Bugün toplanacak olan Kamu Personeli Danışma Kurulunda, sendikaya üye olma hakkı bulunmayan merkez denetim elemanlarının temsilcisi bulunmayacak. Devletimizin teşkilat yapısında, hiçbir şekilde tarafsızlığına gölge düşmemesi gereken, adalet dağıtan bir meslek grubu olarak görüldüğü için sendikaya üye olmasına dahi izin verilmeyen, sermayesi itibar olan merkez denetim elemanlarının özlük hakkını korumak da bu durumda devletimizin yükümlülüğüdür. Kamu denetim sistemi çökmektedir.
#3sayılıcetveluyanıyor
#ilktorbadaçözülsün
17 Ekim'de bütçe kesinleştikten sonra yapılacak bir hamlenin anlamı olmayacaktır. Camiamızın temsilcisi olan dernek ve platform yöneticileri bunu bilerek hareket etmelidirler. Sonrasında biz meslek mensuplarına konjonktür masalı anlatılmamalıdır. Birçok fırsat heba edilmiştir, edilmektedir. Özlük talebimiz görünür tutulamamıştır, günümüz dünyasında sadece haklı olmak yetmemektedir. Son düzlükte temsilcilerimiz sorumluluklarının gereğini yerine getirmelidir.
#3sayılıcetveluyanıyor
#ilktorbadaçözülsün
Müfettişlerin özlük ve sosyal hakları için cesaretle mücadele veren SGK Başmüfettişi Ayşe Özer hanımefendiye, diğer kurum müfettişlerinin yeterince destek vermediğini gözlemliyorum. Ülkemizde hak verilmez alınır. Şirin görünmeye çalışarak alınmaz. @eczayseozer
Çaycı ve temizlikçi ilanı olsaydı boş kalmazdı.
Destek personeli ile en ağır şartlarla atanan kariyer mesleklere aynı ekonomik koşulları reva görürseniz, kimse o zorlu sınavlara hazırlanmaz,o sorumluluğu almaz.
Bu tablo sizin eseriniz!
@avabdullahguler#3sayilicetveluyaniyor
Vergi Müfettişleri Derneği tarafıma mektup gönderdi.
Gönderdikleri mektubu kamuoyunun dikkatine sunuyorum.
Nazik hediyeleri için de ayrıca teşekkürler…
İğneyle kuyu kazıp ülkemizin temel sorunlarının çözümüne katkı sunan kıymetli Müfettişlerimizi tebrik ediyoruz. Denetim ve inceleme kapasitesi güçlendikçe ülkemiz güçleniyor. Bu kadroların ihtiyaç duyduğu motivasyon sağlandığından etkinlik daha da artacaktır.
“Teraziyi Kim Tuttu?”
Güzel bir ülkede, kimsenin çok konuşmadığı ama herkesin sırtına yük bindiren bir meslek grubu vardı.
Onlar sayıları saymaz, sayılmayanları bulurdu.
Gece ışıklar kapandığında çalışır, gündüz herkes uyanıkken hesap verirdi.
Uzun zamandır bir beklentileri vardı:
Yaptıkları işin ağırlığıyla orantılı bir karşılık.
Ne fazlası, ne eksiği.
Sadece hak edilen.
Bu beklenti konuşulmaya başlandığında, iki farklı ses yükseldi.
Birincisi sakindi.
“Elbette herkes değerlidir,” diyordu,
“ama emeğin değeri, yapılan işin sorumluluğuyla ölçülür.
Eşitlik, herkese aynı vermek değil;
hak edene hakkını vermektir.”
Bu ses teraziyi tutuyordu.
Bir kefede liyakat,
diğer kefede adalet vardı.
İkinci ses ise daha gürdü.
Kalabalıkların arasından konuşuyor,
mikrofonu elinden bırakmıyordu.
“Durun!” diyordu,
“Birine fazla verirsek düzen bozulur.
Herkes aynı olmalı.
Fark oluşursa adalet zedelenir.”
Bu sözler,
normalde hakkı savunması beklenen bir yerden gelince
herkes bir an durup düşündü.
Çünkü garip bir mantık vardı ortada:
Çok çalışanla az çalışan arasındaki farkı yok etmek,
adalet sayılıyordu.
Kalabalıktan biri fısıldadı:
“Demek ki bu ülkede adalet,
kimsenin rahatsız olmamasıymış.
Rahatsız olanlar zaten yıllardır sayılmıyormuş.”
Hikâye burada biraz komikleşti.
Çünkü hak almak için kurulan yapı,
hak verilmemesi için( @_aliyalcin_ )gerekçe üretmeye başlamıştı.
Teraziyi tutan ses yeniden konuştu:
“Biz kimsenin önüne geçmek istemiyoruz.
Sadece görünmez olmaktan çıkmak istiyoruz.
Liyakat adaleti bozmaz;
liyakat yok sayılırsa adalet çoktan bozulmuştur.”
Mikrofonu tutan ses bir an sustu.
Ama kalabalık artık susmuyordu.
O günden sonra herkes şunu fark etti:
Bir ülkede adalet,
teraziyi kimin tuttuğundan çok,
kimin tartıldığıyla ilgilidir.
Ve bazen,
en çok yük taşıyanlar,
en hafif sayılanlardır.
Ve artık mesele terazinin bozulması değildi.
Mesele, bozuk olduğunu bilenlerin susmasıydı.
Adalet, herkes rahat etsin diye eğilmez.
Eğiliyorsa, orada artık adalet yoktur.
Teraziyi tutamayanlar,
onu devirmekten söz etmeye başladığında
en ağır yük yine
en çok taşıyanların omzuna biner...
@avabdullahguler@mehmedmus@MKalayci42@ifarukaksu
Vergi Müfettişleri Derneği olarak; mesleğimizin haklı taleplerini kararlılıkla savunmaya, süreci sorumluluk bilinciyle takip etmeye devam edeceğiz. #imtiyazdeğilliyakat#sözmecliste
@_molla_khristos Geçen sefer denk geldim, bu insanların 3 tane de çocuğu var, onların yanlarında böyle abuk sabuk, teşhir edici videolar çekiyorlar, sanırm adam karısının üzerinden para kazanıyor, videolar onu gösteriyor.Çocuklar için bakanlığın acilen harekete geçmesi gerekiyor @tcailesosyal
Kariyer mesleklerin amiral gemisi olan teftiş kurulları, personel tutamaz hale geldi. Yapılması planlanan iyileştirme zorunluluk arz etmektedir. #SayınCumhurbaşkanım
Türkiye Yüzyılı hedeflerinde güçlü eğitim için 2025 MEB-AGS’de ek atama şarttır. Öğretmen ihtiyacı açıktır. Açıklanan 10 bin kontenjana adil branş dağılımıyla +10 bin ek atama yapılmalı, eğitim ordumuz güçlenmelidir.
#MaliyeOnaylıAGSyeAdil20Bin
"İç beyin göçü" ile kamudan özel sektöre kaçan her tecrübeli uzman, devlet hafızasından silinen bir kayıttır. Bu kan kaybını durduracak yasal düzenleme hayati önem taşımaktadır. 🏃♂️🛑 #SayınCumhurbaşkanım
Kariyer meslekler hedef gösterilirken göz ardı edilen gerçek şudur:
Uzman yardımcıları bugün birçok destek personeliyle aynı ücret düzeyindedir.
Bu mu adalet?
Tartışma buradan yapılmalıdır.
Çözüm bellidir!
#sayıncumhurbaşkanım
Sermayesi bilgi, yetenek, tecrübe ve saygınlık olan müfettişlik mesleğinin mensupları, teftişlerine tabi olan personelden daha düşük maaş almaktadırlar. #SayınCumhurbaşkanım