Almanya'da polis teşkilatlari şaşılacak kadar saçmalıklarla meşgul.
Ama çetelerle suç örgütleriyle( bunlar bilinen örgütlü suç çeteleri ) onlarla ilgilenmiyor. Hell Engels Banditos Berlin Kreuzberg mafyası Ruslar albanlar Türkler Daltonlar ve motorlu Osmanlılar
Polis Seyirci!
Ey Rabbimiz!
Bizler asr-ı saadette bulunamadık. Efendiler Efendisi’nin mübarek huzurlarıyla müşerref olup, dizlerinin dibinde oturamadık. Ama bize Allah’ı, Resûlullah’ı, Kur’an’ı hatırlatan ve bütün güzellikleri öğreten bir güzel insanı tanıdık.
Fethullah Gülen Hocaefendi'yi...
"FİLLER TEPİŞİRKEN, BİZ TOPRAĞA GÖMÜLDÜK"
KHK ile kapatılan Hava Harp Okulu’ndan 2013 yılında dönem üçüncüsü olarak mezun olan ve diplomasını dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden alan tutuklu kursiyer teğmen Taner Doğan:
"Sayın vekilim, ben 13 yaşındayken Kuleli Askeri Lisesine girerek asker oldum. O zamandan bu yana hep vatan, millet ve bayrak sevdalısı olarak yetiştirildim. 2013 yılında Hava Harp Okulundan dereceyle, üçüncü olarak mezun oldum ve diplomamı o dönemin Başbakanı'ndan aldım.
"GERİ DÖN EMRİ TELEFONUMA MESAJ OLARAK GELDİ"
Uçuş eğitimimi tamamladıktan sonra Akıncı Üssü'nde kursiyer teğmen olarak 2015 yılında göreve başladım. Ta ki 15 Temmuz 2016'ya kadar. O gün de her şey sabah saatlerinden itibaren sıradan rutin gidiyordu. Mesai sıcaklardan dolayı erken bitirildi. Sonra 16.00 sularında sosyal faaliyet olacağı ve terörle mücadele harekâtı olacağı gerekçesiyle "geri dön" emri telefonuma mesaj olarak geldi. Bu mesajlar dava sürecinde delil olarak sunuldu ama kaale alınmadı.
"ELİME SİLAH ALMADIM, UÇAĞA BİNMEDİM"
Tüm kursiyerler olarak geri döndük. Telefonlarımız güvenlik sebebiyle toplatıldı. Dış dünya ile bağımız tamamen kopmuştu. O gün boyunca bana hiçbir emir verilmedi. Ben kimseye emir vermedim, elime silah almadım, uçağa binmedim. Tüm geceyi dinlenme salonunda geçirdim ki bu husus kamera kayıtlarıyla desteklenmişti. Hatta tüm inanç ve samimiyetimle yemin ederim ki o gün yorgun olduğumdan gecenin çok büyük bölümünü uyuyarak geçirdim. Sabah saatlerinde bulunduğumuz yerdeki pistlerin vurulmasıyla uyandım. O kargaşada ne olup bittiğini anlamadan dışarı çıktım. Yaklaşık on gün boyunca normal hayatıma devam edip Hava Kuvvetleri'ne yoklama verdim.
"ASLA VE ASLA SUÇLU OLDUĞUMU DÜŞÜNMEDİM, İFADEYE VERMEYE AYAKLARIMLA GİTTİM"
Daha sonra savcı tarafından çağrıldık. Gidip tanık olarak derdim vereceğimi düşündüm. Asla ama asla suçlu olduğumu düşünmediğimden kendi isteğimle gittim ve ifade verdim. Size anlattığım şekliyle anlattım yaşadıklarımı. O günden bu yana sanık, tutuklu, hükümlü süreçlerini yaşadım. Gözaltı sürecinde maddi manevi işkencenin ardından tutuklandım. Ama inanın hep şu inanç vardı bende. Ya ne de olsa bir duruşmalarda susuz olduğum, hiçbir işe bulaşmadığım ortaya çıkacaktı.
"LEHİME OLAN HİÇBİR BİLGİ VE BELGE DİKKATE ALINMADI"
Ama maalesef mahkeme başkanı lehime olan hiçbir bilgi belgeyi dikkate almadı. Aleyhimde darbeyi yönelik tek bir sanık tanık ifadesi yok. O günkü idari amirim mahkemede, 'Evet kursiyer teğmenleri ben emir vererek çağırdım. Hiçbir şeyden haberleri yoktu' diyor. Kamera görüntüleri ortada.
"BİR YIL ÖNCE DE AYNI ŞEKİLDE ÇAĞRILMIŞTIK"
Ayrıca şu da çok önemli bir nokta ki, bir yıl öncesinde yani 2015 yazında benzer dönemde gerçekten terörle mücadele harekâtı yapıldı ve yine kursiyerler çağrılmıştı. Yani daha önce yaşanmış bir durum var ve yine aynısı olacak diye düşündük.
"HİÇ GÖRMEDİĞİM KURUMLARA ZARAR VERMEKLE SUÇLANDIM"
Bu arada daha önce hiç görmediğim, önümden dahi geçmediğim Ankara Gölbaşı Harekât gibi birkaç kurum tarafından açılmış tazminat davalarına sırf Akıncı dosyasında sanık olduğum için ismim eklenmiş. Yani iki ��ç tane de tazminat davası var aleyhime açılmış. Ben uyumuş olduğum dinlenme salonundan, gazinodan nasıl bir zarar vermiş olabilirim oralara? Bu mahkemelere yazdığım dilekçelerime de formatı benzer, hatta aynı kalıp ifadelerle sürekli ret cevapları verildi.
"ALLAH AŞKINA BU NASIL VİCDAN, NASIL HUKUK, NASIL ADALET"
Benim gibi kursiyer olup başka davalarda benimle beraber durumda olan ve hatta bazı olaylara da amirlerin emirleriyle katılanlar var. Bunların hepsi tahliye oldu. Çok az ceza alarak veya hiç almayarak. Oysa ben sırf Akıncı davasında olduğum için ve darbe merkezi medyada Akıncı olarak lanse edildiği için bu cezaya çarptırıldım. Allah aşkına bu nasıl vicdan, nasıl hukuk, nasıl adalet?
Daha gözaltındayken hiçbir idari soruşturma açılmadan KHK ile ihraç olduk. Hem ben hem ailem mağdur oldu. Yıllarca vatan aşkıyla büyümüş bir genç subay, bir kararname ile nasıl terörist, vatan haini olarak damgalanır? Bu ülkede daha önce de darbeler yaşandı. Bu darbelerde kaç kişi yargılandı? Hangi rütbedeki insanlar ceza aldı? Alt rütbedekilerden kim yargılandı? Ben bir kursiyer teğmen olarak ağırlaştırılmış müebbet cezasını gerektirecek ne yapmış olabilirim? Anlattıklarım zaten kamera görüntüleriyle sabit.
"DERDİMİ, KİME NASIL ANLATAYIM"
Haddime aştıysam gerçekten çok özür dilerim. Hem ihrac dair hem de ana dava dosyalarım AYM'den ret kararıyla döndü. Şimdi iki dosyam da AİHM'de. AİHM lehime karar vereceğini umuyor, temenni ediyorum. Ancak ülkede AİHM kararları da uygulanmıyor. Söyleyiniz, ben derdimi kime, nasıl anlatayım?
“BANA CEZA VEREN HAKİM SELFET GİRAY YARGITAY’A ATANARAK ÖDÜLLENDİRİLDİ”
Ana davada karar veren hâkim Selfet Giray'ın karardan birkaç gün sonra ödüllendirilircesine Yargıtay'a atanmış, terfi ettirilmiş olduğunu da belirtmeden geçemiyorum.
"KÜÇÜCÜK HÜCREMDEN SAYGILARIMLA..."
Zamanınızı ayırıp mektubumu okuduğunuz için çok çok teşekkür ederim. Keşke karşılaştığınız her insan sizin gibi hakkı hukuku gözetmeyi şiar etmiş olsaydı. Fillerin tepişip, çimlerin ezildiği ve hatta tekrar toprağa gömüldüğü olaylar keşke hiç yaşanmasa...
Antalya S Tipi'nden, küçücük hücremden saygılarımla."
Ayrıntılı bilgi: https://t.co/TeomkpVjTv
Ne oldu Cumhuriyetçi,Atatürkçü Arif
Zulme uğrayanlara kaçtılar diyip mikrofonda hamaset yapan kofti adam !
Ne oldu da tırlarla ülkeden kaçmaya çalışıyorsun!
Sizi tanıyoruz !
Başından beri böyle karakter depremi yaşamış çöküntüler olduğunuzu biliyoruz
BU DELİLLERİ SAKLAYIN
TERS KELEPÇEYLE GÖZALTINA ALINAN HAKİM VE SAVCILAR...
Videodaki ters kelepçeli kişiler, 18 Temmuz 2016’da Ankara’daki bir gözaltı/emniyet merkezinde tutulan KHK’lı hâkim ve savcılar.
İşkence ve kötü muameleye ilişkin bu görüntüleri bugün yine kendileri dolaşıma sokuyor. (Bilgisel Analiz) gibi bazı propaganda hesapları da bunları servis ediyor.
Bu kayıtlar, AİHM, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası hukuk mekanizmalarına yapılacak başvurular açısından önemli birer delil.
İyi insanlara kızdığım noktalardan biridir.
Türkiye’de iyi insanlar siyasete hep mesafeli durdular.
“At hırsızı” tanımına uyacak insanlar siyaset arenasını doldurdu!
Bu bir şahıs değil, bir profildir.
Dikkat ediyor musunuz, birinin iktidarda veya muhalefette olması fark etmiyor. Ükedeki tüm karaktersiz, ahlaksız, hırsız ve kifayetsizlerin ortak özelliği, olumsuz her şeyi cemaatin üstüne atmak ve sabah akşam fetö fetö diye havlamaktır.