YÜREKLERİ SAĞUTACAK BİR ÂYET...
"Onlar kuracakları tuzağı kurdular, fakat tuzakları Allah’ın kontrolündedir. (O’nun hâkimiyetinin dışına çıkamaz.) Dağları devirecek kadar büyük bir tuzak dahi olsa…"
ibrahim 46.
AlparslanHoca Adliyede
İslam âleminin çoğunluğunda hilalin görüldüğü açıklanarak bayram ilan edildi. Bir kısmı ise 'hilali görmedik' diyerek Ramazan’ı 30'a tamamlayacaklarını ve Pazartesi günü bayram yapacaklarını açıkladılar.
Güvenilir ve adil iki Müslümanın hilali gördüğüne dair yaptığı şehadetle bayram olduğuna hükmedilebilir. Şafiler dışında diğer üç mezhepte hilalin doğduğu beldelere itibar olunmaz; hilalin hangi ülkede görüldüğüne bakılmaksızın dünyanın bir yerinde görüldüğünde tüm dünyada hilal görülmüş kabul edilir.
9-10 civarında devlette hilalin görüldüğü açıklanarak yarın (pazar günü) bayram olduğu ilan edildiği için biz de yarının bayram olduğunu kabul ediyoruz.
Başta Filistin olmak üzere tüm Müslümanların Ramazan Bayramı'nı tebrik ederim. Rabbim, Filistin'in zulümden kurtulduğu günleri görmeyi cümlemize nasip eylesin.
#RamazanBayramı
İdareciler zulmederek herkesi susturabileceklerini zannediyorlar. İnsanların birçoğu korkabilir ama herkes korkmaz. Korkmayanların da cesareti ve sayıları artar. Mazlumlar susmamalıdırlar, susarlarsa zalimlere yol açmış olurlar. Çünkü mazlumlar sustukça zalimler azgınlaşır.
"Türkiye'de yaşanan son olayların her tarafı şer midir, hayır olan bir noktası var mıdır?" derseniz evet vardır. Bu olayla Türkiye eylemi hatırladı. Türkiye eylemi unutmuştu ve Türkiye’de herkes susmuştu. Devletin ve hükümetin bu yanlışı, insanlara haklarını aramayı, boykot yapmayı hatırlattı. Bu çok önemlidir!
Türkiye’deki halk, dünyadaki en pasif halka dönüşmüştü. Dünyada benzine, mazota 1 TL zam yapıldığı zaman birçok devlette millet ayağa kalkıyor. Ancak biz öyle bir kuzu olmuşuz ki 10 TL de zam yapsalar kimseden çıt çıkmıyordu. Türkiye şimdi eylemi hatırladı, milletin gücünü hatırladı. Ben demiştim "Millet devletten büyüktür, devlet milletin emrindedir. Millet efendi, devlet hizmetçidir. Ama son yıllarda bu tersine dönmüş, devlet efendi, millet hizmetçi oldu." demiştim. Şimdi bu bir dönüm noktası olarak tarihe geçti. Belki de bundan sonra eylemlerin daha çok yapıldığı bir Türkiye göreceğiz!
DUYURU | Alparslan Kuytul Hocaefendi'nin her hafta düzenli olarak yaptığı tefsir dersi bu hafta olmayacaktır. Dersimiz gelecek hafta kaldığı yerden devam edecektir.
"İran, asıl hedefin kendisi olduğunu biliyor. Yine de halkın meşru isteklerini desteklemeli, halkı kazanmaya çalışmalıdır. Azınlık ve halka zulmeden, katil bir hükümeti desteklemek olacak iş değildir! Siyasi hedefler için hakkı ayaklar altına almak, zalimi desteklemek olacak iş midir! İran'ın bu siyasetini kabul edemeyiz!"
FLOOD | İftiracılar Alparslan Kuytul Hocaefendi'yi İran ve zalim Esad yanlısı olarak göstermeye çalışıyorlarsa da Alparslan Kuytul Hocaefendi ne İran ne de Esad taraftarıdır. Hem hayatı hem de yıllardır yapmış olduğu konuşmaları buna delildir. İşte bunların delili olan videolar!
"Zalim Esed karışısında mücadele verenleri desteklememek mümkün olabilir mi? Benim dediğim zalim Esed'den sonra başka bir zalim gelecek! Müslüman Suriye halkı ölmemeli, yerine kim gelecekse onlar ölsünler!"
#Suriye
Marketin önünden geçerken çöp kutusuna takıldı gözüm. Ağzına kadar aslında yenilebilecek meyve sebze doluydu. Dört beş aileyi bir kaç gün doyuracak malzeme vardı içinde. "Şunları ihtiyaç sahiplerine neden vermezler ki?" diye geçirdim içimden, aynı sizin de zaman zaman içinizden geçirdiğiniz gibi.
Birleşmiş Milletler'e göre çöpe giden yiyeceklerin dörtte biri kurtarılırsa dünya üzerindeki açlık bitecekmiş. Çünkü dünyada israf edilen 1,3 milyon tondan fazla yiyecek 1 trilyon dolar yapıyor o da 2 milyara yakın insanı doyurabiliyormuş.
Sadece bizim ülkemizde 18 milyon ton meyve ve sebze çöpe atılıyormuş. 18 milyon ton sebze ve meyveyi çöpe atarken, Yemen’e ağlama riyakarlıklarımız da varmış.
Dolapta bekleyen her kot pantolon 10800 litre su ile, modası geçti diye giymediğimiz her bir çift deri ayakkabı 16600 litre su ile, sadece tek bir tişört 2700 litre su ile üretilirken Afrika’da temiz su bulamadığı için ölen insanlar varmış.
Mış miş muş…
“Isıtılan yemeği yiyemiyorum ben” gibi tuhaf şımarıklıklarımız var, yumurtanın beyazını atma lükslerimiz, bir davette giydiğimizi bir daha giymeme seçeneklerimiz olduğu gibi.
Her elbise için ayrı eşarplarımız, her renk kabanlarımız, iki yılda değiştirdiğimiz arabalarımız, tabakta kalan yemeği bırakma alternatiflerimiz var.
Bunlar ne ki, açın halinden anlamadan bitirdiğimiz Ramazanlarımız, hep cismimizi doyurup ruhumuzu yetim bıraktığımız ömürlerimiz bile var.
Cebimizdeki yoksulluk ile değil kafamızın içinde yoksunluk ile mücadele ediyoruz aslında. Midemiz değil aç olan, gönlümüz. Bir lokma ekmeğe muhtaç değiliz, bir güzel söze muhtaç olduğumuz kadar.
Huzursuz olmamızın asıl sebebi az stoklu kilerlerimiz ya da boş sofralarımız değil ki, ne ile doyması gerektiğine karar veremediğimiz gönlümüz.
Şu israfın içinde en çok kendini tüketmiş insanlara dönüştük.
Yaşamayı hayatta kalmak zannediyor bunun için de ne gerekirse yapıyoruz. Yaşamak başka bir şey hayatta kalmak başka bir şey oysa. Hayatta kalma belasına düştüğümüzden beri de, yaşamayı unuttuk...
Belki de bütün bunlar orkideler yüzünden papatyaların kalbini kırıyoruz diyedir. Bütün bu korkunç şeyler, bu huzursuzluğumuz, bu iç sıkıntımız hep bu yüzdendir belki.
Ezgi Akgül
26 Eylül Perşembe
SORU - CEVAP | Bu sene kurbanlarını fiyatların düşük olması sebebiyle Afrika’ya gönderenler var. Bu durumu nasıl değerlendirirsiniz?
Bu bir tuzaktır ve ben bu hususta bütün Türkiyeli Müslümanları ve yurt dışındaki Müslümanları uyarıyorum.
Ancak VerdiğinSenindir
Kurbanlar bataklığı kurutmak için bağışlanmalıdır. Gayri İslami düzenlerin yıkılması ve İslam’ın hâkim olması için bağışlanmalıdır. Hedef sadece kurban kesmek ve fakirlere dağıtmak da olmamalıdır. Kurbanlar bağışlanırken bu hesaba katılmalıdır.
Ancak VerdiğinSenindir
SORU - CEVAP | Bilmediğimiz, şüpheli bir hesap koyun resminin olduğu bir kağıdın sağ üst tarafına sizin fotoğrafınızı, sol tarafına da Furkan Vakfı'nın eski amblemini koyarak bağış toplamak istiyor. Bu konu hakkında ne söylemek istersiniz?
Bugüne kadar hiçbir zaman öyle bir k��ğıdın üzerinde benim fotoğrafım ve böyle bir şey olmadı. Bu, derin devletin bir tuzağıdır. Ben buradan söylüyorum. Bu kadın bizden değildir, yaptığından kendisi mesuldür ve biz de kendisi hakkında suç duyurusunda bulunduk.