Selanik askeri Rüştüyesinden Kuleli askeri liseye gönderilirken dosyasına düşülen not.
"Çok zeki..!
Fakat, asabi ve fazla samimi olunması imkansız bir genç".
İyi'ki bizim atamız oldun.
İYİ Parti milletvekili Ömer Karakaş’ın konuşması yeniden gündem oldu:
Barış güvercini yaratmaya çalıştığınız bebek katili terörist başı
ŞE - REF - SİZ - DİR…!
Murat Ağırel, bebek katili Öcalan’a “Sayın” diyenleri eleştirdi:
• Dünyanın hiçbir ülkesinde 50 bin kişiyi katleden bir adama “sayın” diye hitap edilmez.
• O kişi katildir. Teröristbaşıdır.
Ankara’nın göbeğinde bir baba ve oğlu, çöpten topladıkları yemekle karnını doyurmaya çalışıyor…
Bu acı tablo, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemi olmak zorundadır!
Millet açken, beslenmeyi, barınmayı ve geçim derdini konuşmamak, bu ülkenin gerçeklerinden kaçmaktır!
Avcılar Belediye Başkanı Sayın Utku Caner Çaykara’nın tahliye edilmesi hepimiz için sevinç kaynağı oldu. Başkanımıza ve kıymetli ailesine geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.
Tutuksuz yargılama hakkı ihlal edilen ve özgürlüğünden mahrum bırakılan herkesin en kısa sürede sevdiklerine kavuşmasını bekliyoruz.
Hukuka ve adalete olan inancımızı koruyarak mücadelemizi sürdüreceğiz.
Çerçeve yasa konusunda en doğru stratejik adımı Yeniden Refah Partisi attı. Teklifi millete götürmek...
Türk milleti referandumda bu teklifi kabul eder mi?
Senin partine mutlak butlan kararı çıkıyor.
Senin belediye başkanların tutuklanıyor.
Neredeyse bütün siyasilerin siyasi güvencesi ortadan kaldırılıyor.
Sen, bunları yapanlarla birlikte dağdaki terörist için siyasi güvence istiyorsun.
Milletimizin takdirine sunuyoruz!
💥Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, ‘Terörsüz Türkiye’ süreci doğrultusunda çıkarılacak çerçeve yasa hakkında uyardı:
“Bütün vatandaşlarımıza ve siyasilere yalvarıyorum, ne olur şu dediklerimi okuyun… Öyle bir noktadayız ki..
•DEM Parti heyetinin İmralı görüşmesi sonrasında kamuoyuna aktardığı mesaj, bugüne kadar dile getirilen endişelerin boşuna olmadığını bir kez daha göstermektedir.
Dikkat ediniz…
•‘Cumhuriyet’ denmiyor; ‘Demokratik Cumhuriyet’ deniyor.
•‘Vatandaşlarımız’ denmiyor; “Kürtler” diye ayrı bir kesim özellikle zikrediliyor.
Ve en önemlisi şu ifade kullanılıyor:
‘Siyasetin çıkaracağı yasa, bu sürecin önünü açacak anahtar niteliğindedir. Demokratik Cumhuriyet’e sonuna kadar kapı aralanmaktadır.’
O hâlde sormak gerekir:
•Çıkarılması istenen yasa tam olarak neye hizmet edecektir?
•Amaç yalnızca silahların bırakılması mıdır?
•Yoksa bu yasa, ‘Demokratik Cumhuriyet’ adı altında Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal ve siyasal yapısını dönüştürmenin hukuki zemini olarak mı görülmektedir?
•Açıklamadaki ifadeler, bu konuda ciddi endişe duymayı gerektirmektedir.
•Daha önce de ifade ettiğim gibi mesele yalnızca silah bırakılması değildir.
•Mesele, silah bırakılmasının ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin nasıl yeniden tanımlanacağıdır.
•Kullanılan kavramlar dikkatle seçilmektedir:
‘Demokratik Cumhuriyet’, ‘Kurucu unsur”, ‘Eşit yurttaşlık’, ‘Ortak vatan’…
Bunların hiçbiri tesadüfi ifadeler değildir.
Eğer çıkarılacak yasa gerçekten ‘Demokratik Cumhuriyet’e kapı aralayacak anahtar’ olarak görülüyorsa, bu yasanın her maddesi Türk Milleti tarafından bilinmeli, açıkça tartışılmalı ve amacı hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde izah edilmelidir.
•Türkiye Cumhuriyeti; tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek resmî dil esasları üzerine kurulmuş üniter millî devlettir.
•Bu kurucu esaslar hiçbir siyasi pazarlığın konusu yapılamaz.
•Böylesine tarihî sonuçlar doğurabilecek bir yasa, kapalı kapılar ardında değil; milletin gözü önünde tartışılmalıdır. Hatta gerekiyorsa son sözü doğrudan Türk Milleti söylemelidir. Çünkü egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
•Siyasi partilere, başkanlarına ve vekillerine sesleniyorum.
Bu kanunu referanduma götürün.
•Referandum millet iradesinin en doğrudan tezahürüdür. Böylesine tarihî bir konuda son sözü doğrudan millet söylemelidir.”