Allah hiç bir anneyi, babayı bu ifadeyi vermeye mecbur etmesin:
"17.51'de evimizle aynı sokakta bulunan bir mekana doğum günü kutlamasına gittik. Beraber pasta kesip eğlendik. Saat 20.36'da evimize döndük. Kızımı antidepresan ilacını içtikten sonra alkollü olduğu için yatağına yatırdım. Gece saatlerinde tuvalete kalkıp geri yattığını duydum. Kahvaltı yapmak için çağırdım ancak cevap vermedi. Odasına girdiğimde ağzından kötü sıvı geldiğini gördüm. Çok fazla alkol alıyordu aynı zamanda ağır antidepresan ilaçları kullanıyordu"
Cami’nin önünde bu dans gösterisi normal mi?
Sanıyorum yardım amaçlı bir etkinlik fakat yeri yanlış.
Ya da yeri doğru içerik yanlış.
Buna kim izin vermiş!
Çerkezköy Merkezde ki Osmanlı Camii önü olduğu bilgisi geldi.
Tabiki yardım toplanır ama cami’nin önünde bu şekil uygun değil.
@mustafaciftcitr@TC_icisleri
Irak’taki bir festivalde çıkıp “Kuzey Kürdistan’ın Batman kentinden geldim” diyen bir canlı organizma;
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni tanımayan bunun gibilerin alayının mal varlığına el konulmalı ve varsa diploması iptal edilip sınır kapısına bırakılmalı sektirsin gitsinler
İNGİLİZ KRALİYETİNİN MÜŞFİK KANATLARI ALTINDA
Gaydadan yükselen coşkulu marş İngiliz Konsolosluğu’nun duvarlarında yankılanıyor. Ekoseli eteklerini savurarak yürüyen İskoç bando takımı büyük bir gururla Tarabya’daki British Schools’un yeni mezunlarını takdim edecek birazdan.
Havada gurur, gaydanın melodilerinde büyük imparatorluk Britanya’nın milli marşının notaları var: God Save the King.
Asırlardır, dünyanın fukara milletlerinin hayranlıkla baktığı biricik krallığın marşının sözlerini mırıldanıyor bilenler:
“Tanrı korusun iyi yürekli kralımızı, uzun ömürler versin soylu kralımıza / Ey Tanrımız düşmanlarımızı dağıt, oyunlarını boşa çıkar. Uzat kollarını, Britanya’yı savun”.
Günlerdir İstanbul’daki bu özel İngiliz okulunun mezuniyet törenini konuşuyorlar. Efendim, İngiliz bayrağı varmış da neden Türk bayrağı yokmuş.
Ünlüler ve zenginler neden çocuklarını böylesi bir okula gönderirmiş.
Bence haksız eleştiriler bunlar.
Cem Yılmaz, Mustafa Sandal, Özcan Deniz ve Mirsad Türkcan gibi ünlü ve zengin insanlar isteseler çocuklarını Londra’daki bir okula da pekâlâ gönderebilirlerdi. Belli ki evlatlarının kendi yanlarında eğitim almalarını istemişler.
Üstelik İngiliz tarzı eğitim kapılarına kadar gelmişken neden bunu tercih etmesinler? Nerede okutacaklardı çocuklarını? Kadıköy İmam Hatip’te mi?
Gerçi Kadıköy’ün puanı oldukça yüksek. Malum, LGS var. Çalışacaksın, dereceye gireceksin, zor işler. Sonuçta özel okul bu İngiliz koleji.
Çok para da değil. Sosyal medyada anlatıldığı kadar abartılacak bir rakam hiç değil. Bir makam aracının süsüne harcanan paranın beşte biri bile değil okulun yıllık ücreti.
Her birisi ünlü isim onlar. Yaptıkları işin hakkını da veriyorlar üstelik.
Alın terlerini döküp kendi kazandıkları parayla çocuklarını “istedikleri kültürde” yetiştirmek onların da hakkı.
Cem Yılmaz en çok kazanan komedyenlerimizden, şarkıcı Mustafa Sandal keza öyle. İran göçmeni bir dedenin torunu Mustafa Sandal hayli vatanseverdir. Seçimlerde milyonlarca Suriyeli göçmenin oy kullanıp, çocuklarımızın geleceğini karartacağını iddia edecek kadar hem de.
Ya Özcan Deniz’e ne demeli.
Ülkenin en meşhur dengbeji Şakiro’nun yeğeni olarak amcasının hatırasının hakkını yeterince vermiyor mu?
İngilizler severler Kürt’ün gırtlağını.
Çanakkale’de yatıyor boylu boyunca binlerce Ağrılı, Muşlu, Vanlı.
NBA’de oynayan ilk Türk basketbolcu ünvanını ülkemize kazandıran Boşnak Mirsad Türkcan’ın bildiği bir şey vardır muhakkak.
Saraybosna Sırplar tarafından yıkıldığında İngiliz Kraliyeti elinden geleni esirgememiştir mutlaka.
Neyse, bu kadar edebiyat bu ünlüler için bile fazla.
Üzerinde güneş batmayan Britanya’nın bayrağı altında mezuniyet töreni mi yapıyorsunuz, gaydayla coşup Kral’a bağlılık marşını mı mırıldanıyorsunuz, ne yapıyorsanız yapın.
Lakin bir daha Türk evlatları duayla mezun olduklarında “laiklik elden gidiyor” diye söylenirseniz hak ettiğiniz cevabı alırsınız.
Murat Özer, Akşam Gazetesi, 16 Haziran 2026, Salı.