İzmir'de Partimiz, grevdeki #kristalyağ işçilerini ziyaret etti!
Kristal Yağ işçileri, toplu iş sözleşme görüşmelerinin olumsuz sonuçlanması üzerine grevdeler.
Grevlerinin 19. günündeki isçilerimizi ve Tekgıda-İş (@tekgida) sendikamızı selamlıyor, başarılar diliyoruz.
Bilim ve Sosyalizm Konferansları kapsamında gerçekleştirdiğimiz "15-16 Haziran'ın 54. Yılında Ekonomik Çöküntü, İşçi Sınıfının Durumu ve Olası Gelişmeler" başlıklı konferansımızı SCP İstanbul İl Örgütü ev sahipliğinde başarıyla tamamladık.
Tüm katılımcılara teşekkür ederiz.
Malatya İnönü Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Topluluğu (ADT)'ndan arkadaşlarımızı güneşli bir cumartesi sabahında Ankara'da, Kültür Merkezimizde ağırlıyoruz.
Haftasonları birbirinden lezzetli kahvaltı çeşitleri ve aperatifler için Yarınlar'da buluşalım...
Erkekle kadın arasındaki eşitsizliklere ve kadın üzerindeki baskılara, dayağa ve cinsel tacize karşı ve toplumun her kesiminde hayatın her alanını kapsayan bir mücadele için haydi Parti saflarına!
#SCPyeKatıl
Sosyalist Cumhuriyet Partisi olarak bağımsızlık ve özgürlük fitilinin ateşlendiği bu günde bayraklarımız ve sloganlarımızla Güvenpark'tan Anıtkabir'e yürüdük. Samsun'a çıkan iradenin kararlılığıyla, emperyalist ABD ve onun uşakları FETÖ-PKK terörüne meydan okuduk!
Yeniden Anayasa değil,
Yeniden Samsun'a
19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkan irade, emperyalist işgale karşı Kurtuluş Savaşı'nı zaferle sonuçlandırmış, Köklü bir devrimle Cumhuriyeti kurmuştur.
Bugün bu toprakların bağımsızlığı, emeği ve bütünlüğü yine tehdit altındadır.
Cumhuriyet, iktidar eliyle devletin bütün kademelerinden tasfiye edilmiştir. Kamuya ait ne varsa satılıp yağmalanmış, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlık satar hale gelmiştir. Devlet kurumları tarikatlara teslim edilmiştir. Yurttaşlarımız enkazların altında kaderiyle baş başa bırakılmaktadır. Serbest piyasacı, neoliberal ekonomi yönetiminin ve yağmanın tüm yükü emekçilerin omuzlarındadır.
Cumhuriyet Devrimi'nin bütün kazanımları, iktidarlar eliyle talan edilmektedir. Bugün artık Cumhuriyet Devrimi sadece “fikri hür, vicdanı hür“ yurttaşların fikrinde ve vicdanında kalmıştır.
Cumhuriyet; İliç’te toprağa gömülen işçi, Soma’da göçük altında bırakılan madenci, kanı toprağa karışan Mehmetçiktir! Katledilen aydınlar, ömrünü bağımsızlık mücadelesine adamış, bu uğurda seve seve ölüme yürümüş devrimcilerdir!
Dün Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Kuvva-i Milliye’nin yükselttiği, Denizlerin canları pahasına taşıdıkları bağımsızlık bayrağı, bugün Türkiye yurtseverlerinin elindedir.
AKP iktidarının ortaya koyduğu, Cumhuriyet ve vatan düşmanlarının da yanında hizalandığı “yeni anayasa” hamlesi, Cumhuriyetimizi ve ülkemizi, varlık yokluk noktasına getirecektir. Bu hayâsız akına, bu yıkım projesine karşı koyacak, bu topraklarda Cumhuriyeti yeniden var edecek iradeyi örgütlemek tüm yurtseverlerin öncelikli görevidir.
Ülkemizi emperyalist merkezlerin ve yerli işbirlikçilerinin ellerinden kurtaracak mücadele, yeniden Samsun’a çıkacak iradeyle verilebilir. Bu irade, Türkiye halkının bağımsızlık sevdasından beslenir. Topyekün saldırıya karşı yeniden topyekün bir kurtuluş mücadelesi kaçınılmazdır.
Sosyalist Cumhuriyet Partisi olarak, Samsun’a ayak basacak iradeyi göreve çağırıyoruz! Atatürkün Samsun'a yürüdüğü iradeyle, 19 Mayıs'ta saat 16.00 da Ankara Guvenpark’ta buluşarak Anıtkabir'e yürüyoruz!
#19Mayıs1919
#YenidenAnayasaDeğilYenidenSamsuna
“Geçmişte güçlüyken, bütün kuvvetiyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin, geleceğe güvenle bakmaya hakkı yoktur”
Mustafa Kemal Atatürk
#EmekliyeMinnetBorçluyuz
Vladimir Putin: Amerika İsrail'i desteklemek için sahaya gelmek isterse burada boş durmayacağız. Amerika'nın İran topraklarına yapacağı en ufak bir saldırı bizi İran'a destek vermeye zorlayacaktır.
"Nezami News Ir"
Kim gerçekten katledilen Filistinli çocukların yanında kim katil İsrail'in izleyip not edelim şimdi.
"Uşağın en hası, efendisinin osuruğunu içine en derin çekendir" sözü nasıl da yerini buluyor.
"Tiyatro", "kayıkçı dövüşü", "ne yapmış ki", "ne olmuş ki", "herkes dalga geçiyor" sözleri sadece adı "Türk" olan televizyon kanallarında ve sosyal medyada 'emekli asker', 'emekli milletvekili', 'stratejist', 'terör ve güvenlik uzmanı', 'sosyolog', 'tarihçi', 'gazeteci' etiketli şarlatanlar tarafından saatler ve sayfalar boyunca döne döne tekrar ediliyor.
Filistin'den Lübnan'a, Irak'tan Suriye'ye, oradan Türkiye'ye dünyanın dört bir tarafında milyonlarca insanın yüreğine su serpen cevabı beğenmediler hazretler.
ABD'yi ve İsrail'i incitecek sözü ağızlarından çıkarmaktan imtina eden bu yetersizler, ABD'nin ve İsrail'in zavallılığını ve tepe üstü yıkılışını da müjdeliyorlar farkında olmadan.
ABD emperyalizmi ve dolar hegemonyası dünyanın her köşesinde çöküyor. Afganistan'da, Ukrayna'da, Suriye'de, Filistin'de ve çaresizce saldırdığı her yerde tokatlanıyor.
İran, Şam'daki konsolosluğuna yönelik saldırının kaynağı İsrail'in en önemli hava üssünü dümdüz ederek ve Hayfa limanını vurarak gerektiğinde ne yapabileceğini ve ne yapacağını tüm dünyaya ve ABD'ye gösterdi.
Putin, ABD eğer İran'a yönelik bir saldırıya girişirse İran'ın yanında yer alacağını açıkça ilan etti, keza Çin de.
Yarınlar güzel olacak, yarınlar bizim olacak.
Hele şu toz duman bir dağılsın, bindiğiniz at mı eşek mi anlayacaksınız ey ABD sevicileri.
Emperyalizm Vietnam'da ve Afganistan'da nasıl itini kopuğunu arkada bırakıp kaçtı ise Ortadoğu'da da aynısı olacak. Onunla işbirliği yapanlar uçakların kapılarından dökülecek, ayaklar altında kalacak.
İran'ın yanındayız, Filistin'in yanındayız, Ortadoğu halklarının yanındayız.
Emperyalist barbarlara haddini bildirip, işgal heveslerini kursaklarına tıkan Büyük Komutanı ve Çanakkale kahramanlarını saygıyla anıyorum. #CanakkaleGecilmez
ÇEDES projesi kapsamında, Şehit Öğretmen Kubilay'ın faillerinden Esat Erbilli'nin mezarına öğrencilerin götürülmesi kabul edilemez!
16 Mart 2024 tarihinde,saat 14.00'te İzmir Kubilay Anıtı'nda #HepimizKubilayız diyoruz!
Tüm yurttaşlarımız ve kitle örgütleri davetlidir.
#İzmir
Anayasa ve yasalar nezdinde suç işleyen ve yeri cezaevi olması gereken mürit Milli Meclis'ten maaş alırken Cumhuriyet Devrimi'ne ve onun devrimci önderine küfür ediyor.
TC Devletinin Diyanet kurumundan maaş alan, tek yaptığı iş ve tek yeteneği içindeki kiri kusmak olan mürit de insan türüne uzak bir ifade ile sırıtıyor. Bu tabloyu beynimize kazıdık ve unutmayacağız.
Üretim sürecine hiçbir katkısı olmayan, katkı sunabilecek herhangi bir yeteneği ve birikimi bulunmayan, halkın dini duygularını sömürerek geçinen bu asalak takımının gemi azıya aldığı günleri yaşıyoruz.
Mustafa Kemal Atatürk 9 Ekim 1925 tarihinde Cumhuriyet Savcılarına yaptığı konuşmada "Devrimlerin her biri, ulusun emeği ve hakkı ile gerçekleşmiştir. Cumhuriyet Savcılarımızın, devrimin gerekleri etrafında, en kıskanç ve uzakları gören hassas nöbetçiler olmalarını, asıl görevlerinden sayarım." demişti. Bu Cumhuriyet ve devrim düşmanı hainlere karşı yapılması gerekenler devrim yasaları ile bellidir ve adının önünde yer alan sıfatta "Cumhuriyet" ibaresi bulunan savcılar "asıl görevlerini" yapmak zorundadır. Takipçisi olacağız.
Mustafa Kemal Atatürk "Gericiliği nerede görsem tepelerim, tepelerim, tepelerim" dedi ve yaptı, bitmez kinleri bu sebepledir. Bugün devlet aygıtını ele geçiren ve Cumhuriyet Devrimi ile hesaplaşma gücüne ulaştığını düşünen mafya tarikat koalisyonu ve onun bu ucuz aparatları da Türk Milleti'nden aynı cevabı alacak.