Alman komedyen Mario Adrion sahnede Türk Milli Marşı'nı sorup seyirciden marşın 2-3 mısrasını duymayı beklerken hayatının şokunu yaşıyor. Türkler bir anda ayağa kalkıp 2 kıtayı koro halinde okuyor. Mario: "Recep Tayyip Erdoğan sizinle gurur duyardı. Daha önce hiç böyle bir şey yaşamadım. Siz ayağa kalktınız ve lanet olsun hiç durmadınız! Şu an kendimi Türk gibi hissediyorum! Siz okurken aklıma bir fikir geldi: Yunanistan’ı ele geçirmeliyiz! 😂
"Keşke biz Almanlar da böyle güçlü bir marşa sahip olabilseydik. Bizim marşımız artık; 'Özür dileriz, geri dönüşüm yapıyoruz' gibi bir şey oldu!" 😂
çocuklar için bisikleti bunca heyecanlı bir arzu nesnesi yapan şeyler
1- aileden görece özerk olabilme imkanı.
2- lojistik sorunların çözümü, hareket kısıtının giderilmesi.
3- gösteriş ve sosyal statü.
4- tekerleğe duyulan antik merak.
5- yetişkin dünyasına ait ilk yetkinlik.
Feminizm çoğunlukla ailede ve yemek masasında başlar. Benim de öyle başladı mesela. Bu yüzden kadınların yemekle ilgili bu kadar çok hikayesi var anlatacak
Michelangelo etkisi diye çok güçlü bir fikir var.
Bir ilişkide, arkadaşlıkta ya da evlilikte karşındaki insanın sende gördüğü en iyi tarafı ortaya çıkarmaya çalışması demek. Yani seni olduğun gibi bırakmak değil, içindeki daha iyi versiyonu hatırlatmak. Seni küçülten değil, yükselten bir etki.
Bence hayatta bulunması gereken insanlar tam olarak bunlar.
Sana senden daha çok inanan insanlar. Senden daha yüksek standart bekleyen insanlar. Potansiyelini senden önce gören insanlar. Yorulduğunda seni aşağı çekmeyen, tam tersine sana kim olabileceğini hatırlatan insanlar.
Bence iyi arkadaş biraz budur. İyi partner de budur. İyi eş de budur.
Bazı insanlar seni rahatlatır ama büyütmez. Bazı insanlar ise seni zorlar, rahatsız eder, bazen aynayı yüzüne tutar ama seni daha iyi bir hale taşır. İlk başta daha konforlu olanı seversin. Ama hayatını değiştiren genelde ikinci tip insan olur.
İnsanın yanında öyle biri olduğunda toplam, parçaların toplamından daha büyük hale gelir. Çünkü artık sadece sen yoksundur. Seni aşağıya değil, yukarıya doğru çeken bir ilişki vardır.
Bence bir ilişkinin en güzel tarafı da budur zaten. Sana kendini unutturmaması. Sana en iyi halini hatırlatması.
Yani doğru insan seni sadece sevmez, seni, olabileceğin kişiye doğru da iter.
Kediniz siz hangi odaya geçerseniz kısa süre sonra neden aynı yerde beliriyor?
Size dokunmadan, oyun istemeden ve bazen yüzünüze bile bakmadan yakındaki bir köşeye yerleşir.
Sanki yaptığı tek şey, hayatınızın geçtiği yerde bulunmaktır.
Mutfakta sandalye altında, çalışma odasında masanın yanında, banyoda kapının önündedir.
İlgi istemiyormuş gibi görünür ama aranızdaki mesafenin fazla açılmasına da izin vermez. Onun sevgisi bazen peşinizden gelen sessiz bir gölgeye benzer.
İnsanlar yakınlığı çoğu zaman sözlerle anlatmaya çalışır. Kediler ise aynı alanı paylaşmanın yeterli olabileceğini bilir. Her an konuşmak, dokunmak veya bir şey yapmak gerekmez.
Bazen sevgi, sevdiğiniz kişinin bulunduğu odayı seçmektir. Kedi bunu her gün yapar ve fark ettirmeden size eşlik eder.
Çocuksu, tatlı bir enerjisi vardır bazı insanların. Zeki olsalar da uyanık olmayı, fark etseler bile insanların zaaflarını kullanmayı seçmezler. Sezgilerini ve algılarını birer üstünlük aracına çevirmezler. Her şeyi bir hesaba dönüştürmeden var olmayı bilir; inanır gibi, görmez ve duymaz gibi yaşamayı ezberlerler. Belki de hakiki hiçbir şeyin zorlamayla olmayacağını daha en başından fark edecek kadar zeki ve bir o kadar da saftırlar gerçekten.
Tıpkı çocuklar gibi…
kendinizi küçümsemeyin. Allah, her kulunu ayrı bir hikmetle yaratır; her gönle de başka bir güzellik emanet eder. kimi güzel sözüyle gönüllere dokunur, kimi tebessümüyle yorgun bir kalbi dinlendirir, kimi edebiyle örnek olur, kimi de sessizce yaptığı bir iyilikle hiç tanımadığı insanların duasına ortak olur. bazen bir insanın nasibi; güzel ahlâkında, yumuşak üslubunda, temiz kalbinde, güven veren duruşunda ve Allah’ın gönlüne yerleştirdiği merhamettedir. bunlar gözle görülmeyen nimetlerdir. fakat nice kapıları açar, nice kalpleri birbirine ısındırır. kim bilir, belki Allah seni, yükü ağırlaşmış bir gönle teselli olman için seçmiştir. belki yorulmuş bir insan, senin bir cümlenle yeniden ayağa kalkacaktır. belki senin bir duan, bir tebessümün, bir selâmın yahut sessizce uzattığın bir el, bir ömrün yönünü değiştirecektir. öyle hayırlar vardır ki insanlar onları küçük görür. Allah ise katında çok büyük ecirler yazar. o, kalbin ihlâsına nazar eder. insan, kıymetini insanların alkışıyla ölçmeye başladığında gönlü yorulur. Allah’ın verdiği nimeti görebilen bir kalp ise huzur bulur. herkesin vazifesi aynı değildir. herkesin nasibi de aynı değildir. Allah, bir gönlü ilimle zenginleştirir, bir gönlü hikmetle, bir gönlü merhametle, bir gönlü de güzel ahlâkla süsler. bunların her biri, sahibini Allah’a yaklaştıran büyük bir nimettir. öyleyse sana emanet edilen güzellikleri küçümseme. gönlüne yerleştirilen merhameti koru. diline verilen nezaketi muhafaza et. güzel ahlâkını, ihlâsını ve edebini ömrünün en kıymetli sermayesi bil. çünkü geriye dönüp bakıldığında insanın ardında kalan en güzel miras; gönüllerde bıraktığı güzel iz, Allah rızası için yaptığı samimi iyilikler ve ardından yükselmeye devam eden hayır dualarıdır. Allah’ım, bizleri varlığı gönüllere huzur veren, sözü güven veren, ahlâkıyla örnek olan kullarından eyle. kalplerimize ihlâs, dillerimize hikmet, amellerimize bereket ihsan eyle. bizlere, insanların kalbinde güzel bir iz, senin katında ise güzel bir makam nasip eyle. ömrümüzü hayırla bereketlendir, bizleri yalnız senin rızasını arayan kullarından eyle. âmin.
Ülkeye Nato genel sekreteri gelmiş;
Ortadoğu da İran da savaş var.
Suriye yeni iç savaşdan çıktı.
Filistin de savaş var.
Türkiye - İsrail arasında gerilim var.
Türkiye - Yunanistan arasında doğu akdeniz mevzusu var.
Kıbrıs da çözüm hala yok.
Rusya - Ukrayna savaşı devam ediyor.
Irak da Sincar da Pkk yapılanması.
Türkiye' nin F35 sorunu var.
Savunma anlaşmaları mevzusu var
Bizim gerizekalı muhalefet bunların hiçbirini sormamış gitmiş deniz göktaş denen gerizikali din düşmanını sormuş adama..
Bunların bu vizyonsuzlukla çapsızlıkla ülkede birşeyi düzeltme imkanı yok.
Bunların niye ikdidar olamadığını herkes çok güzel görüyor ve anlıyor..