🇹🇷 HAYDİ TÜRK MİLLETİ, GAZİLERİNİZE SAHİP ÇIKIN!
@gazilerplatform paylaşımlarına destek verin, sesimizi büyütün, kamuoyuna duyurun!
Bu kış, yıllar önce vatan için ağır bedeller ödemiş, ağır yaralanmaların ve engellerin yükünü taşıyan gazilerimiz yeniden Ankara Güvenpark’ta hak ve adalet mücadelesi vermeye hazırlanıyor.
Soğuk hava kapıda… Bu gazilerin her birinin sağlık sorunları, acıları ve taşıdığı ağır izler var. Onlar bir zamanlar vatanı korumak için en zor şartlarda görev yaptı. Bugün ise haklarının teslim edilmesi için mücadele ediyorlar.
Gaziler yalnızca Güvenpark’ta değil, bu milletin vicdanında da yalnız kalmasın!
📢 Paylaşın, destek verin, seslerini duyurun!
Lütuf değil, hak istiyoruz! Adalet istiyoruz!
🇹🇷 #GazilerPlatform #GazilerAdaletİstiyor #GazileriminYanındayım #güvenpark
EKREM İMAMOĞLU SİLİVRİ'DEN SESLENDİ! "BURADAN HAYKIRIYORUM. UYAN EY HALKIM, AYAĞA KALK EY HALKIM..."
Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kişisel aracını makam aracı olarak kullanmasıyla ilgili açılan davada savunma yapan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Bu davaların hiçbirisi hukuki bir zeminde hazırlanmış davalar değildir." ifadesini kullandı.
Ülkenin ekonomik durumuna da değinen İmamoğlu, "Net olarak ifade ederim ki yoksullaştık. Açlık sınırının altında hane sayısı neredeyse artık toplumun yarısından fazladır. Ben buradayım, buradan haykırıyorum. Uyan ey halkım, ayağa kalk ey halkım" dedi.
Ekrem İmamoğlu: "Şimdi gidelim İzmir'e, muhtemelen sokakta gezemiyordur bu arkadaş. Ben size iddiayla söylüyorum, bu kapıdan çıkayım, İstanbul'a yürümeye başlayayım, 6 saat içinde İstanbul'da 10 milyonla buluşurum.”
🔥Murat Ağırel, Metris Cezaevi’nden yeni bir mektup gönderdi:
🔴“Evi didik didik aradılar, yeni aldığım, daha borcu bitmemiş masaüstü bilgisayar ve tablet de gitti. Diğerleri de önceki operasyonlarda gitmişti...”
• Bugüne kadar yazdığım satırları yalanlayamadılar. Sizlere mahcup olacak tek bir hata yapmadım. Her zaman olduğu gibi bana ulaşan bir ihbarı araştırdım. Belgelemeye çalıştım. Ancak yapmadığım bir haber nedeniyle evet Metris’teyim!
• Baştan anlatayım... YENİ Parti Milletvekili Ümit Özlale, Meclis’te fon skandalında iki bakanın olduğunu söyledi. Sordum soruşturdum. Bu bakanlardan birinin Ömer Bolat olduğunu ve Hedef Portföy’de hesabının olduğunu söyledim.
• Bakan benim için “Haysiyetsizce yalan söylüyor” dedi. “400 koyup 800 aldığım yalanını söylüyor” dedi. Oysaki yalan söyleyen bakanın kendisiydi. Ben böyle bir cümle kurmadım. Benim verdiğim bilgiyi doğruladı. Kabul etti. Sonra hakkımda suç duyurusunda bulundu.
• Savcılık beni ve İsmail Saymaz’ı telefonla ifadeye davet etti. İşte her şey burada başladı.
• Adliyeye girerken gülerek girdim. Arkadaşlarıma, meslektaşlarıma selam verdim.
• Vay efendim neden davet edilmiş de neden gülerek adliyeye girmişim! Güvendiğim birileri varmış! Beni koruyorlarmış!
• Bir kampanya başlatıldı. Önce yurt dışı çıkış yasağı ve haftada üç gün imza ile serbest bırakıldık. Sonra da adli kontrol kararımız ev hapsine çevrildi. Bu sefer başladılar “Nasıl tutuklanmaz” nidalarına!
• Ardından cuma günü sabah 06.00’da kapım çalındı. Mali şube geldi. “Hayırdır” dedim. Dediler ki “Sen karapara aklama faaliyetinde” bulunmuşsun. “Kiminle” dedim. “Sinan Çampınar”ın ismini gördüm. “Yok artık” dedim.
• Evi didik didik aradılar. Yeni aldığım, daha borcu bitmemiş masaüstü bilgisayar ve tablet de gitti. Diğerleri de önceki operasyonlarda gitmişti.
• Gittik mali şubeye. Suçumu sordum, söylemediler. İktidar yanlısı gazeteciler yazdı suçumu: Haber yapmamakmış.
• Yaptığım haberler nedeniyle çok yargılandım ama ilk defa yapmadığım haber nedeniyle suç işlemişim.
• Emniyet’te ifadem 4. gün alındı. Suçumu orada öğrendim: “Belgeleri gazeteci Murat Ağırel’e gönderdik haber yapmadı. Gönderdiğimiz belgeleri Sarıgül ailesine verdi.”
• İşte suçum bu! Gerçek ne anlatayım...
• Gökçekler ile ilgili Almanya’ya gittiğimde bir avukat, “Murat Bey, Osman Gökçek’in İspanya’da ve Almanya’da 150 Milyon Avro parası varmış. Arkadaşım Sinan’ın çalıştığı şirketlere yatırım yapmış. Sinan sizinle konuşmak istiyor” dedi.
�� Kendi telefonundan aradı. Bana uzun uzun Osman Gökçek’i anlattı. Sonra “Daha büyük bir dosya var, Sarıgül dosyası” dedi. “Bizi dolandırdı. 1 milyar Avro parası var” dedi.
• “Sen bu dosyayı yap, sonra Osman Gökçek evraklarını veririm” diye de ekledi.
Ben de kabul etmedim. Türkiye’ye döndüm.
• Bu Sinan, avukattan benim telefonumu almış ve bana yeniden videolar ve fotoğraflar gönderdi.
Kendisine mesaj yazdım, “Bu video ve fotoğraflar onların iddialarını doğrular nitelikte değil” dedim. Mesaj görüntüsünü ekliyorum.
• “Ben size demiştim, FRAGMAN bunlar” dedi. Konuyu Onlar TV ekibine anlattım. Ekip tüm belgeleri görmek istedi.
• Osman Gökçek ile ilgili belgeleri de istedim. Göndermedi. “Önce Sarıgül” dedi. Devamında da “Biz bu belgeleri Tamar Tanrıyar’a gönderdik, benim fotoğrafımı kullandı ama dosyayı yapmadı. İmamoğlu ile ilgili bilgi ve belge istediler” diye de anlattı.
• Nedir bu Sarıgül olayı dedim, bir sürü iddia anlattı. Haliyle ben de anlattıklarının belgelerini istedim. Belge olarak Denizli’de açılmış bir mahkeme dosyası gönderdi.
• Araştırdım. Emir Sarıgül bu davayı kazanmış.
Almanya’daki avukattan şirket evraklarını istedim. Kurulan şirket yok. İngiltere’de kurulan şirket evrakları (noter evrakları) sahte. Almanya’da kurulduğu iddia edilen şirketler faaliyette değil, sadece isimleri var.
Bilgilendirme - 2019 yılında Rabia Naz’ın şüpheli ölümünü araştırmak için gazeteci arkadaşım Canan Coşkun’la birlikte Giresun’un Eynesil ilçesine gitmiştik. Orada gazetecilik faaliyetimizi sürdürürken yaşadığımız bir olay nedeniyle gözaltına alındık. Bütün ekipmanlarımıza el konuldu, hakkımızda dört yıl süren yurt dışına çıkış yasağı uygulandı.
Aradan yedi yıl geçti. Geçtiğimiz aylarda hakkımızda “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “kasten yaralama” ve “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlamalarıyla dava açıldı.
Bugün bu davanın ilk duruşması görüldü.
Ben İzmir’den, Canan İstanbul’dan SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldık. Savunmalarımızı yaptık. Duruşma, tanıkların dinlenmesi için ocak ayının son haftasına ertelendi.
Yedi yıl önce yaşanan bir olayla ilgili, yedi yıl sonra böyle bir iddianame hazırlanıp dava açılması başlı başına bir soru işareti. Bununla birlikte bu davanın Rabia Naz’ın şüpheli ölümünü ve yıllardır cevapsız kalan soruları yeniden gündeme getirmesi bakımından önemli olduğunu düşünüyorum.
Biz 2019 yılında Eynesil’e gazetecilik yapmak için gitmiştik. Bugün de mahkemede, yaptığımız gazeteciliği savunduk. Bundan sonra da gazetecilik yapmaya ve yaptığımızı savunmaya devam edeceğiz.
Ve elbette Şaban Vatan’ın yıllardır sorduğu asıl soruyu sormaktan vazgeçmeyeceğiz: Rabia Naz’a ne oldu?
#GazetecilikSuçDeğildir
#RabiaNazaNeOldu
(Bu süreçte dayanışma gösteren herkese ve tabii ki avukatım sevgili Sena Yazıbağlı Selanik’e teşekkür ediyorum. @senayazibagli )
⚠️ Artık yeter, nefes alamıyoruz!
Gazeteciliğin kuşatılmasına karşı alanlardayız 👇🏼
İstanbul
📍 Kadıköy Boğa Heykeli
🕐 13.00
Ankara
📍 Kolej Kavşağı
🕑 14.00
İzmir
📍 Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi
🕑 14.00
Van
📍Sanat Sokağı
🕑 14.00
#GazetecilikSuçDeğildir
Tarımda “sayacak” bir şey bırakmadılar
⬛25 yıldır genel tarım sayımı yapılmazken gelinen son nokta iktidarın tarımı bitirmeye yemin ettiği gösterdi
⬛2002'den bu yana 2 milyon 940 bin çiftçi üretimden çekilirken 2 milyon 601 bin hektar tarım arazisi boş bırakıldı
⬛2001 yılına kadar 7 defa tarım sayımı yapılan ülkede AKP iktidarı 2026'da ilk defa açıklayacağı sayımın verilerini paylaşmayarak bitirme projesini gizleme peşinde
Ekrem İmamoğlu, AKP’ye geçen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Kurultay Davası’nda aynı suçlamayla yargılandığını hatırlattı.
İmamoğlu, “Rozeti değiştirdi ve bizim hakkımızda hapis cezası istenirken onun beraati talep edildi. Onun rozeti makam aracı oldu ve o araca binen hızla aklanır oldu. Bu adalet midir? Değildir. Bu milleti aldatırız sanan küçük beyinlilere sesleniyorum. Millet karşılığını verir” dedi.
“Neden bu memleketin kendisi kocaman bir Kırklar Meclisi olmasın?”
Bizim evde sofraya sonradan gelen için hep yana kayılır, yer açılırdı. Kimdir, nerelidir, neye inanır diye bakılmazdı. Ben galiba birlikte yaşamayı önce o sofrada öğrendim.
Bugün de mesele çok başka değil. Kimsenin kapıda kalmadığı bir memleket. Acısı da, sözü de, sofrası da, geleceği de hepimizin.
Medyascope için yazdım, okumanızı dilerim 🌿
Aykut Erdoğdu:
"Dört gün boyunca Başkan’ın iki metre arkasından tüm savunmayı dikkatle dinledim. Siyasi tarihimizin en önemli konuşmalarından biriydi. Tüm iddiaları hukuki dayanaklar ve delillerle çürüttü. Yakın siyasi tarihimizin tüm önemli gelişmelerini mantıksal bir bütünlük içinde dava ile birleştirdi"
( Medyascope)
Erdoğan neden hiç ondan söz etmiyor?
Başkan yardımcın rezaletin sembolü.
İddia değil.
Sabit.
Bu kadar mı?
2 milyar tl yi iade edince bitiyor mu?
Ne söylesen boş.
Fatma’dan bahset
Şanlıurfa Siverek’te 21 yaşındaki E.C., evlilik teklifini reddettiği Berat Susen ve ailesinden diğer kişiler tarafından silah zoruyla kaçırıldı, darp edildi ve cinsel saldırıya uğradı.
11 şüphelinin bulunduğu dosyada 3 kişi tahliye edildi. Duruşmada sanıklardan biri, “korucu” olduğu gerekçesiyle savunuldu. Biliyoruz ki kanunları uygulaması ve kadınları koruması gerekenler, beylik silahlarıyla ve mesleklerinin sağladığı nüfuzla kadınlara şiddet uygulayanlar, kadınları öldürenler olabiliyor. Bunu başta Gülistan olmak üzere birçok kadının hikâyesinden biliyoruz. Aile, yaşananların üzerinin örtülmesi için kendilerine para teklif edildiğini de açıkladı. Cezasızlık, faillere bu cesareti verebiliyor.
Ne kadınların kendi yaşamları hakkında karar vermesi ne de bir sanığın mesleği şiddetin gerekçesi olabilir. Kadınların iradesini yok sayan, cinsel saldırıyı ve cebri cezasız bırakan anlayışa izin vermeyeceğiz.
E.C.’nin ve ailesinin adalet mücadelesinin yanındayız. E.C. asla yalnız yürümeyecek!
#Siverek