@solcugazete60 geçmişinde profesyonel olarak futbol hayatı var ayakları normal halısaha da maç yapanlarda bile genç yaşta ayakları böyle oluyor bu bir sağlık sorunu değil normal
🎬 PERDE ARKASI 2
TANGUT ABİ VE SAZ EKİBİ
Şirin bir sahil ilçesi…
Denizi var. Kumsalı var. Koyları var. Tarihi var. Turizmi var. Sanayisi var.
Yıldız olmaması için hiçbir sebep yok.
“Burayı Güney’in Yıldızı yapacağız,” diyor Erdinç Başkan.
Başlıyoruz.
Projeler. Toplantılar. Kurumsallaşma. Marka çalışmaları. Sahiller. Mavi Bayrak. Kafe. Restoran. Kart sistemi. Dijital dönüşüm.
Sabah belediye. Gece belediye. Hafta sonu yine belediye.
Kızım diyor ki:
“Baba evi bulamıyor musun, konum göndereyim mi?”
Bazen uzun aradan sonra fırsat bulup evime uğrayınca,
“Lavabo ne taraftaydı hanım?” diyorum.
Gelmeye gelmeye unutuyor insan.
Yani demem o ki:
İlçeye fayda sağlayalım diye gece gündüz kafa patlatırken, evin yolunu bile unutuyoruz.
Bu kadar emekten sonra herhalde birileri…
“Elinize sağlık” “İlçe değişiyor”
…falan der diye bekliyorsun.
Neredeee…
Meğer başka bir toplantı daha varmış merkezde.
Kahvehanede “Rantları Kesilenler Strateji Kurulu” toplanmış.
Gündem:
“Bu hafta Sezer’e ne diyelim?”
Biri diyor:
“Hırsız diyelim.”
Öteki:
“Yok, onu geçen hafta dedik”
“Doğru…”
“O zaman bu hafta rüşvetçi olsun”
“Bayram arefesinde de mafya deriz”
Bir başkası atlıyor:
“Bence bayram arefesinde katil diyelim. Kurbana da uygun olur”
“Bayramdan sonra pavyon sahibi yaparız”
“Uyuşturucu bağımlısı da olur.
“Paravan şirket sahibi”
“Poşet faturacı”
Diğeri düzeltiyor:
“Poşet değil lan!”
“Naylon fatura.”
“Ha doğru…”
“Onu da geçen gün bizim deli tEyze kullanmıştı ama”
“Sen bunları not al”
“Akşam Tangut Abi’ye gösterelim.”
“Tangut Abi bunlara bayılır.”
Tam o sırada Tangut Abi kahveye giriyor.
“Beyler…”
“Aklıma süper fikir geldi.”
“Gazete bastıralım.”
“Köy köy dağıtalım.”
Üç gün sonra gazete çıkıyor.
Birinci sayfa…
Ben.
İkinci sayfa…
Yine ben.
Sakallı fotoğraf, sert bakış.
Üçüncü sayfa…
Araya iki reklam…
Dönerci…
Buzdolapçı…
Elektrikli motosiklet kralı…
Bir hava durumu…
İki köşe yazısı…
Komşu belediyenin olağanüstü başarıları…
Dördüncü sayfa…
Sürpriz…
Yine ben.
Sakallar aynı…
Bakış yine sert…
Yine tam sayfa.
Namıma yakışır şekilde.
Güzel gazete yapmışlar.
Sağ olsunlar.
Takdire şayan.
Bu kadar reklamı para versen yaptıramazsın.
Sosyal medya sayfalarımda kuyruk oluşmuş.
Millet merak ediyor tabii.
“İki buçuk yıldır bu işleri çevirip de hâlâ o koltukta oturabilen yiğit kim?” diye merak ediyorlar…
Tam o günlerde şehir dışından bolca misafir geliyor ilçeye.
Yüz kilometre uzaktan gelen adam diyor ki:
“Yahu Yumurtalık ne kadar değişmiş. Sahili görünce inanamadım.”
İki yüz kilometre uzaktan gelen diyor ki:
“Buralar eskiden mezbelelikti. Sahil resmen cennete dönmüş. Allah razı olsun Erdinç Başkan’dan.”
Üç yüz kilometre uzaktan gelen diyor ki:
“��urada denize nazır kumar oynanıyordu. Gece ondan sonra buradan geçmeye korkardık. Zifiri karanlıktı. Şimdi ışıl ışıl olmuş. Resmen lunapark gibi.”
Adamın üç yüz kilometre öteden gördüğünü…
Tangut Abi ve doğru düzgün saz ekibi…
Burnunun dibinden göremiyor.
Düşünmeden edemiyorsun.
“Bunlar hipermetrop mu acaba?”
Gerçi…
Yok.
Bunlar olsa olsa…
Hiper mikrop.
Domestos dökmek lazım üstlerine ama vereceğin paraya yazık.
Tam o sırada Ceyhanlı kel gazeteci çocuğun sesi geliyor kahvehanenin oradan:
“Yazıyor yazıyor”
“Sezer Katkay’ın vurgunları yazıyor”
Ne yapsın…
O da ekmek parası.
Yoksa bu sıcakta o kadar dolaşır mı çocuk…
İşte o gün anladım.
Bazıları ilçeye yatırım yapıyor.
Bazıları dedikoduya.
Biz sahile ışık döşüyoruz.
Biz vizyon döşüyoruz.
Yumurtalık’ta tarih yazmaya çalışıyoruz.
Menfaati kesilenler kahvehanede Tangut Abi’yle senaryo yazıyor.
Herkes kendi yatırımını yapıyor.
Herkes kendine yakışanı yapıyor.
Fakat hiç sıkıntı yok.
Çünkü tarih dedikodu yapanları, boş laf üretenleri değil iş yapanları yazar.
Belki Tangut Abi ve avareleri bugün bunu anlamaz.
Ama onların torunları…
Bir gün bu sahillerde yürürken bu emeklerin değerini mutlaka anlayacaktır.
Not: Bu yazıda geçen olaylar tamamen mizah amaçlıdır. Gerçek kişilerle benzerlik kurulursa, o artık benim değil, okuyanın hayal gücünün başarısıdır.
İngiltere çok değişik bir ülke ;
Son 10 yılda kaç tane başbakan değişti kraliyet istedi diye, yani demokrasi satanlar kendileri demokrasi ve cumhuriyet rejimini neden kullanmazlar
Düşündürücü
@gundem7x24 İçki içmeden yemek yenmiyor mu yada iş konuşulmuyor mu dünyayı ilgilendiren böyle merkezi bir toplantıda içki içilmemesi mi sorun oldu bu nasıl bir zihniyet gerçekten .
@ceydabisakinn Önemli ,önemli de olmalı sonuçta dini inanışı kişinin hayata bakışını dünyayı yorumlanmasını ve dünya görüşünü yansıtır . Yani insanın en saf halidir . Bir nevi
@bizadanaliyik Akıllı kavşak işe yarayacak da kullanmasını bilmek lazım nitekim adanamızın bazı güzüde insanları devamlı her ortamda kendini ispatmalaya çalıştığı için malesef sonucu böyle oluyor yapılması gereken kavşakta ki arabaya öncelik vermek hepsi bu 🙂