Milyar dolar rakamlar havada uçuşuyor ama esnafın yapılandırma talebine gelince olmaz diyorlar biz kimseden bişey istemiyoruz sadece yapılandırın borcumuzu ödeyelim diyoruz ama arka kapıdan milyarlar götürüyorlar #VergiSGKYapılandırma
Akşama not düşelim.
Bir esnaf kardeşimizden gelen mektup.
“Selamünaleyküm Metin Abim,
Senden bir ricam var: Bu sesimizi, konunun muhataplarına duyurur musun?
Sayın Hazine ve Maliye Bakanım,
Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanım,
Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlarda ayakta kalmaya, üretmeye ve istihdam sağlamaya çalışan küçük esnafımızın yaşadığı sıkıntıları sizlere iletmeyi bir sorumluluk biliyorum. Bu çağrı, sahanın ve sokağın sesidir.
Bugün küçük esnaf, daralan piyasa ve artan maliyetler nedeniyle borcunun anaparasını ödemekte dahi zorlanıyor. Buna bir de yıllar içinde biriken faiz ve gecikme yükleri eklenince, ödenebilir durumdaki borçlar içinden çıkılması güç rakamlara ulaşıyor. Örneğin 900 bin liralık bir SGK ya da vergi borcunun faiz ve gecikmelerle 2 milyon 900 bin liraya çıkması, esnafın ödeme gücünü aşan ağır bir yük hâline geliyor. Anaparayı ödemekte zorlanan bir esnaftan, borcun katlanmış hâlini ödemesini beklemek ticari hayatın gerçekleriyle bağdaşmıyor.
Burada ciddi bir adalet ve güven meselesi de ortaya çıkıyor. Devletine güvenerek faturasını kesen, kirasını kayıt altında tutan, yanında işçi çalıştırıp SGK primini ödemeye gayret eden esnaf; kayıt dışı çalışanlarla aynı piyasa şartlarında rekabet ederken, biriken borçların ağırlığı altında eziliyor. Bu tablo, vatandaşın zihninde şu soruyu doğuruyor: “Dürüstçe kayıt tutmak ve yükümlülüklerini yerine getirmek neden bu kadar ağır bir bedel hâline geliyor?”
Vergi ve sosyal güvenlik sisteminin güçlü, düzenli ve sürdürülebilir olması elbette hepimizin ortak hedefidir. Ancak düzenlemeler, esnafın gerçek ödeme gücünü ve ülkemizin mevcut piyasa şartlarını da gözetmelidir. Esnafımız yalnızca işletmesini ayakta tutmaya değil, akşam evine ekmek götürmeye de çalışıyor.
Sayın Cumhurbaşkanımızın geçmişte halkın ve esnafın arasında bulunarak sorunları doğrudan dinlemesi, vatandaşımıza güven veriyordu. Bugün ise vatandaşın sesinin karar vericilere ulaşmakta zorlandığı yönünde güçlü bir kanaat oluşmuş durumda. Bu mesafenin kapanması ve sahadan gelen sesin doğrudan duyulması gerekiyor.
Sizlerden beklentimiz; küçük esnafın borçlarını ödeme gücüne göre yeniden ele almanız, faiz ve gecikme yüklerini makul seviyelere indirecek adil bir yapılandırma imkânı sunmanızdır. Borcunu ödemek isteyen esnafa sürdürülebilir taksit seçenekleri sağlanmalı; üretmeye ve istihdam oluşturmaya çalışan işletmelerin yaşaması için kolaylık gösterilmelidir.
Esnafı borç yükü altında ezmek değil, ayakta tutmak; üretimi, istihdamı ve devletle vatandaş arasındaki güveni korumak esas olmalıdır. Küçük esnaf yaşarsa şehirlerimiz, mahallelerimiz ve ekonomimiz de güçlenir.
Cenab-ı Allah kimsesizlerin, alın teriyle geçinmeye çalışan esnafımızın ve gayret eden bütün vatandaşlarımızın yardımcısı olsun.”
@mertbudakj@veyselA45385881@Merkez_Bankasi@spkgovtr Ben de devlete güvenmişim
esnafı yalnız bırakmaz demişim
yıllardır KDV gelir vergisi SGK ödemişim.
Şimdi işlerim bozulmuş devlet para versin bana işlerimi düzeltiyim ?
@mertbudakj@HMBakanligi@memetsimsek Ohh herkese üzüldüm bi tek senin başına geldiği için sevdindim her gün esnafa tüccara sövüp, ekonomiyi övüyordun. İnşallah daha beter olursun.
Savcı Sayan, Mehmet Şimşek hakkında:
“Bu dünyada Mehmet Şimşek’ten başka ekonomist yok mu? Mehmet Şimşek olmazsa Türkiye yürümeyecek mi?
Mehmet Şimşek’in bu köylüye bu esnafa yüklediği vergi yükü konuşulmalı!”
🔸"31 Ağustos taksitlendirme için son gün. Esnaf 'Ben bunu yapılandırsam da nasıl ödeyeceğim?' diyor."
🔸"Esnaf bunu tecil olarak görüyor ama nasıl ödeyeceğini de bilmiyor. Mesele ortaya çıkan taksitin gerçekten ödenip ödenemeyeceği. Taksit küçülüyor gibi görünüyor ama ödemesi her ay artıyor."
🔸"Esnafın en çok talep ettiği şey ise af. En kötü faiz silinsin ve ekstra bir faiz konulmasın ana parayı ödeyelim diyorlar. Çünkü o zaman miktarlar yarı yarıya düşüyor. Devlet bir faiz kurumu olmamalı."
🎙️SGK Uzmanı Melis Elmen, Çalışma Hayatım programında bu hafta, SGK ve vergi borcu yapılandırmasında son başvuru tarihini hatırlattı, esnafın faiz isyanını değerlendirdi
Esnafımız artık vergi yükü altında eziliyor. Dolaylı ve dolaysız vergiler, artan maliyetler ve ağır ekonomik koşullar karşısında emeğinin karşılığını alamıyor. Esnafımızın yükünü artırmak değil, nefes almasını sağlamak zorundayız.
Doç. Dr. Nureddin Nebati de vergileri ve harçları artırabilirdi,
Merkez Bankası kademeli faiz artışı ile enflasyonla mücadelede ipe un sererken "dezenflasyon süreci devam ediyor" diyebilirdi,
Merkez döviz kurunu birkaç hafta serbest bırakıp faizi birkaç puan artırınca ödemeler dengesi krizine girme ihtimali de zaten ortandan kalkardı,
Ancak kendisi iş dünyasının içinden geldiği için kuru baskılayarak ihracatçıyı bitirmek, altın kotasıyla altın ihracatı yapanları bitirmek gibi yanlış işlere girmezdi diye düşünüyorum.
Eğer Doç. Dr. Nureddin Nebati görevinde kalsaydı kanımca ekonomideki durum Mehmet Şimşek ile olduğundan daha kötü olmazdı.
@MertArmagan53 Piyasa durgun işler dönmüyor zaten hadi anladık sıkı para politikası için kredi de vermiyorlar ama bari kamu alacakları yapılandırılsın. Bunun kime zararı olacak, 20 senelim reiscileri küstürdü Mehmet Şimsek.
YAPILANDIRMA ÖNCESİ İŞLETİLEN FAİZLER SIFIRLANMALI
Yapılandırma gerçekten önemli bir fırsat. 25 günde 228 bin başvuru yapıldı. Yani bu meblağı 206 milyar lira borcun ödeme planına alındığını da gösteriyor. Ancak tabii faizin faiziyle ödenmesi esnaf için çok büyük bir yük. İnsanlar bu borçlarını ödemek istiyor ama anaparanın faiziyle ödenmesi lazım gelirken şimdi geride kalan anaparanın üzerinden değil, faizini faiziyle ödenmesi hesaplandığı zaman ödenmesi mümkün olmayan bir borç miktarı çıkıyor.
FAİZ YÜKÜ AZALTILMADAN YAPILANDIRMA AMACINA ULAŞAMAZ
Örneğin eğer 500 bin lira ana para borcunuz varsa, siz bunu ödemeye çalışsanız taksit sayısını ne kadar artırırsanız artırın. Ama bu bunun faizi 500 bin üzerinden hesaplandığı zaman gerçekten ödenebilecek bir miktar. Ama yıllara bari olan ödemeleri üst üste koyulduğu zaman zaten bunun ödenmesi de mümkün olmuyor. Bu sefer esnaf artık bu borcundan dolayı, kamuya olan borçlarından dolayı, vergi borcu, sosyal güvenlik vesaire bunların tamamını ödemek zorunda veyahut yapılandırmak zorunda kaldığı zaman da netice itibari ile bu borç ödenebilecek bir miktar değil. Ne krediye ulaşabiliyor ne de esnaf için verilen kredilerden yararlanmaya çalışılıyor. Verilen kredi miktarıyla işini tekrar vergi mükellefiyetini istihdama katkı koyan esnaf bu sefer mağdur oluyor, ödeyemez hali geliyor.
AYNI KİRA ÜZERİNDEN HEM MAL SAHİBİ HEM ESNAF VERGİ ÖDÜYOR
Netice itibariyle bizim talebimiz borcun anaparasıyla birlikte o güne kadarki olan faizin faiziyle ödenmesi çok da mümkün olmuyor. Çünkü esnafın üstünde o kadar çok yük var ki yıllardır ısrarla söylediğimiz stopaj vergisi de bunlardan birisi. Hem mal sahibi ödüyor. Hem de aynı şekilde dükkandaki veya iş yerindeki mükellef de bunu diyor. Bu rakam da yüzde 20. Bunları biriktirdiğiniz zaman ne kadar borcunuzu ödemeye çalışsanız mümkün olmuyor. Bunun mutlaka esnafın ödeyebileceği aynı şekilde taksitlendirmeyle birlikte anaparayla birlikte faizin hesaplandığı zaman bu miktar ödenebilir bir hale dönüşebilecek. Yoksa bunu ödemek mümkün olmayacak. Birçok devlete vermiş olduğu desteklerden, kredilerden de yararlanamıyor. Netice itibariyle her kapatılan işletme hem ekonomiye hem de işsizliğe aynı şekilde de istihdama önemli darbe vuruyor. Bunun tekrar makul bir ödeme planı yine aynı şekildeki faiz hesaplamalarıyla bu sorun kökten hallolabilecek.
Maliye ve Hazine Bakanımız @memetsimsek ‘in misafiriydik bugün.
Malum, ara ara piyasalardan, sokaklardan, pazarlardan paylaşımlar yapıyoruz ya, vatandaşın gündemini yüz yüze anlattık.
Sağolsunlar, yoğun gündemine rağmen bize hayli vakit ayırdı, 3 yıllık ekonomik politikanın kısa özetini yaptı.
Çok verimliydi.
Çok iddialıydı.
2027’den itibaren topluma nefes aldıracak 3 temel programı hazırladıklarını anlattı.
İnşallah, detayları Pazartesi başlayacak TGRT’deki Medya Kritik Programında anlatırız.