Ey kalbimin en eski hali,
Ey elleri küçük, gözleri umut dolu çocuğum…
Beni affet.
Seni susmaya zorladığım için,
ağlarken bile güçlü görünmeye çalıştığın için,
“hak ettim” sandığın acılar için…
Beni affet.
Çünkü ben büyümeye çalışırken seni unuttum,
ama sen hep oradaydın:
kalbimin en derin yerinde, ışığını saklayan bir masumiyet gibi.
Şimdi geldim sana — ellerim boş değil, farkındalıkla.
Biliyorum, o zamanlar kimse seni korumadı,
ama artık ben varım.
Seni seviyorum.
Suskunluğunu, korkunu, utancını, hatta öfkeni bile…
Hepsi benden, hepsi bende şifa bulacak.
Seni Allah’ın rahmetiyle sarmalıyorum.
Çünkü senin gözlerinde O’nun nuru vardı — ben görmemiştim.
Bugün anlıyorum:
Kendini sevmek, çocukluğunu affetmektir.
Ve seni şimdi,
Hu’nun merhametiyle seviyorum. 🕊️
Kendi yolunu kabullen. Kendi hikayeni sev. Olduğun yeri oldur. Olmayanı yok say. Hayat, olmayana ağıt yakacak kadar uzun değil. https://t.co/rNlw0MRKSj
Elbet bir gün,bütün çiçekler beyaz açar,
Hür ve mesut bir şarkı halinde,
Penceremizden uzanır nur.
İstediğimiz şekilde doğar gün,
Dilediğimiz gibi yağar yağmur…
Yaşar Kemal
Hayatı bir ağırlık gibi sırtında taşımamalı insan. Kalbi ve zihni için de bir yüke dönüştürmemeli. Herhangi bir maske kullanmadan ve kendine yabancılaşmadan, gerçek yüzüyle muhatap olmalı hayatla. Onu cesaretle, sadelikle, dürüstlükle, inançla ve samimiyetle yaşamalı.
Bir umudunuz olsun
Yaşamaktan yana...
Bir çabanız olsun
Sevgiden yana...
Ve, bu dünyada bir iziniz olsun
İnsanlıktan,iyilikten, güzellikten yana...
Huzur dolu bir akşam olsun.. 🌙☕
Türkiye, kimsenin artık ötekini duymadığı devasa yankı odalarından oluşan bir yapıya büründü. Her kesim kendi grubunu katı bir cahiliye asabiyeti ile ölümüne kutsuyor.
Herkes için hukuk, herkes için adalet, herkes için refah isteyen bir avuç insan kaldı. Onların sesini duyan da kalmadı.
Kimsenin, bırakın uzun bir tarihten, 15-20 yıllık süreçten, hatta gözünün önünde olup bitenden bile ibret alma yetisi kalmadı. Gücü eline geçiren sıfır noktasından yeniden başlıyor ve zamanla attığı yumrukları saymayı bırakır hale dönüşüyor.
Bize yaklaşık yüz yıldır bütün bu kısırdöngüleri yaşatan, ülkeyi sonu gelmez kan davalarının içinde tutan ve ülke olarak enerjimizi tüketen herkes yaptığını kendince kutsal bir dava uğruna yaptığını zannediyor.
Herkes sırasıyla rövanşını aldıktan sonra, herkes sırasıyla kutsallaştırdığı gücün, iktidarın, devletin tokadını yedikten sonra, oturup gerçekten hepimize iyi gelecek bir sistemi konuşabileceğiz gibi görünüyor. Buna da çok uzun yıllar var maslesef.
Tarih akar ve yatağını bulur. Tarihin, psikolojinin, sosyolojinin tersine yüzmekte ısrar eden herkes, er veya geç bunun sürdürülebilir bir seçenek olmadığını anlayacaktır.
Bir yankı odasının içinde olmak insanların gerçekleri yalın haliyle anlamasına engel oluyor. Bir gün dışarıdan birileri kendisi için gelmeyene kadar, dış dünyada olan kötülüklerle kimse ilgilenmiyor.
Ne mutlu cahiliye asabiyetine teslim olmadan her dönüm noktasında kendine yakışan noktada duranlara.
Ne mutlu her koşulda hakka şahitlik eden ve hakkın hatırını her şeyden üstün tutanlara
Ne mutlu yanlışa, zulme, kötülüğe karşı ayrım yapmadan karşı duranlara
Hepimizin ekmek, adalet, liyakat, özgürlük ve insaniyet ortak paydasında buluşacağı günler dileğiyle.
İnsanlara ve dünyaya umudunu bağlarsan, yolun bir yerinde hayal kırıklığı, karamsarlık ve hüsrana sürüklenirsin. Allah'a hakkıyla güvendikten sonra kendi gayretinle yol alırsan dağılmadan, dökülmeden, savrulmadan yürümeye devam edersin. Gücünün yetmediği yerde Allah yolunu açar.
Hani derler ya hep, gidene mi zor kalana mı diye.
Aslında gidene de kalana da değil.
_Sevene zordur vedalar.
_Gitmek kolay diyorlar peki ya için kaldıysa gittiğin yerde?
_Sesin kaldıysa gülüşün kaldıysa, aklın kaldıysa en önemlisi kalbin kaldıysa…
İyi geceler…
Alman bilim adamı formülü veriyor.
Kanseri öldüren alternatif tıp.
Sarımsak 🧄 ve zencefili 🫚 ince kesin,
Zeytin 🫒 yağı ve Limon 🍋 suyu ekleyin.
Sonra içine Zerdeçal ve Karabiber ekleyin.
Bir gece bir kabın içinde bir gece bekletin.
"Fermantosyon" oluşacak'dır.
Kanserin hepsini öldürür.
Kanser hastaları olan veya olmayanda
sağlık için yapınız.
Mi’rac Gecesinde de dualarımız her yerde ve herkesi kucaklayan bir adaletin hakim olması; zulümlerin ve yol açtıkları mağduriyetlerin sona ermesi; haksızlığa maruz kalan masum ve mazlumların felaha erişip selamet bulması; bütün insanlığın barış, huzur ve mutluluğa kavuşması için.
Allah'ım!
Dağınık halimizi toparla. Bizi hayra, iyiliğe, gayrete ve güzelliğe yönelt. İçimizde büyüyen sıkıntılara karşı gönlümüze ferahlık ver. Bizi her koşulda umutlu kıl. Senden doğru şeyler isteyebilmeyi, istediklerimize ulaşabilmeyi ve kavuştuklarımızın bizim için hayırlı olmasını nasip et.
Allah'ım!
Bize kaldıramayacağımız yükler yükleme. İmtihanımızı kolay ve güzel kıl. Bize zorluklara dayanma gücü ver. Yolumuza çıkan engellere ve zorluklara karşı bize yardım et. Bizi iyi, doğru ve merhametli insanlarla karşılaştır. Bize düşmanlık edenlere ve bize zulmedenlere karşı bize yardım et. Bizi kalbi kararmışların ve vicdanı körelmişlerin zararlarından koru. Gücümüzün yetmediklerinden intikamımızı sen al.
Allah'ım!
Bize geniş bir hayat, anlamlı bir varoluş, huzurlu bir ömür, temiz bir yaşayış, istikametli bir yürüyüş nasip et.
Allah'ım!
Adil ve vicdanlı kıl bizi. Ruhumuzu, vicdanımızı, kalbimizi ve aklımızı kirlenmekten koru.
Allah'ım!
Çaresiz kalmaktan, geçimsiz olmaktan, gaflete düşmekten, saplanıp kalmaktan, umudu yitirmekten, zulme uğramaktan, kötülük yapmaktan, haddini aşmaktan, hakkı kabul etmemekten, tembellikten, açgözlülükten, hırstan, şehvet içinde boğulmaktan, kibirden, yoksulluktan, bolluk içinde gaflete düşmekten, geçim darlığından ve çabalarımızın boşa gitmesinden sana sığınırız.
Bir gün yaşlanıp geriye doğru baktığında "bu hayatı gerçekten yaşadım" diyebilmeli insan. "Her şeye rağmen iyi bir insan oldum, hep çabaladım, dürüst, sakin, inandığım gibi bir hayat yaşadım ve dünyada hoş bir sada bıraktım" diye hissetmeli. Bu derin bir huzur hissi yaşatacaktır.