Cüneyt Özdemir:
-"6 gün önce Financial Times'a yazı yazan Özgür Özel, NATO liderlerini uyarıp Erdoğan Rusya ve Çin ile ittifak yapabilir."
Trump'ın Ankara'ya geldiği gün Özgür Özel:
-"Rusya ve Çin ile iyi ilişkiler kurmak zorundyız."
Silivri’de gergin gün…
Mahkeme Başkanı ile tartışan İmamoğlu salondan çıkarıldı…
MAHKEME BAŞKANI: Benimle pazarlık yapmaya geldiyseniz çıkartacağım sizi. Burası söz hakkı almadan rahatça bağırıp çağıracağınız yer değil.
EKREM İMAMOĞLU: Siz ağır bir hak ihlali yapıyorsunuz. Türk yargısına zarar veriyorsunuz.
MAHKEME BAŞKANI: Hiçbir mahkeme duruşma takvimi verirken gerekçe yazmaz ısrarla konuyu başka yere çekiyorsunuz.
MAHKEME BAŞKANI: Neyi dinliyoruz biz şu an Neden ısrarla savunma yapmaktan kaçmaya çalışıyorsunuz.
EKREM İMAMOĞLU: Ben buraya sorgulanmaya değil yargılamaya geldim.
MAHKEME BAŞKANI: Burası senin yargılayacağın makam değil burası yargılanacağın mekan. Burası senin yargılanacağın bir yer yargılayacağın değil.
Kaynak: @doganburak29
TARİH; 27 Haziran 2019; Gazeteci soruyor, Eşcinsel evlilikleri onaylıyor musunuz?
Ekrem İMAMOĞLU; “Ben özgürlüklere saygı duyan, özgürlüklere dair toplum içindeki insanların kendi yaşamlarıyla ilgili süreçlerine destek olmaya çalışan bir yapım var. Görevim de bunu gerektiriyor. Tabii ki eşcinsel vatandaşlarımızın da yaşam kalitelerini ya da yaşam ile ilgili özgürlüklerini korumakla ilgili sorumluluğumuz var.” 😡
Diyordu.
KAYNAK: https://t.co/viQCUlV7Uk
Sanatçılar, kültür adamları, sendikalar, dernekler, sivil toplum örgütleri neredesiniz?
Çıtınız çıkmadı!
Bunun onda birini başkası yapsa, gündem haline getirmiş, üzerinde tepiniyorlardı...
-Devletin sanatçısı Dilara Karadeniz'e "kız" diye hitap ederek aşağılayıp küçümsedi.
-Anadolu'nun el emeği, göz nuruna dil uzattı.
Bu fotoğrafın altına şunu yazdı:
"Kız bu ne ve niye bizim böyle bir yerel kıyafetimiz yok ki şaka mı"
Berna Laçin gibiler bu ülkede layusel mi?
Sanatçınıza ve kültürünüze sahip çıkamıyor musunuz?
NATO Zirvesi'nden sonra konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan:
➖"Trump ile gerçekleştirdiğimiz yapıcı ve verimli görüşmelerin, milli muharip uçağımız KAAN ve F-35 programı başta olmak üzere savunma sanayisi alanında ülkemizin beklentilerine uygun somut neticelere vesile olacağına inanıyorum."
Fransa'nın motoruna ihtiyaç kalmadı!
Türkiye’nin havadan atılan ilk milli seyir füzesi SOM'un SOM-B1T konfigürasyonu, ilk kez yerli motorla Envantere girdi.
TÜBİTAK SAGE ve ROKETSAN tarafından geliştirilen SOM-B1T seyir füzesinde yürütülen yerelleştirme programı kapsamında, Fransız yapımı Microturbo TRI-40 turbojet motorunun yerini Kale Jet Engines'in yerli üretimi KTJ-3200 alıyor.
@SageTubitak@roketsan@KaleJetEngines
İMAMOĞLU, SAVUNMA HAKKINI KENDİ KENDİNE ELİNDEN ALAN SANIK OLARAK TARİHE GEÇTİ...
Dünden bu yana muhalif medya organları ve bazı siyasetçiler tek bir cümleyi dolaşıma soktu.
"Ekrem İmamoğlu'nun savunma hakkı elinden alındı, savunma yapmasına izin verilmedi"
Oysa mahkeme salonunda yaşanan diyalogları metin halinde paylaşan ( https://t.co/PL44fiaSHS ) bu link baştan sona okunduğunda ortaya çıkan tablo bunun tam tersidir.
Mahkeme Başkanı, Ekrem İmamoğlu'nu defalarca savunmasına başlamaya davet etti. "Savunma yapacaksanız savunmanızı alalım, kimlik tespitine geçelim, savunmanızı alalım, ya savunmanızı alacağız ya da susma hakkınızı kullandığınızı zapta geçireceğiz, savunma yapmaktan kaçmaya çalışıyorsunuz, kimseye zorla savunma yaptırmam" ifadeleri, duruşma boyunca tekrar tekrar mahkeme başkanı tarafından dile getirildi.
Buna karşılık Ekrem İmamoğlu, hakkındaki suçlamalara geçmek yerine duruşma takvimi, 9 Temmuz tarihi, savunma süresinin ne kadar olacağı, avukatların konuşma süreleri ve mahkemenin çalışma planı üzerinden uzun bir tartışma yürüttü. Mahkeme başkanı her defasında konuyu aynı noktaya çekti, "Savunmanızı yapın"
Asıl tartışma da burada düğümleniyor.
Bir sanığın mahkemenin takvimine, ara kararlarına veya usul işlemlerine itiraz etmesi elbette mümkündür. Ancak bu itirazların varlığı, mahkemenin savunma yapmasına izin vermediği anlamına gelmez. Nitekim mahkeme başkanının temel yaklaşımı, "Usule ilişkin itirazlar kayda geçirilecek, ardından savunmaya geçilecektir" şeklinde oldu.
İmamoğlu ise savunmasına başlamadan önce mahkemenin belirlediği takvimin değiştirilmesini istedi. 9 Temmuz'da ilk celsenin tamamlanmayacağı yönünde güvence talep etti. Savunmasının ne kadar süreceğine ilişkin fiili bir garanti istedi. Avukatlarının hangi sırayla ve ne kadar konuşacağına ilişkin yeni bir planlama yapılmasını talep etti. Mahkeme ise mevcut takvimin değiştirilmeyeceğini söyledi.
İşte tam bu noktadan sonra yaşananlar, bugün kamuoyuna aktarıldığı gibi "savunma yaptırılmadı" değil, "savunmaya başlanmadı" gerçeğini ortaya koyuyor.
Mahkeme Başkanı onlarca kez aynı çağrıyı yaptı:
"Savunma yapacaksanız savunmanızı alalım"
"Kimlik tespitine geçelim"
"Ya savunmanızı yaparsınız ya da susma hakkınızı kullandığınızı zapta geçiririz"
"Ben kimseye zorla savunma yaptırmam"
Bu ifadelerin ardından İmamoğlu'nun savunmaya başlaması beklenirken, tartışma yeniden mahkemenin takvimi ve usul kararları üzerinden devam etti. Başkan ise bunun üzerine "Savunma yapmaktan kaçmaya çalışıyorsunuz" değerlendirmesinde bulundu.
Muhalif çevreler, yalnızca duruşmanın sonunda verilen disiplin kararını öne çıkarırken, öncesinde Mahkeme Başkanı'nın defalarca yaptığı "Savunmanızı yapın" çağrılarını görmezden geliyor.
Oysa İmamoğlu adına mahkeme sürecini manipüle etmek için açılan ( https://t.co/b4X2U2fcbp ) web sayfasında paylaşılan metin okunduğunda bile mahkeme başkanının sürekli savunmaya geçilmesini istediği; İmamoğlu'nun ise savunmasına başlamadan önce duruşma takvimi ve usulü tartışmayı tercih ettiği anlaşılacaktır.
Nitekim İmamoğlu'nun "Ben savunma yapmam. Ben yargılayacağım" sözlerinin ardından disiplin tedbiri uygulanıyor. Bu nedenle "Savunma yapmasına izin verilmedi" iddiası, mahkeme başkanı ve İmamoğlu arasında yaşanan konuşmaların bütünüyle örtüşmeyen bir manipülasyondur.
Sonuç olarak ortada tek bir gerçek var o da, "İmamoğlu'na savunma hakkı tanınmadı değil İmamoğlu savunma hakkını kendi kendine tanımadı" gerçeğidir.
Böyle Kapakların Hastasıyız Ustaaaaaa🤣🤣🤣
Mustafa Balbay;
Son 4 yıl içinde Canan Kaftancıoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu ve Avukatı Celal Çelik Erdoğan'a Diktatör dedikleri için yargılandılar üçüde beraat etti
Fuat Uğur;
Erdoğan Diktatör olduğu için değil mi
Yaptırımları kaldırın. Kısıtlamaları kaldırın. Müttefikler arasında işbirliği ve teknoloji transferi kapılarını açın..
Bakın bu açıklamalar öyle sıradan, içi boş açıklamalar değil.
Türkiye bugün;
Ukrayna'ya askeri destek verirken Rusya ile iletişim kanallarını açık tutuyor.
İran-ABD savaşında diplomatik hamleler yapıyor. Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine katkı sağlamaya hazır olduğunu ilan ediyor.
Gazze ve Lübnan'ı es geçmiyor, masumlara yönelik saldırganlığın durdurulması gerektiğini söylüyor.
Tüm bunlar pısırık, edilgen bir dış politika ile kazanılmadı.
Bin yıllık devlet aklının,her bir kilometre taşını özenle döşeyerek hayata geçirmeyi başardığı Türkiye Yüzyılı.
Bay @mansuryavas06, 15 Temmuz şehitlerini anacağı sırada, @Akparti Ankara İl Gençlik Kolları Başkanı @AliOsmanOzdemir'in konuşmasında "15 Temmuz" lafını duyar duymaz mikronu kapatmış. Hayırdır Mansur kimden talimat alıyorsun?
Aman Allah'ım!
Nasıl bir döneme denk gelmişiz biz böyle?
Aynaya bakıp bize saldırmışlar...
CHP Genel Merkezi Medya Tanıtım Başkanlığı'nın hesapları ortaya döküldü. Halk TV, Tele 1, Tele 2, Birgün ve diğerlerini fonlamışlar da fonlamışlar..
Tam 124 milyon 68 bin 338 lira.
40 yılı aşkın meslek hayatım boyunca görmedim böyle bir şey.
TAYFUN harp başlığı üretilecek!
ROKETSAN, 471 milyon dolar bedelle satın aldığı ASSAN tesislerini,yüzde 100 iştiraki olarak kurulacak yeni bir şirket üzerinden işletecek.
ROKETSAN; uçak bombaları, mühimmat ve roket üretiminin yanı sıra TAYFUN dahil tüm balistik füzelerin harp başlığı imalatını da burada sürdürecek.
Bu fotoğraftaki abimin ismi Mustafa Küçük. Geçen gün hasta olduğunu paylaşıp sizlerden dua istediğim abim, benim paylaşımımdan hemen sonra emanetini Hakk'a teslim etmişti.
Bu kişi benim Facebook'ta bir takipçimdi ama daha ötesi var. Geçen sene gidip kendisiyle tanıştım. Adam demem hafif kalır; adamın hasıydı.
Antalya Serik'te yaşıyordu.
O gece saat 03.00'te vefat ettiğini öğrendim. Cenazesine gitmek istedim fakat hem yetişemezdim hem de gidemedim. Öğle namazında defnetmişler.
Dün oğlunun telefonuna ulaştım. Adam Serikli sera ağasıydı. Oğlunu da ziraat mühendisi yapmış.
"Abi, cuma günü babama mevlit okutacağız." dedi. Sonra bana, "Sizin isminiz nedir abi?" diye sordu.
"Mustafa. Bana Mustafa Kumandan da derler kardeşim." dedim.
Çocuk birdenbire ağlamaya başladı. Ben de telefonda onu teselli etmeye çalışıyorum. "Ne oldu kardeşim? Ağlama, kurban olayım." derken çocuk şöyle dedi:
"Abi, babamı 24 Haziran'da hastaneye yatırdık. Sanki vefat edeceğini anlamış gibi bana çok şey söyledi. Sonra dedi ki: 'Mustafa diye birisi seni ararsa ona de ki, gelmesin. Bana uzaktan dua etsin yeter. O mutlaka sana ulaşır, seni bulur. Ona bunu de evlat. Onun maddi durumu iyi değil ama o gelir.'"
Bu sefer de ben ağlamaya başladım...
Hikâye uzun be canlarım...
Hani askerin teki düşman mevzisine yakın bir yerde kurşuna diziliyor da komutanı, "Sakın gitme, sen de öleceksin." diyor. O asker komutanının emrine uymayıp koşa koşa arkadaşının yanına varıyor ve onu kollarına alıyor. Arkadaşı son nefesini verirken de, "Geleceğini biliyordum." diyor ya...
İşte aynı hikâye...
Mustafa abim de gideceğini anlamış ki oğluna böyle vasiyette bulunmuş.
"Bu adam garibandır, gelmesin." demiş.
Daha bir ay evvel Serik'in köklü ailelerinden birisiyle fotoğrafını paylaşmıştı.
"Kumandan kardeşim bu arkadaş koyu CHP'li birisiydi, bu adamı da partimize üye yaptım. Bu üye olduysa gerisini var sen düşün. Reisi 2028'de inşallah yüksek bir oyla yeniden iktidar yapacağız. Rahat ol." diye de bana yazmıştı.
O günleri göremeden göçtü gitti abim..
Sizlerden tek bir ricam var: Allah rızası için Mustafa abim için bir Fatiha okuyun.
Hepinizin vefat etmişlerine de hediye edin.
Ben de oğluma hesabımın şifresini verdim.
"Olur da ansızın bu dünyadan göçersem evladım, tek bir paylaşım yap. 'Kumandan Hakk'ın rahmetine kavuştu, dua edin.' de yeter." dedim.
Cümleten hayırlı geceler diliyorum..
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Netanyahu ve Miçotakis'in Türkiye'ye F-35 satılmaması gerektiğine dair açıklamalarına sert tepki gösterdi:
➖“Her iki açıklamanın da benim dünyamda yeri yok. Zira Netanyahu’nun hangi sularda yüzdüğü belli. Miçotakis’in böyle bir yanlışa düşmemesi gerekirdi. Zira biz sayın Miçotakis’in Yunanistan için almış olduğu savunma araçlarına ‘Niçin bunları alıyorsun’ diye bir düşünce serd ettik mi? Halbuki bizim kapı komşumuz. Bu tür şeyleri söyleme imkanımız da olabilirdi, ama gerek yok. Alabilir de, satabilir de.
Türkiye bunları üretmenin yanında alma hakkına da sahiptir. Ve bizler de bunun görüşmelerini dünyanın değişik ülkeleriyle yapıyoruz. Adımlarımızı da buna göre atıyoruz.”
Beş şirketin yarıştığı ASSAN Group ihalesini ROKETSAN kazandı…
Savunma sanayiinin son yıllardaki en büyük satın almalarından biri sonuçlandı.
TMSF tarafından düzenlenen ASSAN Group ihalesinde ROKETSAN, Kayı Savunma, Polsan Savunma, Azesan ve Alkar Savunma kıyasıya rekabet etti.
416,5 milyon dolar başlangıç bedeliyle başlayan açık artırma, 471 milyon dolarlık en yüksek teklifin ardından ROKETSAN'ın zaferiyle sonuçlandı.
Motokuryeye büyük bir 👏👏
Ankara'da bir motokurye, teslimat için aldığı tatlının eksik gramajlı olduğunu fark ediyor.
İşletmenin eksik yok cevabı üzerine ürünü başka bir yerde tarttırıyor, gerçeği ortaya çıkardı.
Ticaret Bakanlığı işletmede usulsüzlükler tesbit etti.
🔴 İran halkını değil, yönetimine toz kondurmayan, Mollanin cenazesind yas tutan onursuzlar,
Onursuzları ekranlarda savunan yvşaklar, yvşaklara ekranlarını açan ılık muhafazakârlar,
Bu aşağılık tehditi yapan İran'da bir milletvekili, sizinde bu aşağılıktan farkınız yok, Türk düşmanısınız..
NATO gündeminde kaybolmaması gereken bir proje….
Gaziantep’te belediye…
690 bin liraya bahçeli ev yapacağını açıkladı.
Yüzde 50’si peşin, kalan tutar aylık 19 bin lira taksitle.
Şehit aileleleri, gaziler ve emekliler için fiyat 590 bin lira.
Yüzde 25’i peşin, kalan tutar aylık 9 bin TL taksitle ödenecek.
Ödeme 24 ay, teslimat 12 ay…
İlk etapta 5 bin konut için başvuru yarın başlıyor.
İlk sene 20 bin bahçeli ev noter huzurunda yapılacak kura ile sahiplerini bulacak.
Bir sonraki hedef 100 bin bağımsız bahçeli ev.
Başvurular yarından itibaren https://t.co/E6tnjq5Nte adresinden veya GBB Konut satış ofisinden yapılabilecek.
(Proje güzel. Dar gelirlinin, emeklinin ucuz konuta ulaşmakta sıkıntı çektiği bir dönemde bahçeli bir ev çok cazip görünüyor.
Bu modelin tüm Türkiye’ye yayılması lazım. Milli Emlak belediyeler işbirliğiyle boş arsalar vatandaşın konut ihtiyacını karşılamak için kullanılabilir. Altyapıyı da belediye halledeceği için konut maliyeti düşer.
İnsanımızın ayağı toprağa değer, şehirler güzelleşir.)
Kurt kışı geçirir amma yediği ayazı unutmaz ! ! ! DEVLET HAFIZASI UNUTMAZ🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷
ANKARA — Ankara'daki 36. NATO Zirvesi
kapsamında Türkiye'ye gelen Hollanda Başbakanı Rob Jetten'i, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş karşıladı.
Bu karşılama,
2017 yılında dönemin ,
Aile BakanıFatma Betül SayanKaya'nın Hollanda'da maruz kaldığı ve sınır dışı edilmesiyle sonuçlanan diplomatik skandalı akıllara getirdi.
Hollanda Başbakanı'nın Türkiye'de yine bir Aile
Bakanı tarafından karşılanması,
iki ülke ilişkilerinde dikkat çeken bir diplomatik mesaj olarak yorumlandı.