Cevizlibağ KYK Yurdu’nda öğrencilerin güvenliği ve hakları hiçe sayılıyor. 7 bine yakın öğrencinin kaldığı yurtta yaz tadilatı bahanesiyle yaşananlar, devlet yurtlarının nasıl bir yönetim anlayışıyla idare edildiğini gözler önüne seriyor.
Tutuklanmamın ve görevden uzaklaştırılmamın tek nedeni; AK Parti’ye katılma baskısına boyun eğmememdir. Takdir Bayrampaşalı komşularımızın ve Türk milletinindir.
Konya yolunu kapattık.
AKP-MHP iktidarının maşası olan polis tarafından ablukaya alındık ancak ablukayı dağıtmayı başardık.
Ablukalar, barikatlar kalkacak, halk iradesine sahip çıkmaya devam edecek!
Suça Sürüklenen Çocuk,ifadesinin ne olduğunu bilmeden konuşanlara DUYURUDUR:
Daha önce söyledim, şimdi bir kez daha açıkça ve net biçimde ifade ediyorum:
Ahmet Minguzzi evladımızı katleden kişi KATİLDİR‼️
Bu vahşi cinayeti işleyen, bir cana kıyan herkes hukuk önünde en ağır şekilde CEZALANDIRILMALIDIR‼️
Ancak…
Yargı, yalnızca suçu değil, çocuğu suça iten koşulları da araştırmakla yükümlüdür.
Yani bir çocuk suç işlediyse
hukuk, neden?
sorusunun da cevabını arar.
1-Ancak bu durum, “çocuk ceza almaz” anlamına ASLA gelmez.
2-“Suça sürüklenen çocuk” demek, “suç cezasız kalsın”
demek DEĞİLDİR.
Tam tersine; bu kavram, yalnızca fail çocuğu değil; onu suça iten tüm zinciri – anne-babayı, okulu, çevreyi, devletin ihmalkâr kurumlarını, bu çarpık düzeni kuran siyasi iktidarı – hukuk önüne çıkarmayı gerektirir.
-Anne ve babalar, velayet sorumluluklarını ihmal ettikleri için doğrudan hukuken sorumlu tutulabilir.
-Suçun oluşmasında kusuru olan kamu görevlileri hakkında da ceza ve disiplin hukuku işletilmelidir.
-Yani sadece bireysel fail değil, toplumsal ve kurumsal ihmal zinciri de yargılanmalıdır.
Bu sistemin amacı, yalnızca cezalandırmak değil; yeniden cinayetler yaşanmasın diye köklü bir toplumsal ve yönetsel yüzleşmeyi sağlamaktır.
Ben de tam olarak bunu söylüyorum.
Ahmet evladımızı katleden kişi CEZA almasın demiyorum.
Aksine, hukuk önünde en ağır cezayı alsın diyorum.
Ama bununla birlikte şunu da haykırıyorum:
Bu katili suça sürükleyen kim varsa, o da yargılansın.
Anne-babası, ilgisiz kalan öğretmenleri, ihmali olan sosyal hizmet görevlileri, görmeyen-duymayan kamu kurumları, mahalle baskısı, duyarsız çevre ve bu çarpık düzene göz yuman iktidar…
Kim varsa yargı önüne çıksın.
Sadece katil değil, suçu mümkün kılan zemin, sistem, düzen de cezalandırılsın.
Bu düzen değişsin
Yeni Ahmetler ölmesin.
Bugün hâlâ “katil savunuluyor” algısı yaratmaya çalışanları, hukuk bilmeden kara propaganda üretenleri, siyasi ve ideolojik linç kampanyası yürütenleri esefle ve şiddetle kınıyorum.
Unutulmasın:
Gerçek adalet, yalnızca eli kanlı bireyi cezalandırmakla değil; o cinayetin yaşanmasına göz yuman, imkân veren, önlem almayan yapıları ve kişileri de hukuk önüne çıkarmakla mümkündür.
Çok merak ediyorum bu mücadele neden öğrencilerin sırtına yıkıldı? Bu düzenden bıkmış, yorulmuş olanlar sadece öğrenciler mi? 35-50 yaş arası solculuktan emekli mi oldu? Neden sokakta gençler yalnız?
Gezi’de cinsiyetçi sloganlara müdahale ettik, o kitle bunu kabul etti. Militarist sloganlara itiraz ettik, o sloganlar değiştirildi. Irkçı, ayrımcı, şovenist, milliyetçi söylemleri durdurabiliyorduk. Çünkü dinleyen bir kitle vardı, itiraz edenle birlikte düşünen bir kalabalıktı o.
Ama bugün karşımızda farklı bir kitle var. Kutuplaşmanın ağır sonuçlarını taşıyan bir kuşak. Irkçı, cinsiyetçi sloganlar artırılmış şekilde alanda. Ve ben birçok slogana eşlik etmiyorum artık. Etmedim de. Çünkü neye karşı durduğumu biliyorum. Oraya onlar için gitmedim, o sloganlar için gitmedim.
Ama bu gençlik, bu dili öğrenmemiş olabilir. Onlar da politikleşecekler. Karşılaşa karşılaşa, duya duya, dönüşe dönüşe… Ya dönüşecekler ya da eriyip gidecekler. Başka yolu yok.
Belki birilerini kızdıracağım ama içimde tutamıyorum, bizim sektörde de korkunç isimler hayatlarına sefa içinde devam etmekte;
Bu memlekette sevgili arkadaşımın ağzını burnunu dağıtan Ahmet Kural’ın filmleri dizileri gösterilmeye devam ettiği,
Sevgililerini dövmeleriyle ara ara gündem olan Yüzyüzeyken Konuşuruz grubunun üyeleri hala konser çalıp, videolar şarkılar paylaşıp alkışlandığı sürece de bir adım ileri gidemeyiz biliyorsunuz değil mi?
Bu ve benzeri isimleri destekleyenler eminim şu an ‘kadına şiddeti kınıyoruz’ konulu paylaşımlar yapıyordur.
Büyük ikiyüzlülük!
Ölmemelerinin tek sebebi belki de bu kadın arkadaşlarımın ‘ucuz kurtulmasıdır’
Kadına şiddete sıfır tolerans!
Eli kanlı herkese BOYKOT!