@sirporsuk Velev ki gerçekten turnuvalar uyduruk (degil de hadi oyle diyelim) olum siz utanmiyor musunuz Ay-Yildizli formayla alınan başarıları değersizleştirmeye? Yazık, hata sizde değil, sizi böyle yetiştiren ailenizde belli ki.
@AliErkaplan2@Fenerbahce Zayıf takıma oynatırım 9. Bir sürü maç var. Ligde oynasın.
Bu maçta da oyun aklı Lazımken 10 numarada Talisca oynatan hocaya kızarım. İyice ego yaptı yiyecek Asensio’yu.
@kanaryasoul Talisca formunu 10 numarada mı yakaladı? Adam Vedatla aynı hatta geziyor bir kere pas istasyonu olsa Vedatın karşı karşıya kalacağı pozisyonu harcadı. Önündeki hücum hattına 1 pozisyon hazırlama katkısı yok!
Oyun planında taktiğinde setlerinde Asensio’ya bir yer yaratmamış, nasıl kullanırım dememiş. Dümdüz Szymanski gibi muamele yapıyor. Bu adam Asensio, bu role çekersen kendisinden yararlanmazsan saygı duymazsan kafası da gider performansı da. Takımın yıldızlarından birine ICK’den daha önemsiz hissettiremezsin. Bunu yapıyor İsmail. Her maçta belli.
@onurnkalexyedek Hiçbir set oyununda hiçbir organizasyonda Asensio düşünülmemiş. Geçen seneki yıldızın biraz oynatır çıkartırız rolüne düşürülmüş. Bu adam Asensio bir de. Burada sorun Asensio değil.
@GlarungYedek Önce kendi çalıştığı sezondan kalan, bugün bitik İrfancana yer aramak yerine Asensio’ya göre oyun planı yapmayı öğrenmesi lazım.
Adam sanki kendisinin olmadığı 2 yıl hiç gerçekleşmemiş gibi davranıyor. Oyun planında Asensio’ya yer açmadığı çok belli. Yanlış yapıyor.
Tam olarak sistemde kendisine yer olmadığı rolünün belirlenmediği çok belli.
Akıllı olan hoca geçen sezonun üstüne koyar, onu elde tutup güçlendirir. İsmail hoca ise sanki zaman durmuş giibi kendisinin Fenerbahcede görev almadığı sezonlar yaşanmamışcasına o dönemler prime olan İrfancan ve Fred falan deniyor.
Asensio’yu kaybediyoruz.
@12numaraorg Normalde ilk maç. Büyütmeye gerek yoktu. Ama bu kadar kırılgan camia bu kadar kırılgan bir teknik direktör ile bu sezonun devamına bu başlangıç etki edecek.
Özgüven sorunundan çok şey kaybediyoruz ve adım attığımız anda kırıldık yine.
Yeter artık. Bu maç bagajımız olacak yine.
Sürekli en önemli rakiplerinin kırıldığı hafta daha büyük kırılan Fenerbahçe…
Bunu yapmayın diye geldiniz. Yarın Lyon’a Allah korusun yenilirseniz hem İsmail bu baskıyı kaldıramaz hem camia.
Her şeyin bir sınırı var. Tüm gecemi, tamamen ileriyi görerek bunun sonuçlarını bilerek yaşadığım için, özgüvenimizi bahsettiğim için ne olacağını biliyorum.
Forma almıştım siparişimi iptal ettim. Allah sizi nasıl biliyorsa öyle yapsın.
@SeskirZeki Bu durumu desteklemek için Türkiye’nin başkentinde yurt dışı uçuş kalmadı. Türkiye’nin havayolu markası hub olarak başkenti kullanmıyor VIPlerin kullandığı İstanbul uçuşları hariç başkentten uçuşu yok. Tüm uçuşlar tek yere toplandı.
Onun dışında güzel bir havalimanı.
Vallahi benim çevremde hiç denk gelmedim %25 yapana. Aynı dönemde ben ev sahibime önce %80 sonra %180 yaptım, sonra yine %80 yaptım bakalım ne zaman devletin koyduğu oranda zam göreceğim :) hala şikayet ediyor ilk girdiğimdeki kiranın dolar bazında altın bazında her şey bazında çok daha fazlasını veriyorum hâlâ etraftaki evler diyor.
Daire 30 senelik, kapısı bile hiç değişmemiş. Binanın otoparkı yok. Sürekli tesisat tıkanıyor, duvarlar o kadar bozuk ki kendi cebimden verip boyattığım silinebilir boyayı silemiyorum çünkü her yer pütürlü :) biz ne yapalım? 1 aya tekrar gelecek zam.
Şu an yapılan insancıl bir şey aslında. Yani enflasyon durmuyor ve döviz artarsa iyice halk nefes alamayacak duruma gelecek çünkü ithalata dayalı ve tüketim alışkanlıkları olarak ABDye yaklaşan bir toplum burası. Asya gibi saving de yapmadığımız ve üretimimiz olmadığı için değersiz TL halk için felaket demek. Ancak asgari ücret dolar bazında artsa bile alım gücü düşmeye devam ediyor. Ekonomi her yerden her kesim için (dürüstçe işini yapmaya çalışan kesimlerden bahsediyoruz) sorunlu.
Ve bu kısa süreli para politikası maliye politikası ile çözülecek bir şey değil. Yapısal olarak büyük değişimler gerekir. O eşiği de aştık.
Kabul edilmesi gereken acı da olsa Türkiye’nin insanına AB düzeyinde ya da OECD ülkelerin çoğu diyelim refah sağlayabilecek, oradaki insanların hayat standartlarını karşılayabilecek bir ülke olmaması. Bununla kavga etmek asgari ücreti 3000 dolar yapalım ki herkes refah içinde yaşasın demek falan sorunu çözmeyecek yani. Yarın sabah kalktığımızda Türkiye 52726 tane dünya çapında markaya sahip olamayacağına göre ya da Almanya gibi bir anda ticaret fazlası vermeye başlamayacağına göre oradaki hayat standartlarına kısa sürede sahip olamayacağımızı ve artık Bangladeş’e daha yakın olduğumuzu bir noktada kabullenmek zorundayız.
Türkiye’de bahsettiğin duruma katılabileceğimiz haklı olduğun noktalar var ancak doları böyle tutarak milete dolar bazında faiz verdiğimiz gerçeğini değiştirmiyor.
Türkiye her konu kötü yönetildi geride kaldı insanlar geçinemiyor doğru. Ancak bunların hepsini kabul edip Türkiye’nin herkese Avrupa seviyesinde refah verebilecek bir güce sahip olduğunu savunmak da çok garip. Türkiye zaten ürettiği ekonomik çıktılara bütçe açıklarına ve genel ekonomisine baktığımızda dolar bazında en basit işçiye bu kadar maaş verebilecek ligde değildir. Tüm şirketler de batarsa istihdam kalmaz. Önce maalesef acı da olsa kabul edilmesi gereken gerçekler var. Türkiye ekonomisi halka yani çalışanlarına gelişmiş ülke standartlarında maaş ödeyemez. Bunu beklemek “banane Türkiye de gelişsseydi, patronlar yatırım yapsaydı” demekteki yaklaşımı anlamakla birlikte gerçekçi değil.
Banane rekabet edemiyorsan bat diyebileceğimiz patronlar ve sektörler var. Ancak işçi sömürmekle ilgiisi olmayan yüksek kar marklı teknoloji ürünleri üretmeye çalışan orta ölçekli işveren de çalışan maliyetlerinden ve vergilerden dolayı zorlanıyor. Her şirket/patron kötüdür ve herkes çok para kazanmak için işçi eziyor diye bir gerçek yok.
Bugün dünyanın en pahalı şehirleri döviz bazında Türkiyeden ucuz kalıyor. Bu sürdürülebilir değil. Çözüm tabii ki döviz artsın ve halk sürünsün banane demek de değil. Ancak taraflı ve tek boyutlu olsaydı keşke söylendiği gibi. O zaman acısız bir çözüm var derdik. Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun basit çözümleri yok. O yüzden “tüm patronlar aç gözlü tüm şirketler zombi” gibi yek boyutlu açıklamalar ve tartışmalar da yersiz. Evet TL’nin değerli olması işvereni zorluyor. Evet çalışanlar için geçinmek çok zor olsa da patronlar bu ekonomide daha yüksek maaşları birkaç şirket haricinde kaldıramaz. Ve evet tüm şirketler batsın diyemeyiz.
Tam aksine sahnede playback yapmadan, kendine göre bir düzenlemeyle çıkıp şarkı söyleyen tek müzik sanatçısıydı. Autotunela bile sesleri düzelmemiş en az 2-3 alakasız performans vardı. Herkes playback yapıyordu. Kalitesiz bir sömürü aracına dönüştü Saygı1. Ama tabii Türkiyede varoşluk kalitesizlik ve bilgisayar sesleri rağbet gördüğünden böyle insan silkelemek normal görünüyor artık. Sanatçıya gelene kadar sahneye çıkan ne olduğu belirsiz bilgisayar seslerine laf etmek gerekir.
Hahhahahajaahaha as a Fenerbahce fan, you will regret it😂 I am reading some mentions like “bring him and we will watch football again” No guys, dont do it! He’s the most outdated and cowardly football I’ve ever seen. All he does is talk—he produces nothing. We were really excited at first, but then we found out he leaves everything to his assistants and doesn’t even stay for the training sessions. He’s an egotistical, disrespectful man with no work ethic. If he succeeds in Madrid, it will only be because of the quality of the players—he has zero real impact
Ablacım obezite dediğin şey başka bir sağlık problemi, balık etli gayet güzel kadınlar zayıf insanlardan hırsını almak için her gün yüzlerine yemek ye biraz daha zorbalıyor bunu 50 yaşında kadına da yapıyorlar. Ülkede bodyshaming var. Ben zaten kilolulara yapılmıyor demiyorum da siz zayıf insanlara yapılanı kabul etmemekte direniyorsunuz. Senin sorunun olamaz diye cırlayıp yaşadığım gerçekliği inkar edip duruyorsunuz. Sosyal deney çektireceksiniz bana “bana söylenen lafları kilolu insanlara ben edince bakın ne oldu?” Diye. Aynısını yapsam zorbalıktan (doğal olarak) linç edilirim. Bana yapılınca “yok öyle bir şey” ya var kardeşim öyle bir şey.
27 yaşındayım, altımda çalışan elemanlar rüzgarlı günde “siz dışarı çıkmasaydınız bügün ehehhehehe” yapıyor hala. Diziler ergenler ve sosyal medya dışında kilolu birinin yüzüne “bu ne ya böyle her yerin sarkmış bizim eve gel de sana kilo verdireyim” diyen bir yetişkin görmedim ben bunu iş toplantısında yaşıyorum diyorum hala siz mağdur değilsiniz diyorlar. Gerçek hayatta zayıflar makul falan kabul edilmez, Türkiyede poposu memesi olmayan heeerrr kadın tahta diye zorbalanır hem de her yaşta ve topluluk içinde.