Umut hakkı hiç kuşkusuz bugün içerisinden geçtiğimiz Barış ve Demokratik Toplum süreci açısından belirleyici önemdedir. Bu süreci resmen başlatan, adım adım ören, inşa eden ve pratikleştiren
Sn. Öcalan yaklaşık 27 yıldır ağır izolasyon koşullarında tutulmaktadır. Mevcut koşulları ne AİHM kararları ve umut hakkı ile uyumludur ne de Kürt Meselesinin demokratik ve siyasal çözümüne odaklı yürüttüğü süreçle uyumludur.
Üstlendiği tarihi misyon gereği daha fazla vakit kaybetmeden özgürlüğüne kavuşması gerekmektedir. #YasalAdımŞimdi
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi meslektaşımız Av. Musa BENDAŞ’ın yargılandığı davanın ilk duruşması, 20 Nisan 2026 Pazartesi günü saat 10.55’te Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecektir.
Barışçıl bir protestoya katıldığı gerekçesiyle tutuklanan meslektaşımızın yargılandığı bu dava yalnızca bir ceza yargılaması değil, aynı zamanda ifade özgürlüğüne, barışçıl toplanma hakkına ve savunma mesleğine yönelmiş açık bir müdahaledir.
Hukuka aykırı şekilde sürdürülen tutukluluğa karşı meslektaşımızla dayanışmak, savunmayı birlikte savunmak ve hukukun üstünlüğüne sahip çıkmak için tüm meslektaşlarımızı, hukukçuları ve kamuoyunu duruşmaya katılmaya çağırıyoruz.
Adana’da düzenlenen barışçıl bir protesto etkinliğine katıldığı gerekçesiyle 24 Ocak’ta tutuklanan Üyemiz Avukat Musa BENDAŞ’ın serbest bırakılması talebiyle basın açıklamasında bulunduk.
#MusaBendaşSerbestBırakılsın
Rojava Protestoları Gözlem ve Tespit Raporumuzu Basın Açıklaması ile Duyurduk :
1 Ocak 2026-2 Şubat 2026 tarihleri arasında Adana, Batman, Diyarbakır, İstanbul, İzmir, Mardin, Bitlis, Iğdır, Hakkari, Ankara, Şırnak, Van ve diğer birçok ilde barışçıl protestolara kolluk tarafından müdahale edildiği tespit edilmiştir.
Rojava protestolarında:
ÖHD Gözlem ve Tespit Raporu’muza göre;
▪️ 842 kişi gözaltına alındı
▪️ 118 kişi tutuklandı
▪️ En az 106 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kaldı.
ÖHD olarak hazırladığımız bu raporla birlikte kamuoyunu, baroları, meslek örgütlerini, insan hakları kurumlarını ve uluslararası mekanizmaları göreve çağırıyoruz. Barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına yönelik yasaklamalara son verilmeli, keyfi gözaltı ve tutuklamalar derhal durdurulmalı, işkence ve kötü muamele iddiaları hakkında bağımsız ve etkili soruşturmalar yürütülmeli ve çocuklara yönelik ağır hak ihlallerinin sorumluları hesap vermelidir.
Raporun tamamı için :⤵️
https://t.co/LsbUDirzIq
Basın metni : ⤵️
https://t.co/DKjYT6t3uh
Derneğimiz üyesi avukatlar ile Tutuklu Aileleriyle Dayanışma Derneği (TUAD) yöneticileri hakkında, hapishane alanındaki faaliyetler gerekçe gösterilerek açılan davada verilen hukuka aykırı karara ilişkin basın açıklamamız: https://t.co/pVDUa2f8Jf
Van Emek ve Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla Rojava’ya yönelik saldırılara karşı yapılan yürüyüşe müdahale ve gözaltılara, avukatlar olarak, tepki göstererek Van Adliyesi’nden Van Emniyet Müdürlüğü’ne yürüyüş gerçekleştirildi.
Bijî Berxwedana Rojava!
Kötü muameleye maruz bırakılarak gözaltına alınan 54 kişinin adli muayene işlemleri sırasında avukatlarının hazır bulunmasına izin verilmemiştir. Bu uygulama, savunma hakkının etkin kullanımını ortadan kaldırmakta ve kötü muamele iddialarının usulüne uygun şekilde tespit edilmesini engelleyerek açık bir hukuka aykırılık oluşturmaktadır.
Bu hukuka aykırı uygulamaya derhal son verilmesi ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin başlatılması gerekmektedir.
Gözaltındaki 54 kişinin ifade işlemleri için avukatlar emniyet binasına alınmamakta, bu suretle kişilerin avukatlarıyla görüşme ve ifade sırasında hukuki yardım alma hakları fiilen engellenmektedir.
Bu uygulama savunma hakkının açık ihlalidir ve hukuka aykırıdır.
Van Emek ve Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla Rojava’ya yönelik saldırılara karşı yapılan yürüyüşe kolluk güçleri hukuksuz şekilde müdahale etmiş, üyelerimizin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alınmıştır. Abluka sürmektedir.
Anayasal ve demokratik hakların açık ihlali niteliğindeki bu saldırıyı kabul etmiyor, hukuksuzluğu kınıyoruz.
ÖHD olarak, Halep’teki iki özerk ve ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı mahallelerde gerçekleşen sivil alanlara yönelik saldırılara, katliama, zorla göç ettirmeye karşı uluslararası mekanizmaları harekete geçirmek amacıyla Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi başta olmak üzere, i̇nsan hakları ihlallerini takip eden işkence ve yerinden edilmeye ilişkin çalışma yürüten kurum ve kuruluşları ACİL ÇAĞRI başlığıyla,
“Sivil halkın, uluslararası hukukta tanımlanan koruma rejimi kapsamında ivedilikle ve herhangi bir şarta bağlanmaksızın güvence altına alınması,
Mağdurların cenazelerinin tahliyesi, yaralıların tedavisi için güvenli koridorların derhal açılması;
Nüfusu yerinden etmeye veya demografik değişim yaratmaya yönelik tüm zorlayıcı uygulamaların derhal durdurulması,
Saldırılar sırasında işlenen uluslararası savaş suçlarının tespit edilmesi,
Su, elektrik gibi altyapı ve hayati tesis ve yapılara yönelik saldırıların durdurulması, talepleri ile Acil Çağrıda bulunduk.
Uluslarası insan hakları mekanizmalarının devrede olması için sürecin takipçisi olacağız.
Şêxmeqsûd ve Eşrefîyê'de Sivillere Yönelik Saldırılar İnsanlık Suçudur!
Geçici Suriye hükümetini, binlerce insanın hayatını tehdit eden ve istikrarı zayıflatan bu tehlikeli saldırılardan ve gerilimden vazgeçmeye, Şêxmeqsûd ve Eşrefîyê mahallelerine yönelik askeri saldırıları derhal durdurmaya,
Uluslararası kamuoyunu ve insan hakları örgütlerini, bu insanlık dışı saldırılara karşı ses çıkarmaya, bölgedeki sivil halkı korumak adına acil inisiyatif almaya,
Demokratik kamuoyunu, Kürt halkı ve bölgede yaşayan diğer kimliklerin direnişiyle kurulan bu barış alanlarına sahip çıkmaya davet ediyoruz.
Em wek Komeleya Hiqûqnasên Ji Bo Azadîyê Şaxa Mûşê ji bo Mitînga Hêvî û Azadîyê ku dê di 4'ê Çilê de bê lidarxistin di hemû şax û nûnertîyên xwe ve hemdemî daxuyanî darxist.
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Muş Şubesi olarak 4 Ocak 2025'te gerçekleştirilecek olan Umut ve Özgürlük Mitingi'ne çağrı deklarasyonunu tüm şube ve temsilciliklerimizde eş zamanlı gerçekleştirdik