Ben yine sözümdeyim..
Siyasete #bağımsızlar gerekli.
Her bölgeden girecek bağımsız adaylar.
-Atatürk muhabeti,
-Din muhabbeti yapanlar değil..
Bağımsız ama eski tüm ideoljilerden uzak olmalı.
Tek ideolojisi: İnsanların refahı ve dürüstlük olmalı.
Gerisi zaten gelir..
Sokak diyor ki;
Muhafazakârından ulusalcısına, milliyetçisinden sosyal demokratına; sağcısından solcusuna kadar tüm vatansever, namuslu ve ahlaklı insanların siyasetçilerden beklediği tek bir cevap var:
“Senin alnın ak mı?”
#AlnımAk diyenler öne çıksın.
@atillakaymaz@Abdulhamit3461
Vücudunda her neresi ağrıyorsa elini ağrıyan yere koy ve bu duayı oku.
3 defa:
بِسْمِ اللهِ
Bismillâh
7 defa:
أَعُوذُ بِاللهِ وَقُدْرَتِهِ مِنْ شَرِّ مَا أَجِدُ وَأُحَاذِرُ
Eûzü billâhi ve kudretihî min şerri mâ ecidü ve uhâzir.
“Hisettiğim ve korktuğum şeyin şerrinden Allah’a ve O’nun kudretine sığınırım.”
Sahih Müslim, 2202
Bu duayı okumadan ya da okurken “acaba geçecek mi?” diye bir deneme yapar gibi değil, Resulullah’ın (sav) öğrettiğine güvenerek, şifayı da yalnızca Allah’tan bilerek okuyalım.
Duada samimiyet ve inanç çok önemlidir.
Erdoğan : "Kimseye diyet borcumuz yok"
Bunun anlamı: Yozlaşanları sileceğim..
(Ben böyle anlamak istiyorum belki)
AK Parti ve CHP tabanı sıkıldı yozlaşmadan..
Eğer gereği yapılmazsa;
Millet tüm partileri silecek..
@leon_mrt ��özümmü hangi yasalarla mesela haine idamı olmayan , yardım ve yataklık edenlerin mal varlıklarına el konulmayip deport yasalarinin olmayişi ile mi sizcede öyle değil mi @RTErdogan @iletisim
@leon_mrt@tcbestepe@mustafaciftcitr Ülkede bu milleti temsil edecek yasanin olmaginin kanıtı her köşe başına polis dikmekle sistem açık etmiştir bizde hâlâ polismi koysak diyoruz ağlanacak halimize gülüp geçmek böyle bir şey olsa gerek
@DrAhmetSANLI İdam yok ya ,Mal varlıklarına el koyup deport yasalari da yok ondandır hâlâ tutuklanacakmı diye beklemekte delalette kalmanın adıdır sizcede öyle değil mi @RTErdogan halbuki bu milletin feryadı idi 15 temmuz da meydanlara çıkıp ihanete karşı akıttığı şehadetim yerde kalmasın hâlî
@DrAhmetSANLI İdam yok ya ,Mal varlıklarına el koyup deport yasalari da yok ondandır hâlâ tutuklanacakmı diye beklemekte delalette kalmanın adıdır sizcede öyle değil mi @RTErdogan halbuki bu milletin feryadı idi 15 temmuz da meydanlara çıkıp ihanete karşı akıttığı şehadetim yerde kalmasın hâlî
Uzun yıllardır Eti tarafından üretilerek “süt” vurgusuyla satışa sunulan Süt Burger Ballı Kek ürününü inceleyeceğiz. Ürün 35 gr’lık ambalajlarda satışa sunuluyor.
Ürün 35 gr'lık tek pakette 12,9 gr yani yaklaşık 6 küp şeker kadar ilave şeker içeriyor.
https://t.co/tUGO4yjcFc
Bir bürokrat neden ülkesindeki konsolosluk veya elçilik üzerinden vize başvurusu yapmak yerine hedef ülkeden vize başvurusu yapar?
Tahminlerinizi çekinmeden yazın, özellikle güvenlik bürokrasisinden yapanlar da varsa?
Yakın tarihte yaşadıklarımızın ülkemize milletimize ve devletimize ekonomik sosyal maliyetleri
Seri no:2
17-25 Aralık’ın Türkiye’ye ekonomik maliyeti: Buyurun, rakamlarla konuşalım
Yakın tarihimizde yaşanan büyük kırılmaların bedelini yalnızca siyasi sonuçlarıyla ölçemeyiz. Piyasalarda oluşan kayıplar, yükselen faiz ve kur baskısı, yatırım ortamının zedelenmesi ve kurumlara duyulan güvenin sarsılması da bu tablonun parçasıdır.
17-25 Aralık 2013 süreci, Türkiye’nin siyasi ve ekonomik gündeminde derin izler bıraktı. Sürecin niteliğine ilişkin değerlendirmeler farklılık gösterse de ekonomiye yansıyan etkileri ve kamuoyuna açıklanan maliyet tahminleri üzerinde durmak gerekiyor.
AK Parti Ekonomi İşleri Başkanlığının Ocak 2014 tarihli raporunda, operasyonların ilk dalgasının ekonomik etkisi 104,86 milyar TL olarak hesaplandı. Bu toplamın içinde 76,7 milyar TL’lik borsa piyasa değeri kaybı, 15,1 milyar TL kısa vadeli dış borç stoku artışı, 8,5 milyar TL reel sektörün yabancı para pozisyon açığı etkisi ve 4,56 milyar TL devlet iç borçlanma senetlerindeki değer değişimi yer aldı.
Piyasalardaki hareketlilik de dikkat çekiciydi. Rapora göre BİST 100 endeksi 93.178 puandan 67.801 puana kadar geriledi. Gösterge faizi 16 Aralık’ta yüzde 8,60 seviyesindeyken 30 Ocak’ta yüzde 11,10’a çıktı. Repo ihale faizi yüzde 4,5’ten yüzde 10’a, marjinal fonlama faizi ise yüzde 7,5’ten yüzde 12’ye yükseldi. Devlet borçlanma faizindeki artış, kamunun ve reel sektörün finansman maliyetlerini de etkiledi.
Dönemin açıklamalarında daha geniş kapsamlı tahminler de yer aldı. Numan Kurtulmuş, Gezi olayları, faiz artışı ve 17 Aralık sürecinin birlikte değerlendirildiği maliyeti 167,9 milyar TL olarak ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise 2015’te 17-25 Aralık darbe girişiminin ülkeye maliyetinin 120 milyar dolar olduğunu açıkladı. 2016’da Gezi ve 17 Aralık süreçlerini birlikte ele alan bir başka hesaplamada toplam kayıp 156,8 milyar dolar olarak verildi.
Bu rakamları değerlendirirken önemli bir noktayı gözden kaçırmamak gerekir: Tahminler farklı dönemleri, kapsamları ve hesaplama yöntemlerini içeriyor. Bu nedenle hepsini toplayıp tek bir toplam zarar gibi sunmak doğru olmaz. Örneğin 17 Aralık ile 15 Temmuz’u birlikte değerlendiren 400 milyar doların üzerindeki tahmin, yalnızca 17-25 Aralık sürecinin maliyeti olarak okunamaz.
Ancak rakamların işaret ettiği ortak bir gerçek var: Siyasi ve kurumsal istikrardaki sarsıntı, piyasalarda belirsizliği artırıyor; faiz, kur ve borsa üzerinden ekonomiye maliyet üretiyor. Süreç aynı zamanda kabinede değişikliklere, yargı ve emniyet kurumlarında geniş çaplı görevden almalara ve kurumlara duyulan güvenin tartışmaya açılmasına yol açtı. Yabancı yatırımcıların risk algısı ve Türkiye’nin uluslararası itibarı da bu tartışmalardan etkilendi.
Geçmişte yaşananları konuşmak, yalnızca eski hesapları açmak değildir. Mesele; ülkenin hangi koşullarda ekonomik kayıp yaşadığını, kurumların güvenini nasıl koruyacağını ve benzer krizlerin tekrar etmemesi için hangi derslerin çıkarılması gerektiğini görmektir.
17-25 Aralık’ın ekonomik maliyetine dair açıklanan rakamlar, yaşananların Türkiye’ye ağır bir fatura çıkardığını gösteriyor. Buyurun, rakamlarla konuşalım; bu süreçlerden ders çıkarmadan geleceğe güvenle yürüyemeyiz.