🇷🇺 Vladimir Putin:
Son yıllarda ABD, kendi çıkarlarını savunma gerekçesiyle, kendi sınırlarından binlerce kilometre uzakta ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nden herhangi bir yetki almadan dikkat çekici eylemler gerçekleştirdi.
Yugoslavya'yı bombalamak için neyi gerekçe gösterdiler? Ortada Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı mı vardı? Yugoslavya nerede, Amerika Birleşik Devletleri nerede? Bir Avrupa başkentini bombalama hakkını onlara kim verdi? Hiç kimse. Sadece buna karar verdiler ve yaptılar. Onlar için uluslararası hukuk buydu.
Irak'ı işgal etmek için öne sürdükleri gerekçe ise kitle imha silahlarıydı. Ülkeyi işgal ettiler, büyük ölçüde yıkıma uğrattılar ve uluslararası terörizmin merkezlerinden biri hâline gelmesine zemin hazırladılar. Ardından, kitle imha silahlarının bulunmadığı ortaya çıktı. Gerekçe olarak da istihbaratın hatalı olduğunu söylediler. Gerçekten mi? Bir ülkeyi yerle bir edip bunu "istihbarat hatası" diyerek açıklayabilir misiniz?
Peki ya Suriye? Oraya hangi yetkiyle girdiler? Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin kararı mı vardı? Hayır. İstediklerini yaptılar.
🟥🚨الجيش الايراني يعلن لأول مرة عن تجهيز 500 صاروخ باليستي عابر للقارات للرد على الهجوم الامريكي القادم
رسمياً إيران لو تم مهاجمة إيران فسيتم مهاجمة الأراضي الأمريكية نفسها بما فيها العاصمة واشنطن ومدينة نيويورك💥تابع حسابهم 👈🏾 @moo0sai
İsrail'in Sonu Yaklaşıyor mu?
Aklınızda bulundurun, Şeyh Ahmed Yasin'in **2027** yılı hakkında söylediklerine ve şu an İsrail liderlerinin kendilerinin de ne dediklerine bir bakın: **"80 yıl."** Yani 2028 yılı. Şeyh Ahmed Yasin 2027 demişti, onlarsa 2028 diyor. 2028 yılından ciddi şekilde korkuyorlar.
Çünkü tarihte iki kez kurulmuş olan İsrail (Yahudi) devletinin biri **77 yıl**, diğeri ise sadece **80 yıl** ayakta kalabilmişti. İşte bu yüzden bu 80 yıl meselesinden çok korkuyorlar.
Üstelik bu 80 yıl, Miladi takvime göre değil, Allah'ın katındaki Hicri takvime göre hesaplanmaktadır. Dikkat edin; Allah'ın günleri Kur'an-ı Kerim'de belirtildiği gibi Hicri aylarla hesaplanır, Milat'tan 300 yıl sonra uydurulan Miladi takvime göre değil. Şimdi bu 80 yılın ne zamana denk geldiğini bir hesaplayın.
### İsrailli Liderlerin İtirafları
Eski İsrail Başbakanı **Naftali Bennett** şunları söylemişti:
> "İsrail, 1973 yılındaki savaştan bu yana en büyük tehlikeyle karşı karşıyadır."
>
Bennett, 26 Mart 2023 tarihinde İsrail Kanal 12'ye yaptığı açıklamalarda bu tehlikenin güvenlik, diplomasi ve ekonomi alanlarında olduğunu belirterek, **"Bu, bir çöküş tehlikesidir,"** ifadesini kullanmıştı.
Bu durum nedeniyle İsrailli şair Haim Gouri, *"Her İsraillinin içinde, bir gün boğazlanacağı korkusunu taşıyan bir bıçakla doğduğunu"* ifade etmektedir. İsrail topraklarının kana doymadığını, her zaman daha fazla mezarlık ve tabut talep ettiğini belirterek; *"Doğumda ölüm vardır ve başlangıçta son gizlidir,"* demiştir. Dolayısıyla her İsrailli, bu yapıyı geçici bir oluşum olarak görmektedir.
Naftali Bennett, 5 Haziran 2022'de yaptığı bir başka konuşmada ise şöyle demişti:
> "İsrail gerçek bir sınavla karşı karşıyadır ve çöküşe doğru giden, eşi benzeri görülmemiş bir duruma şahitlik etmektedir. Bizler şu an üçüncü dönemimizdeyiz ve sekseninci yıla (8. on yıla) yaklaşıyoruz. Önümüzde gerçek bir sınav var; devletimizi korumayı başarabilecek miyiz?"
>
Ayrıca İsrail'in, tarihinin en zorlu yozlaşma dönemlerinden birini yaşadığını; kaosun, sonu gelmeyen seçim sarmalının ve hükümet felcinin hüküm sürdüğünü belirtmişti. İsrail son 5 yıldır bir yönetim felci içerisindedir; hiçbir hükümet istikrar sağlayamamakta ve kimse ülkeyi yönetememektedir.
### Kurumlardaki Çöküş
Eski Başbakan **Ehud Olmert** de oldukça ciddi açıklamalarda bulunarak şu ifadeleri kullanmıştır:
> "İsrail'i şu an bir çete yönetmektedir. Bu çete; çılgınca, yıkıcı ve toplumsal bir arada yaşama temellerine zarar verecek şekilde hareket etmektedir."
>
Eski Mossad Başkanı **Tamir Pardo** ise keskinliği ve netliğiyle eşi benzeri görülmemiş uyarılarda bulunmuştur. 9 Mart 2023'te İbrani kanalında yayınlanan televizyon konuşmasında şunları söylemiştir:
> "İsrail'in parçalanması ve çökmesi için İran'a ihtiyacımız yok. (İran, zaten korku salmak için öne sürdükleri bir öcüydü.) İsrail büyük bir felaketin içindedir. Şu an İsrail'in içine, hatta Mossad ve güvenlik kurumlarının derinliklerine kadar sirayet etmeye başlayan büyük bir kırılma mevcuttur."
>
Bildiğiniz gibi İsrail'i askeri olarak ordu korurken; güvenlik ve istihbarat açısından da Mossad korumaktadır. Ancak eski Mossad başkanının ifadesine göre, bu yıkım artık kurumun içerisine kadar sızmış durumdadır.
Sunucunun İsrail'deki mevcut durumu tarif etmesini istemesi üzerine Tamir Pardo şu tek kelimelik cevabı vermiştir:
> **"İsrail büyük bir belanın (musibetin) içindedir."**
>
*Not: Videoda bahsedilen tüm bu kaynak ve belgelerin özetleri, 300-400 sayfalık geniş bir araştırmadan derlenmiştir.*
🚨 BREAKING:
The United Nations has officially declared Gaza a genocide zone, noting that Israel is deliberately targeting children and infants.
It took them three full years to reach this conclusion.
Amerikalı komedyen: “Bağımsız bir ulus olmamız gerekiyordu ama fiilen İsrail’e ücretsiz hizmet eden bir ülkeye dönüştük. Amerika, 59 yıldır İsrail’in sadık bir hizmetkârı hâline geldi.”
Kennedy exigió inspeccionar el reactor Dimona de Israel en 1963, amenazando con cortar la ayuda de EE.UU. a Israel
Fue asesinado ese mismo año. ¿adivinan quien lo hizo?
İran hükümeti, şehit Rehberin cenaze töreninden önce kişisel mal varlığına dair ayrıntıları açıkladı. İşte detaylar:
Sahip olduğu tek şey küçük bir kamyonet.
Hiçbir mülkü, banka hesabı, sarayı, şirketi ve gizli fonu yok.
İran'da 47 yıl liderlik yaptı; bunun yaklaşık 40 yılı savunma bakanı, cumhurbaşkanı ve İran'ın yüce lideri olarak geçti. İran, petrol, doğalgaz ve sanayi açısından zengin bir ülke ve dünyanın en ağır baskılarına ve bölgesel projelerine karşı koymuş bir devlettir.
Milyonlarca mukallid'i olan ve milyarlarca rupi değerinde dini vergi (humus ve zekât) ödenen bir dini liderdi.
Ancak bu dünyadan ayrıldığında, Amerikan ve Siyonist füzeler tarafından yok edilen eski ev eşyalarından başka hiçbir şeyi yoktu.
Dünyevi mal varlığının gerçek detayları şöyledir:
1. Eski küçük bir kamyonet (Suzuki Kamyonet)
2. Eski ev eşyaları (füzeler tarafından yok edildi).
3. Gayrimenkul veya mülk. Sıfır (yok)
4. Aktif banka hesapları. Sıfır (yok)
5. Saray veya özel konut. Sıfır (yok)
6. Şirket hisseleri veya özel şirketler. Sıfır (yok)
7. Gizli fonlar veya yabancı (offshore) hesaplar. Sıfır (yok)
Büyüklük şöyle tanımlanır: ABD Başkanı Donald Trump gibi aile imparatorlukları kurarak değil; kişisel servet biriktirerek değil; ve birçok Arap lideri gibi milyarlarca rupiyi yurtdışına kaçırarak değil.
On yıllarca, Filistin, Lübnan ve bölge de dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki ezilen halkları açıkça destekleyerek duruşunu korudu.
Onlara, Arap dünyasındaki birçok hükümdardan daha zengin olmalarını sağlayabilecek nadir fırsatlar ve kazançlı anlaşmalar sunuldu, ancak hepsini reddettiler.
Dünyanın en güçlü süper gücünden gelen tehditlerle karşı karşıya kaldılar, ancak ilkelerinden asla vazgeçmediler.
Yoğun baskıya, yaptırımlara ve sürekli suikast tehditlerine rağmen, on yıllarca benimsedikleri aynı pozisyonlara bağlı kaldılar.
#ÚLTIMAHORA#IRANWAR 🚀💥
A primera hora de la mañana, las fuerzas libanesas atacaron varias zonas de Israel, logrando alcanzar sus objetivos; las imágenes muestran claramente la magnitud de los daños infligidos al invasor Netanyahu.. 🤷🏻♂️
#Israël#Libano#Beirut#EEUU
-
Hamaney’in cenaze töreninde Türk heyeti salona girdiği sırada şu ayet okutulmuş:
"Allah, malları ve canlarıyla cihad edenleri, derece bakımından oturanlardan üstün kıldı”
AKP'li Adam diyor ki; bu ayet TÜRKLERE ve Türkiye'ye HAKARET MAKSATLI okunuyor.
Bir dakika!
Kendini neden "canı ve malıyla cihad edenler" statüsüne sokamadın da,
"İran bizi ikinci statüye, oturanlar statüsüne almış gönderme yapıyor" diye kuyruğuna basılmış gibi bağırıyorsun?
Neden gocundun?
Gazze dosyan mı sıkıntılı?
Ticaret sicilin mi bozuk?
Ne bu alınganlık?
Mısır teknik direktörü Hossam Hassan:
"Bu galibiyeti Filistin halkına adıyorum. Allah onlara zafer nasip etsin. Allah onların şehitlerine rahmet etsin."
Bu sözleri uluslararası bir turnuvasa söylemek yürek ister.
Sen çok büyüksün hocam helal olsun...
1933 yılında Atatürk, General Mac Artur'a şöyle der; "Allah nasip eder, ömrüm vefa ederse Musul, Kerkük ve adaları geri alacağım.
Selanik de dâhil Batı Trakya'yı Türkiye hudutları içine katacağım."
(Türk Silahlı Kuvvetler Dergisi,
syf:26, sayı: 333, Temmuz 1992)
Erbakan Hocam ile gece geç vakitlere kadar çalışırdık.
Arada mola verdiğimizde bir şeyler atıştırır ve
fırsattan istifade hocaya nitelikli sorular sorardık.
Bir akşam konu, NATO’nun düşman renginin kırmızıdan yeşile dönmesine geldi.
Erbakan hoca:
bunlar Türkiye’yi,
bağımsız bir ordu ve askeri doktrin ile bir anda karşımıza çıkmasınlar diye NATO'da tutuyorlar, dedi.
Adeta,
Türkiye’yi NATO içerisinde oyalıyorlar, diye de ekledi.
Biz,
bu zaman zarfında NATO’da ülkemiz oldukça kabiliyet kazandı. Birçok askeri teçhizat ve mühimmat elde etti, dedik.
Hocam da,
tabi öyle yapacaklar ki siz onların sahici bir ortağı olduğunuzu zannedesiniz. Yoksa sizi orada tutamazlardı.
Bu batılılar öyle ustadırlar ki sizi SİZE karşı savaştırırlar da ne olduğunu anlayıncaya kadar epey vaktiniz geçer ve çok zaiyat verirsiniz.
Bir arkadaşımız,
şimdi NATO dağılacak. Çünkü varlık sebepleri ortadan kalktı dediğinde de
yooo, dedi.
NATO'nun varlık sebebi,
tarihi "Türk Ordusu"nun yeniden sahneye çıkışını engellemektir.
Bunu hiçbir zaman unutmayın!
Evet. Sakın ha!!!
Noruega le da una paliza histórica a Israel y dona TODAS las ganancias del partido a Palestina.
Noruega aplastó 5-0 a Israel y celebró con una alegría que se sintió en todo el mundo.
Pero lo más poderoso no fue solo el resultado: el equipo y la federación noruega decidieron donar el 100% de los ingresos del partido a Palestina.Esto no es solo fútbol.
Es una declaración política clara y valiente en medio del Mundial 2026. Mientras Israel sigue con su campaña de destrucción en Gaza y Líbano, y amenaza a Irán, Noruega elige ponerse del lado correcto de la historia.Un país que entiende el valor de la solidaridad y la justicia.
Un equipo que transforma una victoria deportiva en ayuda concreta para un pueblo que sufre ocupación y masacres.
Este gesto contrasta fuertemente con la hipocresía de la FIFA y de varios gobiernos occidentales que protegen a Israel pese a todo.
Gracias, Noruega.
El mundo necesita más acciones concretas como esta.
¿Qué opinas tú?
¿Crees que más selecciones deberían seguir el ejemplo de Noruega?
Comenta, comparte y celebra esta victoria con significado.