Bu ülkede fon krizi değil sistem krizi vardır. Bir yanda milyarlık vurgun yapanlar bir yanda açlık sınırında yaşayan milyonlarca emekli vatandaşımız…
Bu düzen elbet değişecek.
Emeklilerimizin sesine kulak verelim!
“Nasıl ki fon krizinde dönen paraları algılamakta zorluk çekiyorsak iktidar da halkın açlık feryadını algılayamıyor.”
Parti Sözcümüz @lutfullahonder, Birleşik Emekliler Sendikası’nın Hazine ve Maliye Bakanlığı önündeki açıklamasına destek verdi.
• Emekli ekonomiye yük değil, piyasaya can veren bir güçtür.
• Emeklinin cebinde para olsa esnaf kazanır, piyasa canlanır.
• Her aile yoksulluk sınırının üzerinde bir geliri hak ediyor.
• Bu milletin yoksulluğu kader değil, birlikte değiştireceğiz.
Parti sözcümüzün dikkat çeken açıklamaları videomuzda.
Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma denilen bir suç tipiyle insanların özgürlüğünü elinden almak hukuksuzluk değildir deseler de haksızlıktır. Bugün yapılanları hukuk çerçevesinde izah etmeye çalışabilirsiniz ama bunlar haksızlıktır. Ve unutmayın; hiçbir hak zayi olmaz.
Hüseyin Baş:
• Bir ülkede 7 yıl ekonomik kriz olmaz. 7 gün olur, 7 hafta olur, 7 ay olur ama 7 yıl süren ekonomik kriz olmaz.
• Normalde Nisan’dan Temmuz’a emekli maaşı zammı, memur maaşı zammı konuşulurdu, yıl sonuna kadar asgari ücret konuşulurdu.
• Son üç senedir hiçbiri konuşulmuyor. Artık milletin iktidardan ümidi, beklentisi kalmadı.
@huseyinbas_BTP
İş BAŞ’a Düştü…
Bağımsız Türkiye güneşi 25 yıl önce bugün hiç batmamak üzere doğdu.
Mücadele, hak ve gurur dolu bir çeyrek asır…
Nice 25 yıllara @BTP_Parti
1 litre mazot 100 lirayı geçti, artık 3 haneli rakamı konuşuyoruz.
“Ben hep 50 liralık alıyorum, zamlar beni etkilemiyor.” diyenlere kötü haber; bir zamanlar depoyu dolduran 100 lira ile artık 1 litre bile mazot alınamıyor.
Üstelik zamlar sürecek ve fiyatlar daha da yükselecek.
Durum gerçekten vahim, özellikle de çiftçi açısından!
Artan fiyatlar çiftçinin üzerindeki maliyet yükünü artırıyor.
Örneğin 2026 yılında Toprak Mahsulleri Ofisi buğday alım fiyatını ton başına 16.500 TL olarak belirledi. Bu hesaba göre çiftçi 1 litre benzin almak için 6 kg'den fazla buğday satmak zorunda.
Gübre, elektrik, ilaçlama, işçilik gibi temel giderleri de eklediğimizde çiftçi için durum, az önce de ifade ettiğimiz gibi vahim.
Mazota yapılan zam aynı zamanda zincirleme zam demek!
Mesela nakliye ücretlerinin artması demek, yani çarşı pazarda fiyatların artması demek.
Fahiş gıda operasyonu yaparak fiyat düşürmeye çalışan iktidarımızın meseleye bu açıdan da bakmasını tavsiye ediyoruz.
Türkiye bunu hak etmiyor.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, vatandaşına çok daha iyi koşullar sağlamak zorundadır ve bu imkân da vardır.
Yeter ki kaynaklar doğru kullanılsın, yandaşa ve yabancıya akıtılmak yerine Türk halkının hizmetine sunulsun.
Türk halkı hak ettiği müreffeh yaşama ancak ve ancak Milli Ekonomi Modeli ile ulaşabilir.
Bu bakımdan çare Milli Ekonomi Modeli'ni parti programı yapan Bağımsız Türkiye Partisi'dir.
Türkiye ekonomik bir krizle, dünya ise çok daha derin bir ekonomik ve jeopolitik türbülansla karşı karşıya.
Ekonomik krizler yalnızca refahı azaltmıyor; gelir dağılımındaki adaletsizliği derinleştiriyor, toplumsal huzuru zedeliyor ve nihayetinde savaşların zeminini hazırlıyor.
Bugün yaşadıklarımızı yalnızca dönemsel dalgalanmalarla açıklamak mümkün değil. Sorun, krizleri üreten ekonomik sistemin kendisinde.
Fakat çözümsüz değiliz.
BTP, yıllardır kriz ve savaş üreten bu anlayışa karşı alternatif bir ekonomik paradigma ortaya koyuyor:
MİLLİ EKONOMİ MODELİ.
11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi’ni Şubat ayında Viyana’da gerçekleştirerek, insan merkezli ve adil bir ekonomik düzenin mümkün olduğunu bir kez daha dünyaya haykırmıştık.
Çünkü mesele yalnızca ekonomiyi düzeltmek değil; ekonomiyi insan için yeniden planlamaktır.
Çözüm var. Çözüm: Milli Ekonomi Modeli.
Yarın 30 Ağustos Zafer Bayramı… Bize bu toprakları ebedi vatan kılan en büyük zaferin yıl dönümü.
Bu kutlu zaferin ruhunu diri tutmak ve coşkusunu nesilden nesile taşımak adına merhum babam Prof. Dr. Haydar Baş’ın hafızalarımıza kazınan o tarihi çağrısını bir kez daha hatırlatmak istiyorum:
"Evlerinize bayrak asın; eğer siz asmazsanız, gelir başka milletler kendi bayrağını asar."
Bizler bu geceden itibaren balkonlarımızı, pencerelerimizi al bayrağımızla donatıyoruz.
Allah bu millete bir daha esaret günleri yaşatmasın; vatanımızı ve bayrağımızı ilelebet payidar kılsın. Zafer Bayramımız kutlu olsun!
“Ne yaparsanız yapın soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.”
— Aliya İzzetbegoviç
31 yıl önce bugün, Avrupa’nın göbeğinde, “güvenli bölge” ilan edilen Srebrenitsa’da 8.372 Boşnak kardeşimiz dünyanın gözleri önünde katledildi.
İnsanlık tarihine kara bir leke olarak geçen bu soykırımı unutmadık, unutmayacağız.
Bu hafta da Türkiye’nin dört bir yanında milletimizle buluştuk. @BTP_Parti ailemiz her geçen gün daha da büyüyor. Bu ülkenin geleceği, yarınları için çalışmaya devam... Çünkü biliyoruz ki istikbal biziz, biz geleceğiz…
@huseyinbas_BTP Eskiden yolda yürürken tebessüm eden insanlar görürdük şimdi suratlar sirke satıyor herkes antidepresan kullanıyor! Milletin umudunu mutluğunu çaldılar! Neyse ki aklıselim sahibi insanların safı belli! Neyse ki bizim yolumuzu ışıtan bir hocamız bir de @huseyinbas_BTP ımız var...
Eğitim sistemi sorunlar yumağı.
Dünya Kupası'nda millî takımımız tel tel dökülüyor.
Hemen hemen her gün farklı bir kentimizden ölümlü cinnet haberleri geliyor.
Uyuşturucu kullanımı ürkütücü boyutlarda.
Sanal başta olmak üzere kumar, bahis patlamış durumda.
Haciz dosyaları, ödenemeyen kredi kartları tarihî seviyelerde.
Ekonomi alev alev... Geçim sıkıntısı had safhada...
Hemen yanı başımızda İran ve Ukrayna savaşları var.
Suriye'de, Lübnan'da, Gazze'de durum malum.
Fener Rum Patriği, Lozan'a aykırı şekilde ekümeniklik adımları atıyor, ruhban okulu açılıyor.
İçeride ve dışarıda tam bir kaos var.
Böyle bir ortamda siyaset ise üniter yapıyı bozacak yeni anayasa derdinde.
Türk halkı ise gerçekçi bir çıkış, gerçekçi bir çözüm arıyor.
Bu çıkışın adı, parti programı Millî Ekonomi Modeli olan Bağımsız Türkiye Partisi'dir.
Demokrasiye karşı yapılan her türlü hamlenin karşısındayız.
Siyaset mahkemelerde değil sokakta, sandıkta yapılır.
Milletin kararını beğenmeyenler, mahkeme kararlarından medet umuyorlar ama son kararı yine millet verecektir.
Partimiz 6 aydır, yarın seçim varmış gibi sahada. Üye sayılarımız her geçen gün artıyor ve teşkilatlarımız sürekli olarak daha da büyüyor.
Gelecek biziz, biz geleceğiz!