Bir okulda psikolojik danışman varsa,
o okulda öğrenciler yalnız değildir. 🌱
Psikolojik danışmanların rehberliğiyle öğrenciler
daha sağlıklı, üretken ve mutlu bireyler olur.
Her çocuğun potansiyelini ortaya çıkaran,
güvenli ve destekleyici bir okul iklimi için:
🎯 Her Okula Bir Psikolojik Danışman!
#AGSdePDRİhtiyacı #PsikolojikDanışman #turkpdrdernegi
Öğrencinin gelişimi bir bütündür! 💫
Psikolojik danışmanlar; sosyal, duygusal, akademik ve kariyer alanlarında öğrencinin yanında olur.
Bu nedenle AGS kontenjan dağılımında, okullarda psikolojik danışmanın önemi göz ardı edilmemelidir.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@cftcblnt
#AGSdePDRİhtiyacı
Psikolojik Danışmanlar / Rehber Öğretmenler, eğitim sisteminin görünmeyen ama en güçlü yapı taşlarındandır. Onlar, öğrencilerin kriz anlarında yanında olan, süreçlerinde rehberlik eden, okul iklimini daha güvenli ve sağlıklı kılan uzmanlardır. Açıklanacak AGS kontenjanlarında PDR alanının bu vazgeçilmez rolünün karşılık bulmasını; ruh sağlığı temelli eğitim anlayışının güçlenmesini diliyoruz.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@cftcblnt
#AGSdePDRİhtiyacı
Psikolojik danışmanlar / rehber öğretmenler; öğrencilerin sosyal, duygusal, akademik ve kariyer gelişimini desteklemek amacıyla psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri sunar. Bu hizmetler, öğrencinin bütüncül gelişimi için büyük önem taşır.
Öğrencilerin sağlıklı, dengeli ve üretken bireyler olabilmesi için AGS kontenjan dağılımında psikolojik danışmanın okullar için taşıdığı değer mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@cftcblnt
#AGSdePDRİhtiyacı
Bir Tekne, On Üç Farklı Dünya…
Akdeniz’in güzel ve rüzgârlı ikliminde, filonun diğer gemileriyle birlikte teknemiz yol almaya devam ediyor. Gemilerin içinde sadece yolcular yok; bir arada atan yürekler, ortak bir vicdan ve dünyanın unutturmaya çalıştığı bir gerçek var: *Gazze*.
Bizim teknemizde 15 kişi vardı; ancak iki arkadaşımız hastalanıp ayrılmak zorunda kalınca 13 kişi kaldık. Kimimiz Tunus’tan, kimimiz Güney Afrika’dan, kimimiz Fransa’dan, kimimiz Zambiya’dan, kimimiz Cezayir’den, kimimiz Fas’tan, kimimiz de Türkiye’den… Dillerimiz ve renklerimiz farklı; bazılarıyla dinlerimiz, bazılarıyla mezheplerimiz de farklı. *Ama tek bir zeminde birleşmişiz: Sumud*.
Arapçada “sebat”, “kararlılık” ve “toprakta kök salmak” anlamına gelen *Sumud*, artık yalnızca Filistinlilerin değil, tüm insanlığın yükünü taşıyor. Çünkü Sumud, sadece bir halkın direnişi değil; ortak insanlık onurunun da yansımasıdır.
Bu teknede bizler, farklı ülkelerden ve geçmişlerden gelmiş olsak da hepimizin yönü aynıdır: *Gazze*. Çünkü Gazze artık yalnızca coğrafi bir mekânın adı değil; aydınlık vicdanların buluştuğu bir sınırdır. Unutulmuşların sesi, 21. yüzyılda eşi benzeri görülmemiş bir soykırımın adı; başta çocuklar olmak üzere, insanların insanlıklarını yaşayamadığı bir şehrin adıdır.
Teknemizde mühendis, gazeteci, aktivist, tüccar, milletvekili var… Kimi sessizce dua ediyor, kimi not defterine gözlemlerini yazıyor, kimi sosyal medyada programlara katılıyor. Kimimiz Arapça dua okuyor, kimimiz Fransızca bir ezgi mırıldanıyor. Kimimiz Kur’ân okuyor, namaz kılıyor. Ama bütün bu çeşitliliğin ortasında paylaştığımız ortak bir değer daha var: *Dayanışma*.
Nöbetler, temizlikler, yemek pişirmeler, bulaşık yıkamalar… Bütün bunları yaparken bazen göz göze geliyoruz; bu bile yenilenmemiz için yetiyor. Zaman zaman acılarımızı konuşacak ortak kelimeler bulamıyoruz ama omuzlarımız yan yana gelince her şey çözülüyor. Çünkü biliyoruz ki dayanışma sadece konuşmak değil, hissetmektir. Ve biz burada bunu iliklerimize kadar yaşıyoruz. Hepimizin yüreği aynı menzil için atıyor: *Gazze*.
Bu teknede Gazze, bir harita üzerindeki sıradan bir şehir değil; hepimizi bir araya getiren vicdanlarımızın haykırışıdır. Bu haykırış sadece Filistinliler için değil; çocukların ağlamadığı, annelerin morglardan veya enkazlardan değil, parklardan çocuklarını topladığı bir dünya isteyen herkes içindir.
Bilinmelidir ki bu filo yalnızca bir yardım filosu değildir. Bir sesleniştir, bir haykırıştır, bir çığlıktır. Sessiz kalmaya devam eden dünyaya atılmış bir çabadır. _“Biz buradayız!”_ demenin denizdeki hâlidir.
Bu yüzden *Sumud Filosu*, insanlığın hâlâ tükenmediğini gösteren çok önemli bir umuttur. Farklı ülkelerden 13 kişinin aynı tekneye binip aynı istikamete yelken açması, belki de yeryüzündeki en sade ama en güçlü eylemdir.
Çünkü bizler bu yola çıkarak vicdanlarımıza örülmüş sınırları kaldırıyoruz. Denizdeyiz; ama asıl yelken açtığımız ufuk ve menzil; insanlığın ortak hafızası, aydınlık vicdanların buluşmasıdır. Ve rotamız her ne kadar Gazze olsa da asıl rotamız *adâlettir*.
Unutulmasın ki:
Dünya sustukça az da olsa vicdanlı insanlar hep olacak ve bu zulmü *haykırmaya* devam edecek…
Dünya unuttukça, fıtratı temiz kalanlar hep *hatırlatmaya* devam edecek…
Ve neticede kazananlar, elbette aydınlık *vicdan sahipleri* olacaktır.
Türkiye İsraille ticareti kısıtlasa da Medkon Line gibi şirketler İsraille ticareti sürdürmeye devam ediyor. Soykırım destekçisi bu şirketler kapatılıp şirketlerin sahipleri gözaltına alınmalı. Türkiye'de ne siyonist ne de siyonizm destekçisi istemiyoruz.