Fotoğrafta gördüğünüz kişi abim Samet Özgül.
Gazi Üniversitesi öğrencisi ve motokurye olarak çalışan abim Samet, Ankara’da trafikte uyardığı 3 kişi tarafından darp edilip canice boğazından bıçaklanarak katledildi.
Sabıkalarında uyuşturucu dahil 20 ayrı suç olan 2 kişi bu davadan serbest bırakıldı, 19 yaşındaki katilin ise 'pişmanım' sözüyle müebbet hapis cezası 25 yıla indirildi. Dava dosyamız Yargıtay’da!
Samet için ses verin, adalet yerini bulsun!
@adalet_bakanlik@TCYargitay
#SametÖzgülİçinAdalet
Today is the birthday of Palestinian communist Najati Sidqi. Sidqi was born on May 15, 1905. He was one of the first members of the Palestinian Communist Party (PCP) and fought against fascists during the Spanish Civil War.
Between 1925 and 1928, he was sent by the Comintern to study at the Communist University of the Toilers of the East (KUTV) in Moscow. There he met his Ukrainian Jewish wife, Lutka. After returning to Palestine, he was elected to the party’s central committee and was arrested by the British Mandate authorities because of his anti-colonial activities, spending two years in prison.
One of the most remarkable periods of Sidqi’s life was the Spanish Civil War. In 1936, he was sent to Spain by the Comintern. His main mission was to carry out anti-fascist propaganda among the Moroccan soldiers brought to fight on General Franco’s side against the Republicans, and to try to convince them to join the Republican side. Working mainly from Barcelona, he wrote pamphlets in Arabic and planned radio broadcasts.
During World War II, he wrote anti-fascist books and articles arguing that Nazism and Islam were completely incompatible and opposed to one another. In his later years, he worked as a journalist in Beirut, Damascus, and Cyprus, and translated classic authors such as Pushkin and Chekhov into Arabic.
He died in exile in Athens in 1979.
If Galatasaray, who have been champions in Turkey for the last three years, were playing in the Premier League, they would be relegated because the matches there are not officiated by Turkish referees who are afraid of Galatasaray.
Fenerbahçe ligden çekilmelidir.
Son defa anlatıp konuyu kendi adıma kapatacağım.
1) Mesele kadro mu?
Son şampiyon olduğun sene rakibinde Drogba, Sneijder, Selçuk, Burak, Melo, Eboue gibi yıldızlar vardı ve kadrosu senden daha iyiydi. Demek ki rakibinin kadrosu senden daha iyi olsa da şampiyon olabilirsin.
2) Mesele teknik direktör mü?
Mourinho, Jesus gibi isimler, Aykut Kocaman gibi bir futbol kitabı, İsmail Kartal gibi bir karakter, Vitor gibi potansiyeller gelmiş ama olmamış. Rakibin ise Hamza Hamzaoğlu gibi bir isimle dahi “1-0”larla bu süreçte (Gençlerbirliği maçı önemli) şampiyon yapılmış. Mourinho laptopu kamera önüne koymuş, Jesus ise bu ligin sportif gerçekliği yok demiş. Demek ki mesele hoca da değilmiş.
3) Taraftar mı problem?
Futbol artık ekonomi ile kaim. Arsada değil borsada. Her şeye rağmen her alanda taraftar gelirinde ve desteğinde rakipsizsin. Dünyanın en cefakar ve vefalı tataftarı.
4) Özetle neler yaşadın?
4.1) 87 sonrası Ağar ve Fetö desteğini engelleyemedin.
4.2) 2006 yılında Selçuk Dereli stadı boşaltması veya tatil etmesi gereken maçı tatil etmedi.
4.3) 2009-10 senesinde içerideki Bursaspor maçında oyuncuların dayak yese de penaltın verilmedi. O maç berabere dahi bitse şampiyondun.
4.4) 2011 yılında tamamen rakipsizdin. TFF içindeki galatasaraylıların polis fezlekesini UEFA’ya göndermesi nedeniyle ve Rasim Ozan Kütahyalı ile Hakan Şükür’ün ikrarları ile sabit olduğu üzere FETÖ destekli yok edilmeye çalışıldın. Başkanın 1 yıl hapis yattı. Borsada rekor değer kaybı yaşadın. Dünya yıldızların gitmek zorunda kaldı.
4.5) 2015 yılında viyadükte takım otobüsün kurşunlandı. Şoför şakağından vuruldu. Maçlara çıkmazsan diye başlayan tehditlere maruz kaldın. Yabancı oyuncuların ve aileleri gitmek istedi.
4.6) 2018 yılında Cüneyt Çakır rakip oyuncu Serdar Aziz’in ayakları birbirine çarptı diye golünü vermedi. Verse şampiyondun.
4.7) 23-24 senesi göz göre göre linç edildin. Şampiyonluğun çalındı. Hiçbir şey yapamadın. Rakip “bizim sahada herkes şampiyonu görecek” dedi ve maçın başında çime basan oyuncun atılıp ilerleyen dakikalarda ortasahadan attığın gol iptal edilmesine rağmen deplasmanda kazandın. Koreografi ve sahne toplattın. Kaç puan toplarsan topla daha fazlası toplatıldı.
4.8) Rakibin sponsorları hakkında ceza davaları ve kayyım atamaları olmasına rağmen rakibe hala dokunulmadı.
5) Sorun Başkan mı?
Aziz Yıldırım çok güçlü bir isimdi. Aldığı şampiyonluklar bu düzene rağmen helal olsun denilecek cinstendir. Ali Koç ekonomi gücü belli bir isimdi. Sadettin Saran ise spordan gelme bir isim. 3 farklı özellikte ve güçlü başkanlar olmasına rağmen bu insanlar “yapı”dan daha güçlü değillerdi.
6) Yapılan transferler ve puan kayıplarını konuşmak doğru mu?
Fenerbahçeliler asla bu tuzağa düşmeli. Real Madrid Celta’ya veya Mallorca’ya puan kaybetmiyor mu? Tabii ki kaybediyor. Olağan akışta böyledir. Büyük takımlar da puanlar kaybederler. Transferler konusu ise rakibin de defalarca yanlış transferler yaptı ve konuşulmadı. Bunun dışında her zaman için önce adil düzen konuşulmalı. Bazı takımlar yıldızları olsa da takım olamaz bazıları ise çok mütevazi takımlar olsalar da iyi bir takım oldukları için karşısındaki daha pahalı takımı yenebilir. Örneğin Bodo’nun İnter’i elemesini hepimiz tebrik ettik ama İnter’in penaltıları verilmezse veya Bodo’ya çıkması gereken kartlar çıkmazsa bu durumda Bodo tebrik edilmemeli. Adaletle ilgili konularda “ama”lı cümleyi kapasitesi ve dünya görüşü gelişmemiş halklar kurar.
7) Nereye kadar devam edecek?
Beşiktaş net duruş göstermiyor. Çünkü sadece kendi maçlarında bu düzeni eleştiriyor. Trabzonsporlu arkadaşlar da bilmeli ki Hami Hocanın dediği gibi 2011’de bizi kırdırıp aradan sıyrılma planlarına maalesef Trabzonsporlular yağ sürdü. Gerçi son dönemlerde bu kırıldı ve umarım tamamen bitecektir.
Fenerbahçe Başkanı ve yönetimi son 30 yılı yazılı ve görsel detaylı çalışma yaparak konuyu UEFA ve FİFA’ya taşımalı ve ligden çekilmelidir. Fenerbahçe hepsinden büyüktür.
@ogulcan_akce Fenerbahçe taraftarı istemiyor ise kesin başarılı olur , ülke taraftarının bir bok bildiği yok , başarısız olmasını isteyen her boku bilenler zihniyet yüzünden bu böyle , ne ülke futbolu gelişiyor , ne de ülke sporcusu , orada sportif direktör var ; o ne ister ise o olur