Koç Üniversitesi Yayınları çok önemli kitaplar basıyor. Her yeni kitaplarında, daha birkaç sene önce yayınlanmak üzere olan çeviri bir yayınlarında "soykırım" sözcüğünü sansürlemeye çalıştıklarını ve bu yüzden kitabın başka bir yayınevine geçmek zorunda kaldığını hatırlıyorum.
1998 yılında mısır çarşısında siktiriboktan bir kafe’de tüp patlıyor. Kafenin devletli arkadaşları var “bunu tüp patlaması demeyelim terörist saldırı diyelim böylece sigortadan para alalım” diyorlar ve bu plan neticesinde Pınar Hanım’ın hayatinin zehredildiği bir süreç yaşıyoruz. Zavallı bir esnafın kendi minicik çıkarı için umursamadan bir kadının hayatını yok etmesine tanık oluyoruz. Üstelik yani onlarca karar var hakikati içeren ama durmuyorlar çünkü esnafın dileğiyle hiç yoktan terör uydurmak 90lardaki tüm Pkk söylemini çöpe atabilir.
#10EkimAnkaraKatliamı’nın 11. yılı bugün. Kayıplarımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor, bu #10Ekim’de bir kez daha haykırıyoruz: Unutmayacağız, unutturmayacağız!
Abim Ahmet Saymadi’nin hiçbir delil olmadan tutuklanması tamamen Ahmet Şık’la yakınlığından oldu biliyorsunuz. Ailelerimiz tehdit edildi. Hedef gösterildi. Ahmet Abi o günden beri çok hepimiz adına çok üzgündü. Ve dün akşam bir bir kalp rahatsızlığı geçirdi.
Alp Selek (kızı Pınar Selek’e soruyor): “Sana cevabını bildiğim bir soruyu soracağım yavrum. Bu zorluklara karşı nasıl dayandık, dayanıyoruz; sırrımız ne? “
Pınar Selek: “Babam benim. Dünya aleme saçtığımız sırrımız, sevgi. Çocukken öğrendiğim, hiç kaybetmediğim sevgi. Sırrımız, başkalarına güven duymak ve onları sevebilmek. Bu yüzden güçlüyüz. Şanslıyım. Çünkü annemle sen, bana ve Seyda’ya, çok güzel öğrettiniz bu duyguyu. Acı çekerken mutsuz olmamayı, sevgiyle ayakta durmayı, sevgiyle büyümeyi, büyütmeyi. Emin ol, hep böyle davranıyorum ve hep mutluyum.”
(Kaynak: T24, 31.01.2011, @ongunselin’in Pınar için 14 kişiden soru alarak hazırladığı röportaj)
I am angry tonight.
Because today ICE shot a New Yorker. They shot a New Yorker while his five year old child was in the car.
ICE makes this city less safe.
We want them out. Now.
Princeton didn’t consider Anne Carson worthy of a recommendation for tenure, and she couldn’t continue teaching at McGill after its Department of Classics was shut down.
Now, everyone wants to claim her as their own …
🔴 PARIS | « Nous sommes tous des enfants de Gaza » 🇵🇸
L’énorme cortège étudiant crie sa solidarité avec la PALESTINE en direction de Nation malgré la répression policière brutale.
J’étais aujourd’hui aux côtés des lycéens et des étudiants mobilisés à Paris.
J’ai été témoin d’un usage totalement disproportionné de la force face à des jeunes qui demandent simplement à être entendus.
J’interpelle le ministre de l’Intérieur : les consignes doivent être revues d’urgence avant qu’un drame ne survienne.
Aux jeunes mobilisés : vos revendications sont justes. Continuez à vous organiser et à faire entendre votre voix. Mais ne cédez à aucune provocation. Restez unis et non-violents !
C’est par votre nombre et votre détermination que vous obligerez le gouvernement à vous entendre.
Adamın işyerini polis basıyor, uyuşturucu arıyorlar, bulamıyorlar, çalışanları ve müşterileri arıyorlar, yine bir şey bulamıyorlar. Ertesi gün uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma veya özendirme suçlamasıyla tutukluyorlar. Yarın beğenmedikleri bir başkasını, sokakta sağ salim gezmeye devam eden birini öldürdüğü gerekçesiyle tutuklayabilirler
Liyakat değil hayli tartışmalı bir sadakat karşılığı oturtulduğu koltuk sayesinde elde ettiği gücün sınırsız olduğuna inanan Akın Gürlek’e sesleniyorum:
Ellerini ailem, dostlarım ve arkadaşlarımın üzerinden çek.
Tam karşında duruyorum.
Benimle uğraş ki dövüştüğüm kişi mert mi değil mi anlayalım…
Bu paylaşım kişisel gibi duruyor. Ancak benim, ailemin ve dostlarımın başına gelebilecek her türlü kötülükten sorumlu olacak olanların kim olduğunu kamuoyuyla paylaşıyorum. Paylaşmaya da devam edeceğim.
Öte yandan konu AKP ve devlet bürokrasisinden isimlerin de dahil olduğu fon soygunu ile ilgili olduğu için her şeyden önce siyasal ve toplumsal yanı olduğu kuşkusuz.
Fon soygununun ortaya çıkmasından sonra, konuya dair edindiğim bilgileri/iddiaları önce soru önergeleriyle sonra da sosyal medya üzerinden duyurmaya başlamamın ardından yoğun bir saldırı başlatıldı.
Mehmet Kap sahte kimliğiyle trol+medya manipülasyon lağımı kuran Adalet Bakanının danışmanlarından Furkan Torlak tasmasını tuttuğu trolleri, iktidar yanaşması medya mensuplarını, bunların yetmediği ortaya çıkınca da muhalif görünümlülerin pazarından satın aldığı ve “saygınlığı kendisi kadar olan” bazı isimleri devreye soktu.
Yanıtı hak eden kimse de yok açıkçası. Ailemi de hedef alarak hakkımda ortaya atılan iddialara yanıt vermeyi zaten zül sayarım.
Ancak, dostluğundan hiçbir zaman şüphe duymadığım Ahmet Saymadi bu saldırıların parçası olarak bugün tutuklandı. Çok uzun yıllara yayılan ve defalarca başımıza gelen kötü zamanlarda sınanmış bu dostluk şimdi de içi boş bir uyuşturucu suçlamasıyla bir kez daha sınanmaya çalışılıyor.
Yılardır restoran işletmeciliği yapan Ahmet Saymadi ile ortak olduğumuz iddiaları üzerinden geçen cumartesi günü Kadim isimli meyhanesine narkotik ekipleri tarafından baskın yapıldı. Gerekçesi ise söz konusu mekânda “uyuşturucu temini ve kullanımına” yönelik iddia dile getirilen sahte bir eposta ihbarıydı. Bu ihbarı kimlerin kimlere yaptırıldığını tahmin etmek güç değil!
Yapılan aramada iddialara konu herhangi bir suç unsuru bulunamadığı gibi o gece müşteriler dahil herkese yapılan GBT yoklamaları da temiz çıktı. Yani herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığına dair tutanak tutuldu. Buna rağmen Ahmet Saymadi sırf benim dostum olduğu için gözaltına alındı. 2 günlük gözaltıdan sonra sahtekarca “uyuşturucu kullanımına yer temin etmek” suçlamasıyla savcılığa sevk edilen Ahmet Saymadi çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.
Mali hesaplarına ilişkin yapılan MASAK incelemesinde, banka havalesi üzerinden aramızdaki para transferlerine ilişkin soru ise esas hedef ve amacı ortaya koyuyor. Ahmet Saymadi’ye bana göndermiş olduğu havalelerin ne olduğu sorulmuş.
Ahmet’in savcı ve hakime söylediğini ben de burada tekrar edeyim:
Limiti yüksek kredi kartımı, işletmesini yaptığı mekâna mal alımı için kullanıldı ödeme günü geldiğinde de kullandığı tutar kadar olanı bana ödedi. Bankadan alınan kredi kartı hesap ekstreleri de mahkemeye sunuldu. Buradan bir suçlama çıkmayacağı anlaşılınca da ne idüğü belirsiz ama yaptıranlarca bilinen bir eposta ihbarıyla Ahmet’i tutukladılar.
Buradan da ilan edeyim Ahmet’le ortağız.
Ne tehdit ve gözdağıyla rehin ve teslim aldıklarınız ne de kaça satın alınacağını bildiğiniz trol ve gazeteci görünümüyle ortalıkta dolaşanlardan değiliz. Yani bu yoldaşlık sizin kişisel menfaatlerinize dayalı suç ortaklığınıza benzemez.
Devleti yozlaştırıp mafyaya çevirenlere, sahip oldukları makamlar üzerinden çete düzeni kuranlara, her şey herkesin gözü önünde olurken utanmadan yalan söylemeye devam edenlere, ihalelerden komisyonlarla, açılan soruşturma ve davalarda aldıkları rüşvetlerle ya da fon soygunlarıyla yurttaşın cebindeki son kuruşa kadar gasp etmeye azmedenlere karşı mücadele ortaklığımız, yoldaşlığımız var.
Şimdi Akın Gürlek’e soralım:
-Off shore bağlantılı hesaplarla ilişkili sizin, sair akraba ve efradınız ile yakın çevrenizde bulunan bazı isimler üzerine yurtdışında kurulu tabela şirketleriniz var mı?
-Bu şirketler üzerinden “yurtdışı yatırımcısı” perdelemesiyle fon soygunu soruşturmasında adı geçen portföy yatırım şirketlerinden yüklü miktarlarda işlemler yapılmış mıdır?
-Fon soygunu ortaya çıkmadan birkaç ay önce Tera portföy yönetim şirketine manipülatif işlemler nedeniyle yaklaşık 9 milyon ceza kesen SPK yönetimi sonrasında bu vurgunu önleyici/denetleyici hiçbir işlem yapmadı. Eğer menfaat ilişkisi yoksa en hafifinden “görevi ihmal/kötüye kullanma” suçlamasından şüpheli olan ve bu tür soygunları önleyici/denetleyici kurum olan SPK yönetiminde eşiniz varken sizin soruşturmayı yürüten yargının başında olmanız çıkar çatışması değil midir?
-Fon soygunu soruşturmasının tutuklu şüphelileri Emre Tezmen, Muhammed Yarız ve Erdin Özel ile Adalet Bakan Yardımcılığı döneminden bugüne kadar 2024, 2025, 2026'da İstanbul’daki belirli otellerde görüştünüz mü? Görüşmelerin tarihleri, yerleri, amaçları ve içerikleri nelerdir?
-Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, üzerinize kayıtlı olduğunu öne sürdüğü 16 ayrı taşınmaz olduğunu açıkladı. Yaptığınız açıklamada 4 tapunuz olduğunu söylediniz. Ancak geçmişten bugüne kadar yaptığınız tüm taşınmaz alım satımların hepsini içere pasif tapu kayıtlarını açıklayacak mısınız?
-İlgili bakanlıktan bu pasif kayıtların silinmesini talep ettiniz mi? İlgili bakanlıktaki üst düzey yetkiliden “200 yıldır silinemedi dolayısıyla silinmesi imkânsız” yanıtı aldınız mı?
-Şu bağlantıda https://t.co/Z4oRydS8tY yer alan sorularımız baki kalmak kaydıyla tekrarlayalım; danışmanlığınızı yapan Furkan Torlak’ın, Mehmet Kap sahte kimliğiyle trol+medya manipülasyon çetesiyle birlikte işlediği suçlardan haberiniz var mı?
Fon vurgununa istinaden TİP milletvekili Ahmet Şık’ın Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında attığı tweetlerden sonra, “Ankara Kuşu” adlı hesap Ahmet Şık ile olan yakınlığımıza istinaden hem beni hem de işletmecisi olduğum Kadim Meyhane’yi hedef göstermişti. Bunun üzerine, hakkımda iş yerimde uyuşturucu kullanımını kolaylaştırdığıma dair ihbarda bulunulmuş. Savcılık da bu ihbarı dikkate alarak 03 Ekim Cumartesi günü saat 23:00’te iş yerimin aranması talimatı vermiş. İş yerimdeki aramada herhangi bir şey bulunamadı, personelimizde ve hatta müşterilerimizde bile herhangi bir soruna rastlanmadı. Buna rağmen gözaltına alındım; kan, idrar ve saç örneği verdim. Bunlar da temiz çıkacaktır. Bugün ise hiç ilgim olmayan bir meseleyle (TCK m. 190) ilgili tutuklandım. Bizim uyuşturucuya karşı tavrımız nettir. Uyuşturucu çeteleri ile mücadele ederken hayatını kaybeden Hasan Ferit Gedik’i saygıyla anıyor, uyuşturucu ile mücade eden tüm devrimcileri selamlıyorum. Takdir halkımızındır.
Özgür günlerde görüşmek üzere.
"Yemen yolu çukurdandır
Karavana bakırdandır
Zenginimiz bedel verir
Askerimiz fakirdendir
Gitme Yemen’e Yemen’e
Karışı’n toza dumana
Mektubunu sal kardaşım
Bacını koyma gümana.
Tarlalarda biter kamış
Uzar gider vermez yemiş
Çöl Yemen’de can verenler
Biri Mehmet biri Memiş."
Ali Asker/Hozat
🔴 Altın Koza'da En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü alan Hazar Ergüçlü:
💬Benim nenem, dedem kömür işçisiydi. Dedem bakır madenlerde çalıştı. Her madenci gördüğümde gözümün önüne kendi dedem, kendi nenem geliyor. İnsanca yaşayabilmek için, çocuklarını okutabilmek için verdikleri emek geliyor
💬 Madenci çocuklarını ağlarken gördüğümde ben yaşamaktan, aldığım nefesten utanıyorum. Bunu vicdanımı rahatlatmak veya bir şeyin sözcüsü olmak niyetiyle de yapmıyorum şu an. Sadece bu adaletsizlikler bana fazla geliyor ve ne yaparsam yapayım bu üzüntüyü içimden atamıyorum