Konuya açıklık getirelim..
Almanya’daki ibadethanelerin finansmanı ve Alman devletinin bu süreçlerdeki konumu, hukuki ve toplumsal açıdan sıklıkla yanlış bilinen ya da farklı yönleriyle ele alınan bir konudur.
Doğrudan Maddi Yardım/Hibe Yapılmaz: Alman hukuk sistemine ve Anayasa'ya göre devlet (federal devlet veya belediyeler), dini cemaatlerin binalarına, cami veya kilise inşaatlarına doğrudan nakdi hibe veya bütçe desteği sağlamaz. Ehrenfeld'deki ünlü Merkez Camii'ni (DİTİB) veya Süleymancıların (VIKZ) yeni merkezini inşa ederken Alman devletinden "şu kadar milyon Euro inşaat yardımı" alınmaz.
Alman Devletinin ve Belediyelerin Desteği Nasıl Olur? Devletin sağladığı destek doğrudan para şeklinde değil, idari, hukuki ve altyapsal kolaylıklar şeklindedir:
İmar ve Planlama: Belediyeler arsa tahsisi, imar planlarının düzenlenmesi, ruhsat süreçleri ve mimari yarışmaların organize edilmesi (Ehrenfeld'deki camiyi tasarlayan mimar Paul Böhm'ün seçilmesi süreci gibi) aşamalarında kolaylaştırıcı ve denetleyici rol üstlenir.
Kamu Düzeni ve Tolerans: Demokratik hukuk devleti ilkeleri gereği, dini toplulukların ibadethane açma ve örgütlenme özgürlüğü anayasal güvence altındadır. Yerel yönetimler, aşırı sağcı grupların veya toplumsal tepkilerin projeleri hukuka aykırı şekilde engellemesine karşı hukuki sınırlar içinde koruma sağlar.
Özetle; Almanya devleti bu tür büyük projelere doğrudan para akıtmaz; ancak projelerin hayata geçmesini sağlayan şey, demokratik hukukun verdiği güvenceler, mülkiyet hakları ve şeffaf yerel yönetim süreçleridir. İbadethanelerin finansmanı ise tamamen cemaatlerin kendi bağış havuzları, aidatları ve öz kaynaklarıyla yürütülür.
Süleymancılar 70.000.000 milyon
Euro parayı kendileri ödedi.
Kaynak bilinmiyor..
Konuya açıklık getirelim..
Almanya’daki ibadethanelerin finansmanı ve Alman devletinin bu süreçlerdeki konumu, hukuki ve toplumsal açıdan sıklıkla yanlış bilinen ya da farklı yönleriyle ele alınan bir konudur.
Doğrudan Maddi Yardım/Hibe Yapılmaz: Alman hukuk sistemine ve Anayasa'ya göre devlet (federal devlet veya belediyeler), dini cemaatlerin binalarına, cami veya kilise inşaatlarına doğrudan nakdi hibe veya bütçe desteği sağlamaz. Ehrenfeld'deki ünlü Merkez Camii'ni (DİTİB) veya Süleymancıların (VIKZ) yeni merkezini inşa ederken Alman devletinden "şu kadar milyon Euro inşaat yardımı" alınmaz.
Alman Devletinin ve Belediyelerin Desteği Nasıl Olur? Devletin sağladığı destek doğrudan para şeklinde değil, idari, hukuki ve altyapsal kolaylıklar şeklindedir:
İmar ve Planlama: Belediyeler arsa tahsisi, imar planlarının düzenlenmesi, ruhsat süreçleri ve mimari yarışmaların organize edilmesi (Ehrenfeld'deki camiyi tasarlayan mimar Paul Böhm'ün seçilmesi süreci gibi) aşamalarında kolaylaştırıcı ve denetleyici rol üstlenir.
Kamu Düzeni ve Tolerans: Demokratik hukuk devleti ilkeleri gereği, dini toplulukların ibadethane açma ve örgütlenme özgürlüğü anayasal güvence altındadır. Yerel yönetimler, aşırı sağcı grupların veya toplumsal tepkilerin projeleri hukuka aykırı şekilde engellemesine karşı hukuki sınırlar içinde koruma sağlar.
Özetle; Almanya devleti bu tür büyük projelere doğrudan para akıtmaz; ancak projelerin hayata geçmesini sağlayan şey, demokratik hukukun verdiği güvenceler, mülkiyet hakları ve şeffaf yerel yönetim süreçleridir. İbadethanelerin finansmanı ise tamamen cemaatlerin kendi bağış havuzları, aidatları ve öz kaynaklarıyla yürütülür.
Süleymancılar 70.000.000 milyon
Euro parayı kendileri ödedi.
Kaynak bilinmiyor..
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi:
Alihan Kuriş 2016 yılında bu yapının başına geçti ve o tarihten itibaren faaliyetlerini çok daha büyük bir gizlilik içinde yürüttüler.
Şu an Almanya’nın Köln şehrinde 70 milyon dolarlık yatırımla dev bir genel merkez inşa ettiklerini biliyoruz.
Bu bina tamamlandığında tüm faaliyetlerini oraya taşımayı planlıyorlardı.
Dün akşam Adalet Bakanımızla da konuyu değerlendirip bu sabah operasyon için düğmeye bastık.
Uzun süredir üzerinde çalıştığımız bu adımla örgütün finansal ayaklarını doğrudan hedef aldık.
📌Devletin gücü hiçbir cemaatin, tarikatın veya çıkar grubunun gücünden üstündür . “Süleymancı, cemaatçi” diye ayrıcalıklı alanlar değil tek ölçünün hukuk olduğu bir Türkiye’yiz.
Devletimize güveniyoruz.🇹🇷
Gücü de iradesi de, gerektiğinde her türlü yapılanmayla hukuk içinde mücadele etmeye yeter.
#sülemancısuçörgütü #perşembe
Şu anda NTV Özel Röportaj’da canlı yayındayız; gündeme ve yürüttüğümüz güvenlik çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunuyoruz.
Bu sabah Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde; Alihan Kuriş Suç Örgütü’ne yönelik Ankara merkezli, Sakarya ve Antalya başta olmak üzere 17 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirdik.
Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçları kapsamında yürütülen operasyonda, örgüt elebaşı Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu 30 şüpheli yakalandı.
Toplam 43 şüpheliye yönelik operasyonda; 30 şüpheli şahıs yakalandı. 3 şüphelinin yurt dışında olduğu tespit edildi, 10 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalarımız sürüyor.
Uzun süredir titizlikle takip ettiğimiz bu yapının yalnızca suç faaliyetlerini değil, mali kaynaklarını, bağlantılarını ve yurt dışındaki yapılanmasını da mercek altına aldık.
Suçtan beslenen hangi yapı olursa olsun; peşindeyiz, takipteyiz.
@nedimsener2010@Ottoman_agent FETÖ tecrübesi ortadayken devletimiz hiçbir yapılanmaya göz açtırmamalıdır.
Devlet büyüktür, hukuk herkesten üstündür.
Süleymancılık son bulmalı .
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'den Alihan Kuriş suç örgütü operasyonuna ilişkin açıklama:
▪️Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik operasyon gerçekleştirildi.
▪️Henüz sıcak bir gelişme; suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçlarından dolayı Ankara, Sakarya ve Antalya’da eş zamanlı operasyon yapıldı.
▪️Bunların neticesinde, içlerinde Alihan Kuriş’in de bulunduğu 30 şüpheli şahıs gözaltına alındı. Üç şahıs yurt dışında, 10 şahsın da yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.
▪️Dün akşam Adalet Bakanımızla da konuyu değerlendirip bu sabah operasyon için düğmeye bastık.
▪️Alihan Kuriş 2016 yılında bu akımın başına geçti. Akımın başına geçmesiyle beraber faaliyetler daha gizlilik içerisinde yürümeye başladı.
▪️Almanya'nın Köln şehrinde büyük bir merkez yapıyorlar.
▪️Bu bina bittiğinde faaliyetlerinin tamamının oraya kaydırılacağını da değerlendiriyoruz.
▪️Dolayısıyla örgütün finansal ayaklarına yönelik olarak bir operasyon.
-NTV
@aydinsezer@BarbarosFD@Arslan46mehtap Sizin gibi laubali ve kibirli bir şahsın Rusya tarafından ciddiye alınmasına üzüldüm ve şaşırdım doğrusu. Tanıdıklarıma bildireceğim.
Esas mesele.
HSK Üyesi Ahmet Gökçen’in de gözaltına alınması, bu işin arkasındaki köklerin ne kadar derine gittiğini açıkça gösteriyor. Sadece finansal ayaklar veya şirketler değil, adli ve bürokratik mekanizmalardaki uzantılar da ardı ardına patlatılıyor.
Yargı ve bürokrasi koridorlarındaki bu temizlik dalgası, derin yapıların yıllardır kurduğu ağların nasıl çözüldüğünün en net kanıtı!
Tabiki devletin din'i hizmetler ile sorunu yoktur.
Zafer gardaşım..
Cemaat görünümlü yapıların arkasındaki ekonomik ve örgütsel ağların, zamanla nasıl organize suç örgütü dinamiklerine evrilebildiğini bu operasyonlar çok net gözler önüne seriyor. Dışarıdan bakıldığında sadece yurtlar, Kur'an kursları ve eğitim faaliyetleriyle bilinen bir yapının; işin içine para, gayrimenkul, güç ve bürokratik imtiyazlar girince nasıl bir mafyatik düzene dönüşebildiği gerçeği artık su yüzüne çıkıyor.
"Silahla, şiddetle ne işleri olur" denilen yapılar, asıl gücü ellerindeki devasa finansal kaynaklar ve bürokratik dayanaklar üzerinden kurdukları bu çarkla elde ediyorlar. Devletin bu yapının üzerine bu kadar kararlı ve çok boyutlu gitmesi de, merkezin artık bu paralel düzeni ve illegal yapılanmaları tamamen tasfiye etme kararlılığında olduğunu gösteriyor.
Zafer gardaşım..
Cemaat görünümlü yapıların arkasındaki ekonomik ve örgütsel ağların, zamanla nasıl organize suç örgütü dinamiklerine evrilebildiğini bu operasyonlar çok net gözler önüne seriyor. Dışarıdan bakıldığında sadece yurtlar, Kur'an kursları ve eğitim faaliyetleriyle bilinen bir yapının; işin içine para, gayrimenkul, güç ve bürokratik imtiyazlar girince nasıl bir mafyatik düzene dönüşebildiği gerçeği artık su yüzüne çıkıyor.
"Silahla, şiddetle ne işleri olur" denilen yapılar, asıl gücü ellerindeki devasa finansal kaynaklar ve bürokratik dayanaklar üzerinden kurdukları bu çarkla elde ediyorlar. Devletin bu yapının üzerine bu kadar kararlı ve çok boyutlu gitmesi de, merkezin artık bu paralel düzeni ve illegal yapılanmaları tamamen tasfiye etme kararlılığında olduğunu gösteriyor.
Nedim Şener gardaşım ın paylaştığı bilgiye göre, Alihan Kuriş odaklı soruşturmada eski HSK Üyesi Ahmet Gökçen’in de gözaltına alınması, bu işin arkasındaki köklerin ne kadar derine gittiğini açıkça gösteriyor. Sadece finansal ayaklar veya şirketler değil, adli ve bürokratik mekanizmalardaki uzantılar da ardı ardına patlatılıyor.
Yargı ve bürokrasi koridorlarındaki bu temizlik dalgası, derin yapıların yıllardır kurduğu ağların nasıl çözüldüğünün en net kanıtı!
📌Alihan Kuriş'e operasyon..
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu 48 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.
▪️100 Milyar lira yurtdışına!
Soruşturma kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan mali analizlerin de incelemeye alındığı öğrenildi.
Dosyadaki iddialara göre, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar liranın üzerinde para hareketinin yurt dışına çıkarıldığı yönündeki tespitler araştırılıyor.
Söz konusu miktarın ve para transferlerinin suçtan elde edilen gelirle bağlantısının, yürütülecek mali ve adli incelemeler sonucunda netleşeceği belirtildi.
Yurt dışı kaynaklı para transferlerinin de mercek altına alındığı, para trafiğinde İsrail bağlantılı hareketler bulunduğu yönündeki iddiaların da soruşturma kapsamında araştırıldığı öğrenildi.
▪️ŞİRKET VE VARLIKLARA TEDBİR
Soruşturma kapsamında, suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin muhafaza edilmesi ve olası kamu zararının önlenmesi amacıyla bazı şirket ve varlıklara yönelik el koyma ve diğer koruma tedbirlerinin uygulandığı bildirildi.
Şirketler ve varlıklar üzerindeki tedbirlerin kapsamının, mali incelemelerin tamamlanmasının ardından netleşmesi bekleniyor.
▪️DİNİ FAALİYETLERE YÖNELİK İŞLEM YOK
Öte yandan soruşturma kapsamında herhangi bir derneğe veya dini hizmet faaliyetlerinde bulunan yapılara yönelik işlem gerçekleştirilmediği öğrenildi.
Ankara merkezli operasyonun şüphelilerin yakalanması ve mali delillerin toplanmasına yönelik sürdüğü bildirildi. Soruşturmanın kapsamının, MASAK raporları, şirket kayıtları, banka hareketleri ve diğer adli deliller üzerinde yapılacak incelemelerin ardından netleşmesi bekleniyor.
FETÖ/PDY İLE BENZER ORGANİZASYON YÖNTEMLERİ İNCELENİYOR
Soruşturmada ayrıca Alihan Kuriş yapılanmasının hiyerarşik teşkilatlanması, bölge ve mıntıka sorumlulukları, komisyon sistemi, kapalı haberleşme yöntemleri ve yurt dışı yapılanması bakımından FETÖ/PDY’nin geçmişte kullandığı bazı organizasyon yöntemleriyle benzerlik gösteren unsurların bulunduğu değerlendirildi.
Yapıda personel bilgilerinin özel bir bilgisayar programında tutulduğu, sorumlular arasında şifreli e-posta sistemlerinin kullanıldığı, WhatsApp ve Facebook gibi uygulamalardan uzak durulması yönünde talimatlar verildiği ve bazı kararların “ulak” olarak adlandırılan kişiler aracılığıyla iletildiğine ilişkin iddiaların da soruşturma kapsamında incelendiği aktarıldı.
Yetkililer, söz konusu tespitlerin herhangi bir dini topluluğun doğrudan suç örgütü olarak nitelendirildiği anlamına gelmediğini, kişi ve kuruluşlar hakkındaki değerlendirmelerin somut deliller ve hukuki kriterler doğrultusunda ayrı ayrı yapılacağını vurguladı.