@_________Vaeron Birçok Kürd'ün türk sistemi içerisinde zihinsel olarak köreltilmesi o kadar derinlere işlemiş ki, gerçekleri fark edip özüne dönmesi uzun zaman alabiliyor.
Zilan Katliamı – Bir vadide susturulan hayatlar
1930 yılının Temmuz ayında, Van'ın Erciş ilçesi yakınlarındaki Zilan Deresi ve çevresinde büyük bir acı yaşandı. O günlerde Ağrı Dağı çevresinde Kürt direnişi devam ediyordu. Devlet, bu direnişi bastırmak için bölgede geniş çaplı bir askerî harekât başlattı. Harekât Zilan Vadisi'ne kadar uzandı.
Vadide yaşayan insanlar için o günler korku ve belirsizlikle başladı. Köylerde kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve aileler vardı. Askerî operasyon sırasında çok sayıda insan hayatını kaybetti, köyler yakıldı, insanlar evlerinden ve topraklarından koparıldı. Kaçmaya çalışanlar, yakınlarını kaybedenler, geride kalan evlerine bir daha dönemeyenler oldu.
Zilan'da yaşananlar yalnızca silahlı direnişin bastırılmasıyla sınırlı kalmadı,siviller de büyük zarar gördü. Dönemin gazetelerinde binlerce insanın öldürüldüğüne dair haberler yayımlandı. Cumhuriyet gazetesi 15 bin kişinin öldürüldüğünü yazdı. Ancak gerçek can kaybı konusunda tarihçiler arasında kesinleşmiş ortak bir sayı bulunmuyor.
Katliamdan sağ kurtulanlar için hayat artık eskisi gibi olmadı. Kimi ailesini, kimi evini, kimi de bütün geçmişini o vadide bıraktı. Acı yıllarca anlatıldı; bazıları yaşadıklarını çocuklarına aktardı, bazıları ise korkudan sessiz kalmayı seçti.
Bu olayın ardından 1931 yılında çıkarılan 1850 sayılı kanunla, 1930'daki askerî harekât sırasında belirli bölgelerde görev yapanların bazı fiilleri cezai sorumluluk dışında bırakıldı.
Zilan Katliamı, Kürt tarihinin hafızasında derin bir yara olarak kaldı. Çünkü orada yalnızca insanlar ölmedi aileler dağıldı, köyler boşaldı, çocukların geleceği yarım kaldı.
Zilan Deresi'nin hikâyesi, bir halkın yaşadığı acının hikâyesidir. Yıllar geçse de kaybedilen canlar, yıkılan yuvalar ve geride kalanların sessizliği unutulmamalıdır. Tarih, yaşananları bütün yönleriyle hatırlamak ve bir daha aynı acıların yaşanmaması için anlatılmalıdır.
@ELIKURD1 Kardeşim, şu gelişmeye sevineceğinize halen laf sokma derdindesiniz. Papağan gibi aynı söylemleri tekrarlayıp duruyorsunuz. Adamlar yıllardır onca düşmana karşı mücadele ederek Rojava'yı ayakta tutmayı başarmış, siz halen eksiklikler üzerinden karalama peşindesiniz.
YPG bünyesindeki 1.700 kişilik Efrin Tugayının Efrin'de görev yapması konusunda anlaşmaya varılmıştı.
Kürt güçlerinin yavaş yavaş yeniden yerleştiği Efrin'den güncel görüntüler.
Galatasaray taraftarı galibiyetin ardından "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diye Kürtlere gönderme yapıyor.
Senin gibi gerzekler de işgalcilerin Adalet Bakanı'na "çükünü yiyeyim, buna engel olun" diye zırlıyor.
Be ahmak, düşman düşmanlığını yapıyor, bunda şaşılacak ne var? +
Sayın Adalet Bakanım, @abakingurlek Maçtan önce sergilenen bu çirkin tezahüratların faillerinin tespit edilerek haklarında soruşturma başlatılmasını arz ederim. Ayrıca Amedspor taraftarlarımızı, bu cahil kalabalığın kışkırtmalarına kapılıp bir taşkınlığa yol açmamaları konusunda uyarıyorum; soğukkanlılıklarını korumalarını rica ediyorum.
Prim kasmak için adını kullandığın yapının doğuş nedeni bile bu ırkçılık ve ötekileştirmedir.
Kürtlere yönelik düşmanlık, bilinçsiz Kürtlerin düşmanını tanıyıp özüne dönmesindeki en etkili araçlardan biridir. ++
@kayadelal62 Buna şaşırmak için gerçekten ahmak olmak gerekir. Türkler, Kürtlerin düşmanıdır ve yorum yaparken de doğal olarak kendi taraflarını tutacaklardır. Sizin gibi bilinçsiz ve eziklerin bir türlü idrak edemediği gerçek tam da bu!