Pek çok kişinin hoşuna gitmese de Milli Mücadele bir iç savaştır. Biz sadece İşgal güçlerine karşı bağımsızlık savaşı vermedik, aynı zamanda İşgalciye koltuğunu korumak için dini, lojistik, askeri her imkanı veren Osmanlı rejimine karşı savaştık.
Meğer Lozan Anlaşması’na olan öfkelerini kusmadan çok önce hazırlıklara başlamışlar.
☑️İlk olarak Cumhurbaşkanlığı’na başvurmuşlar “Kürtlere self determination (kendi kaderini tayin) hakkı verilmeli” diye.
☑️Yasal süre içinde cevap gelmeyince Ankara İdare Mahkemesi’ne dava açmışlar.
☑️Mahkeme, müracaatı “Anayasa’nın ilk dört maddesine aykırı olduğu” gerekçesi ile reddetmiş.
☑️İç hukuk yolları tükenince de süreci Eylül 2024’te Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi’ne taşımışlar.
☑️Başvuruda “4 parçalı Kürdistan’dan bahsediliyor ve Lozan Anlaşması’nın iptal edilerek Kürtlerin Türkiye’den ayrılması gerektiği” vurgulanıyor.
💐İktidar cenahı hâlâ çiçekli böcekli nutuklar atmakla meşgul!
#LozanCumhuriyettir
#SonKaleİYİParti
İlk değerlendirmeyi Nisan ayı ortalarında yaptılar, Kandil Dağı’nda.
Toplantıya İmralı’dan bir video mesaj gitti ama bunu ikna edici bulmadılar.
“Büyük başlar karar versin ancak video mesaj yetmez, canlı görüntülü konuşmamız lazım” diye Ankara’ya haber gönderdiler.
Ankara, cezaevinden telekonferans yapmanın yasal olmadığı ve bunun sonradan sorun çıkartabileceği ihtimali üzerine çare aramaya başladı.
Nihayet formül bulundu ve katarakt ameliyatı bahanesi ile teröristbaşı İmralı’dan alınarak bir hastaneye nakledildi.
Oradan yapılacak bir telekonferans ile toplantıya katılması planlandı.
Süleymaniye yakınlarındaki Asos Dağı’nda yapılan ikinci toplantıya Karayılan, Bayık, Kalkan gibi elebaşlar katıldı.
Üç gün süren toplantıların bir bölümüne hastaneden katılan teröristbaşı ile diğer elebaşlar arasında zaman zaman sert tartışmalar yaşandı.
Bugün yapılması planlanan açıklamada detaylara girilmeyecek ancak sadece “silah bırakma kararı” kamuoyu ile paylaşılacak.
Perde arkası pazarlıklar ise zaman içinde hayata geçirilecek:
Sayıları 3500’ü bulan militanlardan Suriye uyruklu olanlar, Suriye’ye dönecek ve YPG’ye katılacak. Irak uyruklu olanlar Barzani’nin ordusuna katılacak. Türk vatandaşı olanlar ise affedilecek ve Türkiye’ye gelecek ancak bunlar şimdilik Türkiye’ye gelmeye istekli değiller.
Silahları Türkiye’ye teslim edilmeyecek çünkü bunların hangi eylemlerde kullanıldığının araştırılmasını istemiyorlar. O nedenle silahların Barzani ve Talabani’nin askerlerine bırakılması planlanıyor.
Silah bırakma seremonisini bütün dünya canlı olarak izleyecek ve bunun üzerinden büyük bir propaganda yapılacak.
PKK’nın Suriye’deki uzantısı YPG, Türkiye tarafından artık terör örgütü olarak görülmeyecek. MSB, geçtiğimiz günlerde bu yapıya YPG yerine SDG diyerek ilk işareti zaten vermişti.
DEM Parti heyetinin İmralı’dan getirdiği “demokratik siyaset” mesajı için çalışmalara başlanacak ve teröristbaşının siyaset yapabilmesinin önü açılacak. Bu çerçevede DEM Parti’nin kendini fesh edip yeni bir adla yoluna devam etmesi ve PKK’nın siyasi arenada varlığını sürdürmesi planlanıyor.
Yine aynı bağlamda kayyum atanan belediyelere bir düzenleme getirilecek.
İmralı’dan gelen “hukuki boyut” ön şartının da gereği yerine getirilecek. TCK ve İnfaz Yasası’nda yapılacak değişikliklerle teröristbaşı cezaevinden çıkartılacak ve adada bir konuta geçerek ziyaretçileri ile görüşüp aktif siyaset yapabilecek.
Cezaevlerinde bulunan 4500’ü terör eylemine karışmış toplam 7000 PKK’lıya af hazırlıklarına hız verilecek.
Anayasa’nın 1. 2. 3. 4. Maddelerinde şimdilik herhangi bir değişiklik ön görülmüyor. 42. Maddenin de değiştirilmesinin zor olacağı tahmin ediliyor ancak Türk vatandaşlığı kavramını tanımlayan 66. Madde’de bir revizyon yapılması ısrarlı talepler arasında.
PKK yönetici kadrosu Suriye’de olduğu gibi, Türkiye’de de “ademi-merkeziyetçilik ve kültürel haklar” konusunda mutlaka teminat verilmesini istiyor ancak teröristbaşı bunun şimdilik askıya alınması gerektiğini, konunun zamanla ele alınacağını söylüyor.
Narko-Terör örgütü PKK’nın Afganistan ve İran üzerinden yürüttüğü uyuşturucu ticaretinin ne olacağı da toplantıda ele alınan konular arasında.
Evet, ihanet projesinin konuşulmayan detayları ve pazarlıkları bunlar.
Türkiye’nin bölünmesine zemin hazırlayacak olan bu ihanet projesini ortaya atan, onaylayan, destekleyen her kim varsa tarih onları lanetle anacak.
Korku mu?
Ben korkuyu; çocukları dağa kaçırılan anaların gözlerinde gördüm.
Mayına basan askerlerin, kurşunla vurulan öğretmenlerin hikâyelerinde tanıdım.
“Barış” adı altında terörün yeniden ambalajlandığı her açıklamada hissettim.
Senin de sözcülüğünü yaptığın Hendek kalkışmasında toprağa düşen,can veren yiğitlerden korkuyorum ben.
Çünkü o hendekler sadece şehirleri değil, milletin yüreğini parçaladı.
Barış, terörle pazarlıkla değil; milletin hakikatiyle, adaletle ve samimiyetle gelir.
PKK adını bırakıp tabelayı değiştiriyorsa; buna barış değil, pozisyon güncellemesi denir.
Ben barışa karşı değilim.
Ama sahte barışa, kapalı kapılar ardındaki pazarlıklara,sizlerin yaptığı siyasi mühendisliğe, terörü aklamaya karşıyım.
Ve evet, bu ülkede barış halkın hakkıdır.
Ama bu halkın kanıyla kurulan masaya kim oturuyor, ne konuşuyor, onu da iyi bilmek gerekir.
Bugün Milleyha Kuş Cenneti ve kumsalının mutlak koruma ve sit alanı haline getirilmesi için Hataylı ve Ankaralı milletvekillerimiz ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’u makamında ziyaret ettik. Uzun süren görüşmelerin ufak bir özet görüntüsünü paylaşmak istiyorum. Umarım Milleyha Kuş Cenneti bundan sonra moloz ve çöp dağları ile yüzleşmeyip, imar tehlikesi ile karşı karşıya kalmayacak. Dünya çapında değer görecek olan, göçmen kuşların Türkiye’ye giriş kapısı olan Samandağ ve Hatay’a bir değer olarak kazandırılacak. @HuseyinYayman , @lutfikasikci , @AbdulkadirOzl , @kemalkarahanmv beylere ve @zeynepyildiztr hanımefendiye çok teşekkür ederiz. Arum milleyhanum bitkisinin uğuru, Hıdırellez’in haberi… Umarım #milleyhakuscenneti dört yıl sonunda bütün herkesi mutlu edecek bir yolla bahtiyar olur. 🤗
2 çocuğunun üstüne, üstelik anneler gününde silahla ateş edip, ölmediklerini anlayınca bıçakla acımazısca,feryatlarına aldırmadan çocuklarını katleden ve müebbet alan birisi hangi hafifletici nedenlerle aramızda dolaşmaya hak kazanmıştır? Tamam idam cezası olmasın (Genellikle iktidarda olanlar muhalefeti asarlar, bu yüzden karşıyım) ama yahu şu katile gün yüzü gösterilir mi? Köpek gibi çalıştırır, dünyaya geldiğine geleceğine pişman ettirmeden son nefesini verdirmezdim bu tür yaratıklara. Bu canavarı, evlat katilini içeride tutamayıp, twit atanları onlarca yılla yargılayan orantısız adalet anlayışının hiç mi suçu yok?
Medipol için!
Ortaokul yapılması şartıyla devlete bağışlanan araziye okul yapmayıp eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın kurduğu Medipol’e veriyorlar
Konu yargıya taşınırken Bakanlık yangından mal kaçırır gibi araziyi satışa çıkarıyor ve ihaleyi Medipol’ün alacağı belirtiliyor
Sn. Özgür Özel’e saldıran evlat katili ile ilgili sorular
1. Bu adamın esas ikametgahı İstanbul’da değil, o gün İstanbul’da ne işi var da otelde kalıyor?
2. Yemek kartına muhtaç adam otel parasını nereden buluyor?
3. Cenazeye geldiyse, saldırı organize değilse protokol kapısında ne arıyor?
4. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin protokol listesindeki ilk 5 ne zamandan otoparka alınmıyor da korumaları dışarı yönlendiriliyor?
5. Özgür Özel’in cesur, korku bilmez tavrı birilerini rahatsız ediyor da akılları sıra başka bir imaj mı verilmek isteniyor?
Kötücül akıl sahipleri Özgür Özel’i hiç mi tanımıyor da bugün dünden daha çok çalışacağını bilmiyor?
Madem yüce Türk yargısının yargıçları yüce Türk milleti adına yargılama yapıp, karar veriyorlar,
o halde @ekrem_imamoglu duruşmaları da, yüce Türk milletinin gözünün önünde yapılsın ve devlet kanalından yayınlansın diyenler, rt rica edebilir miyim..
@herkesicinCHP@eczozgurozel
Ali Mahir Başarır'dan 'Kanal İstanbul' açıklaması:
"TOKİ 24 bin tane konut yapmak istiyor. Peki, bu ihaleyi kim alıyor? UNDT İnşaat. Kim bu Bilal Şahin Yılmaz. İnsan ve İrfan Vakfı'nın mütevelli heyetinde. Bu vakfın başkanı kim Necmettin Bilal Erdoğan. Muhamed Salih Demirkıran, AA'nın 2020 yılından beri yönetiminde. Şenol Özbek, bu da İlim Yayma Vakfı’nın yöneticisi. Bilal Erdoğan ile bu kadar yakın olan bu şirket Arnavutköy-Dursunbey inşaatını almı�� 3,5 milyar. Antakya 13. etap konut ve ticaret inşaatlarını almış 5 milyar. Adıyaman-İndere deprem konutlarını almış 4 milyar 297 milyon. Bu talana, çevre kirliliğine, Kanal İstanbul’daki bu rezalete ���hayır’ diyen İSKİ'nin Genel Müdürü gözaltında ve bu ülkenin Adalet Bakanı adaletten bahsediyor."
https://t.co/ILXRxS59VV
Helikopterin camından İstanbul’a kendi mülkü gibi bakan değil; milletin sinesinden ve gözünden bakan taraftayız.
İstanbul’un annelerinin, bebeklerinin, çocuklarının, gençlerinin, emeklilerinin, çiftçilerinin ihtiyaçlarını düşünen, çözüm üreten, İstanbul’un muhafızı olmayı ilke edinen akılla hareket ediyoruz.
İstanbullu hemşehrilerimi yarın saat 20.30’da Başakşehir’de İstanbul’un muhafızı olmaya, İstanbul’un talanına, Kanal İstanbul adlı ihanet projesine karşı çıkmaya, bir ve birlik olmaya davet ediyorum.
İstanbul Senin!
İstanbul’un Muhafızlarıyız!
İSTANBUL’UN JEOFİZİK HARİTASI(V30).
Jeofizik harita; yerin deprem sırasında davranışını, ayrıca yapılaşma için dayanımını gösteren temel bilgileri yansıtır. Deprem sırasında yıkımların yüzde 65’i yerden, yüzde 35’i yapıdan gelen sorunlardan kaynaklanır. Çözüm; sağlam yerde, sağlam yapıdır.
Lacivert: en dayanıklı, en güvenli yerler.
Yeşil: dayanıklı, güvenli yerler.
Sarı: dayanıksız, güvensiz yerler
Kahverengi: en dayanıksız, en güvensiz yerler.
( Görüntü İBB)
Haritada yapınızın yerini bulup değerlendirin.
Paylaşın ki herkes yararlansın.
İBB soruşturmasında yüzlerce ev arandı. Sözde örgütün kayda değer bir mal varlığı bulunamadı.
DHMİ'den emekli bir daire başkanının evinde, 2 milyon dolar ve 26 kilo altın çıktı.
Daire başkanı bu parayı tek başına biriktirmiş olabilir mi?
Örgüt ihtimali yok mu?
🇮🇹İtalya Başbakanı Meloni: “Türkiye kaynaklı göç akışı sıfıra indi, Erdoğan'a teşekkür ediyorum.”
👏“Aferin, iyi iş çıkarttınız” diyor yani.
🇮🇹“Bizim güvenliğimizi sağladınız. Türkiye olmasaydı mülteciler Avrupa’yı istila eder ve büyük bir sorunla karşılaşırdık” diyor.
💡Aynen Binali Yıldırım’ın 9 yıl önce söylediği gibi!
Ülkemin İş İnsanlarına, Akademisyenlerine, Medya Mensuplarına, Bürokratlarına, Sanatçılarına,
Sivil Toplum Erbabına,
Demokratik ve Müreffeh Türkiye Sevdalılarına Sesleniyorum;
Haber kanalından ne beklersiniz? Gerçeği duyurmasını değil mi?
Örneğin, çocuk işçi sayısı artıyor, TGRT haber yapıyor. Buraya kadar normal.
Ama patron(un eşi) hemen köpürüyor. habercileri azarlıyor. Kural koymuş: Olumsuz şeyler yazılmayacakmış.
Bu işler böyle yürüyor.