ABDESTSİZ DOLAŞMAMAK
İsviçreli bilim adamı Robert Kenzi Müslümanlığını ilan etti
İslamı seçmesindeki sebep:
Termal bir kamera ile abdest alan Müslümanları çevreleyen Nurani hare'yi gördükten sonra, Muslümanların yeryüzünde yaşayıp hareket eden en temiz en hijyenik(taharetli)
Kişiler olduğunu tespit etti*
63 yaşındaki bilim adamı termal(ısı ve ışın belirleyen)
Kamerasıyla
Abdestli Müslümanların vücudundan yayılan,onu çevreleyen ısıyı ve ışını tespit için çekim yapıyordu.
Bu hareler yedi kattan oluşmaktaydı
İlk önce kırmızı hare
Kırmızı hare sürekli insanı çevrelerse insanda güven hissini ve huzuru temin ediyordu
Buna delil olarak
Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellemin:
"Kul abdest aldığında günahları iki gözünün arasından çıkar,ikikulağının arasından çıkar,iki elinin arasından çıkar,iki ayağının arasından çıkar abdestten sonra oturduğunda
Bağışlanmış olarak oturur
Bağışlanmış demek yani güvendedir anlamına gelir
Robert kenzi bu araştırmasını avrupada 50 bin kişi üzerinde uygulamıştır
50 bin kişide bu ışın ve sıcaklığı ölçmüş(ayrıca bu ışınlar hastalığı teşhiste kullanılan bir metodtur)
Bu hareyi göremediği bölgelerde hastalık olduğunu belirlemekteydi
50 bin kişide bazı bölgelerde görülmeyen harelerin belkide normal olduğuna kanaat getirmişken kendisine nijeryadan önemli bir işadamı hastalığı yüzünden müracaat edince kanısı değişti
Bu kişinin vücudunda ışın hareleri eşit orandaydı
Kendisiyle sohbet etmek icin tercüman ararken cok iyi ingilizce konuştuğunu farketti
Adam kendisinde abdest aldıktan sonra harelerin tam görülüp gorülmediğini sorduğunda evet cevabını aldı
Ve şöyle dedi :Ben abdest almadan hareket etmem çünkü abdest Müminin kalkanı gibidir"dedi
Bunun üzerine bilim adamı bu termal kamerada kendisini tespit etmek istedi
Abdestin düzenini bilmeksizin oylesine gördüklerini uyguladı ışın hareleri tam eşit değildi
Müslüman birisinden kendisine İslami usüle göre abdest almayı öğretmesini istedi
Ve harelerin tamamını düzenli olarak tespit etti
Bunu bir çok kiside 37 kez tekrarladı
Hareleri eksiksiz hepsinde tespit etti
Üstelik bu kişiler Müslüman değillerdi
Robert kenzi bu araştırmasindan sonra Müslüman oldu 67 yaşında Kur'anı Kerim'i ezberledi
Ve bu cihazına "İmanı ölçen cihaz"adını verdi
Hastalarına bundan sonra sakinlestirici olarak İslami usülde abdesti reçete verdi
Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem:
Benim Ümmetim kiyamet gününde el ve ayaklarının(abdest uzuvları)
Nurundan tanınır kim bunun kendisinde bulunmasını isterse ona devam etsin"
Abdestin etkisi vücudu nurani hareler şeklinde çevreler
Sizleri Müslüman olarak yarattığı için Rabbinize ne kadar şükretseniz az'dır
Bir başka mucizede 14 asır sonra keşfedilmiş SubhanAllah
Resulullaha Salavat(Allahumme Salli ve Sellim ve Barik âla nebiyyina Muhammed)
Muhteşem bir bilgi:
İnsan vücudu bir depo gibidir neşe acı ve hüzün hepsi birarada bulunmaktadır
Göz bir kusursuz bir kamera gibidir her gördüğünü kaydeder faydalı veya zararlı herşeyi kaydeder .
yaşadığı olumsuzluklar uykusunda kabus gibi şeyler gosterir insana
Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bizlere uykudan önce bolca İstiğfarda bulunmamızı emretmiştir
Bunun ilmi araştırması sonucunda :
İstiğfar sırasında dil üst dişlerin ardına değdiğinde
Hipofiz bezine değer
Hipofiz bezi başın üst bölümünde yer alır
Görevi hücreleri kötü düşüncelerden,vesveseden,kahredici duygulardan,evhamdan(endişe) arındırır
Olumlu duygulara sevkeder,vücudu oksidanlardan temizler tüm bedene oksijene doyurur
SubhanAllah
İblis Allah (Azze ve Celle'ye)
"Senin izzeti ve Celaline yemin ederimki kullarını saptıracağım"
Allahu Teâla'da:
İzzetim ve Celâlime yemin olsunki
Onlar istiğfar ettikçe bende onları bağışlayacağım"buyurur
Çokça İstiğfarda bulununuz
(Allahım bu tebliğimi bana, anne ve babama,bunu okuyan ve paylaşan,insanlara fayda sağlayacak ilme yönlendiren
kardeşlerime sadaka_i cariye (ardı kesilmeyen ,devam ettikçe fayda sağlayacak amel) eyle
@barisesen@baderarslan@EkonomimCom Değiyor ama Barış Bey,
Taze çekirdekte çekilmiş, kavrulmuş kahve hem keyif veriyor hem de sağlığa da çok iyi geliyor…. Değil mi ama??
#SONDAKİKA
150 Milyon Doları Vardı.
Sonra Hepsini İnsanlara Verdi.
Geriye Sadece Vicdanı Kaldı.
Nicolas Cage, kariyeri boyunca 150 milyon doların üzerinde kazandı.
Şöhret, güç, para… Hepsi vardı.
Sonra bir gün, hepsi gitti.
2009’da iflas etti.
Herkes aynı soruyu sordu:
Kumar mı?
Uyuşturucu mu?
Kötü yatırımlar mı?
Hayır;Gerçek çok daha sessizdi.
O, ölmek üzere olan hayranlarının hastane faturalarını gizlice ödüyordu.
Setlerde evsiz kalan çalışanlara evler satın alıyordu.
Adını kimsenin bilmediği onlarca yabancının kanser tedavisini üstleniyordu.
Muhasebecisi ona yalvardı:
“Teşekkür bile etmeyecek insanlar için batıyorsun.”
Cage sadece şunu söyledi:
“Güzel… O zaman bunun minnet için yapılmadığını anlarlar.”
Zamanla her şeyini kaybetti.
Kalesini sattı.
Adasını sattı.
En değerli koleksiyonlarını sattı.
Ama vicdanını satmadı.
Yıllar sonra, 2019’da, bir kadın ağlayarak yanına geldi:
“2007’de kızımın lösemi tedavisini siz ödediniz.
Bugün tıp fakültesinden mezun oldu.”
İşte bazı insanlar servetlerini bankada tutmaz.
Bazıları… insanlarda saklar
🚨Cumhurbaşkanı Erdoğan:
▪️"Yeniden şekillenen dünya düzeninde kutupbaşlarından birisi inşallah Türkiye'miz olacak"
▪️"Godot'u bekler gibi yıllardır Türkiye'nin krize, kaosa, kargaşaya, ekonomik olarak sıkıntıya girmesini bekleyen mandacı ekonomistlere asla kulak vermeyin"
▪️"Ekonomik tetikçilerin, öngörü diye pazarladıkları karanlık senaryolarına prim vermeyeceğiz"
▪️"Yavaş yavaş dünya bizim dediğimize doğru geliyor. Bizim küresel siyasete dair yıllardır yaptığımız eleştirilerin haklılığı bugün ortaya çıkıyor"
▪️"Türkiye'nin yolu da bahtı da açıktır. Önümüzde yeni kapılar aralanacak, karşımıza yeni fırsatlar çıkacak, tahminlerimizin de ötesinde imkanlar belirecek"
▪️"Destanlarımızın ezberden okunacağı, başarılarımızı dost, düşman herkesin konuşacağı, sonunda büyük ve güçlü Türkiye'nin olduğu yepyeni bir yolculuktayız"
@Ft_Ekonomist Bu hafta karar haftası ya yeni zirve ile holder lara 2025 yılının son güzelliği, ya da aşağı tepe taklak yuvarlanır 2025 in son lazığı olur…
Gönenli Mehmet Efendi,
Sultan Ahmet Camii’ne tayin edilince çevreyi incelemiş.
Fakir ve düşkün kimseleri bulup alâkadar olmak istemiş. O civarda oturan âmâ (kör) bir kimse olduğunu öğrenince ziyaretine gitmiş.
Selâm verip :
– Efendim ben Sultan Ahmet Camii’ne imam geldim. Hem sizi ziyaret etmek hem de üzerime düşen bir vazife varsa onu ifa etmek isterim, demiş.
Âmâ adam:
– Hoş geldiniz Hocaefendi.. Allah razı olsun, demiş.
Hocaefendi:
– Maaşınız falan var mı? diye sormuş.
– Hayır, yok, cevabını vermiş adam.
Hocaefendi:
– Peki, başka yerden geliriniz falan? demiş.
Âmâ adam:
– Hayır, herhangi bir gelirim yok! demiş.
– Peki, neyle geçiniyorsunuz, diye sorunca; âmâ adam öfkelenmiş:
– Bundan size ne efendi?
Bir de imamsınız.
Rızık kimden hoca?
Gidebilirsiniz!. diye terslemiş.
Hocaefendi çıkmak zorunda kalmış.
Lâkin o gece gözüne uyku girmemiş.
Ertesi gün sabah yine gitmiş ve kapıyı çalmış.
Âmâ adam içeriden:
– Kimsin? diye seslenmiş.
Hocaefendi:
– Dün kovduğun yüzsüz imam, cevabını vermiş.
Âmâ adam kapıyı açmış:
–Gene neye geldin? diye söylenmiş.
Hocaefendi:
–Hiç efendim, ziyaretinize geldim. Beni bin defa kovsanız da yine geleceğim demiş.
Âmâ adam:
– Adın ne senin? demiş.
Hocaefendi:
– Adım Mehmet Öğütçü, efendim. Gönenli Hoca diye tanırlar beni, diye karşılık vermiş.
Âmâ adam bunu duyunca:
– Buyur gir içeri, konuşalım, diyerek içeriye buyur etmiş.
Hocaefendi içeri girince âmâ adam:
– Kusura bakma hoca, dün kalbini kırdım.
Hakkını helâl et, demiş.
Hocaefendi:
– Estağfirullah efendim. Sizin gözleriniz görmez, kimsenin yardımına ihtiyaç duymuyorsunuz bu nasıl oluyor.
Sırrınız nedir, meraktayım. deyince
Âma adam :
– Benim sırrım şu Hocaefendi.
Ben her gün kuşluk namazını kıldıktan sonra ;
“Ya Rabbi! Kuşluk senindir, güzellik senindir, nimet ve her şey senindir.
Eğer rızkım gökte ise, yere indir.
Yerde ise, çıkar.
Uzakta ise, yaklaştır.
Haram ise, helâl et.
Dar ise, genişlet ve elime ilet.” diye dua ederim.
Sonra ellerimi yüzüme sürer sürmez, biri gelir sağ dizime vurur. “Aç elini!” der.
O günkü ihtiyacımı verir gider. Kuşluk namazı kıldığım her gün bu böyle devam eder.
Aynı zat bugün de geldi ve sağ dizime vurarak benim kısmetimi verdikten sonra, sol dizime vurarak, “Bunu da Gönenli Mehmet Efendi’ye ver.” dedi.
Al kısmetini!…
Bu sözlerin duyan, Büyük âlim, fakirlerin ve talebelerin mânevî babası Gönenli Hocaefendi “İlâhî ya Rabbi! Hikmetinden sual olunmaz.” diyerek içli içli ağlamaya başlamış..!
Hocaefendi bu hatırasını naklederken şunu ifade etmiştir :
“O âmâ adamdan bu mübarek kısmeti aldıktan sonra ömrü hayatımda hiç darlık ve sıkıntı çekmedim.
Ben hep acınacak insanları gezerdim..
Meğer acınacak o insan benmişim..
Yıllarca Ümmedi Muhammede sohbet eden vaaz eden Gönenli Mehmet Efendi Hz.
Ruhu şad olsun.
Mekanı cennet olsun.