Erkeklerin neden evlenmek istediğini anlatan kadın:
• Erkekler bekarken çok mutsuz.
• Hayat kaliteleri çok düşük.
• Hasta oluyorlar, kendilerine bakamıyorlar, evlerinde bir düzen yok.
• Sürekli takılıyorlar, alkole düşüyorlar.
• Sürekli mutluluğu yok cinselliktir, onda burada arayıp duruyorlar.
• Saçma sapan, düzensiz bir hayat.
• Bu yüzden kadınları evliliğe ikna etmeye çalışıyorlar.
• Bunu da nasıl yapıyorlar?
• Kadınlar bekar kalmayı tercih ettikleri için manipülasyon yaparak, 'evde kaldın', 'kedi annesi' vesaire diyerek, kadınlar kendilerini kötü hissetsin diye sürekli baskılıyorlar.
• Öte yandan çocuk yapmak, bir aile babası olmak bir erkeğe toplumda gerçekten statü kazandırıyor, saygınlık kazandırıyor.
• Bir işe girdiği zaman 'O aile babası, bakması gereken bir ailesi var,' bir kere böyle görülüyor.
• Hiç tanımadığı insan bile onun sırf baba olduğu için daha sorumluluk sahibi bir insan olduğunu düşünüyor.
• Erkekler bunun da farkında oldukları için kadına çocuk yapma konusunda yine aynı taktikle manipülasyon yapmaya çalışıyorlar.
• 'Kedi annesi', 'Yumurtaların omlet olunca görürsün' diyerek yumurtalıklar üzerinden baskı...
• Erkekler kadın biyolojisini, yumurtalıklarını okuduğu kadar belki kendi biyolojilerini bilmiyorlardır.
• Kadın düşmanlığı sen nelere kadirsin; erkekleri bile bazı konularda araştırma yapmaya teşvik ediyorsun.
• Şunu demeye getiriyorum:
• Erkeklerin kadınları evliliğe veya anne olmaya ikna etmekteki amaçları tamamen kendi çıkarlarına dayanıyor.
• Onlar, bir kadın bunları yapmayı tercih ederse, kendileriyle bir hayat birleştirmeyi ve kendi hayatından fedakarlık yapmayı tercih ederse kazanabileceklerinin farkındalar.
Ben saflığıma kızdım ama onlar
şeytanlığından utanmadı
bazı insanlar diyorum;
yorulduğuma değmedi..
Her yol insanı bir yere götürmezmiş
bazen de kendine getirirmiş..
Erkekler gece 4’e kadar uyanık kalabilir, sabah 6’da kalkabilir, borç içinde olabilir, beş kuruşsuz kalabilir, yalnız olabilir ama yine de bir gün her şeyin yoluna gireceğine inanır.
İşte buna erkek olmak denir.
bu yılın bana kattığı en güzel derslerden biri, erkeğin ne kadar yalnız ve kimsesiz bir varlık olduğuydu. erkekler sandığınızdan daha yalnız ve kimsesiz. yapayalnızsın. üretemiyorsan, ortaya bir şeyler çıkaramıyorsan yalnızsın. ailen öldüğünde kimsen kalmaz. kadınlar hiçbir zaman yalnız kalmaz her yaşta korunur kollanır sakınılır. ama erkeksen, düşmeyegör.
düşmeyeceğiz oğlum, düşmeyeceksiniz. düşeni yerler, burası çetin bir coğrafya. erkeksen, günü gelir evlatlarını bile göremezsin. göstermezler. el üstünde tuttuğun, kendi elleriyle gelir seni boğar, sesini çıkaramazsın. modern yaşam cehennem vadisinin ortasına kurulmuştur, erkek eliyle. düşmeyeceğiz, savaşacağız.
erkeksen, 5-0 geridesin hayata. her suçun ortağı, her günahın keçisisin. her derdin yükü senin omzuna yüklenecek. sırtını sağlam tutacaksın, yıkılmayacaksın. ne oldu, kırıldı mı ayağın? kıyamam. kırık ayağımızın üzerine basacağız kimsenin omzunda elimizin izi bile kalmayacak.
gerçek bir erkek isen asla ben yoruldum ve artık biri bana baksın diyemezsin. pes etmek gibi bir lüksün olamaz. etrafında senin düşmeni bekleyen dost yüzlü bir sürü kişinin olduğunu bilerek hayatına devam edersin. yalnızlıktan ölecek gibi bile olsan kuyruğu dik tutman gerektiğini büyürken öğrenmiş olursun.
başınızdan geçen hiçbir şey kimsenin hiç ama hiç umrunda değildir. fakat düşerseniz ense karartmayın. bir zafer her şeyi çözüyor, sadece bir zafer.
“kadınlar ve çocuklar hata yapabilir. ama erkeklerin hata yapma lüksü yoktur.” -the godfather