Hayatta en çok kendime yetebilme gücümü, kimseye minnet etmeyen karakterimi, kim ne yaparsa yapsın kaybetmediğim merhametimi, herkesin ne olduğunu çok iyi bildiğim hâlde yüzlerine hiçbir şey bilmiyormuş gibi bakabilen sabrımı seviyorum.
25 bin liraya Japonya’ya gidiyorsunuz.
Oradan 3 bin liraya Kore’ye geçiyorsunuz.
Oradan da 5-6 bin liraya Tayland, Vietnam, Bali gibi çoğu lokasyona geçebiliyorsunuz.
En büyük maliyet ilk giderken oluyor.
O sokaklarda yürümek, insanları izlemek, işten çıkan birisiyle sokak satıcısında aynı masada yemek yemek…
Belki bunun için 5-6 ay fazla çalışırsınız ama eve döndüğünüzde aynı insan olmuyorsunuz.
Enerjiniz varken gidin…
Bir çift, merhum İlber Ortaylı’nın tavsiyesini dinledikleri videoyu sosyal medyada paylaştı:
“'Evlenip mobilyacı dükkânı gezeceğinize dünyayı gezin.' Biz de öyle yaptık.”
https://t.co/pygWYRE7UC
İnandığım bir teori var. Bir yer, insan ve durum hayatınızda artık olmaması gerekiyorsa sizi sürekli hayal kırıklığına uğratıyor. Tekrarlayan hayal kırıklığı rastlantı değildir. Sorun tek olay değil, yolun kendisidir. Bir iş yeri, sevdiğiniz bir kişi veya kariyerle ilgili olsun.+
Çalışan bir kadın seçerseniz, onun tek başına bir evi her yönüyle idare edemeyeceğini kabul etmelisiniz. Ev işlerini tamamen üstlenebilen bir ev kadını seçerseniz, onun para kazanmadığını ve her şeyi sizin sağlamanız gerektiğini kabul etmelisiniz. Boyun eğen bir kadın seçerseniz, onun het konuda size bağımlı olduğunu kabul etmelisiniz. Güçlü bir kadınla birlikte olmayı seçerseniz, onun inatçı olduğunu, kendi düşünce ve yöntemlerine sahip olduğunu kabul etmelisiniz. Hayat seçimler ve getirilerinden ibaret.