1 aydır hasta olup polikliniğe gitmeyip evdeki ilaçları kullanmış sonra çıkmış acile gelmiş yeşil alan doktorlarına lise mezunu diyo ordinaryüs. yeşil alan doktorları evliya oldu sizin gibi insanlar yüzünden
Kıytırık bir kruvasancıda bile 30-40 dakika sıraya girip bekleyen millet, muayene sırası beklemiyor. Herkesin işi acil herkes genelkurmaycumhurbaşknıbaşbakan
⏳ Yıllar akıp gidiyor...
Hekimler; gece nöbetlerinde, bayramlarda, afetlerde ve salgınlarda görevlerinin başında oluyor.
Bir ömür boyunca verilen emeğin, üstlenilen sorumluluğun ve yapılan fedakârlığın emeklilikte karşılığı olmalıdır.
Bugün hastalarına güven veren hekimler, yarın kendi gelecekleri için kaygı duymamalıdır.
📌 Sabit ek ödeme en az 2 kat artırılmalı,
📌 Emekliliğe tam olarak yansıtılmalıdır.
Hekimler emeklilik döneminde gelir kaybına uğramamalıdır.
📍 26 Haziran 2026
📍 Sağlık Bakanlığı Önü
#GelinBirlikOlalım
#HekimBirliği
⚖️ Haklar kendiliğinden korunmaz.
Hekim Birliği olarak yıllardır hekimlerin haklarını ilgilendiren düzenlemeleri takip ediyor, gerektiğinde yargıya taşıyor ve sonuna kadar savunuyoruz.
Çünkü her dava dosyasının arkasında bir hekimin emeği, bir ailenin geleceği ve bir mesleğin itibarı vardır.
Mücadele ediyoruz.
Takip ediyoruz.
Savunuyoruz.
HEKİM BİRLİĞİ KAZANIR.
#GelinBirlikOlalım
#HekimBirliği
DENİZLİ İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ'NE SORUYORUZ!
Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından bazı 4924 sayılı Kanuna tabi hekimlere ilişkin gönderilen resmi yazıda, ikamet denetimleri yapıldığı, yeniden denetim gerçekleştirileceği ve ilgili hekimler hakkında işlem tesis edilebileceği ifade edilmektedir.
Elbette idarenin mevzuattan kaynaklanan yetkileri vardır. Ancak hiçbir idari yetki, Anayasa ile güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının önüne geçemez.
Kamuoyunun bilmesini isteriz ki;
Bir hekimin veya sağlık profesyonelinin evine gidilerek, komşularına sorular sorularak, fiili takip yapılarak ya da özel yaşam alanına müdahale edilerek denetim yapılması kabul edilemez.
Denetimin hangi yöntemlerle yapıldığı, kişisel verilerin ve özel hayatın nasıl korunduğu hususları kamuoyu açısından açıklığa kavuşturulmalıdır.
Hekim Birliği Sendikası olarak açıkça ifade ediyoruz:
İkamet denetimi adı altında hekimlerin özel hayatına müdahale eden, baskı oluşturan veya hukuki sınırları aşan uygulamaların tespit edilmesi halinde, sendikamız demokratik ve hukuki tepkisini en üst perdeden ortaya koyacak; sorumlular hakkında gerekli tüm idari ve yargısal süreçleri başlatacaktır.
Hekimler kamu görevlisidir; gözetim altında tutulacak kişiler değildir.
#HekimBirliği
#DenizliİlSağlıkMüdürlüğü
#ÖzelHayatınGizliliği
#HekimHakları
@saglikbakanligi@drmemisoglu@Denizli_SM
Ayvalık Devlet Hastanesi’nde görev yapan yalnızca iki nöroloji uzmanına, Ayvalık, Edremit, Burhaniye ve Havran ilçelerinin nöbet, konsültasyon ve sevk yükünün yüklenmesi sürdürülebilir değildir. Gündüz poliklinik ve servis hizmetlerinin ardından 15’er günlük kesintisiz icap nöbetleri tutulması, hem hekimlerin dinlenme hakkını ortadan kaldırmakta hem de sağlık hizmetinin niteliğini olumsuz etkilemektedir.
Özellikle yaz aylarında bölgenin nüfusunun ve hasta yoğunluğunun ciddi şekilde artmasıyla ortaya çıkan hizmet ihtiyacı, idarenin gerekli planlama ve organizasyonu yapmamasının bir sonucudur. İdarenin organizasyon kusurundan kaynaklanan bu yükün mevcut hekimlerin omuzlarına yüklenmesi kabul edilemez. Personel eksikliği, mevcut hekimlerin sınırlarını zorlayarak çözülemez.
@drmemisoglu@saglikbakanligi
Evet. Bu davada mahkeme, üyemizin geçmiş döneme ait yurt dışı geçici görev harcırahı alacağının 'yasal faiziyle birlikte' ödenmesine karar vermiş.
Ancak her dosyanın şartları farklı olabileceğinden, benzer durumda bulunan hekimlerin hak kaybı yaşamamaları için durumlarının ayrıca hukuki olarak değerlendirilmesi gerekir.
Bu karar, benzer durumda olan meslektaşlarımız açısından önemli bir emsal niteliği taşıyor.
TSK ile yurt dışına çıkarak hizmet veren tüm hekimler için büyük kazanımdır. Hak kaybına uğrayan tüm hekimleri @hekim_birligi'nden hukuki destek almaya davet ediyoruz.
Hekimlik gibi asla açıkta kalmayacak bir meslek grubuna mensup biri kendine bu eziyeti nasıl reva görebilir? Bu muameleyi kabullenen bir hekim ya çok çaresiz kalmıştır ya da çok hımbıldır kusura bakmayın. Gidin namusunuzla Big Pharma’ya girin, bu çabanın yarısına medikal müdür olur ülke ülke gezer paraya para demezsiniz.
BURSA ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ’NDE GECİKEN TEŞVİK VE NÖBET ÖDEMELERİ HAKKINDA KAMUOYU AÇIKLAMASI !!!
Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yapan hekimlerin ve sağlık çalışanlarının hak etmiş oldukları teşvik ve nöbet ödemelerinde uzun süredir yaşanan gecikmeler kabul edilemez boyutlara ulaşmıştır.
2025 yılı Mayıs ayından itibaren teşvik ve nöbet ödemeleri düzenli şekilde gecikmeli yapılmış; bazı ödemeler aylar sonra gerçekleştirilebilmiştir. Son olarak, Nisan 2026 dönemine ait teşvik ödemesi halen yapılmamıştır.
Gerçekleşen gecikmeli ödemeler aşağıdaki şekildedir:
• Mayıs 2025 teşvik ödemesi: 1 Temmuz 2025
• Temmuz 2025 teşvik ödemesi: 15 Eylül 2025
• Ağustos 2025 teşvik ödemesi: 2 Ekim 2025
• Eylül 2025 teşvik ödemesi: 7 Kasım 2025
• Ekim 2025 nöbet ödemesi: 3 Aralık 2025
• Ekim 2025 teşvik ödemesi: 5 Aralık 2025
• Kasım 2025 nöbet ödemesi: 30 Aralık 2025
• Kasım 2025 teşvik ödemesi: 10 Ocak 2026
• Aralık 2025 nöbet ödemesi: 20 Ocak 2026
• Aralık 2025 teşvik ödemesi: 17 Şubat 2026
• Ocak 2026 teşvik ödemesi: 6 Mart 2026
• Ocak 2026 nöbet ödemesi: 15 Mart 2026
• Şubat 2026 nöbet ödemesi: 19 Mart 2026
• Şubat 2026 teşvik ödemesi: 7 Nisan 2026
• Mart 2026 nöbet ödemesi: 11 Nisan 2026
• Mart 2026 teşvik ödemesi: 15 Mayıs 2026
• Nisan 2026 nöbet ödemesi: 31 Mayıs 2026 tarihinde ödenmiştir.
Hekimler ve sağlık profesyonelleri, yoğun emek ve özveriyle sürdürdükleri hizmetlerinin karşılığını aylar sonra almak zorunda bırakılmamalıdır. Emeğin karşılığının zamanında ve eksiksiz ödenmesi, çalışma barışının ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğinin temel şartıdır.
Bu kapsamda; 15 Haziran 2026 tarihine kadar Nisan 2026 teşvik ödemelerinin yapılmaması ve gecikmeli ödeme uygulamasına son verilmemesi halinde, Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi yönetiminin bu tutumu Hekim Birliği tarafından kamuoyu ile paylaşılacak; ayrıca konu Merkez Yönetim Kurulumuzun gündemine taşınarak iş bırakma dahil sendikal eylem süreçleri değerlendirilecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
@Yuksekogretimk@uludaguniv
#EmeğinKarşılığıZamanındaÖdensin
#HekimBirliği
#BursaUludağÜniversitesiTıpFakültesi
Arkadaşlar kusura bakmayın ama vaka dışında angarya işler için sizi hastanede tutulmayı kabul ediyorsanız sizin salaklığınız. Eksik personel işlerini tamamlamanız sizi iyi bir cerrah yapmaz iyi bir salak yapar. Bir dakikası bile çok değerli hayatınızın en güzel anları çöp oluyor
Bugün devlet hastanesinde görevli (Hacettepe’yi dereceyle girip dereceyle bitiren) bir kadın doktorla sohbet ettik. Konu konuyu açtı dedi ki; “biz doktorların eli ayağı olan tüm hasta randevu, raporlarlamalar, resmi ve idari yazışmalar gibi tüm dökümanları kayıt altına alan tıbbi sekreterlerimizi yanımızdan aldılar. Onların yaptığı tüm işlemleri bize yüklediler. Hastaya mı bakalım, klavyenin başında zaman mı kaybedelim hangi birine yetişeceğimizi şaşırdık. Geçen gün başhekimin odasında bu konuyu konuştuk sinirimden ağladım. Tüm hekim arkadaşlarım şaşkın ve yorgunuz. Sebebini sorduk “kamu yararına” diyorlar. Yarar burada nerede? O tıbbi sekreter arkadaşlar hala istihdam ediliyor hepsi de koridorlarda gelen hastalara tuvalet nerede, asansör ne tarafta vs gibi oturdukları yerden hastaların bu tarz sorularını yanıtlıyorlar. Bu nasıl bir kamu yararı. Biz doktorların yararına dolaylı yoldan da hastalara faydalı olan şeyleri bizden niye esirgediler anlamadık. 50’sinden sonra yorgunuz hepsine yetişemiyoruz. Burada evrak düzenlemekten doğru düzgün hastaya bakamıyorum. Çünkü bir yandan da klavyenin başındayım. Klavye kullanmaya da alışmamışız çünkü bizim işimiz değildi, bu evrakları tıbbi sekreter arkadaşlarımız yapardı. Yıllardır var olan bir düzeni niye değiştirdiklerini anlam veremiyoruz. Özel sektöre mi geçsek diye düşünmeye başladık”
@saglikbakanligi
Çok acayip bir gündü doğrusu
Sabah 8.15 , öğrenci sınavımız da var
Hoşderede, kendi şeridimde en sağdayım
U dönüşü ile karşı şeritten dönmeye çalışırken!!! küt arkadan arabama çarptı
İndim
Siyah 71 plakalı, önünde TBMM personeli yazan bir araç, ağzı köpüren bir adam ( öfke ve güdü kontrol sorunu çok yaygın)
“Niye yol vermiyorsun “
“Anlamadım, şeridimde ışıkta bekliyorum, siz niye dönülmeyecek yerden dönüyorsunuz”
“Ben hep ordan dönüyorum, nerden döneceğim”
Hakikaten vatandaşlık bilgisi dersi okumamış bir öbek insanla yaşamak çilesi
“Neyse, trafiği açalım, ben de Fakültede hocayım”
Yan koltuktan, zannederim eşi ,fırlayıp
“Biz de ikimiz memuruz , bizi d kavak ağacından toplamadılar”
Bıktık sizin kompleksinizden yahu
“Yok hanımefendi, öğrenci sınavına yetişeceğim onun için söyledim, çabuk halledelim bitsin diye”
Kadın
“Bela geliyorum demiyor”
Bu arada şeridinde ışık beklerken aracına arkadan çarpılan benim
Bıktık bu basitlik ve aşağılık duygusundan
Ve arkadaş “ne halin varsa gör” diye basıp gitti
112 “trafik mahkemesine geçin”
Nasıl yani?
Sonunda kanun, kural bilen birine ulaştım da karakolda tutanak tutturdum
Bu arada epeyce fotoğraf çekmiştim
Rezil bir düzensizlik
Ve basitlik
Toplum değil de topluluk
Yarım gün karakolda
Öğrenci sınavına yetişemedim
Bir kuruşluk faydaları yok
Zarar ziyan had safhada
TÜRKİYE'DEKİ TÜM SAĞLIK KURUMLARINDA GÜVENLİ ÇALIŞMA ORTAMININ SAĞLANMASI İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ.
Sağlık iş kolunda bugüne kadar birçok konuda sessiz kalınırken, Hekim Birliği Sendikası üyelerinden aldığı güçle sorunları gündeme taşımış, idari başvurular yapmış ve gerektiğinde hukuki süreçleri sonuna kadar takip etmiştir.
Çalışan güvenliğinden özlük haklarına, mevzuat eksikliklerinden çalışma koşullarına kadar sağlık profesyonellerinin karşılaştığı her sorunda; hakkın, hukukun ve adaletin yanında olmaya devam ediyoruz.
Haksızlık karşısında susmayan, hukuksuzluk karşısında geri adım atmayan, üyelerinin haklarını yargı önünde sonuna kadar savunan sendikal anlayışın adı Hekim Birliği'dir.
Gelin bir olalım, beraber olalım, güçlü olalım.
Çünkü güçlü sendika, güçlü temsil; güçlü temsil ise daha güvenli ve daha adil çalışma hayatı demektir.
4924 sayılı Kanuna tabi sözleşmeli hekim üyelerimizin de hukuki güvencesini sağlamak Hekim Birliği Sendikası'nın temel görevlerinden biridir.
Kurulduğumuz günden bu yana hiçbir üyemizi yalnız bırakmadık, hiçbir üyemizi geride bırakmadık.
Kadrolu, sözleşmeli, asistan, aile hekimi, diş hekimi veya akademisyen ayrımı yapmaksızın tüm üyelerimizin haklarını aynı kararlılıkla savunduk.
Bugün Diyarbakır'da alınan bu emsal karar da göstermiştir ki; üyelerimizin hukuki hakları Hekim Birliği'nin bilgi, tecrübe ve kararlı mücadelesiyle güvence altındadır.
Dün olduğu gibi bugün de hiçbir üyemizi geride bırakmayacağız. Bundan sonra da bırakmayacağız.
HEKİM BİRLİĞİ VARSA GÜVENCE VARDIR.
HEKİM BİRLİĞİ KAZANIR.
Türkiye Acil Tıp Derneği olarak, acil servise başvuran anafilaksi tanılı hastaların adrenalin oto-enjektöre erişimi konusunda uzun süredir yürüttüğümüz bilimsel ve mesleki değerlendirmeler, ilgili bilirkişi raporlarımız ve girişimlerimiz sonucunda önemli bir SUT değişikliği gerçekleşti.
23.05.2026 tarihli düzenleme ile acil servise başvuran anafilaksi tanılı hastalarda adrenalin oto-enjektör formları, acil tıp uzman hekimleri tarafından 1 yıl içinde bir defaya mahsus reçete edilebilecektir.
Bu değişiklik; anafilaksi geçiren hastaların taburculuk sonrası güvenliğini artıracak, tedaviye erişimi kolaylaştıracak ve acil tıp pratiğinde hasta yararına önemli bir boşluğu dolduracaktır.
Anafilakside hayat kurtaran tedavinin zamanında uygulanması kadar, hastanın taburculuk sonrası yeniden gelişebilecek reaksiyonlara karşı korunması da kritik öneme sahiptir.
Düzenlemenin ülkemize, acil tıp camiamıza ve tüm hastalarımıza hayırlı olmasını dileriz.
Türkiye Acil Tıp Derneği
#TATD #AcilTıp #Anafilaksi #AdrenalinOtoEnjektör #HastaGüvenliği #SUT #AcilServis
HEKİMLERİN 5 ACİL TALEBİ
Hekim Birliği olarak, hekimlerimizin bugün karşı karşıya olduğu yüzlerce sorun arasından en önemli ve en acil çözüm bekleyen 5 temel talebi kamuoyu ile paylaştık.
Taleplerimiz nettir:
✅ Hekim nöbet ücretleri, hekimlik mesleğinin taşıdığı sorumluluk ve fedakârlığa uygun seviyeye yükseltilmelidir.
✅ Hekimlerin yıllık izinlerinde uygulanan teşvik kesintileri sona erdirilmeli, 12 güne kadar olan yıllık izinlerde teşvik ortalaması izin süresinin tamamında uygulanmalıdır.
✅ Diş hekimleri ile ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında görev yapan hekimler için teşvik dağıtım oranı en az %36 olarak belirlenmeli, teşvik sistemindeki adaletsizlikler giderilmelidir.
✅ Sabit ek ödeme en az 2 kat artırılmalı ve emekliliğe tam olarak yansıtılmalıdır.
✅ Aile hekimlerinin vekâletsiz izinlerinde uygulanan mali kesintiler kaldırılmalı, vekâlet hizmeti veren hekimlere ise emeklerinin karşılığı olarak görevlendirme ücreti ödenmelidir.
Bu talepler ayrıcalık değil, hakkaniyet talebidir.
Bu talepler yeni haklar değil, yıllardır ötelenen sorunlara çözüm çağrısıdır.
Bu talepler sağlık hizmetini ayakta tutan hekimlerin en temel beklentileridir.
Uzun süredir Sağlık Bakanlığı nezdinde gerçekleştirdiğimiz çok sayıda görüşmede, ilgili tüm platformlarda, toplantılarda ve kamuoyuna yaptığımız açıklamalarda bu sorunları defalarca dile getirdik. Çözüm önerilerimizi sunduk, sahadaki sorunları anlattık ve yapıcı bir anlayışla çözüm aradık.
Ancak ne yazık ki hekimlerin haklı talepleri karşılık bulmamış, sorunları çözecek somut adımlar atılmamıştır.
Bu nedenle artık yalnızca konuşma değil, sonuç alma zamanıdır.
26 Haziran’da Sağlık Bakanlığı önünde taleplerimizi bir kez daha güçlü şekilde dile getireceğiz.
Yetkilileri son kez hekimlerin sesine kulak vermeye, sağlık sisteminin gerçek sorunlarını görmeye ve gerekli adımları ivedilikle atmaya davet ediyoruz.
Aksi halde bilinmelidir ki; hekimlerimizin var olan yüzlerce sorunu arasından özellikle önceliklendirdiğimiz bu taleplerimizin de karşılık bulmaması halinde, Hekim Birliği Türkiye’nin dört bir yanındaki 30 bini aşkın üyesiyle birlikte demokratik, meşru ve kararlı bir eylemlilik sürecini başlatacaktır.
Çünkü hekimler artık beklemek değil, çözüm görmek istemektedir.
Çünkü hekimler artık verilen sözleri değil, atılan adımları görmek istemektedir.
Çünkü hekimler artık duyulmak değil, sorunlarının çözülmesini istemektedir.
SABRIMIZ TÜKENİYOR.
ARTIK ÇÖZÜM İSTİYORUZ.
@saglikbakanligi@drmemisoglu