Akademik yapılar açısından en tehlikeli insan tipi, entelektüel olarak yetersiz olduğu hâlde bunu başka yollarla telafi etmeye çalışan kişilerdir. Bu ki��iler okumayı, yazmayı ve üretmeyi sevmez; fakat akademik çevrelerde unvan, makam ve statü sahibi olmaya büyük bir tutkuyla bağlanırlar. Çünkü onlar için akademi, bilgi üretiminin değil, sembolik iktidarın alanıdır.
Statü arayışı, çoğu zaman derin bir yetersizlik duygusunun dışa vurumudur. Günlük dilde “aşağılık kompleksi” olarak adlandırılan bu durum, Alfred Adler’in tanımladığı biçimiyle üstünlük kompleksi şeklinde tezahür eder. Yani birey, kendisini yetersiz hissettikçe bu eksikliği güç, mevki ve otorite üzerinden telafi etmeye çalışır. Akademik unvan, bu kişiler için entelektüel bir emeğin sonucu değil; psikolojik bir savunma mekanizmasıdır.
Bilgi üretmeyen fakat bilgiyi hızla ve yüzeysel biçimde tüketen bu çevreler, akademinin asli işlevini aşındırır. Metinleri anlamadan çoğaltan, kavramları içselleştirmeden tekrarlayan, atıf sayısını düşüncenin önüne koyan bu zihniyet; akademiyi bir düşünce alanı olmaktan çıkarıp bürokratik bir sertifika rejimine dönüştürür.
Asıl tehlike, bu yetersizliğin kurumsallaşmasıdır. Çünkü bu tipler zamanla karar verici pozisyonlara gelir, nitelikli üretimi tehdit olarak algılar ve kendilerinden daha donanımlı olanları sistem dışına iter. Böylece akademik ortam, eleştirel düşüncenin değil, itaatin; bilginin değil, görünürlüğün ödüllendirildiği bir yapıya evrilir.
Sonuçta akademik çöküş, dış baskılarla değil; içeride bilgiye mesafeli ama güce yakın aktörlerin çoğalmasıyla başlar. Akademiyi ayakta tutan şey unvanlar değil, metinlerdir; makamlar değil, sorular; hiyerarşi değil, entelektüel cesarettir.
@SinanTankutGlhn Hayırlı olsun Sinan hocam. Ancak şehir ve üniversite için büyük kayıp.. Arkadaşlığın ve keyifli sohbetlerimiz her zaman hatırlanacak. Yolunuz açık olsun..
@nuriyavan Bende böyle ilginç, güncel ve öğretici bir tez konusunun savunmasında bulunmaktan bir defa daha hem onur duydum hem de büyük bir keyif aldım. Hem Rifat’ı hem de danışmanı olarak seni tebrik ederim. 👏🏻👏🏻
Son dönemde uluslararası #ekonomikcoğrafya alanında oldukça popüler olan Evrimsel Ekonomik Coğrafya (#EEG) ve Küresel Üretim Ağları (#GPN) temalı harika bir çalıştay ve saha çalışması bizleri bekliyor. 👏🏻
@nuriyavan
@AnkaraUni Coğrafya Bölümü’nün @UniOsnabrueck Coğrafya Bölümü işbirliğiyle düzenlediği “Küresel Üretim Ağları (GPN)” ile “Evrimsel Ekonomik Coğrafyayı (EEG)” buluşturmak temalı uluslararası çalıştay 4 Nisan 2024 tarihinde DTCF @AU_DtcfResmi Muzaffer Göker Salonunda yapılacaktır+
@nuriyavan’la öğretici bir araştırma ve hakem süreciyle ilk kez deneyimlediğim uluslararası kitap bölümüm @Routledgebooks’un desteğiyle yayımlandı. Mavi Ekonomi’nin Türkiye’deki durumunun da incelendiği kitabın editörleri @patrickHeidkamp, @1JohnMorr, @CGermondDuret’e teşekkürler
This video is the teaser for the "Global Classroom" seminar course, which will take place online beetween Turkish geography students from @AnkaraUni Ankara University @AU_DtcfResmi and German geography students from @UniOsnabrueck Osnabrück University during this semester.