl gider?Yüce TÜRK milleti hepinizi silkeler. Bu yazdığım burada dursun. Genel Başkanınız dahil vitrini yenilemez iseniz bu kafayla %3 bile ALAMASSINIZ.
@avtolgaakalin aylar önce beni engellemekle seni unutacağımı mı sanıyordun? İkinci tur desteğinle seçilen @MDervisogluTR ile gurur duy. Öyle sözde milliyetçi @yavuzagiraliog'nun yanına gitmekle olmaz bu işler. Yüce TÜRK milleti hepinizi silkeler. https://t.co/q3S8mV4slI
Kadir İnanır için düzenlenen törene İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan da katıldı.
Kadir İnanır için düzenlenen törene İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan da katıldı.
Sözde milliyetçi siyasi tüccarlar NEREDESİNİZ? Çakarlı Vito'da sarışın ve kızıllarla gezen, NEREDESİN? Viski ve Küba purosunu çok seven, oyun masalarından kalkmayan NEREDESİN? AH,ULAN AH! https://t.co/dENRhYM1Z7
@izmirbld Anadolu caddesinde çukurlar var. Şakamısınız? Ana arter yol bu olmasına karşın yıllardır hiçbir çalışma göremedim. HİM hattınızı birileri oturduğu yerden maaş alsınlar diye mi kurdunuz? Son bir yıl içerisinde iki defa görüntüleri gönderdim. Sonuç koca bir SIFIR.
Sözde milliyetçi siyasi tüccarlar NEREDESİNİZ? Çakarlı Vito'da sarışın ve kızıllarla gezen, NEREDESİN? Viski ve Küba purosunu çok seven, oyun masalarından kalkmayan NEREDESİN? AH,ULAN AH! https://t.co/jjnl0TIeS9
💥 Turancı Dernekler Birliğinin Bağcılar'da imralı canisi, bebek katili , folloş evladı ap*ya özgürlük kalkışmasına karşı alanda Türk varlığını gösterme çabası, polis engeline takıldı.
💥 Alanda siyasi partilerin olmamasına tepki gösteren Turancı Dernekler Yöneticileri , " 0r0sbu evladı apo " sloganları atıyor .
@SuatBaaran3@Tubi_81 Hayatında her türlü naneyi yiyip terörist piç Apo'dan taziye mektubu alan ılık'a kankan @MDervisogluTR' na söyle 40 yıllık dostum mostum diyerek anıp durmasın. Yüce TÜRK milletinin sabır taşını Bahçesiz çatlattı,siz de daha fazla ufalamayın. YETERRR.
TARİH ATSIZ'I TÜRK BİRLİĞİ, "REEL TURANCILIK" KONUSUNDA HAKLI ÇIKARMIŞTIR...
Hüseyin Nihal Atsız’ın tarih, dış politika ve toplumsal dinamiklere yön vermiş fikirleri, Türkiye'nin bugünün jeopolitik gerçekliğiyle kıyaslandığında oldukça katmanlı ve tartışmalı bir tablo ortaya koyuyor.
Atsız, Türkçü ve milliyetçi dünya görüşü gereği Arap dünyasına karşı her zaman mesafeli, şüpheci ve hatta yer yer sert bir duruş sergilemiştir. Tarihsel kırılmaları, örneğin I. Dünya Savaşı'ndaki Arap İsyanını referans alarak Araplarla kalıcı ve stratejik bir ortaklık kurulamayacağını savunmuştur.
Türkiye, son 10–15 yıllık süreçte Orta Doğu'da aktif bir rol oynamaya ve bölgesel liderlik üstlenmeye çalıştı.
Ancak bu süreç Suriye iç savaşı, Filistin meselesi, sığınmacı krizi ve bölgesel nüfuz mücadelelerinde "Katar krizi, Libya, Mısır ile ilişkiler vb." derin fikir ayrılıklarını beraberinde getirdi.
Arap Ligi "Arap Birliği", Türkiye’nin sınır ötesi operasyonlarını sıklıkla "Arap egemenliğine müdahale" olarak niteleyip kınadı. Bu açıdan bakıldığında, Atsız’ın Arap dünyasından Türkiye’ye kalıcı ve samimi bir siyasi destek gelmeyeceği tezi, reel politikte büyük oranda karşılık bulmuştur.
Körfez ülkeleriyle "Suudi Arabistan, BAE, Katar" zaman zaman yaşanan sıcak para akışı, yatırımlar ve swap anlaşmaları, siyasi bir destekten ziyade karşılıklı ekonomik çıkarlara dayalı geçici pragmatik hamlelerdir. Bu durum jeopolitik bir ittifaktan ziyade, finansal bir alışveriştir.
Atsız’ın en büyük ideali ve öngörüsü, Türk dünyasının bir gün uyanacağı ve bir araya geleceği yönündeydi.
Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından bu süreç yavaş da olsa başladı ve günümüzde kurumsallaşma evresine geçti.
Türkiye'nin de üye olduğu Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), savunma sanayiinden dijital ticarete, ortak alfabeden enerji koridorlarına "Hazar geçişli Orta Koridor" kadar çok ciddi adımlar atıyor.
Örneğin, en son "Dijital Ekonomi Ortaklık Anlaşması" gibi somut entegrasyon hamleleri hayata geçirildi.
Özellikle Karabağ Savaşı’nda Türkiye ile Azerbaycan’ın sergilediği "Tek millet, iki devlet" dayanışması ve Orta Asya devletleriyle yapılan askeri eğitim-savunma sanayii ortaklıkları "SİHA ihracatları vb.", Türk dünyasının Türkiye için en güvenilir jeopolitik zemin olduğunu gösterdi.
Ancak Atsız’ın yaşadığı dönemdeki "romantik/ideolojik Turancılık" ile bugünkü durum arasında bir fark vardır!
Bugün yaşanan süreç daha çok ekonomik, askeri ve lojistik tabanlı bir jeopolitik ortaklık "Reel Turancılık" olarak ilerlemektedir.
Özetle Atsız haklı çıkmıştır...
Türkiye ne kadar çabalarsa çabalasın, Arap dünyasının genel siyasi ve ideolojik mimarisi Türkiye’yi hiçbir zaman "öz bir müttefik" olarak görmedi, ilişkiler hep dönemsel çıkarlara sıkıştı.
Atsız, "Türk Dünyası" vizyonu konusunda haklı çıktı, yöntemi bugüne evrildi. Atsız’ın Türk devletlerinin stratejik önemine ve birleşme potansiyeline dair inancı bugün et kemiğe bürünmektedir.
Ancak bu birleşme Atsız'ın hayal ettiği keskin ideolojik çizgilerle değil, devletlerin egemenliklerine saygılı, ticaret, siber güvenlik, enerji ve yapay zeka gibi 21. yüzyılın modern enstrümanlarıyla yürütülmektedir.
Sonuç olarak Türkiye tarihsel bağları, karşılıklı askeri güveni ve kalıcı stratejik desteği "Arap dünyasından ziyade Türk devletlerinde** bulmaktadır.
Aslında bugünün dünyasında "birlik" kavramının tanımı tamamen değişmiştir.
Eskiden yani Atsız’ın yaşadığı 20. yüzyılın ortalarında, güç ve birlik demek büyük oranda "fiziki sınırların haritada birleşmesi" demekti. O günün şartlarında vizyon buydu.
Ancak 21. yüzyıl jeopolitiği bize gösterdi ki, tankla tüfekle sınırları kaldırıp tek bir devasa devlet kurmak uluslararası hukuk, egemenlik hakları ve küresel dengeler nedeniyle hem çok zor hem de artık o kadar gerekli değil.
Bugün Atsız’ın ve tarihsel Türkçülüğün vizyonu, fikirlerin, sistemlerin ve çıkarların birleşmesiyle, yani "Entegrasyon" modeliyle hayata geçiyor.
Sınırlar fiziken kalıyor ama anlamını yitiriyor...
Atsız'ın fikirlerine ve günümüzdeki somut karşılıklarına bakarsak;
Ortak Alfabe ve Dil Birliği: Geçtiğimiz dönemde Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) tarafından kabul edilen 34 harfli Ortak Türk Alfabesi kararı, tam olarak bu "fikirde birlik" hamlesidir. Sınırlar birleşmiyor ama Kazakistan'daki bir genç ile Türkiye'deki bir genç aynı dil zemininde buluşuyor.
Askeri ve Savunma Entegrasyonu: Türk ordularının ortak tatbikatlar yapması, savunma sanayii standartlarının "SİHA'lar, zırhlı araçlar, haberleşme sistemleri" ortaklaştırılması, fiziki bir birleşme olmadan da tek bir güç gibi hareket edebilmeyi sağlıyor.
Ekonomik ve Dijital Sınırlar: "Orta Koridor" adı verilen ticaret hattıyla Çin'den Avrupa'ya uzanan lojistik ağ, Türk devletlerinin topraklarından geçiyor. Dijital Ekonomi Ortaklık Anlaşmaları ile gümrük süreçleri dijitalleşiyor. Yani paranın, malın ve bilginin önündeki sınırlar kalkıyor.
Atsız’ın haklılığı, Türk dünyasının birbirine muhtaç olduğunu ve geleceğin burada yattığını görmesindeydi.
Bugün haritalar değişmiyor ama zihinler, teknolojiler, ordular ve ticaret rotaları birleşiyor.
Bu da Türkler açısından modern dünyada fiziki birleşmeden çok daha kalıcı ve sarsılmaz bir güç odağı yaratıyor...